# Yerel yönetimlerin sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/992)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/992
- **Tarih:** 13 Şubat 2024
- **İlk imza:** Sinan Çiftyürek (DEM Parti, Van)
- **İmza sayısı:** 21
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/bc8b4565-e319-4405-817e-018da66190e0
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-992-yerel-yonetimlerin-sorunlarinin-arastirilarak-alinmasi-gereken-onlemlerin-belirlenmesi-ama

> 10/992 esas numaralı meclis araştırması önergesi 13 Şubat 2024 tarihinde verildi; ilk imza: Sinan Çiftyürek (DEM Parti); 21 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

AKP, iktidarları boyunca genel toplumsal çıkarları merkeze almak yerine partilileri ve partisi etrafından konumlanan sermayedarların çıkarlarını merkeze alan politikaları benimsemiştir. Kendinden olmayanı ötekileştiren bu yanlış ve kutuplaştırıcı anlayış, kendi partisinden olmayan belediyelere yönelik de bu politikaları devam ettirmiştir. İller Bankasının son yayınladığı veriler bunun açıkça ortaya koymuştur. Söz konusu veriler iktidarın AKP'den olmayan belediyelere yönelik desteklerin yok denecek kadar az olduğunu iktidar partisindeki belediyelere ise hak edişlerinden çok daha fazla kaynak aktarıldığını göstermektedir. İktidarın yerel yönetimlerdeki ayrımcı politikaları ve bu politikaların yarattığı sonuçların tüm yönleriyle araştırılması amacıyla Anayasa'nın 98'inci, İçtüzüğün 104'üncü ve 109'inci maddeleri gereğince meclis araştırması açılmasını arz ve talep ederiz.

GEREKÇE

AKP iktidarları 22 yıllık iktidar deneyiminde emekten, adaletten, eşitlikten ve özgürlükten yana bir tavır takınmak yerine; her gün daha fazla emek karşıtı ve sermayeden taraf olmuş, adaletsizlik ve eşitsizlik daha fazla derinleşmiş, halkın temel hak ve özgürlüklerine karşı despot bir devlet yönetimi giderek güçlenmiştir. Her alanda büyük sorunlar üreten böylesi bir siyaset anlayışı, yerel yönetimlerde de büyük haksızlık ve yolsuzluklara neden olmuştur.

DEM Parti önceli onlarca HDP'li belediye kayyım atayan AKP iktidarı, kayyım politikasıyla HDP'li birçok belediyeyi doğalında Kürt halkını yüz milyonlarca TI, borçlandırmış, birçok belediye taşınmazını kendi partililerine ve sermayedarlarına satmıştır. HDP'li belediyelerdeki kayyım politikasına karşı ana akım muhalefetin sessizliği ve toplumsal muhalefetin ise yeterince karşı çıkamaması, AKP iktidarlarını yerel demokrasiyi ve buna bağlı olarak yerel yönetimleri her geçen gün daha fazla zayıflatan, onu çevreleyen baskıcı politikalarını arttırmasına yol vermiştir.

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, 6 Şubat 2024 tarihinde Hatay'da Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreni'nde sarf ettiği sözler AKP iktidarının yerel yönetimlerdeki ayrımcı politikalarının en açık dışa vurumu olmuştur. Hatay'da depremin yıl dönümünde yapılan bu itiraf, İller Bankası'nın kredi ve hibelere yönelik verileriyle de doğrulanmıştır. Muhalefet partilerinde bulunan belediyelerin kredi bulmakta zorlandıklarını ifade ettikleri İller Bankası, 2021 yılında 279 projeye toplam 1,2 milyar TLlik kredi desteği sağlamıştır. Yözde 700 İlbank kredisi ile tamamlanan projelerden 43'ünü büyükşehir belediyeleri gerçekleşmiştir. Projelerin 42'sinin AKP'li belediyelerin, birinin ise MHP'li belediyenin projesi olduğu görülmektedir. Söz konusu krediler muhalefet partilerindeki büyükşehir belediyelerinden hiçbirine verilmemiştir. Kredilerde yaşanan duruma benzer bir tablo hibe desteklerinde de yaşanmıştır. İlbank'ın hibe desteğiyle tamamlanan toplam 102 projeden 99*unun AKP, MHP ve kayyum idaresindeki belediyeler ile il özel idarelerine ait olduğu görülmektedir. Yerel yönetimlere yönelik baskı ve ayrımcılığın yeni yayınlanan bir yönetmelikle daha çok artacağı görülmektedir. Hazine ve Maliye Bakanlığının mahalli idarelerin yurtiçi piyasalarda yapacakları tahvil ihraçlarının izin sürecine ilişkin yönetmelikte değişiklik yaparak belediyeler, iktidarın sadece onay verdiği projeler için yurtiçinde borçlanabileceklerdir. Bu düzenlemeyle, iktidarın olmayan belediyeler açıkça ekonomik ablukaya alınacaktır.

Tüm dünyada yerel yönetimler güçlendirilirken ve yerel demokrasi öne çıkarılırken, Türkiye'de tam tersi bir süreç işlemekte, merkezi iktidar yerel yönetimleri adeta ablukaya almış durumdadır. Yukarıda izah edilen veriler ekseninde; iktidarın yerel yönetimlerdeki ayrımcı politikaları ve bu politikaların yarattığı sonuçların tüm yönleriyle araştırılması, ayrımcı ve baskıcı politikalarının tüm sonuçlarıyla açığa çıkarılması ve buna bağlı tüm olumsuz sonuçların ortadan kaldırılmasına yönelik politikaların oluşturulması amacıyla Meclis Araştırması açılması TBMM'nin kamusal sorumluluğudur.

---

**Kaynak gösterme:** Sinan Çiftyürek (DEM Parti, Van). “Yerel yönetimlerin sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/992, 13 Şubat 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-992-yerel-yonetimlerin-sorunlarinin-arastirilarak-alinmasi-gereken-onlemlerin-belirlenmesi-ama (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/bc8b4565-e319-4405-817e-018da66190e0

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
