# Karabük T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan iki mahkumun tahliye edilmediği iddiasına ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/11565
- **Veren:** Nevroz Uysal Aslan (DEM Parti, Şırnak)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 30 Nisan 2024
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 371 gün sonra, 6 Mayıs 2025)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/3d0693d9-e2b5-464a-958a-018f2e1815a6
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-11565-karabuk-t-tipi-kapali-ceza-infaz-kurumunda-bulunan-iki-mahkumun-tahliye-edilmedigi-iddiasi

> Nevroz Uysal Aslan (DEM Parti), 30 Nisan 2024 tarihinde 7/11565 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 371 gün sonra, 6 Mayıs 2025).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98'inci. İçtüzüğün

96'ıncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim

29.04.2024.

Mahpusların, mahpus yakınlarının ve avukatların tarafımıza yaptıkları başvurularda: cezaevi idarelerinin mahpuslara muamele şekillerinin politik kimlik. etnik kimlik ve suç türüne göre değişiklik gösterdiği. infaz sürelerini dolduran mahpusların da İdare ve Gözlem Kurullarınca bu esaslar üzerinden "iyi hal" değerlendirmesinden geçirildikleri ve bu nedenle bu kurullarca keyfi ve hukuksuz aynı zamanda mantıkla açıklanamayacak kararlara imza atıldığı belirtilmektedirler.

İGK'nın mahpusların iyi halli olmadıkları değerlendirmelerindeki bazı gerekçeler kamuoyunda da ciddi tepkilere ve tartışmalara neden olmuştur. Basına da yansıyan İGK kararlarında yer alan bazı gerekçeler şu şekildedir:

"Fazla kitap okuma veya az sayıda kitap okuma, cezaevi imamıyla görüşmeme, pişman olduğunu beyan etmeme, dosyasıyla ilgili konuşmama, halay çekme, Kürtçe şarkı söyleme, fazla su tüketme, elektrik faturasının yüksek olması, içeride üniversite bitirmeme, diğer tutsakların görüşçüleriyle selamlaşma. kurum personeline kayıtsız kalma, uzak şehirlere sevk edildiği ve bu nedenle ailenin ziyaret edemediği mahpus için düzenli bir aile ve sosyal çevreye sahip olmaması,."

Benzer gerekçelerle "iyi halli değildir" şeklindeki İGK kararlarıyla infazlarının yakıldığını belirten mahpuslardan yoğun bir şekilde tarafıma başvurular yapılmaktadır. Bu başvuruların yoğunlaştığı cezaevlerinin başında ise Karabük Cezaevi gelmektedir. Karabük Cezaevi'nde, 30 yılını dolduran ve tahliye olması gereken mahpusların sistematik ve keyfi biçimde tahliyelerinin engellendiği ve cezaevi idaresince mahpuslara "36 yil dolmadan sizi bırakmayacağız" denildiği iddia edilmektedir.

Karabük T Tipi Cezaevi'nde tutulan 32 yıllık mahpuslar Abdurrahman GÜNER ve Aydın KUDAT'ın ailelerinin tarafımıza yaptıkları başvurularında da mahpusların tahliyelerinin keyfi olarak engellendiği belirtilmiştir.

Ailelerin tarafıma aktardığı bilgilere göre; 6 Eylül 2022'de tahliye olmaları gereken mahpuslar. 1995'te Yozgat'ta "esirlik statüsü (tutsaklığı kabul etmeme)" üzerine dilekçe yazdıkları gerekçesiyle. kendilerine verilen 13 aylık hapis cezası gerekçe gösterilip tahliye edilmemişlerdir. Ancak 2012'de bu suçlamadan beraat eden mahpuslar bu beraat kararını tahliye edilmeleri gereken tarihten yaklaşık 4 ay sonra yani Aralık 2022'de öğrenmişlerdir. 4 ay boyunca beraat ettikleri dosya gerekçe gösterilerek cezaevinde tutulan mahpuslar, tahliyeleri için başvuruda bulunmuşlardır. Ancak Kurul'a çıkarılmadan infazları "pişmanlık" dayatmasını kabul etmedikleri gerekçesiyle 1 yıl uzatılmıştır. Bu sürenin dolması ile yani Aralık 2023'te mahpusların tahliyeleri 3 ay daha ertelenmiştir. Bu süre sonunda yine Kurul'a çıkarılmayan mahpuslar hakkında tahliyelerinin 5 ay daha ertelenmesine karar verilmiştir.

Abdurrahman GÜNER'-'in ailesi, GÜNER 'in pişmanlık dayatmasını kabul etmediği için cezaevi idaresince "Sizi bırakmayacağız. Her defasında infazınızı yakacağız". şeklinde tehdit edildiğini, Aydın KUDAT'ın ailesi ise KUDAT'ın kendilerine "Bağımsızların arasına gireceksiniz ya da sizi bırakmayacağız" şeklinde idare tarafından tehdit ve baskıya maruz kaldığını aktardığını 1fade etmiştir.

Ayrıca her iki mahpusun da hasta olduğu ve tedavilerinin aksatıldığı iddia edilmektedir.

Bu bağlamda:

1. Bakanlığınıza bağlı cezaevlerindeki idarelerin mahpuslara muamele şekillerinin politik kimlik. etnik kimlik ve suç türüne göre değişiklik gösterdiği iddiaları doğru mudur?

2. İdare ve Gözlem Kurullarınca "iyi hal" değerlendirmelerinde suç türü ve mahpusların politik, etnik kimlikleri esas alınmakta mıdır?

3. Son | yılda infazı yakılan mahpusların suç türüne göre dağılımı ne şekildedir?

4. Karabük Cezaevinde mahpusların sistematik ve keyfi biçimde tahliyelerinin engellendiği ve cezaevi idaresince mahpuslara "36 yıl dolmadan sizi bırakmayacağız" denildiği iddiaları doğru mudur? Bu iddialar hakkında bir soruşturma başlatmayı düşünüyor musunuz?

Abdurrahman GÜNER ve Aydın KUDAT'ın beraat ettikleri bir dosya nedeniyle yaklaşık 4 ay boyunca cezaevinde tutuldukları iddiaları doğru mudur? Değil ise 6 Eylül 2022'de tahliye olmaları gereken mahpusların 4 ay boyunca cezaevinde tutulmalarının gerekçesi nedir?

1995'te Yozgat'ta "esirlik statüsü (tutsaklığı kabul etmeme)" üzerine dilekçe yazdıkları gerekçesi ile Abdurrahman GÜNER ve Aydın KUDAT a açılan dava sonucunda verilen beraat kararı mahpuslara ne zaman tebliğ edilmiştir?

GÜNER ve KUDAT'ın infazları "pişmanlık" dayatmasını kabul etmedikleri gerekçesiyle mi | yıl uzatılmıştır?

Cezaevlerinde politik mahpuslara pişmanlık dayatmasında bulunulmakta mıdır?

İGK kararları ile infazları yakılan bu iki mahpus kaç kez kurul karşısına çıkarılmıştır? 2021 yılından bu yana Karabük Cezaevi'nde infazı yakılan mahpusların suç türüne göre dağılımı ne şekildedir?

Karabük Cezaevi'nde mahpusların tedavi hakkının engellendiği iddialarını araştıracak mısınız?

İdare ve Gözlem Kurullarının keyfi ve hukuksuz kararlarıyla cezaevlerinde tutulan mahpuslar için bir girişimde bulunmayı düşünüyor musunuz?

## Bakanlığın cevabı

1424158 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Şımak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/11565 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-509-6740/9378 Konu : Yazılı soru önergesi ob (Mp0

Sayın Nevroz UYSAL ASLAN Şırnak Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/11565 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Türk ceza mevzuatında "tutsak" kavramı yoktur. Ceza infaz kurumlarında, haklarında verilen mahkumiyet kararı kesinleşen "hükümlü"ler ve mahkumiyet kararı verilen ancak hükmü kesinleşmemiş "hükümözlü"ler ile mahkemeler ve sulh ceza hâkimliklerince tutuklama kararı verilen "tutuklu"lar barındırılmaktadır.

I- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT), 27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.

Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafindan düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.

Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan Mevzuat Genel Müdürlüğü soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.

ME Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklular hakkında, başta 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun olmak üzere, ilgili mevzuat hükümlerine göre işlem yapılmakta olup, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin mevzuat hükümleri, tüm ceza infaz kurumlarında, hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefi inanç, milli veya sosyal köken ve siyasi veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanmaktadır.

IV- A) 5275 sayılı Kanunun "Koşullu salıverilme" kenar başlıklı 107. maddesinde, "Mükerrirlere ve bazı suç faillerine özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri" kenar başlıklı 108. maddesinde ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun "Koşullu salıverilme" kenar başlıklı 17. maddesinde, koşullu salıverilme süreleri ve oranları ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.

B) 5275 sayılı Kanunun;

1. "Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı, disiplin cezalarının infazı ve kaldırılması" kenar başlıklı 48. maddesinin üçüncü fikrasının (b) bendinde, disiplin cezalarının tamamı infaz edilip kaldırılmadıkça koşullu salıverilme işleminin yapılmayacağı, ancak bu sürenin hakederek salıverme tarihini geçemeyeceği; dördüncü fıkrasında, infaz edildiği tarihten itibaren disiplin cezasının kaldırılmasında ve iyi hâlin kazanılmasında verilen disiplin cezasının niteliğine göre fıkrada belirlenmiş sürelerin (onbeş gün ilâ bir yıl) esas alınacağı ve bu süreler sonunda yeni bir disiplin cezası almamak ve iyi hâlli olmak koşuluyla bu cezaların kaldırılacağı,

2. "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 89. maddesinin birinci fikrasında hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı; ikinci fıkrasında, birinci fıkra uyarınca yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirme ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetler, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alınacağı; altıncı fıkrasında, açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma sürelerinin bir yılı geçemeyeceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

5275 sayılı Kanunun 89. maddesinde, 14/04/2020 tarihli ve 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla yapılan ve yukarıya alınan değişiklikler, 01/01/2021 tarihinde yürürlüğe Mevzuat Genel Müdürlüğü girmiştir.

C) 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin;

1. "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 109. maddesinin; birinci fıkrasında hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme risklerinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı; ikinci fikrasında, birinci fıkra gereğince yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirmeye yönelik psiko-sosyal ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetleri, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikaları, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alınacağı,

2. "Disiplin eylemi nedeniyle iyi hâl kararı verilmesine engel hâller ve şikâyet" kenar başlıklı 110. maddesinin birinci fikrasında, gözlem değerlendirme raporu veya gelişim değerlendirme raporunda yazılı olup da henüz kaldırılmamış disiplin cezası bulunan hükümlü hakkında iyi hâl kararı verilemeyeceği, hükümlünün iyi hâline ilişkin değerlendirmenin, ancak daha önceden verilmiş olup da disiplin cezası infaz edilmiş ve bu cezası kaldırılmış olanlar hakkında yapılabileceği; ikinci fıkrasında, disiplin cezasını gerektiren bir eylemi işlemiş olmasına rağmen, koşullu salıverilme tarihinde bu eyleminden dolayı disiplin soruşturması henüz sonuçlandırılmayan hükümlüler hakkında iyi hâl kararının verilip verilmemesinin idare ve gözlem kurulunca takdir edileceği; üçüncü fıkrasında, idare ve gözlem kurulunca, hükümlü hakkında, süre belgesindeki muhtemel koşullu salıverilme tarihi de dikkate alınarak iyi hâle ilişkin olarak bir karar verileceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Bu kapsamda idare ve gözlem kurulunca verilen kararlara karşı infaz hâkimliği nezdinde şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı da ağır ceza mahkemesi nezdinde itiraz kanun yoluna başvurulabilmektedir.

V- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.

B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden hJjzCec - IdPOHsG - okULinr - hfl LOG ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.

VI Karabük Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 29/11/2024 tarihli cevapta;

A) Soru önergesinde adı geçen ve Karabük T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılan hükümlülerin koşullu salıverilmesinin uygun olmadığına ilişkin 28/08/2024 tarihinde Kurum İdare ve Gözlem Kurulu tarafından verilen kararların infaz hâkimliği ve ağır ceza mahkemesinin denetiminden geçerek kesinleştiği,

B) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, C) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Nevroz Uysal Aslan (DEM Parti, Şırnak). “Karabük T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan iki mahkumun tahliye edilmediği iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/11565, 30 Nisan 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-11565-karabuk-t-tipi-kapali-ceza-infaz-kurumunda-bulunan-iki-mahkumun-tahliye-edilmedigi-iddiasi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/3d0693d9-e2b5-464a-958a-018f2e1815a6

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
