# İsrail'in Küresel SUMUD Filosu'na karşı gerçekleştirdiği hukuksuz müdahalede alıkonulan kişilerin güvenliğinin sağlanması amacıyla yapılması gerekenlerin görüşülmesi amacıyla bir genel görüşme açılmasına ilişkin önergesi (8/92)

- **Tür:** Genel görüşme önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 8/92
- **Tarih:** 8 Ekim 2025
- **İlk imza:** Ali Fazıl Kasap (CHP, Kütahya); Birol Aydın (Yeni Yol, İstanbul); Bülent Kaya (Yeni Yol, İstanbul); Cemalettin Kani Torun (Yeni Yol, Bursa); Elif Esen (Yeni Yol, İstanbul); Ertuğrul Kaya (Yeni Yol, Gaziantep); Hasan Karal (Yeni Yol, İstanbul); İdris Şahin (Yeni Yol, Ankara); İrfan Karatutlu (Yeni Yol, Kahramanmaraş); Medeni Yılmaz (Yeni Yol, İstanbul); Mehmet Emin Ekmen (Yeni Yol, Mersin); Mehmet Karaman (Yeni Yol, Samsun); Mesut Doğan (Yeni Yol, Ankara); Mustafa Bilici (Yeni Yol, İzmir); Mustafa Kaya (Yeni Yol, İstanbul); Sadullah Ergin (Yeni Yol, Ankara); Sadullah Kısacık (Yeni Yol, Adana); Selçuk Özdağ (Yeni Yol, Muğla); Şerafettin Kılıç (Yeni Yol, Antalya); Mahmut Arıkan (Saadet Partisi, Kayseri)
- **İmza sayısı:** 20
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Genel-Gorusme-Onergesi-Detay/daccac47-617e-4aca-87e6-0199dc2aae80
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/8-92-israil-in-kuresel-sumud-filosu-na-karsi-gerceklestirdigi-hukuksuz-mudahalede-alikonulan-ki

> 8/92 esas numaralı genel görüşme önergesi 8 Ekim 2025 tarihinde verildi; ilk imza: Ali Fazıl Kasap (CHP); 20 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

08 Ekim 2025 tarihinde Gazze Şeridi'ne insani yardım ulaştırmak amacıyla denize açılan Özgürlük Filosu Koalisyonu'na ait "Vicdan Gemisi"nin, İsrail donanması tarafından uluslararası sularda hukuksuz biçimde durdurulması, gemilere askeri müdahale yapılması ve aralarında üç Türkiye Cumhuriyeti milletvekilinin de bulunduğu yaklaşık 150 kişinin alıkonulması; yalnızca bir insani yardım misyonuna yönelik değil, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin iradesine ve millet iradesinin temsilcilerine yöneltilmiş açık bir saldırı niteliğindedir.

Bu çerçevede, söz konusu saldırı karşısında Türkiye'nin İsrail ile sürdürdüğü tüm ticari, askeri ve diplomatik ilişkilerin gözden geçirilmesi, mevcut anlaşmaların askıya alınması şartlarının değerlendirilmesi, alıkonulan milletvekilleri ve aktivistlerin güvenliğinin sağlanarak ülkelerine dönmelerinin temini ve olayın tüm boyutlarıyla ele alınması amacıyla Anayasa'nın 98'inci, Türkiye Büyük Millet Meclisi Içtüzüğü'nün 102 ve 103'üncü maddeleri uyarınca genel görüşme açılmasını arz ederiz.

GEREKÇE 08 Ekim 2025 sabahı, Gazze Şeridi'ne insani yardım ulaştırmak ve yasa dışı ablukanın delinmesini sağlamak amacıyla yola çıkan Uluslararası Özgürlük Filosu Koalisyonu'na ait gemilere İsrail donanması tarafından uluslararası hukuku hiçe sayan bir saldırı düzenlenmiş, gemiler yasadışı biçimde durdurulmuş ve fiilen ele geçirilmiştir. Bu saldırı sonucunda, aralarında Türkiye Cumhuriyeti Milletvekillerinin de bulunduğu 150'den fazla kişi hukuksuz bir şekilde ahıkonulmuştur; bu eylem, yalnızca insani yardım misyonuna değil, Türkiye'nin egemenliğine ve millet iradesine doğrudan saldırı niteliği taşımaktadır. Canlı yayın bağlantıları sırasında, gemilerin çevresinin İsrail savaş gemileriyle sarıldığı, mürettebatın can yelekleriyle oturarak beklediği, telefonların güvenlik nedeniyle denize atıldığı, ardından İsrail askerlerinin gemilere zor kullanarak çıktığı ve kameraların kırıldığı açık biçimde görülmüştür. Filonun taşıdığı 110 bin dolar değerinde tıbbi yardım, solunum cihazları, ilaçlar ve medikal malzemeler, Gazze'deki üç hastanenin faaliyetini sürdürebilmesi için hayati önem taşımaktaydı.

Bu olay, uluslararası hukukun temel ilkeleri olan seyir serbestisi ve insani yardımın korunması prensiplerinin ihlalidir. Ancak Türkiye açısından mesele yalnızca diplomatik veya insani bir kriz değil; Türkiye Cumhuriyeti Milletvekillerinin uluslararası sularda, resmi sıfatlarıyla bulunurken alıkonulması sebebiyle, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin itibarına ve dokunulmazlığına doğrudan bir saldırıdır.

İsrail'in bu açık ve hukuksuz saldırgan tutumu karşısında Meclisin derhal tepki göstermesi ve bu eylemlerden hesap sorulmasını sağlaması şarttır. Uluslararası hukuku ve temel insan haklarını hiçe sayan bu pervasız politika, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ve milletin onuruna doğrudan bir saldırıdır.

Bu çerçevede Meclis, sadece hükümetin atacağı adımları değil; İsrail ile yürütülen ticaret, savunma sanayii işbirliği, diplomatik ilişkiler dahil olmak üzere tüm ilişkilerin gözden geçirilmesini içeren kapsamlı bir değerlendirme yapmak zorundadır.

Bu kapsamda;

• İsrail'in uluslararası hukuku hiçe sayan pervasız saldırgan tutumunun diplomatik platformlarda kararlıca kınanması,

• Türkiye'nin İsrail ile yürütmekte olduğu askeri, ticari ve teknoloji alanındaki tüm anlaşmaların derhal askıya alınması,

• İsrail'in Ankara Büyükelçisi başta olmak üzere diplomatik ilişkilerin askıya alınarak temsil düzeyinin tamamen sonlandırılması,

• Türkiye limanlarından İsrail'e veya İsrail bağlantılı şirketlere yapılan tüm ihracat ve transit geçişlerin derhal durdurulması,

• Netanyahu ve savaş kabinesi üyeleri hakkında Türkiye'de yapılan binlerce suç duyurusuna rağmen Adalet Bakanlığı'nın soruşturma izni vermemesi hususunun Meclis gündemine taşınması ve derhal hesap sorulması,

• Çifte vatandaş statüsünde olup İsrail ordusunda görev alan kişilere Türkiye Cumhuriyeti mevzuatı uyarınca izin verilmemesi ve vatandaşlık hukukuna aykırı davranışların derhal önlenmesi,

• Uluslararası Ceza Mahkemesi ve Birleşmiş Milletler nezdinde derhal suç duyurusunda bulunulması,

• Türkiye'de faaliyet yürüten Siyonist kişi ve şirketlerin mali işlemlerinin, ortaklıklarının ve taşınmazlarının derhal dondurulması,

• Alıkonulan milletvekillerimizin ve diğer sivillerin güvenli şekilde derhal ülkemize iadesinin sağlanması için diplomatik girişim başlatılması gerekmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, tarih boyunca olduğu gibi bugün de Gazze halkının yanında ve insani değerlerin savunucusu olmalıdır. Bu kez mesele, mazlum bir halkın olduğu kadar Türkiye Cumhuriyeti'nin egemenliğinin ve millet iradesinin temsilcilerinin onurunun korunması meselesidir.

Bu çerçevede, söz konusu olayın tüm boyutlarıyla ele alınması, Türkiye'nin dış politika ve uluslararası ticaret pozisyonlarının yeniden değerlendirilmesi amacıyla genel görüşme açılması gerekmektedir.

---

**Kaynak gösterme:** Ali Fazıl Kasap (CHP, Kütahya) ve diğerleri. “İsrail'in Küresel SUMUD Filosu'na karşı gerçekleştirdiği hukuksuz müdahalede alıkonulan kişilerin güvenliğinin sağlanması amacıyla yapılması gerekenlerin görüşülmesi amacıyla bir genel görüşme açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem genel görüşme önergesi 8/92, 8 Ekim 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/8-92-israil-in-kuresel-sumud-filosu-na-karsi-gerceklestirdigi-hukuksuz-mudahalede-alikonulan-ki (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Genel-Gorusme-Onergesi-Detay/daccac47-617e-4aca-87e6-0199dc2aae80

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
