# Sağlık çalışanlarına ve hekimlere yönelik artan şiddet olaylarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/468)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/468
- **Tarih:** 19 Ekim 2023
- **İlk imza:** Mühip Kanko (CHP, Kocaeli)
- **İmza sayısı:** 22
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/f709db1c-a5b2-42a0-93f3-018b61c5cb20
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-468-saglik-calisanlarina-ve-hekimlere-yonelik-artan-siddet-olaylarinin-arastirilarak-alinmasi

> 10/468 esas numaralı meclis araştırması önergesi 19 Ekim 2023 tarihinde verildi; ilk imza: Mühip Kanko (CHP); 22 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

WE CUMHURİYET HALK PARTİSİ

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞPNA

Son dönemlerde sağlık çalışanlarına ve hekimlere yönelik artan şiddet olaylarının araştırılarak gerekli önlemlerin alınması için Anayasamızın 98. Maddesi, TBMM İçtüzüğünün 104 ve 105. Maddeleri gereğince Araştırma Komisyonun kurulmasını arz ve talep ederiz. 09.10.2023

GEREKÇE

Sağlık hizmeti insan yaşamı için vazgeçilmez ve hayati öneme haiz temel kamu hizmetlerinin başında gelmesine rağmen son dönemlerde sağlık emekçilerimize yönelik sağlıkta şiddet öyle bir noktaya geldi ki artık ne hekimler nede sağlık çalışanları bulundukları sağlık kuruluşlarında yaşadıkları şiddet olaylarından dolayı güvende olmadıkları gerekçesiyle kutsal mesleklerini icra etme noktasında büyük tereddütler yaşamaktadırlar. Özellikle iktidarın söylemleriyle hekimlik mesleğini itibarsızlaştırması ve sağlık çalışanlarını hedef göstermesi vatandaşın kutsal olan bu mesleğe bakışını maalesef negatif yönde etkilemektedir. Sağlık çalışanlarının kronikleşmiş sorunlarının başında maalesef sağlıkta şiddet gelmektedir. Ne yazık ki hayati önem arz eden bu sağlık hizmetini ifade eden değerli sağlık emekçilerimize ve doktorlarımıza ülkemizde yeterince değer verilmemekte, sağlık alanındaki evrensel kıyaslamalara baktığımızda ise gelişmiş ülkelerin çok uzağında olduğumuz görülmektedir. Mevcut iktidarın sağlıktaki politik ve keyfi uygulamaları neticesinde vatandaş açısından sağlığa erişimin tamamen paralı hale geldiği gibi sağlık çalışanlarının da mesleklerine olan sevgisi ve şevkinin zedelendiği görülmektedir. Siyasi hesaplara dayanan plansız adımlar neticesinde sağlık personeli yoğun ve ağır iş yükü altında bırakılmış, bu olumsuz çalışma koşulları ise vatandaş ve sağlık çalışanlarını pek çok kez karşı karşıya getirmiştir.

Ülke genelinde yaşanan sağlık terörüne rağmen sağlık çalışanları Türkiye'nin dört bir tarafında şiddet tehdidi altında stresli ve uzun çalışma süreleri, ağır iş yükü altında kutsal mesleklerini yapmaya, bu kötü koşullara rağmen hayatlarını hiçe sayarak; yer, zaman, mekân kavramı gütmeden, hasta ve toplum sağlığı için özveriyle hizmet vermektedir. Ama bu yapılan tüm fedakârlıklar ise iktidarın ötekileştirici dili yüzünden maalesef toplum tarafından gereken değeri ve saygıyı görememektedir.

Sağlıkta Şiddet Yasası'na rağmen saldırganların adli mercilerce serbest bırakılması, her zaman olduğu gibi sağlık çalışanlarını yaralarken, failleri cesaretlendirmiştir. Yaşanan şiddet olayları, sağlık çalışanlarımızı derinden sarstığı gibi korku ve paniğe kapılmalarına neden olmaktadır. Ayrıca şiddet, çalışanların meslekten soğumalarında, tükenmişlik sendromuna sürüklenmelerinde de önemli yer tutmaktadır. Uzun mesai ile yoğun çalışma saatlerinin yarattığı aşırı iş yüküne bağlı tükenmişlik yaşayan sağlıkçılarımızın maruz kaldığı sözlü ve fiziki şiddet olayları maalesef her yıl artarak wigvam etmektedir. 2021 yılında 316 sağlık çalışanın şiddet kurbanı ml İLkefki

2022 yılında 422 sağlık çalışanı şiddet kurbanı oldu. Sağlık çalışanla saldırıların %62 arttığı, her dört saldırıdan üçünün failinin ise has aldi Yy olduğu dramatik bir gerçeklikle karşı karşıyayız.

Sağlık Bakanlığı'nın 2023 Yılı Kurumsal Mali Durum ve Beklentiler Raporu'nda ki "beyaz kod" verileri raporuna göre; 2023'ün ilk 6 ayında "beyaz kod" sistemine 9 bin 35 adet sağlıkçının başvurduğu ve 7 bin 66 başvurunun da hukuki yardım kapsamında değerlendirildiği görülmektedir. Sağlık kurumlarında yetersiz sayıda sağlıkçının istihdam edildiği ülkemizde; kamu, üniversite ve özel sektöre ait toplam 15 bine yakın sağlık tesisinde görev yapan sağlık çalışanlarının sayısının 771 bini Sağlık Bakanlık bünyesinde olmak üzere 1 milyon 360 bin çalışanının en temel amacı; insanların sıhhati, mutluluğu ve yaşam kalitesi standartlarını artırmaktır.

Başta Avrupa ülkeleri olmak üzere Kanada, Amerika, İngiltere gibi birçok ülkeye gitmek zorunda kalan sağlık çalışanlarımız ve hekimlerimiz için Sağlık Bakanlığı'nın sağlıkta yaşanan şiddet terörüne karşı kınama dışında daha etkin ve caydırıcı çözümler bulması gerek. Doktorundan-hemşiresine, teknikerindenhizmetlisine fedakar sağlık çalışanlarının tamamı, vazifelerini büyük bir sorumluluk ve çok yüce bir kutsiyet ile yerine getirmeye çalışmaktadır. Sağlıkta yaşanan şiddete yol açan temel nedenler ortadan kaldırılmadan, koruyucu ve önleyici çözümler bulunmadan, kınamacı yaklaşımlardan öte daha gerçekçi çözümlerin hayata geçirilmesi gerek. Çözüm için kamuoyu ve kamu otoritesi bir araya gelmelidir. Burada TBMM'ye düşen görev ise, sağlık çalışanlarının onurlu mücadelelerinin hak ettikleri değeri görmesi ve yaşadıkları şiddet olaylarının durdurulması için bir araştırma komisyonun kurulmasıdır.

---

**Kaynak gösterme:** Mühip Kanko (CHP, Kocaeli). “Sağlık çalışanlarına ve hekimlere yönelik artan şiddet olaylarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/468, 19 Ekim 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-468-saglik-calisanlarina-ve-hekimlere-yonelik-artan-siddet-olaylarinin-arastirilarak-alinmasi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/f709db1c-a5b2-42a0-93f3-018b61c5cb20

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
