# Bir mahkumun kötü muameleye maruz kaldığı iddiasına ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/12531
- **Veren:** Halide Türkoğlu (DEM Parti, Diyarbakır)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 27 Mayıs 2024
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 72 gün sonra, 7 Ağustos 2024)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/eb5a5834-1fa2-4e97-9f42-018fbe56dcd7
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-12531-bir-mahkumun-kotu-muameleye-maruz-kaldigi-iddiasina-iliskin

> Halide Türkoğlu (DEM Parti), 27 Mayıs 2024 tarihinde 7/12531 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 72 gün sonra, 7 Ağustos 2024).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98'inci TBMM İçtüzüğünün 96*ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılması konusunda gereğini arz ederim.

Halide Türkoğlu Diyarbakır Milletvekili

DEM Parti Kadın Meclisi ve Gençlik Meclisi Üyesi Senem Eriş 18 Mayıs günü İstanbul'da Süreyya Operası'nın önünde yapılan anma etkinliğinde gözaltına alınmıştır. "Polise mukavemet" ve "2911 Sayılı Kanuna Muhalefet" iddiasıyla çıkarıldığı mahkemede tutuklanan Senem Eriş gözaltına alındığı andan itibaren işkence ve kötü muameleye maruz kalmıştır. Emniyet, adliye ve Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi'ne götürüldüğü ana kadar ters kelepçe takılan Senem Eriş yaşadığı işkenceyi avukatları aracılığıyla aktarmıştır. Eriş yaptığı aktarımda; iki defa çıplak arama işkencesine maruz kaldığını, çıplak aramayı reddettiğinde "erkek polis" çağırmakla tehdit edildiğini belirtmiştir.

Yine defalarca kez itiraz etmesine rağmen aralarında cezaevi müdürünün de olduğu 15 gardiyan tarafından yerde sürüklenerek zorla adli koğuşa götürüldüğünü belirtmiştir. Senem Eriş adli koğuşta can güvenliğinin olmadığı gerekçesiyle "tekli hücreye" geçme talebi olmasına rağmen bu talep yerine getirilmemiştir. Gardiyanların kapıya gelerek kendisine "Müslüman mısın?" şeklinde sorular sorduğu da verdiği bilgiler arasındadır.

Bu kapsamda;

1. Senem Eriş'e yapılan işkenceden haberdar mısınız?

2. Senem Eriş'e neden çıplak arama dayatılmıştır? İnsanlık onuruna aykırı olan çıplak aramanın cezaevlerinde uygulanmasına dair özel bir karar var mıdır?

3. Çıplak aramayı reddetmesi üzerine Senem'i "erkek polis" çağırmakla tehdit eden görevliler hakkında soruşturma başlatılacak mıdır?

4. Defalarca itiraz etmesine rağmen Senem Eriş'i zorla adli koğuşa götürmenin gerekçesi nedir? Senem Eriş'i yerde sürükleyerek işkence eden 15 gardiyan hakkında yasal ve idari soruşturma başlatılacak mıdır? Bu suçu işleyenler cezalandırılacak mıdır?

Senem Eriş*e "Müslüman mısın?" diye sorular yönelten gardiyanlar kimlerdir? Bu gücü nerden almaktadır?

Çıplak arama uygulamasına son verilmesi yönünde bir düzenleme yapılması gündeminizde olacak mıdır?

Senem Eriş'in adli koğuştan çıkarılması için Bakanlığınızın bir girişimi olacak mıdır?

Eylem, etkinlik hakkını kullandıkları için hukuksuzca tutuklanan kadınların adli koğuşlarda tutulması özel bir uygulama mıdır?

## Bakanlığın cevabı

1440481 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Diyarbakır Milletvekili Halide Türkoğlu tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/12531 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99, maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden WEWOXCO - ÇObnNAXM - ©DiZRYN - WTA6DÖ ile erişebilirsin

ADALET BAKANLIĞI Toma Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-651-3288/4753 , Konu : Yazılı soru önergesi Gi 024

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/12531 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT), 27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.

Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.

Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.

U- Arama, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun "Arama" kenar başlıklı 36. ve 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile

ADALET BAKANLIĞI roman Mevzuat Genel Müdürlüğü yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin, "Arama, güvenlik tatbikatı ve sayım" kenar başlıklı 34. maddesinde düzenlenmiştir.

Arama hükümlerini düzenleyen ceza infaz mevzuatımız, Ülkemizin taraf olduğu sözleşmeler ve uluslararası düzenlemeler dikkate alınmak suretiyle hazırlanarak yürürlüğe konulmuştur. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 sayılı Tavsiye Kararının "Arama ve Kontroller" başlığını taşıyan 54. maddesinde, görevlilerin arama yaparken uyacakları detaylı prosedürlerin olması, arama yapılacak hallerin ve arama şekillerinin ulusal mevzuatta düzenlenmesi, aranan kişilerin küçük düşürülmemesi, aramanın hemcins olan görevliler tarafından yapılması gibi hususlara yer verilmiştir. Yönetmeliğin 34. maddesinde yer alan düzenleme de söz konusu Tavsiye Kararındaki hükümler ile paralellik arz etmektedir.

Aramanın amacı, kurumda bulundurulması yasak olan eşya ve kanunla yasaklanan uyuşturucu maddelerin yanı sıra telefon ve sim kartı gibi haberleşme araçları ile bıçak ve jilet gibi kesici ve bereleyici aletlerin kuruma girişinin önüne geçmektir. Ayrıca, terör örgütlerinin ceza infaz kurumundaki hükümlü ve tutuklularla bağlantılarını kesmek için örgütsel iletişim niteliğinde değerlendirilebilecek haberleşme evrak ve belgelerinin kuruma girişinin engellenmesi hedeflenmektedir.

Bu çerçevede insan onuru ve haysiyetine saygı ile utanma duygusunun ihlal edilmemesi esasları doğrultusunda yapılan aramalar, kurumların güvenliğinin sağlanabilmesi için tedbir amaçlı gerçekleştirilmekte olup, herhangi bir keyfi uygulama söz konusu değildir.

II- 5275 sayılı Kanunun;

A) "Hükümlülerin gözlem ve sınıflandırılması" kenar başlıklı 23. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, hükümlülerin kişisel özellikleri, bedensel, akli ve sağlık durumları, suç işlemeden önceki yaşamları, sosyal çevre ve ilişkileri, sanat ve meslek faaliyetleri, ahlâki eğilimleri, suça bakış açıları, hükümlülük süreleri ve suç türleri belirlenerek, durumlarına uygun infaz kurumlarına ayrılmaları ve bunlara göre saptanacak infaz ve iyileştirme rejiminin, gözlem, inceleme ve değerlendirme yöntemiyle çalışan gözlem ve sınıflandırma merkezlerinde veya kapalı ceza infaz kurumlarının bu hizmete ayrılan bölümlerinde yapılacağı; hükümlülerin, işledikleri suç tiplerine, gösterdikleri eğilimlere, tutum ve davranışları nedeniyle sıkı gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekip gerekmediğine göre yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya normal güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya açık ceza infaz kurumlarına gönderilecekleri,

B) "Hükümlülerin gruplandırılması" kenar başlıklı 24. maddesinin birinci fıkrasında hükümlülerin, ilk defa suç işleyenler, mükerrirler, itiyadi suçlular veya suç işlemeyi meslek edinenler; akli ve bedensel durumları nedeniyle veya yaşları itibarıyla özel bir infaz rejimine tâbi tutulması gerekenler; tehlike hâli taşıyanlar; terör suçluları ile suç örgütlerine veya çıkar amaçlı suç örgütlerine mensup olan suçlular şeklinde gruplara ayrılacağı; ikinci fıkrasında hükümlülerin ayrıca yaşları, hükümlülük süreleri ve suç türleri itibarıyla da gruplandırılacağı,

©) "Hükümlünün barındırılması ve yatırılması" kenar başlıklı 63. maddesinin üçüncü fıkrasında, kadınların erkeklerle, hükümlülerin tutuklularla, çocukların yetişkinlerle, örgüt veya çıkar amaçlı örgüt suçluları ile terör suçlularının Kanunda sayılan hâller dışında bir araya gelmelerine ve bağlantı kurmalarına izin verilmeyeceği,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

ADALET BAKANLIĞI TM cnn ze Mevzuat Genel Müdürlüğü

Bu kapsamda hükümlü ve tutukluların gözlem, sınıflandırma, gruplandırma ve odalara yerleştirme işlemleri, anılan mevzuat hükümleri doğrultusunda Ceza İnfaz Kurumları İdare ve Gözlem Kurulu kararlarıyla gerçekleştirilmekte olup, bu kararlara karşı yargı yolu açıktır.

IV- Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 27/06/2024 tarihli cevapta;

A) Soru önergesinde adı geçen tutuklunun Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmaktayken İstanbul Anadolu Asliye Ceza Mahkemesinin 28/05/2024 tarihli kararıyla tahliye edildiği,

B) Adı geçenin Kurumda bulunduğu sırada geçici olarak barındırıldığı gözlem odasından Kurum İdare ve Gözlem Kurulunun kararıyla başka bir koğuşa yerleştirilmesi sırasında belirlenen koğuşa yerleşmek istemediğini beyan ederek pasif direniş gösterdiği, bunun üzerine görevli personel tarafından orantılı güç kullanılarak oda değişikliğinin gerçekleştirildiği, müdahale ile ilgili olarak tutanak düzenlendiği, alınan sağlık raporunda herhangi bir darp cebir izine rastlanılmadığının belirtildiği ve Kurumda görevli personel hakkında herhangi bir idari soruşturma başlatılmadığı,

C) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, Ç) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden M82Çuru - TrUdmg5 - *oSctio - ÇeiFPW- ile erişebilirsin

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Halide Türkoğlu (DEM Parti, Diyarbakır). “Bir mahkumun kötü muameleye maruz kaldığı iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/12531, 27 Mayıs 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-12531-bir-mahkumun-kotu-muameleye-maruz-kaldigi-iddiasina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/eb5a5834-1fa2-4e97-9f42-018fbe56dcd7

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
