# Sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin sebeplerinin araştırılarak bunların engellenmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/4881)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/4881
- **Tarih:** 23 Ekim 2026
- **İlk imza:** Kayıhan Pala (Yeni Parti, Bursa)
- **İmza sayısı:** 23
- **Son durum (TBMM):** Gündeme Girecek
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/70936acf-f687-41ae-a6de-01a177f18492
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-4881-saglik-calisanlarina-yonelik-siddetin-sebeplerinin-arastirilarak-bunlarin-engellenmesi-ici

> 10/4881 esas numaralı meclis araştırması önergesi 23 Ekim 2026 tarihinde verildi; ilk imza: Kayıhan Pala (Yeni Parti); 23 imza. Son durum (TBMM): Gündeme Girecek.

## Önerge metni

Sağlık kurumlarında çalışan hekim ve sağlık emekçilerinin yaşam hakkını ve can güvenliğini tehdit eden şiddet olgularının yönetsel, yapısal ve toplumsal nedenlerinin kapsamlı olarak araştırılması; çalışma ortamlarında güvenliğin fiilen temini, sağlıkta piyasalaşmanın yarattığı sistemik tıkanıklıkların giderilmesi ve şiddeti önleyecek kamusal politikaların tavizsiz olarak hayata geçirilmesi amacıyla, Anayasa'nın 98'inci, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün

104'üncü ve 105'inci maddeleri gereğince bir Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz. 15.10.2026

Kala

GEREKÇE

Sağlık kuruluşları, doğası gereği yurttaşların şifa aradığı, sağlık çalışanlarının ise mesleklerini huzur ve güven içinde uygulaması gereken, dokunulmaz kamusal alanlar olmak zorundadır. Ancak bugün ülkemizde gelinen aşamada hastaneler ve aile sağlığı merkezleri, sağlık emekçilerinin fiziksel ve ruhsal bütünlüğünü ağır biçimde zedeleyen, hasta güvenliğini ortadan kaldıran ve her gün yeni bir şiddet vakasının yaşandığı yüksek riskli çalışma alanlarına dönüşmüştür.

Dünya Sağlık Örgütü'ne göre sağlıkta şiddet (sağlık sektöründe iş yeri şiddeti); sağlık çalışanlarının işleriyle ilişkili koşullarda maruz kaldıkları, onların güvenliklerini, esenliklerini veya sağlıklarını açıkça ya da zımnen tehdit eden zorbalık, saldırı, tehdit, sözel veya davranışsal hakaret, fiziksel veya cinsel saldırı olayları olarak tanımlanır. Dünya Sağlık Örgütü bu tanımı temel olarak fiziksel şiddet ve psikolojik şiddet olmak üzere iki ana grupta sınıflandırır.

Fiziksel şiddet; fiziksel güç kullanımı (vurma, itme vb.) veya bu yöndeki açık saldırgan eylemler olarak tanımlanır. Psikolojik şiddet ise gücün kasıtlı olarak kötüye kullanılması yoluyla kişi üzerinde psikolojik zarar (korku, kaygı vb.) bırakmayı amaçlayan tehdit, sözel taciz, mobbing, ayrımcılık ve cinsel taciz gibi eylemleri kapsar.

Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet olguları; sözlü hakaret ve tehditten başlayarak planlı darp, yaralama ve hekimlerin yaşamını yitirmesine kadar varan ağır bir toplumsal kriz halini almıştır. Bu tablonun kökeninde yalnızca münferit adli vakalar değil; sağlık sisteminde uygulanan piyasacı dönüşüm, kışkırtılmış sağlık talebi, randevu bulunamaması, 5 dakikaya sıkıştırılan muayene süreleri ve yetersiz istihdam gibi yapısal tıkanıklıklar yatmaktadır. Sağlık çalışanlarının itibarını zedeleyen söylemler ve cezasızlık algısı da failleri cesaretlendirmektedir.

Ülkemizde Sağlık Bakanlığı faaliyet raporlarındaki verilere göre, 2020-2024 yılları arasındaki beş yıllık dönemde 79 bin 19 Beyaz Kod başvurusu yapılmıştır. Özellikle psikolojik şiddet olgularının büyük çoğunluğunun kayıtlara geçmediği bilinmesine karşın, her gün kayıtlara geçen 43 Beyaz Kod başvurusu, sağlıkta şiddettin ulaştığı boyutu göstermesi bakımından çarpıcıdır.

TBMM'nin 24. Yasama Döneminde kurulan Sağlıkta Şiddet Araştırma Komisyonu'nun Ocak 2013 tarihli raporunda yer alan 66 önerinin büyük çoğunluğu aradan geçen yıllara karşın uygulamaya geçirilmemiştir. Öte yandan Sağlık Bakanlığı, "Beyaz Kod" bildirimlerine ve şiddet olaylarına dair milletvekillerince yöneltilen yazılı soru önergelerini yanıtsız bırakarak, sorunun gerçek boyutlarını kamuoyundan gizlemektedir.

Mevcut yasal mevzuat, failler açısından gerçek anlamda caydırıcılık sağlamaktan uzaktır. Şiddet uygulayanların hızla serbest kalması ve fiziki güvenlik tedbirlerinin yetersizliği can güvenliği kaygısını artırmaktadır. Yaşatmak için görev yapan sağlık çalışanlarının öldürülme korkusuyla çalıştığı bir ortamda nitelikli sağlık hizmeti sunulması olanaksızdır.

Bu gerekçelerle; TBMM bünyesinde bir Araştırma Komisyonu kurularak, sağlıkta şiddetin kök nedenlerini saptamak, 2013 Meclis Raporu önerilerini güncelleyerek bağlayıcı kılmak ve sahada tavizsiz uygulanacak koruyucu, yasal ve kurumsal önlemleri belirlemek amacıyla "Sağlık Çalışanlarına Yönelik Şiddetin Önlenmesi ve Güvenli Çalışma Ortamlarının Sa bir Meclis Araştırması Komisyonu kurulması için gereğini arz ederiz.

---

**Kaynak gösterme:** Kayıhan Pala (Yeni Parti, Bursa). “Sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin sebeplerinin araştırılarak bunların engellenmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/4881, 23 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-4881-saglik-calisanlarina-yonelik-siddetin-sebeplerinin-arastirilarak-bunlarin-engellenmesi-ici (erişim: 3 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/70936acf-f687-41ae-a6de-01a177f18492

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
