# GSS prim borcu nedeniyle sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan sorunlar araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/4880)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/4880
- **Tarih:** 23 Ekim 2026
- **İlk imza:** Kayıhan Pala (Yeni Parti, Bursa)
- **İmza sayısı:** 23
- **Son durum (TBMM):** Gündeme Girecek
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/467a18a2-05e0-45d6-beec-01a1780a62fa
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-4880-gss-prim-borcu-nedeniyle-saglik-hizmetlerine-erisimde-yasanan-sorunlar-arastirilarak-alinm

> 10/4880 esas numaralı meclis araştırması önergesi 23 Ekim 2026 tarihinde verildi; ilk imza: Kayıhan Pala (Yeni Parti); 23 imza. Son durum (TBMM): Gündeme Girecek.

## Önerge metni

Genel Sağlık Sigortası (GSS) prim borcu nedeniyle hastaların sağlık hizmetlerine ve ilaçlara erişimde yaşadığı sorunların, SGK tarafından uygulanan haciz ve hesap blokelerinin araştırılması; Cumhurbaşkanı Kararlarıyla getirilen geçici muafiyetlerin yarattığı ilaca erişim engelinin tespiti ve sağlık hakkının temini amacıyla Anayasa'nın 98'inci, Türkiye Büyük Millet Meclisi

İçtüzüğü'nün 104'üncü ve 105'inci maddeleri gereğince bir Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz. 15.10.2026

Ada

GEREKÇE

Sağlık hakkı hem uluslararası insan hakları belgelerinde hem de Türk hukukunda temel bir insan ve sosyal hak olarak güvence altına alınmıştır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Anayasası sağlığı, yalnızca hastalık ve sakatlığın olmaması durumu değil; fiziksel, ruhsal ve sosyal yönden tam bir iyilik hali olarak tanımlar ve en yüksek sağlık standardına sahip olmanın herkesin temel hakkı olduğunu belirtir. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi (Madde 25) herkesin, kendisinin ve ailesinin sağlığı ve refahı için beslenme, giyim, konut ve tıbbi bakım hakkı ile gereksinim anında sosyal güvenlik hakkına sahip olduğunu düzenler.

Sosyal devlet ilkesinin en temel gereği, yurttaşların ekonomik gücünden ve prim ödeme durumundan bağımsız olarak sağlık ve yaşam hakkının kamusal güvence altına alınmasıdır. Ancak ülkemizde sağlık hizmetlerinin finansmanını sağlamak üzere kurulan Genel Sağlık Sigortası (GSS) sistemi; ekonomik kriz, işsizlik ve hayat pahalılığı ortamında temel gereksinimlerini dahi karşılayamayan milyonlarca yurttaşı prim borçlusu haline getirmekte, sağlık hakkını parasal bir koşula bağlamaktadır.

Resmi veriler şeffaf biçimde açıklanmasa da bugün 9 milyonun üzerinde yurttaşın GSS prim borcu olduğu tahmin edilmektedir. Geliri brüt asgari ücretin üçte birinin altında kalan yaklaşık 7 milyon yurttaşın primi bütçeden karşılansa da gelir testinin katı ve gerçeklikten uzak ölçütleri nedeniyle milyonlarca işsiz, genç ve güvencesiz çalışan sistem tarafından borçlandırılmaktadır.

İktidar, prim borcu sorununu kökten çözmek ve sağlık hizmetlerine erişimi sağlamak yerine, her yıl yayımladığı Cumhurbaşkanı Kararı ile geçici olarak, prim borcu olan yurttaşların kamu hastanelerinden yararlanabilmesine olanak sağlamaktadır. Ancak bu düzenleme yalnızca hekim muayenesini kapsamakta, reçete edilen ilaç bedellerini karşılamamaktadır. Hekime başvurabilen ancak ilacını parası olmadığı için alamayan prim borçluları için tedavi fiilen engellenmektedir. Özellikle hipertansiyon, diyabet, kalp ve kanser gibi kronik rahatsızlığı bulunan hastaların ilaçlarına erişememesi, doğrudan yaşam hakkını ihlal eden ağır sonuçlar doğurmaktadır.

GSS prim borcu ödenmedikçe aylık ana paranın üzerine gecikme cezası ve faiz binmesi nedeniyle borç yükünün katlanması ve pek çok kişinin işsiz kaldığı ya da öğrencilik dönemi bittiği an sistem tarafindan re'sen (otomatik) borçlandırıldığını bilmemesi ve bir süre sonra on binlerce liralık GSS prim borcuyla karşılaşması da ayrı bir sorundur. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), prim borcunu ödeyemeyen dar gelirli yurttaşların banka hesaplarına e-haciz uygulayarak ailelerin asgari geçim olanaklarını da felce uğratmaktadır. Sağlık güvencesi sunması gereken bir kurumun icra dairesi gibi çalışması sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmaz.

Prim borcu olan ve daha sonra emekli aylığı (veya dul/yetim aylığı) almaya hak kazanan kişilerin borçlarının, onayları aranmaksızın maaşlarından otomatik olarak kesilmeye başlanması da kabul edilemez. Zaten açlık sınırının altında geliri olacak olan kişilerin maaşlarının kesilmesi de sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmaz.

Bu gerekçelerle; TBMM bünyesinde bir Araştırma Komisyonu kurularak, GSS prim borçlarının sağlık ve ilaca erişim üzerindeki olumsuz etkilerini incelemek ve eşit, ücretsiz, prim şartına bağlı olmayan kamusal bir güvence modeli oluşturmak amacıyla "Genel Prim Borçlarının Sağlık Hizmetlerine ve İlaca Erişime Etkilerinin Araştırılması" Araştırması Komisyonu kurulması için gereğini arz ederiz. *

[PDF s. 3: okunamayan sayfa (el yazısı, imza, mühür ya da Türkçe dışı yazı) — metne alınmadı]

---

**Kaynak gösterme:** Kayıhan Pala (Yeni Parti, Bursa). “GSS prim borcu nedeniyle sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan sorunlar araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/4880, 23 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-4880-gss-prim-borcu-nedeniyle-saglik-hizmetlerine-erisimde-yasanan-sorunlar-arastirilarak-alinm (erişim: 3 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/467a18a2-05e0-45d6-beec-01a1780a62fa

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
