# Gıda güvenliğindeki denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi, toplumun bilinçlendirilmesi ve tarımsal üretimin desteklenmesi için yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/4635)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/4635
- **Tarih:** 8 Ekim 2026
- **İlk imza:** Mustafa Erdem (Yeni Parti, Antalya)
- **İmza sayısı:** 22
- **Son durum (TBMM):** Gündeme Girecek
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/e9ef35ce-2369-4a0e-a0a7-01a11b98e2da
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-4635-gida-guvenligindeki-denetim-mekanizmalarinin-guclendirilmesi-toplumun-bilinclendirilmesi

> 10/4635 esas numaralı meclis araştırması önergesi 8 Ekim 2026 tarihinde verildi; ilk imza: Mustafa Erdem (Yeni Parti); 22 imza. Son durum (TBMM): Gündeme Girecek.

## Önerge metni

Türkiye'de gıda güvenliğinin tehlikede olması, son zamanlarda en çok gündeme gelen ve toplumda endişeye neden olan; politik, ekonomik ve toplumsal boyutları ile değerlendirilerek çözülmesi gereken en önemli sorunlardan biridir.

Gıda güvenliğindeki denetim mekanizmasının etkin bir şekilde güçlendirilmesi, toplumun bilinçlendirilmesi, tarımsal üretimin desteklenmesi ve gerekli yasal düzenlemelerin yapılması amacıyla Anayasa'nın 98. ve TBMM İçtüzüğü 'nün 104. ve 105. maddelerine göre Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

ALSA Ukau—

Cana

Türkiye'de gıda güvenliği, son yıllarda hem halk sağlığı hem de ekonomik açıdan sıkça tartışılan bir konu haline gelmiştir. Bu sorunun temelinde denetim eksiklikleri, tarım politikaları, ithalat-ihracat süreçlerindeki aksaklıklar ve tüketici bilincinin yeterince gelişmemiş olması gibi faktörler yer almaktadır.

Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda güvenliğinden sorumlu esas kurum olmasına karşın, denetim yetersizliği konusunda sıkça eleştirilmektedir. Küçük ölçekli işletmelerde teknik personel bulundurma zorunluluğunun kaldırılması, iç denetimi zayıflatmaktadır. Taklit ve tağşiş (örneğin, zeytinyağına başka yağların karıştırılması, et ürünlerinde farklı tür etlerin kullanılması) gibi uygulamalar, denetimlerin yüzeysel kaldığının göstergelerinden biridir.

Son zamanlarda Türkiye'de gıda güvenliğine ilişkin endişeleri arttıran en önemli etkenlerden biri de pestisit ve kimyasal kullanımının artması sonucunda, ülkemizden ihraç edilen ürünlerin iade edilmesi olmuştur. - İhraç edilen ürünlerin geri dönmesi, Türkiye'nin gıda güvenliği standartlarının uluslararası normlara uyum sağlayamadığını göstermektedir.

Uluslararası Gıda Güvenliği Endeksi'nde Türkiye, 2012'de 36. sıradayken, endeksin en son yayımlanan 2022 sonuçlarında 49. sırada yer almıştır. Türkiye'den Avrupa Birliği ülkeleri başta olmak üzere, diğer ülkelere ihraç edilen meyve ve sebzeler, sık sık yüksek oranda pestisit kalıntılarının tespit edilmiş olması nedeniyle geri gönderilmektedir. 2025 yılında Avrupa Komisyonu tarafından gıdayla ilgili bildirimlerin yapıldığı veri tabanı RASFF raporuna göre, Türkiye 479 bildirimle gıda güvenliği risklerinde birinci sırada yer almıştır. Yine yakın zamanda RASFF tarafından yapılan duyuruya göre Fransa, sınır kontrolünde Türkiye'den gelen kuru incirlerde Aflatoksin BI tespit etmiş ve kuru incirler "tehlikeli" koduyla ülkemize geri gönderilmiştir.

Aflatoksinler, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından, "kuvvetli zehir ve kanserojen maddeler" olarak tanımlanmış, en zehir etkili olanının ise hem kanser hem de gen yapısını değiştirebilen Aflatoksin BI olduğu belirtilmiştir.

Ayrıca bakanlığa ait web sitesinde, tüketicilerin korunması için ithalat, ihracat ve rutin kontroller esnasında numuneler alındığı ve bakanlığa bağlı laboratuvarlarda analiz edildiği; Zararlı olabilecek miktarda aflatoksin içeren gıda ve yemlerin tüketime sunulmadığı belirtilmektedir. Fakat bu konudaki denetimlere ilişkin detaylara ulaşmak mümkün olmamakta; gıda zehirlenmesi, sağlık sorunlarında artış nedeniyle yüksek oranda aflatoksin ve pestisit barındıran gıdaların iç pazara sunulması ihtimali endişeleri arttırmaktadır. Zira iç pazarda da benzer kimyasal kalıntılar tespit edilmekte, ancak iç piyasada bu konuda yeterince şeffaf veri paylaşılmamaktadır. Yasaklı pestisitlerin (klorpirifos, buprofezin gibi) tarımda hâlâ kullanılması ise ciddi bir sorundur. tarafından açıklanan listelerde hileli ürün oranının oldukça yüksek olduğu görülmekte ve caydırıcı olmamakla birlikte, bu tür faaliyetlerin tespitine ilişkin yapılan denetim ve yaptırımların yetersizliği nedeniyle kamuoyunun tepkisine neden olmakta, toplumda infial yaratmaktadır.

Kuraklık, ekonomik kriz ve tarıma verilen ekonomik desteğin yetersizliği gibi yanlış tarım politikaları, gıda üretimini zorlaştırmaktadır. Verimliliğin düşmesi, çiftçileri daha fazla kimyasal kullanmaya itebilmektedir. Ayrıca, aile çiftçiliğinin azalarak endüstriyel tarımın artması, gıda güvenliğini uzun vadede tehdit eden önemli faktörlerden biridir. Halk sağlığını tehdit eden en önemli sorunlardan biri haline gelen gıda güvenliği meselesinde, gıda güvenliğini yeniden sağlamak amacıyla, bu alandaki denetim mekanizmasının etkinleştirilerek güçlendirilmesi, toplumun bilinçlendirilmesi, gerekli yasal düzenlemelerin belirlenmesi gerekmektedir.

---

**Kaynak gösterme:** Mustafa Erdem (Yeni Parti, Antalya). “Gıda güvenliğindeki denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi, toplumun bilinçlendirilmesi ve tarımsal üretimin desteklenmesi için yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/4635, 8 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-4635-gida-guvenligindeki-denetim-mekanizmalarinin-guclendirilmesi-toplumun-bilinclendirilmesi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/e9ef35ce-2369-4a0e-a0a7-01a11b98e2da

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
