# İzmir Kadın Kapalı Cezaevinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/11841
- **Veren:** Perihan Koca Doğan (DEM Parti, Mersin)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 8 Mayıs 2024
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 229 gün sonra, 23 Aralık 2024)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/fc5e05b4-407b-4811-9ab6-018f5c6a4833
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-11841-izmir-kadin-kapali-cezaevinde-yasandigi-iddia-edilen-hak-ihlallerine-iliskin

> Perihan Koca Doğan (DEM Parti), 8 Mayıs 2024 tarihinde 7/11841 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 229 gün sonra, 23 Aralık 2024).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98. ve TBMM içtüzüğünün 96. ile 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

Perihan Koca Mersin Milletvekili

Basına yansıyan haberlere göre 31 Mart yerel seçimleri sonrası Van Büyükşehir Belediyesi başkanı seçilen Abdullah Zeydan'a mazbata verilmemesinin ardından bu durum ülkenin birçok yerinde protesto edilmiştir. Yer yer polisin sert şiddet uyguladığı protestolarda ve sonrasında gerçekleştirilen ev baskınlarında 340 yurttaş gözaltına alınmış, 30 yurttaşımız ise 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefetten tutuklanmışlardır. Aradan geçen yaklaşık bir aylık zaman zarfında tutuklu yurttaşların 28'i tahliye edilmiş 2 yurttaşımız ise halihazırda cezaevinde tutuklu bulunmaktadır.

Bahsi geçen 2 tutuklu yurttaş, İzmir Şakran Kadın Kapalı cezaevinde tutuklu bulunan Sibel Örkmez ve Sedanur Uğur'dur. Basına yansıyan haberlere göre Sibel Örkmez ve Sedanur Uğur tutuklandıkları günden itibaren adli tutuklu ve hükümlülerin yer aldığı koğuşlarda kalmaktadırlar. Yine yakınlarının ve avukatlarının ifadesine göre Sibeil Örkmez ve Sedanur Uğur'un siyasi tutuklular koğuşuna geçmek için girişimde bulundukları, bu girişimlerinin sonuçsuz bırakıldığı, bu girişimin başladığı günden bu yana iki kadın tutukluya cezaevi yönetiminin infaz koruma memurları aracılığıyla çeşitli baskılar kurduğu ifade edilmektedir. Tutuklu kadınların avukatlarıyla yaptığımız görüşmede iki kadın tutuklunun infaz koruma memurları tarafından tecavüz imasıyla "Sizi lezbiyenlerin koğuşuna verelim de görün" şeklinde tehdit adildikleri, adli tutuklu ve hükümlülere hedef gösterildikleri, iki kadın tutuklunun infaz koruma memurlarının hedef göstermesi sonucunda koğuştaki diğer hükümlü ve tutuklular tarafından linç girişimine uğradıkları ifade edilmiştir. Söz konusu linç girişiminde infaz koruma memurlarının koğuşun ışıklarını söndürdükleri ve linç girişimini gülerek izledikleri de ifade edilmiştir. Avukatların verdiği bilgiye göre Sibel Örkmez ve Sedanur Uğur'un tutukluluk incelemesinde hiçbir gerekçe gösterilmeden tutukluluklarının devamına karar verildiği ifade edilmiştir.

Bu bağlamda;

1. Son zamanlarda sıkça uygulanmaya başlandığına tanık olduğumuz "2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na Muhalefet" suçlaması hangi hukuk normlarına göre tutuklanma gerekçesi haline gelmiştir. Var olan yasalarda söz konusu suçun sabit olması durumunda bile cezaevinde yatmak mümkün değilken bu kanuna muhalefet edildiği iddiasıyla gözaltına alınan yurttaşlar hangi gerekçeyle tutuklanmıştır?

2. Siyasi bir eylemden tutuklanan tutukluların temel haklarından birisi olan siyasi koğuşlarda kalma talebi hangi gerekçelerle reddedilmektedir? Şakran Cezaevi yönetiminin söz konusu uygulamayla tutukluları hedef haline getirmesiyle ilgili cezaevi yönetimine yönelik bir inceleme başlatılmış mıdır?

Bakanlığınız Sibel Örkmez ve Sedanur Uğur'un ceza infaz koruma memurları tarafından diğer tutuklulara hedef gösterildikleri, diğer tutukluların linç girişimini organize ettikleri, ışıkları bu linç girişimini gülerek izledikleri iddiaları için bir inceleme yapmış mıdır? Aynı şekilde infaz koruma memurlarının tecavüz imali tehditleri ile ilgili bir işlem yapılmış mıdır?

Tutuk incelemesinde gerekçesi yazılamamış bir mahkeme kararının gerekçesine dayandırılarak tutukluluk halinin devamına karar verilmesi hangi hukuksal normun bir örneğidir? Tutuklama kararında gerekçe yazılmamasının nedeni nedir?

Daha önce defalarca kötü muamele, baskı ve işkence iddialarıyla gündeme gelen Şakran Cezaevi yönetimim hakkında bugüne kadar hiç denetim yapılmış mıdır? İddialar araştırılmış mıdır?

## Bakanlığın cevabı

1429564 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Mersin Milletvekili Perihan Koca tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/11841 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99, maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur. m

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

Sayı : E-56020453-610-548-5539/7600 Konu : Yazılı soru önergesi EMİL 12024

Sayın Perihan KOCA Mersin Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/11841 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Ceza ve infaz mevzuatımızda "siyasi suçlu" veya "siyasi mahpus" kavramları bulunmamaktadır. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 2. maddesinde terör suçlusu, 3. maddesinde ise terör suçları tanımlanmıştır. Ayrıca 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun, hükümlülerin gruplandırılmasını düzenleyen 24. maddesi ile hükümlünün barındırılması ve yatırılmasını düzenleyen 63. maddesinde "terör suçluları"ndan söz edilmektedir. Buna göre ceza infaz kurumlarında, terör suçlarından hükümlü terör suçluları ile terör suçlarından tutuklu veya hükümözlü kişiler barındırılmaktadır.

1i- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT), 27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca Ziyaretler düzenlenebilecektir.

Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana hitp://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden Cİ zg3Hh - 3 ugbzxA - XUTE308 - WPUomc ile erişebilirsin

GEN LİN T.C. , (1/0 EL ADALET BAKANLIĞI Te opet m — Mevzuat Genel Müdürlüğü

ADALET BAKANLIĞI TM MR izi Mevzuat Genel Müdürlüğü ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.

Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.

NE 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 37. maddesinin birinci fıkrasında, kurumda, düzenli bir yaşamın sürdürülmesi, güvenliğin ve disiplinin sağlanması bakımından kanun, yönetmelikler ile idarenin uyulmasını emrettiği veya gerekli kıldığı davranış ve tutumlar, kusurlu olarak ihlâl edildiğinde, hükümlüler hakkında eylemlerinin niteliği ile ağırlık derecesine göre Kanunda belirtilen disiplin cezalarının uygulanacağı hükmü yer almaktadır.

Kanunun 38. maddesinde hükümlü ve tutukluların belirtilen kurallara uymamaları hâlinde uygulanabilecek disiplin cezalarına yer verilmiş olup, 39 ilâ 44. maddelerinde disiplin cezalarının niteliği, uygulanma usulleri ile bu cezaları gerektiren eylemler, 47 ve 48. maddelerinde ise disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı halinde belirlenecek disiplin cezaları ile disiplin cezalarının soruşturulması, infaz edilmesi ve kaldırılması usulleri düzenlenmiştir.

Ayrıca hükümlü ve tutukluların kurum idaresinin kendileriyle ilgili her türlü disiplin işlemine karşı infaz hâkimliği nezdinde şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı ise ağır ceza mahkemesi nezdinde itiraz hakkı bulunduğu malumlarıdır. Bu şekilde bağımsız yargı denetiminden geçerek kesinleşen disiplin cezası kararları infaz edilmekte olup bu kararların uygulanmasında herhangi bir keyfilik söz konusu değildir.

IV- 5275 sayılı Kanunun;

A) "Hükümlülerin gözlem ve sınıflandırılması" kenar başlıklı 23. maddesinin birinci fikrasının (a) bendinde, hükümlülerin kişisel özellikleri, bedensel, akli ve sağlık durumları, suç işlemeden önceki yaşamları, sosyal çevre ve ilişkileri, sanat ve meslek faaliyetleri, ahlâki eğilimleri, suça bakış açıları, hükümlülük süreleri ve suç türleri belirlenerek, durumlarına uygun infaz kurumlarına ayrılmaları ve bunlara göre saptanacak infaz ve iyileştirme rejiminin; gözlem, inceleme ve değerlendirme yöntemiyle çalışan gözlem ve sınıflandırma merkezlerinde veya kapalı ceza infaz kurumlarının bu hizmete ayrılan bölümlerinde yapılacağı; hükümlülerin, işledikleri suç tiplerine, gösterdikleri eğilimlere, tutum ve davranışları nedeniyle sıkı gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekip gerekmediğine göre yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya normal güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya açık ceza infaz kurumlarına gönderilecekleri,

B) "Hükümlülerin gruplandırılması" kenar başlıklı 24. maddesinin birinci fıkrasında hükümlülerin, ilk defa suç işleyenler, mükerrirler, itiyadi suçlular veya suç işlemeyi meslek edinenler; akli ve bedensel durumları nedeniyle veya yaşları itibarıyla özel bir infaz rejimine tâbi tutulması gerekenler; tehlike hâli taşıyanlar; terör suçluları ile suç örgütlerine veya çıkar amaçlı suç örgütlerine mensup olan suçlular şeklinde gruplara ayrılacağı; ikinci fıkrasında hükümlülerin ayrıca yaşları, hükümlülük süreleri ve suç türleri itibarıyla da gruplandırılacağı,

©) "Hükümlünün barındırılması ve yatırılması" kenar başlıklı 63. maddesinin üçüncü fıkrasında, kadınların erkeklerle, hükümlülerin tutuklularla, çocukların yetişkinlerle, örgüt veya çıkar amaçlı örgüt suçluları ile terör suçlularının Kanunda sayılan hâller dışında bir araya gelmelerine ve bağlantı kurmalarına izin verilmeyeceği,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

UY AP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov ir adresinden Cİ zg 3Hh - 7 ug bzxA - XUTE308 - WPUOMCZ ile erişebilirsin

ADALET BAKANLIĞI TME RM Mevzuat Genel Müdürlüğü

Bu kapsamda hükümlü ve tutukluların gözlem, sınıflandırma, gruplandırma ve odalara yerleştirme işlemleri, anılan mevzuat hükümleri doğrultusunda Ceza İnfaz Kurumları İdare ve Gözlem Kurulu kararlarıyla gerçekleştirilmekte olup, bu kararlara karşı yargı yolu açıktır.

V- İşlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma başlatılması, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve sorumluluk yargı mercilerine aittir. Bununla birlikte açılan davalara ilişkin yapılan yargılamalar, Anayasanın 9. ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce sürdürülüp sonuçlandırılmaktadır.

VI- İzmir Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 22/08/2024 tarihli cevapta;

A) Soru önergesinde adı geçen tutukluların İzmir Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmaktayken 30/05/2024 tarihinde Kurumdan tahliye edildikleri,

B) Adı geçenlerin bulundukları koğuşlarda diğer hükümlü ve tutukluları da örgütleyerek sayım vermedikleri ve görevli memurlara zorluk çıkardıkları, aynı zamanda bulundukları koğuşta diğer hükümlü ve tutuklularla kavga ettikleri hususlarının düzenlenen tutanaklarla tespit edilmiş olduğu, bu eylemleri sebebiyle adı geçenler hakkında Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan 2 ayrı adli soruşturmanın devam ettiği,

©) Adı geçenler tarafından kötü muamele iddialarıyla ilgili olarak yapılan şikâyet üzerine Kurum personeli hakkında başlatılan soruşturmanın devam ettiği,

Ç) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, D) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Perihan Koca Doğan (DEM Parti, Mersin). “İzmir Kadın Kapalı Cezaevinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/11841, 8 Mayıs 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-11841-izmir-kadin-kapali-cezaevinde-yasandigi-iddia-edilen-hak-ihlallerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/fc5e05b4-407b-4811-9ab6-018f5c6a4833

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
