# Çocuk adalet sistemindeki yapısal sorunların tespit edilerek onarıcı bir adalet sisteminin oluşturulması için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/4555)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/4555
- **Tarih:** 30 Eylül 2026
- **İlk imza:** Turan Taşkın Özer (Yeni Parti, İstanbul)
- **İmza sayısı:** 21
- **Son durum (TBMM):** Gündeme Girecek
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/1c203ac3-7242-4c02-8320-01a0f70eab0e
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-4555-cocuk-adalet-sistemindeki-yapisal-sorunlarin-tespit-edilerek-onarici-bir-adalet-sisteminin

> 10/4555 esas numaralı meclis araştırması önergesi 30 Eylül 2026 tarihinde verildi; ilk imza: Turan Taşkın Özer (Yeni Parti); 21 imza. Son durum (TBMM): Gündeme Girecek.

## Önerge metni

Çocuk adalet sisteminde yargılama süreçlerinden infaz uygulamalarına kadar uzanan yapısal sorunların, çocuklara özgü, bireyselleştirilmiş ve onarıcı bir adalet sisteminin oluşturulması i için gerekli yasal ve idari önlemlerin tespiti amacıyla Anayasa'nın 98'inci ve İç Tüzüğün 10'üncü ve 109inci maddeleri gereğince Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını arz ve teklif ederim.

Düz yayma

Gerekçe;

Türkiye'nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesine göre, çocuklara yönelik katı ve cezalandırıcı yaklaşımların çocuk adaletinin ruhuyla bağdaşmadığını vurgulamaktadır. Bu çerçevede Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komitesi, bir çocuğun ceza yargılamasına maruz kalmasının dahi zarar verici olabileceğini; bunun çocuğun toplumsal sorumluluklarını yerine getirme kapasitesini olumsuz etkileyebileceğini ifade etmektedir.

Ancak mevcut veriler, Türkiye?de çocuk adalet sisteminin hem yargılama aşamasında hem de infaz süreçlerinde ciddi sorunlar bulunduğunu göstermektedir.

Ekim 2025'te Adalet Bakanı tarafından yapılan açıklamaya göre ülkemizde toplam 388 adliye binası bulunmaktadır. Buna karşın ülke genelindeki çocuk mahkemesi sayısı yalnızca 85'tir. Dahası, sadece 46 ilin merkezinde çocuk mahkemesi bulunmaktadır. Bu durum, çocukların önemli bir bölümünün çocuklara özgü uzmanlaşmış mahkemeler yerine genel ceza yargılamasına tabi tutulduğunu göstermektedir.

2025 yılında açılan soruşturmalarda 186.256 suça sürüklenen çocuk hakkında işlem yapılmış; bu çocuklardan 9.905'i, yani yaklaşık yüzde 9'i, sulh ceza hakimliklerince tutuklanmıştır. Ceza mahkemelerinde suça sürüklenen çocuklar hakkında verilen karar türlerine bakıldığında ise; yüzde 36,3 oranında mahkumiyet kararı verildiği görülmektedir.

Çocuk adalet sistemindeki sorunlar yalnızca yargılama aşamasıyla sınırlı değildir. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü verilerine göre ülkemizde 9 çocuk ve gençlik ceza infaz kurumu bulunmaktadır. Toplam kapasite 2.736 kişi olmasına karşın, bu kurumlarda bulunan çocuk hükümlü ve tutuklu sayısı 3.473'tür.

Mevcut sistemde tutuklu çocuklar kapalı ceza infaz kurumlarında kalırken, hükümlü çocuklar eğitimevlerine gönderilmektedir. Bu kurumlardan yararlanan çocuk sayısı yalnızca 435'tir. akm EE

BRİ Yandan kız çocukları için kurum sayısının son derece sınırlı olması da önemli bir sorun olarak öne çıkmaktadır. Örneğin hükümlü bir kız çocuğunun Artvin'den İzmir'e gönderilmesi, aile görüşme hakkının fiilen ortadan kalkmasına yol açmakta ve rehabilitasyon süreçlerini zayıflatmaktadır. Benzer şekilde tutuklu çocukların bulundukları illerden farklı şehirlere gönderilmeleri, çocukların yalnızca ailelerinden değil, mahkemelerinden ve avukatlarından da uzak kalmalarına neden olmaktadır.

Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı araştırmalarında, ceza infaz kurumlarında görev yapan ruh sağlığı uzmanı, psikolog ve sosyal hizmet uzmanı sayısının yetersiz olduğu; yaklaşık

40 çocuğa bir uzman düştüğü ifade edilmektedir. mahir i

4 B. M, iğ Yine aynı vakfın çocuklarla yaptığı. birebir görüşmelerde, çocukların dahz yn imkansızlıklar nedeniyle tekrar suça yöneldiklerini ifade etmektedir. Bu durum, cezaevi ortamının rehabilitasyon alanı olmak yerine suç öğrenme alanına dönüştüğünü göstermektedir.

Tüm bu veriler birlikte değerlendirildiğinde, Türkiye'de çocuk adalet sisteminin hem yargılama süreçlerinde hem de infaz ve ıslah aşamalarında çocuk hakları sözleşmesinin öngördüğü bireyselleştirilmiş, koruyucu ve onarıcı yaklaşımı yeterince hayata geçiremediği; mevcut yapının çocukları topluma kazandırmak yerine yeniden suç döngüsüne itebildiği anlaşılmaktadır.

Bu nedenlerle; çocuk adalet sisteminde yargılama süreçlerinden infaz uygulamalarına kadar uzanan yapısal sorunların, çocuklara özgü, bireyselleştirilmiş ve onarıcı bir adalet sisteminin oluşturulması için gerekli yasal ve idari önlemlerin tespiti amacıyla TBMM bünyesinde bir Araştırma Komisyonu kurulması zorunluluk haline gelmiştir.

O bak Taşla" altınkliğın"

---

**Kaynak gösterme:** Turan Taşkın Özer (Yeni Parti, İstanbul). “Çocuk adalet sistemindeki yapısal sorunların tespit edilerek onarıcı bir adalet sisteminin oluşturulması için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/4555, 30 Eylül 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-4555-cocuk-adalet-sistemindeki-yapisal-sorunlarin-tespit-edilerek-onarici-bir-adalet-sisteminin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/1c203ac3-7242-4c02-8320-01a0f70eab0e

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
