# Eskişehir H Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan hasta bir mahkumun tedavisine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/1246
- **Veren:** Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti, Kocaeli)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 14 Haziran 2023
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 491 gün sonra, 17 Ekim 2024)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/faf6aa67-d3a3-4d66-92c1-0188c3e39497
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-1246-eskisehir-h-tipi-kapali-cezaevinde-bulunan-hasta-bir-mahkumun-tedavisine-iliskin

> Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti), 14 Haziran 2023 tarihinde 7/1246 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 491 gün sonra, 17 Ekim 2024).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Sayın Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olara cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

Basında yer alan bilgide: "Engelli ağır hasta tutuklu Devrim Ayık'a Eskişehir H Tipi Kapalı Cezaevi tarafından ilaçları verilmiyor. Annesi cezaevinde ilaçları verilmediği için tedavi göremeyen ve yüzde 76 engelli ağır hasta tutuklu olan oğlu Devrim Ayık'ın serbest bırakılmasını istedi. Hasta tutuklu 32 yaşındaki gazeteci Devrim Ayık, 2015 yılında İzmir'de Özgür Halk Dergisi'ni dağıttığı sırada 13 arkadaşıyla birlikte gözaltına alındı, çıkarıldığı Sulh Ceza Hakimliği'nce tutuklandı. Antalya L Tipi Cezaevi'nde tutulduğu dönemde sağlık koşullarının ağırlaşması nedeniyle 2018'de tahliye edilen Ayık, Ocak 2021'de tekrar tutuklandı. Edirne F Tipi Cezaevi'ne konuldu. Crohn hastalığı nedeniyle iki kez ameliyat geçiren ve bağırsaklarının bir bölümü kesilen Ayık, aynı zamanda 2006 yılında geçirdiği bir kaza nedeniyle sağ gözünü tamamen kaybetmiş ve sol gözünde de 30 derece miyop olup, yüzde 76 engeli durumuyla cezaevinde koşullarında hayatını idame etmeye çalışıyor. Anne oğlunun cezaevi koşullarında kalamayacağını belirterek, söz konusu durumun işkence olduğunu söyledi. 2007 yılında ekonomik sebeplerden dolayı Diyarbakır'dan Antalya'ya göç ettiklerini anlatan Ayık, oğlunun 2015'te Özgür Halk Dergisi'nde çalıştığı için İzmir'de gözaltına alınıp tutuklandığını anımsattı. Cezaevlerinde tüm siyasi tutukluların kaldığı gibi oğlunun da birçok hak ihlaliyle karşı karşıya kaldığını söyleyen anne Ayık, Eskişehir Cezaevi yönetiminin keyfi uygulamaları nedeniyle oğlunun ağır hastalıklarına rağmen bir yıldır hastaneye gidemediğini söyledi. Oğlunun hastaneye götürüldüğü sırada "ağız içi arama" dayatmasıyla karşı karşıya kaldığını belirten Ayık, "Heyet raporları alması gerekiyor ve hastaneye götürüldüğünde ağız içi araması yapıldığı için Devrim bunu kabul etmiyor ve hücre cezaları veriliyor. Geçen hafta konuştuğumuzda son iğnesini vurduğunu, başka iğnesinin kalmamasına rağmen heyet raporu

TBMM Halkla İlişkiler Binası 2. Kat, 4 Nolu Banko Oda: E206 Bakanlıklar/Ankara

• verilmediğini söyledi" diye aktardı. Cezaevlerinde tutukluların yaşamlarının son evresinde tahliye edildiklerini, cezaevlerinde ölüme terk edildiklerini dile getiren Ayık, "Bu devlet bize bir vedayı bile çok görüyor. Devrim'le konuştuğumuzda, her an ameliyata alınması durumu olduğunu söyledi. Hastalığının tedavisi yok ve bunun yanında ilerlemesini engelleyen ilaçları da vermiyorlar. Böyle bir hastanın cezaevinde kalmasının hiçbir gerekçesi olamaz. Bir gün ansızın Devrim'in haberinin de gelmesinden korkuyorum" dedi. Tutukluların sistemli bir şekilde ailelerinden uzak cezaevlerine götürüldüklerini söyleyen Ayık, "Ailelerden kilometrelerce uzağa götürüyorlar, buda büyük bir mağduriyettir. Biz bir yıldan fazladır dilekçe yazmadığımız yer kalmadı ama hiçbir dönüş alamadık. En azından Antalya Cezaevi'ne getirilse, haftada bir yanına gideriz. Ekonomik, psikolojik, bütün boyutlarıyla mağdur ediliyoruz. Haksız ve hukuksuz biçimde cezaevinde bulunan hasta tutuklular için çağrıda bulunuyorum; ellerini vicdanlarına koysunlar ve onlar için bir şeyler yapsınlar artık. Devlet her zaman "ya bendensin ya da yoksun" anlayışıyla yaklaştı. Özellikle son dönemde basın çalışanları üzerinde bu kadar baskının olması, Özgür Basının toplumu aydınlatmasını istemedikleri için. Gerçeklerin su yüzüne çıkmasından korkuyorlar. Yapılan bu zulümden bir an önce vazgeçsinler" çağrısında bulundu." ifadelerinde bulunmuştur.

Bu bağlamda;

1. Devrim Ayık isimli mahpusun hasta bir şekilde Eskişehir H Tipi Kapalı Cezaevi'nde kaldığı iddiası doğru mudur? Devrim Ayık isimli mahpusun sağlık durumu nasıldır?

2. Devrim Ayık isimli mahpusun tedavisi ne şekilde yürütülmektedir?

3. Devrim Ayık isimli mahpusa ilaçlarının verilmediği iddiası doğru mudur? Eğer bu iddia doğruysa Devrim Ayık isimli yurttaşa ilaçlarının verilmemesinin gerekçesi nedir?

4. Devrim Ayık isimli mahpusun tedavisi ile ilgili cezaevi idaresinin yapmış olduğu çalışmalar var mıdır? Varsa bunlar nelerdir?

5. Devrim Ayık isimli mahpusun tedavi olamadığı iddiası doğru mudur?

6. Devrim Ayık isimli mahpusun cezaevinde hayatını kaybetmesi halinde bunun sorumlusu ya da sorumluları kim ya da kimler olacaktır?

7. Devrim Ayık isimli mahpusun infaz tehir işlemleri başlatılmış mıdır?

8. Son 5 yıldır cezaevlerinde hayatını kaybeden yurttaş sayısı kaçtır?

## Bakanlığın cevabı

1246033 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/1246 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

Di eylal

İMAN

Ari ADALET BAKANLIĞI mn

Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-304-3926/5670 5 Konu : Yazılı soru önergesi AÜp024

Sayın Ömer Faruk GERGERLİOĞLU Kocaeli Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/1246 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Ceza ve infaz mevzuatımızda "siyasi tutuklu" kavramı bulunmamaktadır. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 2. maddesinde terör suçlusu, 3. maddesinde ise terör suçları tanımlanmıştır. Ayrıca 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun, hükümlülerin gruplandırılmasını düzenleyen 24. maddesi ile hükümlünün barındırılması ve yatırılmasını düzenleyen 63. maddesinde "terör suçluları"ndan söz edilmektedir. Buna göre ceza infaz kurumlarında, terör suçlarından hükümlü terör suçluları ile terör suçlarından tutuklu veya hükümözlü kişiler barındırılmaktadır.

• A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir. i

B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.

©) Hükümlü ve tutukluların; ayakta ve yatarak tedavilerinde muayene, tetkik, tahlil, kontrol, ilaç, diş protezi ve tıbbi malzemeleri Sağlık Bakanlığı, hastane tarafından temini mümkün bulunmayan tıbbi malzemeler (ortez, protez, gözlük, işitme cihazı, şeker ölçüm çubuğu vb.) ile ilaç bedelleri ise Adalet Bakanlığı tarafından karşılanmaktadır.

HI- 5275 sayılı Kanunun;

A) "Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi" kenar başlıklı 16. maddesinin ikinci fıkrasında, akıl hastalığı dışındaki hastalıklarda cezanın infazına, resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde devam olunacağı, ancak bu durumda bile hapis cezasının infazının, mahkumun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa

ADALET BAKANLIĞI TR cn RU Mevzuat Genel Müdürlüğü iyileşinceye kadar geri bırakılacağı; üçüncü fıkrasında, belirtilen geri bırakma kararının, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığınca verileceği; altıncı fıkrasında ise maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkumun cezasının infazının, üçüncü fıkrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabileceği,

B) "Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı" kenar başlıklı 105/A maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlülerin, bu durumlarını, Adli Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirmeleri ve diğer şartları da taşımaları hâlinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezanın infazı usulünden yararlanabileceği,

C) 14/04/2020 tarihli ve 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla, 5275 sayılı Kanuna eklenen geçici 6. maddenin ikinci fıkrası uyarınca, 30/03/2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar hariç olmak üzere; sıfır-altı yaş grubu çocuğu bulunan kadın hükümlüler ile yetmiş yaşını bitirmiş hükümlüler hakkında 105/A maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "iki yıl"lık sürenin, "dört yıl" olarak uygulanacağı; maruz kaldığı ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyen altmışbeş yaşını bitirmiş hükümlülerin koşullu salıverilmeleri için ceza infaz kurumlarında geçirmeleri gereken sürelerin, azami süre sınırına bakılmaksızın 105/A maddesinde düzenlenen denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilebileceği; ağır hastalık, engellilik veya kocama hâlinin, Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca veya Adli Tıp Kurumunca düzenlenen bir raporla belgelendirileceği,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

Söz konusu geçici 6. madde hükmü, 15/04/2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup, ilgili makam ve mercilerce bu madde hükmü uyarınca işlem yapılmaktadır.

IV- Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 24/07/2024 tarihli cevapta;

A) Soru önergesinde adı geçen hükümlünün Eskişehir H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırıldığı, 13/04/2021 tarihinde Kuruma ilk kabul muayenesinde crohn hastası oluğunu beyan ettiği, şikâyetleriyle ilgili 106 kez Kurum Aile Hekimliğinde ve 5 kez Kurum Diş Hekimliğinde muayene edildiği, 45 kez de diğer sağlık kuruluşlarına sevkinin sağlanarak muayene, tetkik ve tedavisinin yapıldığı, reçete edilen ilaçların kendisine teslim edildiği, sağlık durumunun titizlikle takip edildiği,

B) Adı geçen hakkında re'sen başlatılan infaz erteleme işlemleri kapsamında, faj

AĞA WEE 1) T.C. CU

7 ADALET BAKANLIĞI amana ara

Mevzuat Genel Müdürlüğü

Eskişehir Şehir Hastanesi Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen 21/06/2021 tarihli sağlık kurulu raporunda, hükümlünün hayatını ceza infaz kurumu koşullarında idame ettirebileceğinin belirtildiği,

Ayrıca hükümlü hakkında 13/12/2022 tarihinde infaz erteleme işlemlerinin yeniden başlatıldığı, ancak 15/12/2022, 16/12/2022, 02/01/2023, 16/02/2023, 23/02/2023, 23/03/2023, 28/04/2023 ve 11/05/2023 tarihlerinde adı geçenin kendi isteğiyle hastaneye gitmek istemediğine dair verdiği dilekçelere istinaden infaz erteleme işlemlerinin tamamlanamadığı,

©) Kurumda barındırılan tüm tutuklu ve hükümlülerin sağlık hizmetlerinden mevzuat hükümleri doğrultusunda yararlandırıldığı,

Ç) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti, Kocaeli). “Eskişehir H Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan hasta bir mahkumun tedavisine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/1246, 14 Haziran 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-1246-eskisehir-h-tipi-kapali-cezaevinde-bulunan-hasta-bir-mahkumun-tedavisine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/faf6aa67-d3a3-4d66-92c1-0188c3e39497

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
