# 2011'de Şırnak'ın Uludere ilçesinde düzenlenen operasyonun tüm yönleriyle değerlendirilmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/830)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/830
- **Tarih:** 29 Aralık 2023
- **İlk imza:** Nevroz Uysal Aslan (DEM Parti, Şırnak)
- **İmza sayısı:** 20
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/65fb6d47-65cc-4470-8793-018ce8caf8b7
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-830-2011-de-sirnak-in-uludere-ilcesinde-duzenlenen-operasyonun-tum-yonleriyle-degerlendirilmes

> 10/830 esas numaralı meclis araştırması önergesi 29 Aralık 2023 tarihinde verildi; ilk imza: Nevroz Uysal Aslan (DEM Parti); 20 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

28 Aralık 2011 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetlerine ait F-16 savaş uçaklarının bombardımanı sonucu Şırnak'ın Uludere ilçesinde 19*u çocuk olmak üzere 34 yurttaş yaşamını yitirdi. "Roboski Katliamı" olarak anılan hava harekâtından sonra dönemin iktidar temsilcileri her fırsatta olayın üstünün örtülmeyeceğini, ne pahasına olursa olsun katliamın aydınlatılacağını ve sorumluların yargılanacağının sözünü vermişlerdir. Aradan 12 yıl geçmesine rağmen katliamı gerçekleştiren sorumluların yargılanması konusunda da herhangi bir adım atılmadı.

Türkiye'de toplumsal barışın sağlanması ve adaletin tesis edilmesi; toplumsal travmalarla yüzleşmek, yaşanan katliamların tüm boyutlarıyla açığa çıkarılarak sorumluların adalet karşısında hesap vermesini sağlamakla mümkündür. Bu nedenlerle Roboski Katliamı ile yüzleşilmesi, tüm boyutları ile araştırılması, katliamda sorumluluğu bulunan sivil-asker tüm yetkililerin ortaya çıkarılarak adaletin sağlanması adına Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzüğün

104üncü ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis araştırması açılması için gereğini arz ve teklif ederiz.

GEREKÇE ÖZETİ

Roboski katliamının üzerinden 12 yıl geçmesine rağmen yaşamını yitirenlerin aileleri ve halkın adalet talebi yok sayılmıştır. Cezasızlık politikası ile sorumluları korunan bu katliama ilişkin birçok araştırma önergesi verilmesine rağmen verilen önergelerin bir kısmı "katliam" sözcüğünün "kaba ve yaralayıcı" bulunduğu gerekçesi ile Meclis Başkanlığı tarafından geri gönderilmiştir. "Kaba ve yaralayıcı" bulmak 19*u çocuk olmak üzere 34 yurttaşın katledildiği gerçeğini değişmemektedir. Başkaca nasıl tarif edileceğini bilmediğimiz olay karşısında toplum, 12 yıldır Meclis Başkanlığı'nın ve Meclis'in bir an önce toplumsal adaleti ve barışı sağlamasını beklemektedir.

Katliamın ilk günlerinde dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, savaş uçakları tarafından gerçekleştirilen bu katliamın "Ankara'nın dehlizlerinde kaybolmayacağını" ne pahasına olursa olsun aydınlatılacağını ifade etmiştir. Ancak saldırıdan beş ay sonra dönemin başbakanı bu kez ©"... Bizim Silahlı Kuvvetleri'iniz bu görevi samimi bir şekilde yapmıştır. Hata da olabilir." şeklinde bir açıklama yapmıştır.

34 insanın ölümünün "hata" olarak görülmesi bir yana en ufak bir hata karşısında beklenen bağışlanma ve özür dileme bu katliam karşısında dilenmemiştir.

Olaydan sonra soruşturmalar açılsa da tam da bu nedenle hiçbir sonuç alınamamıştır. TBMM bünyesinde kurulan Uludere Alt Komisyonu ise katliamı aydınlatmak, sorumluları açığa çıkarmak yerine adeta Roboski katliamında yaşamını yitirenleri ve Roboski halkını suçlar bir rapor ortaya koymuştur.

Bu nedenle kurulacak yeni bir Araştırma Komisyonu'nun, hakikatleri ortaya çıkarması, katliam emrini veren ve uygulayan askeri- sivil tüm sorumluları tespit etmesi ve bu sorumluların yargı önüne çıkarılmalarını sağlaması elzemdir. Ayrıca kurulacak komisyonun; Türkiye'de kalıcı, adil ve onarıcı bir adalet anlayışının yerleşmesine zemin hazırlayacağı gibi, benzer katliamların yaşanmasında da önleyici bir işlev göreceği tartışmasızdır.

GEREKÇE

Roboski katliamı hakkında, 23 Mayıs 2012 tarihinde dönemin İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, bombardımanın emrini, Ankara'da Hava Kuvvetleri'nde görüntüleri analiz eden komutanların verdiğini açıklamış; 5 Ağustos 2012 tarihinde ise Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı, Wall Street Journal'ın önceki tarihlerde yayınladığı Predatör'lerin de olaydan önce görüntü aldığını ve görüntülerde köylülerin seçildiği haberini doğrulamıştır. Ayrıca katliamın yapıldığı 28 Aralık 2011'de Milli Güvenlik Kurulu'nun toplanmış olması, MİT'in katliamdan önce Genel Kurmayı bilgilendirmiş olması, olayın emir komuta zinciri içerisinde olduğunun ve planlı bir şekilde gerçekleştirildiğini göstermektedir.

11 Haziran 2013'te Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, Roboski katliamıyla ilgili soruşturma dosyasında kendisinin yetkili ve görevli olmadığına karar vererek dosyayı Genelkurmay Askeri Savcılığı'na yollamıştır. Akabinde, 7 Ocak 2014'te, Roboski'de 34 sivilin bombalanarak öldürülmesi ile ilgili olarak Genelkurmay Askeri Savcılığı "takipsizlik" kararı vermiştir. Gerekçede "TSK personeli TBMM ve Bakanlar Kurulu kararları çerçevesinde, Genelkurmay'ın onayıyla hareket etmiştir" ifadesi yer almıştır.

Ancak, Eylül 2015 tarihinde soruşmanın etkin yürütülmesini engellendiğini de gösteren birtakım belgeler basına sızmıştır. 20.09.2015 tarihli Kemal Göktaş'ın Cumhuriyet gazetesindeki haberine göre, MİT'in, Roboski katliamından önce Genelkurmay'a gönderdiği istihbarattan Roboski soruşturmasını yürüten Diyarbakır Başsavcılığına bahsetmediği iddia edilmiştir. Bu bilgilerin ortaya çıkmasının ardından Diyarbakır Başsavcılığı MİT'e bir yazı yazarak "Gerçeğe aykırı bilgi verilmesinin sebebi nedir? Gerçeğe aykırı bilgi veren görevliler kimdir? Gerçeğe aykırı bilgi verilmesi yönünde kim tarafından talimat verilmiştir" diye sorduğu ve gerçeğe aykırı bilgi veren görevlilerin kimlik bilgilerinin gönderilmesini istediği haberde geçen bilgiler arasında yer almıştır.

Bugüne kadar ortaya dökülen bilgi ve belgelere, yapılan tüm açıklamalara rağmen cezasızlık politikası yürütülen dosyada hiçbir sorumlu bugüne kadar yargı karşısında hesap vermemiş, halktan ve yakınlarını kaybedenlerden bağışlanma/özür dahi dilenmemiştir. Cenazelerin katır sırtında taşındığı Roboski Katliamı'nın aydınlatıl(a)maması ve cezasız bırakılması, 29 Mayıs 2016 tarihinde ve aynı bölgede bu kez de Gülyazı Karakolu'ndan obüs atışları sonucu 2 sivilin daha yaşamını yitirmesine ve aynı sonla karşılaşmasına neden olmuştur.

Toplumsal uzlaşının, vicdanın ve hukuk devletinin bir gereği olarak da Roboski katliamının daha fazla zaman kaybedilmeksizin aydınlatılması gerekmektedir. Türkiye yakın siyasi tarihinin katliamlarından biri olan ve ülkenin büyük bir kesiminde toplumsal ve vicdani infiale neden olan Roboski katliamının şeffaf ve tarafsız bir şekilde araştırılması aynı zamanda benzeri nitelikteki uygulamaların/katliamların önüne geçilmesi açısından da son derece önemli tarihi bir adım olacaktır. Bu bağlamda Roboski'de katledilen yurttaşların faillerinin bulunması, ailelerin yaşadıkları mağduriyetin giderilmesi ve katliamın tüm boyutlarıyla araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla hakikatleri açığa çıkarmaya niyetli bir

Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını ivedilikle talep etmekteyiz.

---

**Kaynak gösterme:** Nevroz Uysal Aslan (DEM Parti, Şırnak). “2011'de Şırnak'ın Uludere ilçesinde düzenlenen operasyonun tüm yönleriyle değerlendirilmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/830, 29 Aralık 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-830-2011-de-sirnak-in-uludere-ilcesinde-duzenlenen-operasyonun-tum-yonleriyle-degerlendirilmes (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/65fb6d47-65cc-4470-8793-018ce8caf8b7

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
