# Nüfus politikalarının kadın hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği ve sosyal refah ilkeleri bakımından incelenerek alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/4875)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/4875
- **Tarih:** 23 Ekim 2026
- **İlk imza:** Kayıhan Pala (Yeni Parti, Bursa)
- **İmza sayısı:** 25
- **Son durum (TBMM):** Gündeme Girecek
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/da56f7fb-b6de-4318-aa4e-01a1786d5869
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-4875-nufus-politikalarinin-kadin-haklari-toplumsal-cinsiyet-esitligi-ve-sosyal-refah-ilkeleri

> 10/4875 esas numaralı meclis araştırması önergesi 23 Ekim 2026 tarihinde verildi; ilk imza: Kayıhan Pala (Yeni Parti); 25 imza. Son durum (TBMM): Gündeme Girecek.

## Önerge metni

TÜİK tarafından açıklanan güncel doğum istatistikleri ve toplam doğurganlık hızı verileri ışığında; nüfus politikalarının kadın hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği ve sosyal refah ilkeleri ekseninde ele alınması, kadınların en temel hakkı olan doğurganlıkları hakkında hür iradeleriyle karar verebilmelerini sağlayacak kamusal güvencelerin oluşturulması, birinci basamak başta olmak üzere doğurganlığın düzenlenmesi ve üreme sağlığı hizmetlerine eşit, ücretsiz ve kesintisiz erişimin temini amacıyla Anayasa'nın 98'inci, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 104'üncü ve 105"*inci maddeleri gereğince bir Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

GEREKÇE

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan doğum verileri, ülkemizin demografik yapısında köklü bir değişim yaşandığını ortaya koymaktadır. Toplam Doğurganlık Hızı, 2001 yılındaki 2,38 düzeyinden kesintisiz bir düşüş sergileyerek 1,48'e gerilemiştir.

Bu demografik dönüşüm, konunun çok boyutlu bir sosyal, ekonomik ve sağlık politikası çerçevesinde tartışılmasını zorunlu kılmaktadır. Toplam doğurganlık hızındaki düşüş, küresel eğilim de dikkate alınarak, düşüşü etkileme olasılığı bulunan bütün değişkenlerin ışığında masaya yatırılmalıdır. Ancak bu sürecin; kadınların üreme haklarını, beden dokunulmazlıklarını ve bireysel özgürlüklerini göz ardı eden, buyurgan ve cinsiyetçi söylemlerle yürütülmesi kabul edilemez. Yalnızca nüfus sayılarını ve makroekonomik dengeleri gözeterek kadın bedenini ve aileleri hedef alan zorlayıcı politikalar üretilmesi yaklaşımı doğru değildir. Nüfus artış hızını artırmak amacıyla dile getirilen doğurganlık hedefleri yerine, eşlerin ne zaman ve kaç çocuk sahibi olacaklarına özgürce karar verebilecekleri koşulları oluşturmak gerekmektedir.

Doğurganlığı düzenlemek üzere toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlayacak, çocuk bakım yükünün sadece kadının sırtında olmayacağı, bakım sorumluluklarının eşler arasında paylaşılacağı; herkes için erişilebilir, ücretsiz veya düşük maliyetli kreş ve anaokulu olanaklarının sağlanacağı hem anne hem de baba için uzun dönemli, güvenceli ücretli ebeveyn izinlerinin yasal güvenceye kavuşturulacağı bir düzene ihtiyaç duyulmaktadır.

Demografik yaşlanma krizini çözmenin yolunu, insanlara daha çok çocuk yapmalarını söyleyerek değil; ailelerin çocuklarını güvenle büyütebilecekleri, temel gereksinimlerin herkes tarafından karşılanabildiği, eşitlikçi ve çoğulcu demokratik bir düzenin sağlandığı bir düzende aramak gerekir.

Bilimsel çevrelerin raporlarında vurgulandığı üzere, doğurganlık davranışları kadının toplumdaki statüsü, eğitim seviyesi, güvenceli istihdama katılımı, sosyoekonomik refahı ve sağlık hizmetlerine erişim hakkı ile doğrudan bağlantılıdır. Türkiye'de toplumsal cinsiyet eşitsizliği derinleşirken, istihdama katılım oranlarında kadınların erkeklerin çok gerisinde kalması ve kreş, çocuk bakım desteği gibi kamusal sosyal politikaların yetersizliği, eşlerin ve özellikle kadınların çocuk sahibi olma kararlarını doğrudan etkilemektedir.

Mevcut durumun ve doğurganlık eğiliminin sağlık ve hak boyutu incelendiğinde, üreme sağlığı hizmetlerine erişim, güvenli annelik, sağlıkta eşitsizlikler ve sosyal politikalardaki yetersizler ön plana çıkmaktadır.

Demografik dönüşüm bir yasaklama, telkin veya dayatma konusu değil; adil bölüşüm, kamusal kreşler, ebeveyn izinleri, güvenceli kadın istihdamı ve ücretsiz üreme sağlığı güvencesi konusudur.

TBMM bünyesinde bir Araştırma Komisyonu kurularak, nüfus politikalarının bilimsel, hak temelli ve eşitlikçi bir perspektifle ele alınması zorunlu hale gelmiştir. Bu kapsamda "Türkiye'de Nüfus Politikaları ve Doğurganlığa Etkisi" konulu bir Meclis Araştırması Komisyonu kurulması için gereğini arz ederiz. o" ALA a Pe

---

**Kaynak gösterme:** Kayıhan Pala (Yeni Parti, Bursa). “Nüfus politikalarının kadın hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği ve sosyal refah ilkeleri bakımından incelenerek alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/4875, 23 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-4875-nufus-politikalarinin-kadin-haklari-toplumsal-cinsiyet-esitligi-ve-sosyal-refah-ilkeleri (erişim: 3 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/da56f7fb-b6de-4318-aa4e-01a1786d5869

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
