# Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun kötü muameleye maruz kaldığı iddiasına ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/12085
- **Veren:** Gülüstan Kılıç Koçyiğit (DEM Parti, Kars)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 10 Mayıs 2024
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 81 gün sonra, 30 Temmuz 2024)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/1ff5c8a2-40cf-4c2d-a686-018f7122fddd
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-12085-bakirkoy-kadin-kapali-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-kotu-muameleye-maruz-kaldigi-iddiasi

> Gülüstan Kılıç Koçyiğit (DEM Parti), 10 Mayıs 2024 tarihinde 7/12085 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 81 gün sonra, 30 Temmuz 2024).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Gülüstan Kılıç Koçyiğit Kars Milletvekili DEM Parti Grup Başkanvekili

Mezopotamya Ajansı muhabiri Esra Solin Dal, 26 Nisan'da "terör örgütü üyesi olmak" iddiasıyla tutuklanmıştır. Dal, tutuklandığı günden bu yana Bakırköy Kadın Kapalı hapishanesinde tek başına bir hücrede tutulmaktadır ve koşullarını şöyle anlatmıştır: "27 Nisan 2024 tarihinde Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi'ne getirildim. Gece normal üst aramam yapıldıktan sonra gardiyanlar beni detaylı arama' adı altında çıplak aramaya maruz bıraktı. Çıplak aramanın suç olduğunu, yapmak istemediğimi belirttiğim halde bana bunun çıplak arama olmadığı söylendi ve siyah bir ameliyat önlüğü verilerek çıplak aramaya maruz kaldım. Burada getirildiğini tarihten itibaren tekli hücrede tecrit ediliyorum. Defalarca kez kitap istememe rağmen talebim karşılanmıyor. Koğuşa geçmek için iki defa dilekçe yazmama rağmen bana ne sözlü ne de yazılı cevap verilmiyor." Esra Solin Dal'ın tek başına hücrede tutulması tecrit koşullarıdır ve tecrit bir işkence yöntemidir. Öte yandan hapishane girişinde maruz kaldığı çıplak arama dayatması da insan onuruna aykırıdır ve kötü muamele niteliğindedir.

BM Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi'nin 10. maddesinin 1. fıkrasına göre, "Özgürlüğünden yoksun bırakılan herkes, insani muamele ve insanın doğuştan sahip olduğu insanlık onuruna saygı görme hakkına sahiptir " İnfaz Kanunu'nun 6. maddesinin |. fıkrasının b bendine göre "Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin düzenli bir yaşam sürdürmeleri sağlanır. Hürriyeti bağlayıcı cezanın zorunlu kıldığı hürriyetten yoksunluk, insan onuruna saygının korunmasını sağlayan maddi ve manevi koşullar altında çektirilir." İnfaz Yönetmeliği'nin 34. maddesinin 2. fıkrasında, "Hükümlünün üzerinde, kuruma sokulması veya bulundurulması yasak madde veya eşya bulunduğuna dair makul ve ciddi emarelerin varlığı ve bunun başka suretle tespitinin olanaksız olması durumunda, kurum en üst amirinin gerekli görmesi hâlinde, detaylı olarak veya beden çukurlarında" arama yapılabileceği düzenlenmiştir. 9. fıkrasına göre "drama ve sayımlar sırasında insan onuru ve haysiyetine saygı ile utanma duygusunun ihlal edilmemesi esastır. Bu kapsamda gerekli her türlü tedbir alınır."

Hapishane idarelerinin uygulamalarına bakıldığında çıplak aramanın son derece keyfi, mevzuata göre kurum güvenliğini tehdit edecek hiçbir makul ve ciddi bir emare olmadan, kişide utanma duygusunu ihlal etmemek amacıyla herhangi bir tedbir alınmadan mahpuslara dayatıldığı, bu aramanın kimin kararıyla ve kim tarafından yapıldığının belli olmadığı ve otomatik bir şekilde hapishaneye giriş yapan tüm mahpuslara istisnasız uygulandığı görülmektedir.

Bu bağlamda,

1. Esra Solin Dal'a tutuklanmasından bu yana neden hala talep ettiği kitaplar verilmemiştir?

2. Esra Solin Dal'ın tek başına bir hücrede tutulmasının sebebi nedir? Tek kişilik hücreye alınması talimatını kim vermiştir? Ne zaman koğuşa alınacaktır?

3. Mahpusların hücrede tutulması tecrit ve izolasyon, tecrit ve izolasyon da işkence olduğuna göre bu konuda Bakanlık olarak bir inceleme yapmayı düşünüyor musunuz?

4. Çıplak aramanın insan onuruna aykırılığı düşünüldüğünde Esra Solin Dal'a çıplak arama kimin talimatıyla yapılmıştır?

• Esra Solin Dal ile ilgili mevzuatta aranan "kuruma sokulması veya bulundurulması yasak madde veya eşya bulunduğuna dair makul ve ciddi emare" ne olmuştur ki çıplak aramaya gerek duyulmuştur?

6. Böyle bir emare var ise bunun başka suretle tespiti için ne yapılmıştır? Neden başka suretle tespiti mümkün olmamıştır?

7. Çıplak aramanın istisnasız tüm hapishanelerde tüm mahpuslara yönelik olarak uygulanması, mevzuatta aranan şartlar oluşmadan keyfi ve otomatik bir uygulamaya dönüştüğünü göstermez mi? Bu keyfiliğe karşı mevzuatta değişiklik yapmayı düşünüyor musunuz?

8. Çıplak aramanın kötü muamele olduğu düşünüldüğünde işkence ve kötü muamele suçunu işleyen kamu görevlileri hakkında bir soruşturma başlattınız mı?

9. İnsanda utanma duygusu yaratan ve insan onuruna aykırı olan çıplak aramanın mevzuattan tamamen ortadan kaldırılması için bir adım atmayı düşünüyor musunuz?

## Bakanlığın cevabı

1433943 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Kars Milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/12085 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

ADALET BAKANLIĞI Ti cm zu Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-587-2829/4163 Konu : Yazılı soru önergesi 2İ/0102024

Sayın Gülüstan KILIÇ KOÇYİĞİT Kars Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/12085 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;

A) "İnfazda temel ilke" kenar başlıklı 2. maddesinin birinci fikrasında, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kuralların hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefi inanç, milli veya sosyal köken ve siyasi veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanacağı,

B) "Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları" kenar başlıklı 9. maddesinin ikinci ve dördüncü fıkralarında, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek suçlarından veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde bu fıkrada sayılan suçlardan mahkum olanların cezalarının, yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında, bu kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması hâlinde diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümlerinde infaz edileceği,

Hükümlerine yer verildiği malâmlarıdır.

Gerek yüksek güvenlikli kurumlarda gerekse diğer kapalı ceza infaz kurumlarında tecrit ve izolasyon şeklinde bir uygulama bulunmamaktadır.

II- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu çerçevede, ceza infaz kurumları, yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htim://vatandaş uvan gov.tr adresinden Oet94nf - 5viJ137w - VmTCoFu - np4ZoHI- ile erisehilirsin

ADALET BAKANLIĞI ce lev Mevzuat Genel Müdürlüğü

Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT), 27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca Ziyaretler düzenlenebilecektir.

Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.

Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.

HI- 5275 sayılı Kanunun;

A) "Hükümlülerin gözlem ve sınıflandırılması" kenar başlıklı 23. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, hükümlülerin kişisel özellikleri, bedensel, akli ve sağlık durumları, suç işlemeden önceki yaşamları, sosyal çevre ve ilişkileri, sanat ve meslek faaliyetleri, ahlâki eğilimleri, suça bakış açıları, hükümlülük süreleri ve suç türleri belirlenerek, durumlarına uygun infaz kurumlarına ayrılmaları ve bunlara göre saptanacak infaz ve iyileştirme rejiminin; gözlem, inceleme ve değerlendirme yöntemiyle çalışan gözlem ve sınıflandırma merkezlerinde veya kapalı ceza infaz kurumlarının bu hizmete ayrılan bölümlerinde yapılacağı; hükümlülerin, işledikleri suç tiplerine, gösterdikleri eğilimlere, tutum ve davranışları nedeniyle sıkı gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekip gerekmediğine göre yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya normal güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya açık ceza infaz kurumlarına gönderilecekleri,

B) "Hükümlülerin gruplandırılması" kenar başlıklı 24. maddesinin birinci fıkrasında hükümlülerin, ilk defa suç işleyenler, mükerrirler, itiyadi suçlular veya suç işlemeyi meslek edinenler; akli ve bedensel durumları nedeniyle veya yaşları itibarıyla özel bir infaz rejimine tâbi tutulması gerekenler; tehlike hâli taşıyanlar; terör suçluları ile suç örgütlerine veya çıkar amaçlı suç örgütlerine mensup olan suçlular şeklinde gruplara ayrılacağı; ikinci fıkrasında hükümlülerin ayrıca yaşları, hükümlülük süreleri ve suç türleri itibarıyla da gruplandırılacağı,

©) "Hükümlünün barındırılması ve yatırılması" kenar başlıklı 63. maddesinin üçüncü fıkrasında, kadınların erkeklerle, hükümlülerin tutuklularla, çocukların yetişkinlerle, örgüt veya çıkar amaçlı örgüt suçluları ile terör suçlularının Kanunda sayılan hâller dışında bir araya gelmelerine ve bağlantı kurmalarına izin verilmeyeceği,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

Bu kapsamda hükümlü ve tutukluların gözlem, sınıflandırma, gruplandırma ve odalara yerleştirme işlemleri, anılan mevzuat hükümleri doğrultusunda Ceza İnfaz Kurumları İdare ve Gözlem Kurulu kararlarıyla gerçekleştirilmekte olup, bu kararlara karşı yargı yolu açıktır.

IV- Arama, 5275 sayılı Kanunun "Arama" kenar başlıklı 36. ve 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin, "Arama, güvenlik tatbikatı

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htin://vatandaş.uvan.şov.tr adresinden O€t94nf - 5vIJL37w - VmTCoFu - D4ZDHI- ie erişebilirsin

ADALET BAKANLIĞI ra Mevzuat Genel Müdürlüğü ve sayım" kenar başlıklı 34. maddesinde düzenlenmiştir.

Arama hükümlerini düzenleyen ceza infaz mevzuatımız, Ülkemizin taraf olduğu sözleşmeler ve uluslararası düzenlemeler dikkate alınmak suretiyle hazırlanarak yürürlüğe konulmuştur. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 sayılı Tavsiye Kararının "Arama ve Kontroller" başlığını taşıyan 54. maddesinde, görevlilerin arama yaparken uyacakları detaylı prosedürlerin olması, arama yapılacak hallerin ve arama şekillerinin ulusal mevzuatta düzenlenmesi, aranan kişilerin küçük düşürülmemesi, aramanın hemcins olan görevliler tarafından yapılması gibi hususlara yer verilmiştir. Yönetmeliğin 34. maddesinde yer alan düzenleme de söz konusu Tavsiye Kararındaki hükümler ile paralellik arz etmektedir.

Aramanın amacı, kurumda bulundurulması yasak olan eşya ve kanunla yasaklanan uyuşturucu maddelerin yanı sıra telefon ve sim kartı gibi haberleşme araçları ile bıçak ve jilet gibi kesici ve bereleyici aletlerin kuruma girişinin önüne geçmektir. Ayrıca, terör örgütlerinin ceza infaz kurumundaki hükümlü ve tutuklularla bağlantılarını kesmek için örgütsel iletişim niteliğinde değerlendirilebilecek haberleşme evrak ve belgelerinin kuruma girişinin engellenmesi hedeflenmektedir.

Bu çerçevede insan onuru ve haysiyetine saygı ile utanma duygusunun ihlal edilmemesi esasları doğrultusunda yapılan aramalar, kurumların güvenliğinin sağlanabilmesi için tedbir amaçlı gerçekleştirilmekte olup, herhangi bir keyfi uygulama söz konusu değildir.

V- A) Süreli veya süresiz yayınlardan yararlanma hakkı, 5275 sayılı Kanunun 62. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin birinci fıkrasında hükümlünün, mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla süreli ve süresiz yayınlardan bedelini ödeyerek yararlanma hakkına sahip olduğu; ikinci fıkrasında resmi kurumlar, üniversiteler, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla, Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ve kamu yararına çalışan dernekler tarafından çıkartılan gazete, kitap ve basılı yayınların, hükümlülere ücretsiz olarak ve serbestçe verileceği; eğitim ve öğretimine devam eden hükümlülerin ders kitaplarının denetime tâbi tutulamayacağı; üçüncü fikrasında kurum disiplinini, düzenini veya güvenliğini bozan ya da tehlikeye düşüren, hükümlülerin iyileştirilmesi amacına ulaşmayı zorlaştıran yahut müstehcen haber, yazı, fotoğraf ve yorumları kapsayan hiçbir yayının hükümlüye verilmeyeceği; dördüncü fıkrasında ilan ve reklamın geçici süreyle kesilmesi hâli dışında Basın İlân Kurumu aracılığıyla resmi ilan ve reklam yayınlama hakkı bulunmayan gazetelerin, ceza infaz kurumuna kabul edilmeyeceği, yabancı dilde yayımlanmış gazete ve dergilerin ceza infaz kurumuna kabul edilmesinde Adalet Bakanlığının yetkili olduğu,

B) 5275 sayılı Kanunun, "Kütüphaneden yararlanma" kenar başlıklı 61. maddesinin birinci fıkrasında, ceza infaz kurumlarında, kurumun büyüklüğüne göre, kütüphane veya kitaplık oluşturulacağı, kütüphanelerde veya kitaplıklarda verilen derslere kaynaklık edecek kitapların yanı sıra olanaklar ölçüsünde hükümlülerin boş zamanlarını değerlendirmelerini, okuma alışkanlığı edinmelerini ve kültür bakımından ufuklarını geliştirmelerini sağlayacak kitapların da bulundurulacağı,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Hükümlü ve tutukluların odalarında bir defada bulundurabilecekleri kitap sayısıyla ilgili olarak, ceza infaz kurumu eğitim kurulları tarafından, 5275 sayılı Kanunun 35. maddesi, Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkındaki Yönetmeliğin 8.

ADALET BAKANLIĞI ticari Mevzuat Genel Müdürlüğü maddesi, Ceza İnfaz Kurumları Kütüphane ve Kitaplık Yönergesinin 10, 11, 12 ve 30. maddeleri uyarınca uygulama yapılmakta olup, hükümlü ve tutukluların odalarında bulundurabilecekleri kitap sayısı ile ilgili herhangi bir sınırlama bulunmamaktadır.

Ancak, özellikle mevcudu kalabalık ceza infaz kurumlarında, odalardaki düzensizliğin, bulundurulması yasak eşyaların ve örgütsel dokümanların saklanmasının, aramalar sırasında yaşanabilecek olumsuzlukların ve oda yakma olaylarında kitap ve dokümanların kullanılmasının önlenmesi amacıyla Ceza İnfaz Kurumları Kütüphane ve Kitaplık Yönergesinin 30. maddesinde yer alan "Verilecek yayın sayısı, kütüphane ve kitaplık hizmetlerini aksatmayacak, oda veya koğuş düzenini bozmayacak şekilde, oda veya koğuştaki hükümlü ve tutuklu mevcudu ile kütüphane veya kitaplıkta bulunan yayın sayısı dikkate alınarak eğitim kurulu kararıyla belirlenir." hükmü uyarınca eğitim kurulunca alınan kararla hükümlü ve tutukluların odalarında bulundurabilecekleri kitap sayısında sınırlamaya gidilebilmektedir.

VE Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 05/06/2024 tarihli cevapta;

A) Soru önergesinde adı geçen tutuklunun Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmaktayken İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin kararıyla 21/05/2024 tarihinde Kurumdan tahliye edildiği,

B) Kurumda barındırılırken adı geçenin talep ettiği kitapların 07/05/2024 tarihinde Kurum kütüphanesinden temin edildiği, yakınları tarafindan gönderilen kitapların ise 08/05/2024 tarihinde kendisine teslim edildiği,

C) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, Ç) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.ov.ir adresinden Oet94nf - 5VJL37w - VmTCoFu - DAZDHI- ileersebilirsin

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Gülüstan Kılıç Koçyiğit (DEM Parti, Kars). “Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun kötü muameleye maruz kaldığı iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/12085, 10 Mayıs 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-12085-bakirkoy-kadin-kapali-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-kotu-muameleye-maruz-kaldigi-iddiasi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/1ff5c8a2-40cf-4c2d-a686-018f7122fddd

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
