# Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ülkemizden yapılan bazı başvurularla ilgili kararlarına ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/10168
- **Veren:** Necmettin Çalışkan (Saadet Partisi, Hatay)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 6 Mart 2024
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 146 gün sonra, 30 Temmuz 2024)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/bbde8f40-59d5-4c5a-872f-018e17abe1f5
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-10168-avrupa-insan-haklari-mahkemesinin-ulkemizden-yapilan-bazi-basvurularla-ilgili-kararlarina

> Necmettin Çalışkan (Saadet Partisi), 6 Mart 2024 tarihinde 7/10168 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 146 gün sonra, 30 Temmuz 2024).

## Önerge metni

Aşağıda belirtilen sorularımın Adalet Bakanı Sayın Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Anayasamız, taraf olduğumuz milletlerarası andlaşmaların içeriklerinin hukuki norm olarak kabulünü öngörür. Nitekim Anayasanın 90'ncı maddesinde "Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmaların kanun hükmünde" oldukları, "temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınacağı" ifade edilmektedir.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM), Türkiye'den yapılan bazı başvurularda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) bazı maddelerinin ihlal edildiğine ilişkin kararları mevcuttur. AİHS'nin 46. Maddesi, tarafların AİHM'nin verdiği kararlara uymayı taahhüt ettiğini belirtir. Bu durumda taraf devlet olarak ülkemizin de AİHM'nin verdiği kararların sonuçları ile kararın ruhuna uygun hareket etmesi hem ilgili sözleşmenin hem de anayasanın gereğidir.

Bu kapsamda;

AİHM'nin B. No:19699/18 sayılı ve 20.07.2021 tarihli kararında özetle Bylock kullanımının tutuklama tedbiri için makul şüpheye dayanak tesis etmeyeceği ve B.No: 208/18 sayılı ve 31.05.2022 tarihli kararında özetle şifreli haberleşme uygulaması kullanımının tek başına suç teşkil etmeyeceği sonucuna ulaşmıştır. Bylock kullanımının tutuklama tedbirine gerekçe olarak kabul edildiği ve yargılaması devam eden kaç kişi vardır?

AİHM'nin B.No: 208/18 sayılı ve 31.05.2022 tarihli kararında özetle abone olunduğu tarihte yasal olan bir yayına aboneliğin, olay zamanı yasal olan ancak daha sonra OHAL KHK'si ile kapatılan eğitim kuruluşunda eğitim almış olmanın yasadışı örgüte mensubiyet gösteren belirti olarak kabul edilemeyeceğine hükmetmiştir. Olayın gerçekleştiği tarihte yasal olan bir yayına abone olunmasının ve olayın geçtiği tarihte yasal olan bir eğitim kuruluşunda eğitim alınmış olunmasının tutuklama tedbirine gerekçe olarak kabul edildiği ve bu gerekçelere dayalı olarak yargılaması devam eden kaç kişi vardır?

Yukarıda ifade edilen hususlarla ilgili AİHM"de bekleyen 8 bin üzerinde dosya olduğu, benzer şekilde Türkiye'den de süreç içerisinde 100 binden fazla dosyanın aynı gerekçelerle AİHM'e geleceğinin beklendiği değerlendirilmektedir. İlgili kararların, devam etmekte olan ve ileride gerçekleşebilecek yargılama süreçlerine etkisi bakımından yerleşik içtihat olarak düzenlemesine yönelik bir çalışma mevcut mudur?

## Bakanlığın cevabı

1395662 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Hatay Milletvekili Doç. Dr. Necmettin Çalışkan tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/10168 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

ADALET BAKANLIĞI e Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-295-3145/4576 Konu : Yazılı soru önergesi 2Y/9İ024

Sayın Doç. Dr. Necmettin ÇALIŞKAN Hatay Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/10168 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;

A) "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,

B) "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinin birinci fıkrasında, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri; ikinci fıkrasında, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu; bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Belirtilen hükümler çerçevesinde, Anayasanın 9 ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce verilen ara karar, karar ve hükümlerin hukuki dayanakları ile gerekçelerine dair Bakanlığımızda bilgi bulunmadığı gibi, sözü edilen karar ve hükümlerin olağan yargısal denetimi, başvuru usulü ve şartları ilgili kanunlarda gösterilen yargı mercilerine aittir.

I- Bakanlığımız ile Dışişleri Bakanlığı arasında imzalanan 14/11/2011 tarihli işbirliği protokolü gereğince; 01/03/2012 tarihinden geçerli olmak üzere, daha evvel Dışişleri Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) yapılan başvurularda Hükümeti savunma ve AİHM'in ihlâl kararlarının icrası görevi, dış politikayı ilgilendiren başvurular ve Devlet başvuruları için öngörülen istisnalar saklı kalmak kaydıyla, Bakanlığımız tarafından üstlenilmiştir.

IH1- 10/07/2018 tarihli 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 40. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde İnsan Hakları Dairesi Başkanlığı, Bakanlığımız hizmet birimleri arasında sayılmış olup, anılan Kararnamenin 49. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre; Dışişleri Bakanlığı ile işbirliği yapmak suretiyle, Türkiye Cumhuriyeti aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuruları takip etmek, bu başvurulara ilişkin, ilgili tüm kurum ve kuruluşlardan her türlü bilgi, belge ve görüş re (1065

ADALET BAKANLIĞI TM ani Y Mevzuat Genel Müdürlüğü istemek, savunmaları hazırlamak ve gerektiğinde oturumlara temsilci göndermekle görevlendirilmiştir.

IV- AİHM'e yapılan bir başvuru, AİHM tarafından Ülkemize iletildiği zaman bilgi sahibi olunmaktadır. Başvuruların, AİHM tarafından Ülkemize iletilmesi, yapıldığı yıla göre değil, kendi kurduğu sistem çerçevesinde ele alma sırasına göre gerçekleştirilmektedir. Bu nedenle, AİHM'e hangi yılda kaç başvuru yapıldığı, ancak AİHM tarafından yapılacak bir istatistiki çalışma sonucunda öğrenilebilecek bir konudur.

V- AİHM tarafından Ülkemiz aleyhine verilen kararlara ait istatistiklere Bakanlığımız İnsan Hakları Dairesi Başkanlığının "https://www.inhak.adalet.gov.tr" adresli internet sitesinden ulaşılması mümkün olabilecektir.

VE 10/07/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan I sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin "Görev" kenar başlıklı 38. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde, adli sicilin tutulmasıyla ilgili hizmetleri yürütmek Bakanlığımız görevleri arasında sayılmaktadır. Bu çerçevede, Bakanlığımızda soru önergesine konu edilen hususlarda ayrıntılı istatistiki veri bulunmamaktadır.

VU- Anayasanın, "Kanunların teklif edilmesi ve görüşülmesi" kenar başlıklı 88. maddesinde kanun teklif etmeye Bakanlar Kurulu ve milletvekillerinin yetkili olduğu, kanun tasarı ve tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esaslarının içtüzükle düzenleneceği hükmü yer almakta iken söz konusu hüküm, 16/04/2017 tarihinde yapılan referandumla kabul edilen 21/01/2017 tarihli ve 6771 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 16. maddesiyle; kanun teklif etmeye milletvekillerinin yetkili olduğu, kanun tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esaslarının içtüzükle düzenleneceği şeklinde değiştirilmiş, söz konusu düzenleme 09/07/2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

10/07/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, | sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 38. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde; adalet hizmetleriyle ilgili konularda gerekli araştırmalar ve mevzuat hazırlıklarını yapmak ve görüş bildirmek Bakanlığımızın görevleri arasında sayıldığından çalışmalarımız bu çerçevede yürütülmektedir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Necmettin Çalışkan (Saadet Partisi, Hatay). “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ülkemizden yapılan bazı başvurularla ilgili kararlarına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/10168, 6 Mart 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-10168-avrupa-insan-haklari-mahkemesinin-ulkemizden-yapilan-bazi-basvurularla-ilgili-kararlarina (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/bbde8f40-59d5-4c5a-872f-018e17abe1f5

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
