# Gözaltına alma süreçlerindeki hukuka aykırılık iddialarının incelenerek gerekli önlemlerin alınması amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/491)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/491
- **Tarih:** 19 Ekim 2023
- **İlk imza:** Ömer Öcalan (DEM Parti, Şanlıurfa)
- **İmza sayısı:** 20
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/53d0487e-b3ba-43ad-9f38-018b65838688
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-491-gozaltina-alma-sureclerindeki-hukuka-aykirilik-iddialarinin-incelenerek-gerekli-onlemlerin

> 10/491 esas numaralı meclis araştırması önergesi 19 Ekim 2023 tarihinde verildi; ilk imza: Ömer Öcalan (DEM Parti); 20 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Türkiye'de her geçen gün artan; aydın, yazar, gazeteci, STK temsilcileri,aktivistler, Cumartesi anneleri ve siyasi parti çalışanlarına yönelik keyfi gözaltıların mutlak surette önlenmesi, insan hakları ihlali sayılan bu uygulamalara maruz kalan kimselerin toplumsal yaşamlarına sağlıklı bir şekilde devam edebilmelerinin sağlanması gerekmektedir. Türkiye'nin ulusal ve uluslararası İnsan Hakları Hukuku nedeniyle yükümlülüklerinin yerine getirilmesi için gerekli önlemleri alması, hukuksuz uygulamaların neden olduğu ve olacağı sorunların araştırılması ve gerekli önlemlerin alınabilmesi amacıyla Anayasa'nın 98. ve İçtüzüğün 104. ve

103. maddeleri gereğince Meclis araştırması açılması için gereğini arz ve teklif ederim.

GEREKÇE

Kişinin temel haklarından olan; özgürlük ve güvenlik hakkı ile hareket serbestliği ulusal ve uluslararası hukuk belgelerinde ifade edilmektedir. İnsan haklarını konu alan bu belgeler hukukun üstünlüğü üzerine kurulan yasal sistemlerinin ayrılmaz bir parçasıdır. Söz konusu haklar; aydın, yazar, gazeteci, Cumartesi anneleri , siyasi parti aktivist ve çalışanı ve birey olarak; düşüncesine ve sahip olduğu kimliklere bakılmaksızın tüm insanlar için eşit olarak geçerlidir. Dolayısıyla; gözaltı veya özgürlükten mahrumiyet, ulusal ve uluslararası hukuka uygun olmalı, bu işlemlerin bağlayıcısı "Hukukun Üstünlüğü İlkesi? olmalıdır. İnsan Hakları Hukuku'na uygun olmayan bu tutum ve uygulamalar hukukun üstünlüğü ilkesi ile çelişmektedir.

Gözaltı işlemi, yasal kesinlik ilkesine uygun olmalıdır. Gözaltı işlemi uygulanırken dayanılan kanunun yasal sonuçları; öngörülebilir ve tahmin edilebilir olmalıdır. Ulusal mevzuata göre; gözaltı gerekçelerinin açık şekilde belirtilmesi yasal kesinlik koşulunu karşılamalıdır. Gözaltının azami süresinin uzun olması, buna itiraz edecek etkili bir yasal çözüm yoluna erişimin zor olması, keyfi gözaltı işlemine karşı kanunda yeterli teminatların olmaması akla, gözaltı işleminin yasal geçerliliği sorusunu getirmektedir. Gözaltı işlemine ancak yasal bir amaç için istisnai olarak başvurulmalı ve cezaya dönüştürülmemelidir.

Ceza hukukuna aykırı yol ve yöntemler; elde edilen delillerin soruşturma ve yargılamasında kullanılmamalıdır. Bilhassa 7 Haziran 2016 seçimlerinin hemen akabinde yürürlüğe konulan uygulamalar ve 15 Temmuz Darbe sonrası OHAL ile birlikte kalıcı hale getirilen keyfi hukuksuz yaklaşımlar her geçen gün artmaktadır..

Cumartesi Anneleri, hukukun üstünlüğünün sağlanması ve adalet arayışları için,27 Mayıs 1995'ten beri her cumartesi toplanıyorlar. BM genel kurulunda ilk olarak 1992 de , Zorla kaybedilmeye karşı herkesin korunmasına dair bildiri'de zorla kaybedilme insanlığa karşı işlenmiş bir suç" olarak kabul edilmiştir. Canından başka kaybedecek bir şeyi kalmamış bu insanları zorla gözaltına alarak susturmaya çalışmak değil; *Zorla kaybedilmeye karşı herkesin korunmasına dair bildiri'yi kabul edip imzalayarak, kayıpları araştırmak ve konuya dair etkin soruşturma yapmak bir hukuk devletinin görevidir. .

Anayasa'nın, "Toplantı ve gösteri yürüyüş düzenleme hakkı" başlıklı 34. Maddesi"nde;

"Herkes önceden izin almadan silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir" denmektedir. Ancak; Türkiye'nin birçok ilinde ;"*Ortadoğu ve Rojava'da savaşa hayır" demek için basın açıklaması yapmak isteyen vatandaşlara polis çok sert müdehale etmiş ve sonrasında çok sayıda kişinin gözaltına alınmıştır.

Anayasal hakkını kullanarak bir araya gelen kişilerin ; bir kısmının günlerce gözaltında kaldığı, gözaltında ağır işkence, baskı ve gayri insani muamelelere maruz bırakıldığı, bir kısmının tutuklandığı, bir kısmının ise yurt dışı yasağı konularak tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldığı bilinmektedir. .

Anayasa'nın 98., Meclis İç Tüzüğü'nün 104, ve 105. maddeleri gereğince ülke genelinde gözaltına alma sürecindeki hukuksuzluklar ve bu uygulamalar kapsamında mağdur edilmiş kimselerin mağduriyetlerin giderilmesi ve bu tür mağduriyetlerin daha fazla yaşanmaması için Meclis Araştırması açılması için gereğini arz ve talep ederiz. 8 g yar KamuLaN TANYAN MALIN V

---

**Kaynak gösterme:** Ömer Öcalan (DEM Parti, Şanlıurfa). “Gözaltına alma süreçlerindeki hukuka aykırılık iddialarının incelenerek gerekli önlemlerin alınması amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/491, 19 Ekim 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-491-gozaltina-alma-sureclerindeki-hukuka-aykirilik-iddialarinin-incelenerek-gerekli-onlemlerin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/53d0487e-b3ba-43ad-9f38-018b65838688

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
