# İşçilerin sendikalaşma ve toplu iş sözleşmesi haklarını kullanırken karşılaştıkları sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/4903)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/4903
- **Tarih:** 27 Ekim 2026
- **İlk imza:** Kayıhan Pala (Yeni Parti, Bursa)
- **İmza sayısı:** 21
- **Son durum (TBMM):** Gündeme Girecek
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/4c6f0fa0-ee86-4953-866d-01a181c294de
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-4903-iscilerin-sendikalasma-ve-toplu-is-sozlesmesi-haklarini-kullanirken-karsilastiklari-sorunl

> 10/4903 esas numaralı meclis araştırması önergesi 27 Ekim 2026 tarihinde verildi; ilk imza: Kayıhan Pala (Yeni Parti); 21 imza. Son durum (TBMM): Gündeme Girecek.

## Önerge metni

Türkiye'de sendikal örgütlenmenin önündeki yasal, idari, fiili ve yargısal engellerin saptanması; toplu iş sözleşmesi kapsamındaki fiili yetersizliklerin, çifte baraj sisteminin, yetki itiraz davalarıyla yaratılan hak kayıplarının ve sendikal tazminat süreçlerinin incelenmesi; örgütlenme hakkı ile işçi sağlığı, iş güvenliği ve adil gelir dağılımı arasındaki yapısal bağın ortaya konularak uluslararası çalışma normlarına (ILO) uygun bütüncül bir eylem planının oluşturulması amacıyla Anayasa'nın 98'inci, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 104'üncü ve 105*inci maddeleri gereğince bir Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz. 26.10.2026

GEREKÇE

Sendikalaşma hakkı, çalışanların ekonomik, sosyal ve demokratik haklarını koruyup geliştirmelerinin en temel aracı olduğu gibi, Anayasa'nın 51'inci maddesi ile Türkiye'nin onayladığı Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) 87 ve 98 sayılı temel sözleşmeleriyle güvence altına alınmış evrensel bir haktır. Sendikal örgütlülük, salt bir ücret pazarlığı mekanizması değil; aynı zamanda işçi sağlığı ve iş güvenliğinin sağlanmasının, iş cinayetlerinin önlenmesinin ve gelir adaletsizliğinin giderilmesinin en belirleyici toplumsal güvencelerinden birisidir.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerinde kayıtlı işçilerin sendikalaşma oranı yüzde 14-15 bandında gösterilse de toplu iş sözleşmesinden fiilen yararlanan işçi oranı yüzde 8-9 düzeyine kadar gerilemektedir. Özellikle imalat sanayii, perakende, lojistik ve özel hizmet sektörlerinde bu oran yüzde 5'in bile altına inmektedir. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nda yer alan yüzde 1'lik işkolu barajı ile işyeri ve işletme barajlarından oluşan "çifte baraj" mekanizması, çalışanların toplu sözleşme masasına oturmasını peşinen engellemektedir.

Yasal barajları aşarak çoğunluğu sağlayan sendikaların Bakanlıktan aldıkları yetki belgeleri ise işverenler tarafından hiçbir somut gerekçe olmaksızın yargıya taşınmaktadır. Yerel mahkemeler, İstinaf ve Yargıtay aşamalarıyla 3 ila 5 yıl süren "yetki tespitine itiraz" davaları, işverenler tarafından sendikasızlaştırmanın bir aracı olarak kullanılmaktadır. Yargılama sürerken anayasal haklarını kullanan öncü işçiler İş Kanunu'nun 25/1I maddesi (ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık) gerekçe gösterilerek tazminatsız işten çıkarılmakta; dava sendikanın lehine sonuçlansa bile fabrikada üye işçi kalmadığı için toplu sözleşme fiilen ortadan kaldırılmaktadır. Türk Ceza Kanunu'nun 118'inci maddesinde düzenlenen sendikal hakların engellenmesi suçu ise pratikte işletilememektedir.

Öte yandan 6356 sayılı Kanun'un 63'üncü maddesinde yer alan "milli güvenlik ve genel sağlık" gerekçeleriyle grevlerin Cumhurbaşkanı kararlarıyla ertelenebilmesi, grev hakkını fiilen bir grev yasağına dönüştürebilmektedir. Nitekim Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (İITUC) Küresel Haklar Endeksi'nde Türkiye'nin sistematik olarak işçi hakları bakımından en kötü ülkeler arasında gösterilmesi, bu tablonun uluslararası tescilidir. Benzer biçimde İSİG Meclisi verileri, iş cinayetlerinde yaşamını yitiren işçilerin yüzde 97'sinden fazlasının sendikasız işyerlerinde çalıştığını belgelemekte; sendikasızlığın doğrudan bir yaşam hakkı ve çalışan sağlığı krizine yol açtığını kanıtlamaktadır.

Bu gerekçelerle; TBMM bünyesinde bir Meclis Araştırma Komisyonu kurularak, sendikal örgütlenmenin önündeki yasal ve fiili engellerin tüm boyutlarıyla araştırılması, yetki tespit davalarındaki yargısal tıkanıklığın aşılması, iş güvencesi mekanizmalarının güçlendirilmesi ve ILO standartlarına uygun mevzuat değişikliklerinin hayata geçirilmesi amacıyla Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

---

**Kaynak gösterme:** Kayıhan Pala (Yeni Parti, Bursa). “İşçilerin sendikalaşma ve toplu iş sözleşmesi haklarını kullanırken karşılaştıkları sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/4903, 27 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-4903-iscilerin-sendikalasma-ve-toplu-is-sozlesmesi-haklarini-kullanirken-karsilastiklari-sorunl (erişim: 3 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/4c6f0fa0-ee86-4953-866d-01a181c294de

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
