# 2003-2023 yılları arasında kamu sabit sermaye yatırımlarına ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/12216
- **Veren:** Rahmi Aşkın Türeli (CHP, İzmir)
- **Muhatap:** Cumhurbaşkanı Yardımcılığı (Cevdet Yılmaz)
- **Veriliş tarihi:** 23 Mayıs 2024
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 102 gün sonra, 2 Eylül 2024)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/aaa165b8-c36c-4ce7-b811-018fa628ac07
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-12216-2003-2023-yillari-arasinda-kamu-sabit-sermaye-yatirimlarina-iliskin

> Rahmi Aşkın Türeli (CHP), 23 Mayıs 2024 tarihinde 7/12216 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Cumhurbaşkanı Yardımcılığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 102 gün sonra, 2 Eylül 2024).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

Rahmi Aşkın TÜRELİ İzmir Milletvekili

AKP hükümetleri döneminde kamu sabit sermaye yatırımları performansında ciddi bir zayıflama gözlenmektedir. Nitekim 2002 yılında yüzde 4,8 olan kamu sabit sermaye yatırımlarının GSYH içindeki payının 2023 yılında yüzde 3,8'e gerilediği tahmin edilmekte olup, 2024 yılında yüzde 3,4 olması programlanmıştır. Bu durum, kamunun ülkemizde zaten yetersiz olan fiziki ve sosyal altyapı yatırımlarına yeterli kaynağı ayırmaması anlamına gelmektedir. Kalkınma iktisadında kamu sektörünün altyapı yatırımlarında yoğunlaşması, özel sektörün de dış ticarete konu olan sektörler dediğimiz başta imalat sanayi olmak üzere, tarım, madencilik, turizm gibi sektörlerde üretimi ve ihracatı artıracak faaliyetlerde bulunması temel kabul gören bir gerçekliktir. Literatürde kamu kesimi ile özel kesim yatırımları arasında tamamlayıcılık ilişkisi olarak tanımlanan bu yapı dikkate alındığında, kamu yatırımlarındaki gerilemenin ekonominin fiziki ve sosyal sermaye stoku üzerinde olumsuz etkiler oluşturması ve ekonominin orta-uzun dönem büyüme potansiyelini sınırlaması beklenmelidir.

Bu bilgiler ışığında;

.1- 2003-2023 döneminde kamu sabit sermaye yatırımlarının milli gelir içindeki ii payında gözlenen azalmayı hangi nedenlere bağlıyorsunuz?

2- Ekonomi literatüründe kamu kesimi ile özel kesim yatırımları arasında tamamlayıcılık ilişkisi göz önüne alındığında, kamu yatırım performansındaki bu zayıflamanın ekonominin büyüme potansiyellerini sınırladığını düşünmüyor musunuz?

Aka

3- Kamu sektörü altyapı yatırımlarındaki zayıflamanın, Türkiye ekonomisinde son dönemlerde yaygınlık kazanan ve enerji ve ulaştırma sektörleri yanında sağlık gibi alanlarda da uygulanmaya başlanan Kamu-Özel-İşbirliği modelleri ile ikame edilmeye başlanması konusundaki düşünceniz nedir?

4- Özel sektörün artan biçimde altyapı alanlarına girmesinin özel sektörün temel faaliyet alanları olan başta imalat sanayi olmak üzere dış ticarete konu olan sektörlerde o yoğunlaşmasını engellediğini ve ekonominin orta-uzun dönem potansiyel büyüme hızını düşürdüğü konusundaki görüşlere katılıyor musunuz?

## Bakanlığın cevabı

Kamu sabit sermaye yatırımlarının milli gelir içindeki payının geniş bir perspektifte, ekonomik, sosyal ve konjonktürel dinamikler göz önünde bulundurularak analiz edilmesi önem arz etmektedir. Kamu yatırım harcamalarının planlanmasında bazı dönemlerde, yeni yatırımlardan ziyade devam eden yatırımların tamamlanmasına öncelik verilmesi yaklaşımı benimsendiğinden dolayı kamu yatırım proje stokunun GSYH içindeki payında dönemsel olarak artış veya azalışlar gerçekleşebilmektedir.

Kamunun mali disiplini sağlaması ve özel sektörün finansmana erişimini kolaylaştırması olarak tanımlanan yer açma etkisinin (crowding-in), ekonomik istikrarın özel kesimin yatırım kararlarını kolaylaştırması olarak tanımlanan yatırım ortamının iyileşmesi ve kamu kesiminin beşeri sermayeye yönelik yatırımlarının özel kesimin yatırımlarını kolaylaştırması olarak tanımlanan pozitif dışsallık etkisi gibi alanlar açısından yapılacak değerlendirmelerde dikkate alınması gerekmektedir.

Kamu Özel İş birliği (KÖİ) modeli, makroekonomik politikalar, sektörel öncelikler ve bütçe prensipleriyle uyumlu bir şekilde özel kesim ile kamu kesimi arasında etkin ve yerinde risk paylaşımı sağlanarak uygulanmaktadır. Ülkemizde sağlık ve ulaştırma projelerinin büyük çoğunluğu bütçe kaynaklarından karşılanmakla birlikte projelerin hayata geçirilmesi için alternatif tedarik yöntemi olarak KÖİ modeli de kullanılmıştır.

KÖİ yönteminin tercih nedenleri arasında özel sektör finansmanı ve yabancı sermayenin çekilmesi olduğu gibi, özel sektörün etkinliğinden, verimliliğinden ve teknolojiyi kullanma becerisinden yararlanmak bulunmaktadır. Nitekim KÖİ modeli ile yürütülen projeler hızla hayat geçmekte, kamu tarafından konan performans göstergeleri sayesinde özel sektörün işletmede belli standartlarda hizmet vermesi sağlanmaktadır.

Özel sektörün altyapı yatırımlarına yönelik yıllar içinde artan ilgisinin ekonominin orta ve uzun dönemde büyüme potansiyelini artırma etkisi olduğu görülmektedir. Sürdürülebilir kalkınmayı destekleyecek gelişmiş bir ulaşım ağı, enerji ve iletişim altyapısı, firmaların üretim ve ticaret maliyetlerinin düşürülmesine ve kapasite artışına katkıda bulunmuş, altyapının Telefon No : (0312)525 55 55 Fax : (0312) 525 5831 ve re erk seni aden Ba e em iyileşmesiyle beraber firmalar tedarik zincirlerini genişletme imkânı bulmuştur. Firmaların rekabetçiliklerini destekleyen bu altyapı yatırımları ilgili sektörlerde uzmanlaşmayı gündeme getirmiş ve bağlantılı sektörlerde istihdam imkânı oluşturmuştur. Ayrıca, ekonomi genelinde güvenilir ve modern altyapı, yatırımcıların ülkemize yatırım yapma kararında da önemli bir unsur olarak öne çıkmıştır. Bu bağlamda altyapı yatırımlarının hem sermaye birikimi hem istihdam hem de verimlilik artışı kanalıyla uzun vadede ekonomik büyümeye olumlu katkıda bulunduğu değerlendirilmektedir.

İmalat sanayii, ekonomideki temel üretici sektörlerden biri olarak, GSYH büyümesi üzerinde belirleyici bir konumda bulunmaktadır. İmalat sanayiinin gelişimi incelendiğinde 2002 yılında 40.3 milyar dolar olan imalat sanayii GSYH"nin 2002-2023 döneminde yüzde 433 artarak 2023 yılında 214.8 milyar dolara ulaştığı görülmektedir. Bu dönem içinde imalat sanayiinin GSYH içindeki payında da önemli bir artış yaşandığı dikkati çekmektedir. Nitekim, 2002 yılında cari fiyatlara göre GSYH içinde yüzde 16.9 olan imalat sanayii katma değerinin payı 2023 yılında yüzde 19.4"e yükselmiştir. Dünyada da imalat sanayiinin GSYH içindeki payı yüzde 15 ile yüzde 20 arasında değişmektedir. Bu durum ülkemizde imalat sanayiinin büyüme içindeki önemini koruduğuna işaret etmektedir.

Cevdet YILMAZ
Cumhurbaşkanı Yardımcısı

---

**Kaynak gösterme:** Rahmi Aşkın Türeli (CHP, İzmir). “2003-2023 yılları arasında kamu sabit sermaye yatırımlarına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/12216, 23 Mayıs 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-12216-2003-2023-yillari-arasinda-kamu-sabit-sermaye-yatirimlarina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/aaa165b8-c36c-4ce7-b811-018fa628ac07

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
