# Iğdır S Tipi Kapalı Cezaevinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/12537
- **Veren:** Yılmaz Hun (DEM Parti, Iğdır)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 27 Mayıs 2024
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 80 gün sonra, 15 Ağustos 2024)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/396bfbf6-f55d-4ce9-8039-018fbe0cc884
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-12537-igdir-s-tipi-kapali-cezaevinde-yasandigi-iddia-edilen-hak-ihlallerine-iliskin

> Yılmaz Hun (DEM Parti), 27 Mayıs 2024 tarihinde 7/12537 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 80 gün sonra, 15 Ağustos 2024).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü'nün yayınladığı Ceza İnfaz Kurumu Yönetimi Kİ Kitabı'nda, "Hapis cezası sadece özgürlükten yoksun bırakmayı içerir, hapsetme koşulları asla ek bir cezalandırma olarak kullanılmamalıdır", "Özgürlüklerinden mahrum edilen bütün insanlara, her zaman, insanlık onuruna uygun bir şekilde ve insan olmalarından kaynaklanan onura saygı gösterilerek davranılmalıdır," sözleri geçer. Ancak Türkiye, uymakla yükümlü olduğu sözleşmeler ve kendi iç hukukunda garanti altına alınan haklar bağlamında ihlalleri ortadan kaldırmak yerine çeşitlendirerek artmasına neden olmaktadır. Cezaevlerinde yaşam hakkı başta olmak üzere mahpuslara yönelik hak ihlalleri her gün artarak devam etmektedir.

Bunlardan bir tanesi de İşkence haberleriyle sık sık gündeme gelen Iğdır S Tipi Kapalı Cezaevi'dir. 20 Şubat 2022 yılında Sezer Alan, 20 Mart 2022'de Sinan Kaya ve 25 Mayıs 2024 Ercan Çakar şüpheli şekilde hayatını kaybetmiş, cezaevi yönetimi ise olayın üzerini "intihar" diyerek kapatmaya çalışmıştır.

2022 Şubat ve Mart ayında Iğdır S Tipi Kapalı Cezaevinde intihar olayları gerçekleşmeden mahpusların ailerine ya da avukatlarıyla görüştüklerinde, gardiyanlar tarafından işkenceye maruz kaldıklarını, işkence sırasında yakalarındaki kamera ve ses sitemini kapattıklarını ifade ettmişlerdi.

Iğdır S tipi cezaevi yetkilileri, 25 Mayıs'ta Çakar ailesini arayarak, "Oğlunuz intihar etti? dedi. Baba Ahmet Çakar, "intihar? haberinden 5 gün önce 20 Mayıs'ta oğlunu görmeye gittiğinde gayet sağlam ve sağlıklı olduğunu ve intihar edecek birisi olmadığını söyledi. Çakar, görüşmede oğlunun kendisine, "Bunlar, (gardiyanlar) beni öldürecek, başıma bir şey getirecek. Burada bana işkence yapılıyor. Kolumu kırdılar. Eğer bana bir şey olursa cezaevi müdürü başta olmak Oüzere burada bulunan gardiyanlar (osorumludur" oOdediğini o paylaştı. Vücudunda işkence izleri görüldüğü, 25 Mayıs günü cenazeyi teslim almaya gittiklerinde oğlunun cansız bedeninde işkence izlerinin olduğunu paylaşan baba Çakar, "Vücudun sağ bölümünde el izi, sırtında boydan boya kırmızılık, boynunda ise kırmızı rengi gittikçe siyahlaşıyordu. Bunların tümü işkenceye bağlı oluşan belirtilerdir" şeklinde aktarımda bulunmuştur.

Bu bağlamda;

1. 25 Mayıs 2024 tarihinde Iğdır S Tipi Kapalı Cezaevi yetkilerinin deyimiyle meydana gelen intihar olayı ile ilgili olarak başlatılan soruşturmanın kapsamı ve mevcut durumu nedir?

2. İntihar eden mahpusun daha önce cezaevi yönetimine veya ilgili makamlara yaptığı şikayetler var mıdır? Varsa, bu şikayetler doğrultusunda ne gibi önlemler alınmıştır?

3. Iğdır S Tipi Kapalı Cezaevi'nde son üç yıl içinde kaç intihar vakası gerçekleşmiştir? Bu vakaların her biriyle ilgili olarak hangi adli ve idari işlemler yürütülmüştür?

4. Cezaevi personelinin mahpuslara kötü muamelede bulunduğu işkence ettiğine dair iddialarla ilgili olarak hangi tedbirler alınmıştır? Bu iddialarla ilgili yürütülen soruşturmalar sonucunda herhangi bir ceza veya yaptırım uygulanmış mıdır?

5. Cezaevinde mahpusların yaşadığı fiziksel ve psikolojik şiddet vakalarıyla ilgili olarak bağımsız denetim mekanizmaları oluşturulmuş mudur? Oluşturulmuşsa bu mekanizmalar ne kadar etkilidir ve hangi sıklıkla denetim yapılmaktadır?

6. Iğdır S Tipi Kapalı Cezaevi'nde intihar vakalarının yüksek olmasının sebepleri nelerdir? Bu sebeplerin ortadan kaldırılması için ne gibi yapısal ve yönetimsel değişiklikler planlanmaktadır?

7. Cezaevindeki kameraların belirli zamanlarda kapatıldığı ve bu süre zarfında mahpuslara şiddet uygulandığı iddiaları doğru mudur? Bu iddiaların araştırılması için hangi somut adımlar atılmıştır ve sonuçları nelerdir?

8. Iğdır S Tipi Kapalı Cezaevi'nde mahpusların dilekçe ve şikayetlerinin göz ardı edildiği iddialarıyla ilgili olarak Bakanlığınızın bilgisi var mıdır? Bu şikayetlerin etkin bir şekilde değerlendirilmesi için hangi mekanizmalar devreye sokulmuştur?

9. Cezaevinde yaşanan ölüm vakalarıyla ilgili olarak uluslararası standartlara uygun bağımsız bir soruşturma yürütülmekte midir? Bu soruşturmaların sonuçları nelerdir ve kamuoyuyla paylaşılmakta mıdır?

10. Iğdır S Tipi Kapalı Cezaevi'nde yaşanan kötü muamele ve intihar vakalarının tekrarlanmaması için Bakanlığınızın çözüm önerileri nedir? Ve bu çözüm önerileri uygulanabilirliği ve denetimi nasıl sağlanacaktır?

11. Iğdır S Tipi Kapalı Cezaevi yetkilerinin deyimiyle 2022 yılında ve en son 25 Mayıstâ gerçekleşen intihar olaylarıyla ilgili olarak, kişilerin işkence gördüklerini ailelerine ve avukatlarına söylemelerine ve aradan iki yıl geçtikten sonra aynı durumunun gerçekleşmesi tesadüf müdür? Bakanlığınızın bu duruma müdahale etmesi için daha kaç kişinin işkence görüp intihar etmesi gerekir?

## Bakanlığın cevabı

1440481 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Iğdır Milletvekili Yılmaz Huri tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/12537 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan. Cevap ilişikte sunulmuştur. /

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

DIR işi 3 . . : El:

Sayı : E-56020453-610-657-3332/4800 Konu : Yazılı soru önergesi 451.04/2024

Sayın Yılmaz HUN Iğdır Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7112537 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri,; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu .

Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT), 27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.

Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.

Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.

• 28/03/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin "Psiko-sosyal yardım servisi" kenar başlıklı 12. maddesinin birinci fıkrasında; psiko-sosyal yardım servisinin, personel ve hükümlülerin ruh ve beden sağlığı ve bütünlüğüne ilişkin koruyucu, geliştirici programları araştıran, uygulayan ve gerektiğinde tedavi sürecine katılarak psikolojik destek ve müdahalede bulunan, ayrıca hükümlülerin bireysel özelliklerini, yaşam koşullarını ve suç işleme nedenlerini belirleyerek bireysel

Mevzuat Genel Müdürlüğü Teala Seyşel gelişmelerine yardımcı olan, kurum yaşamına uyumlarını ve toplumsal yaşamla uyumlaşmalarını sağlayan ve bireyin yeniden suç işlemesini engelleyecek önlemleri alan ve bu amaçla gerektiğinde kurum en üst amirinin bilgisi dahilinde, aileler ve sosyal çevreyle görüşme yapan servis olduğu, psiko-sosyal yardım servisinde, psikolog, sosyal çalışmacı, sosyolog ve çocuk gelişimi uzmanının görev yapacağı; ikinci fıkrasında, bu servisin, iyileştirme programları kapsamında spor alanları, çok amaçlı salon, kütüphane ve iş atölyelerinden yararlanma, meslek edinme kursları gibi faaliyetlere katılabilecek durumdaki hükümlüler ile kurumun iç hizmetlerinde çalıştırılacak hükümlüleri belirleyerek idare ve gözlem kuruluna sunma görevi bulunduğu hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

II- A) Ceza İnfaz Kurumlarına giren her hükümlü ve tutukluya, psikolog ve sosyal çalışmacılar tarafından Bireyselleştirilmiş İyileştirme Sistemi (BİSİS) kapsamında Araştırma Değerlendirme Formu (ARDEF) doldurulmaktadır. ARDEF'ten çıkan sonuçlar doğrultusunda hükümlü ve tutuklular ihtiyaçlarına uygun bireysel müdahale ya da grup çalışmalarına yönlendirilmektedir.

B) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların kuruma kabul edildiği andan (salıverilme o sürecine kadar risk-ibtiyaç-uygunluk modeli odoğrultusunda değerlendirilmesi ve ruh sağlığı hizmetlerinin etkin kanıta dayalı standart uygulamaları içermesine ilişkin olarak Bakanlığımız Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından, Yapılandırılmış Ruhsal Değerlendirme ve Müdahale Programı (YARDM) geliştirilmiştir. YARDM programı kapsamında geliştirilen Ruhsal Sorunlara Bireysel Müdahale Uygulama Rehberi ile ilgili ceza infaz kurumlarında görevli uzmanlara yönelik eğitimler düzenlenmiş ve ceza infaz kurumlarında en sık karşılaşılan ruhsal ve davranışsal sorunlara yönelik bireysel müdahale programı ile ilgili bilgiler aktarılmıştır.

Uygulama Rehberinde yer alan "İntihar ve kendine zarar verme davranışına yönelik bireysel müdahale" kapsamında, bu davranışların belirtileri, bu düşünce ve davranışa sahip kişilerle ilgili dikkat edilmesi gereken noktalar ile bu kişilerin sevk ve izlemi, psiko-sosyal servisin yapacağı kısa ve ileri müdahale konularında müdahale basamakları açıklanmış, tüm ceza infaz kurumu müdürlerine bu konularda eğitim verilmiştir.

C) Değerlendirme Profil Araçları ve Rehabilitasyon Programları (DEPAR) kapsamında "Yüksek Etkili Suçları İşlemiş Hükümlülere Yönelik İntiharın Önlenmesi Müdahale Programı" geliştirilmiştir. Bu program ile, intihar riski olduğu tespit edilen uzun süreli hapis cezası alan hükümlülerin intihar düşünceleri ve girişimlerine müdahale edebilmek ile onları yeniden hayata bağlamak amaçlanmıştır.

Ç) Tüm ülkelerde, ceza infaz kurumlarında intihar ve kendine zarar verme davranışı toplumdaki normal popülasyona göre daha sık yaşanmaktadır. Tekrarlayıcı bir davranış olan kendine zarar verme, kişinin vücudunun belirli bölümlerine zarar vermesi olarak karakterize edilmekte, birçok ruhsal bozuklukla birlikte görülebilmektedir. Bu nedenle, anlık iyileşmeler olsa bile ceza infaz kurumlarında uzun süre izlem yapılmakta ve uzun vadeli önlemler alınmaktadır. Ayrıca intihar ve kendine zarar verme davranışı, ceza infaz kurumu personeli için de travmatik bir etki oluşturmakta, bu konuda personelin desteklenmesi yönünde çalışmalar yürütülmektedir.

Anılan programlar, psiko-sosyal yardım servisi tarafından yürütülen destek çalışmaları ve kurumsal yaklaşım kapsamında kendine zarar verme ve intihar riski bulunan hükümlü ve tutuklular ile ilgili tüm kurum müdürlerine verilen eğitimlere ve alınan tedbirlere rağmen kişinin tekrar tekrar intihar ve kendine zarar verme davranışı sergilemesi durumunda kurumca gerekli adli ve idari süreçler başlatılmaktadır.

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden U4OXUAG - n4yxlIuM - 9671IN6 - L1Ihl12S- ileerişebilirsin

T.C. , G5

Mevzuat Genel Müdürlüğü TİE UNİ Mİ YÜZÜNE YI

D) Hükümlü ve tutukluların iyileştirilmesine yönelik kurumlarda psiko-sosyal yardım servisi tarafından; Öfke Kontrolü Programı, Sigara Alkol ve Madde Bağımlılığı Programı, Salıverilme Öncesi Mahkum Gelişimi Programı, Önce Düşün Programı, Özel Gözetim ve Denetim Programı, İntihar ve Kendine Zarar Verme Davranışı Risk Yönetimine Yönelik Personelde Farkındalık Programı yürütülmektedir.

İntihar ve Kendine Zarar Verme Davranışı Risk Yönetimine Yönelik Personelde Farkındalık Programı kapsamında kurum müdürleri başkanlığında psikolog, sosyal çalışmacı, öğretmen, sağlık memuru, infaz koruma baş memuru ve ilgili infaz koruma memurunun yer aldığı vaka değerlendirme toplantıları aracılığıyla hükümlü ve tutukluların risk değerlendirme formları incelenerek risk taşıyan kişilere yönelik bakım ve gözetim planları yapılmakta, gözlem çalışmaları yürütülmektedir. Ek olarak intihar ve intihar girişimi vakaları yüksek görülen kurumların personeline yönelik, Bakanlığımız Ceza ve Tevkifevleri Genel.

Müdürlüğü İyileştirme ve Topluma Kazandırma Daire Başkanlığında görev yapan psikolog ve sosyal çalışmacılar tarafından "İntiharın Önlenmesi Eğitim Programı" uzaktan eğitim yoluyla düzenlenmektedir.

.IV- İşlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri. ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma başlatılması, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve sorumluluk yargı mercilerine aittir. Bununla birlikte açılan davalara ilişkin yapılan yargılamalar, Anayasanın 9. ve 138, maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız, ve tarafsız mahkemelerce sürdürülüp sonuçlandırılmaktadır.

V- Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 26/06/2024 tarihli cevapta;

"A) Soru önergesinde adı geçen hükümlünün Iğdır S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmaktayken 25/05/2024 tarihinde kaldığı odanın acil çağrı butonunun çaldığı, bunun üzerine görevli personel tarafından yapılan kontrolde adı geçenin odada asılı vaziyette bulunduğu ve derhal 112 Acil Servisine haber verildiği, hükümlüye ilk müdahalenin yapılmasının ardından adı geçenin Iğdır Nevruz Erez Devlet Hastanesine sevk edildiği, ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybettiği, olayla ilgili başlatılan adli ve idari soruşturmanın devam ettiği,

B) Kurumda barındırılmakta olan hükümlü ve tutukluların dilekçelerinin sabah sayımı ile birlikte teslim alınarak, aynı gün içinde ilgili makamlara gönderildiği ve gönderildiğine dair UYAP çıkış numarasının da isteyenlere verildiği,

C) Kurumda, hükümlülere ve tutuklulara kötü muamele ve ayrımcılık yapılmasının söz konusu olmadığı, tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, keyfi uygulamaların söz konusu olmadığı,

Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap.gov.ir adresinden U4GXUAG - n4yxluM - 96711IN6 - L1hl25- ile erişebilirsin

Mevzuat Genel Müdürlüğü To

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Yılmaz Hun (DEM Parti, Iğdır). “Iğdır S Tipi Kapalı Cezaevinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/12537, 27 Mayıs 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-12537-igdir-s-tipi-kapali-cezaevinde-yasandigi-iddia-edilen-hak-ihlallerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/396bfbf6-f55d-4ce9-8039-018fbe0cc884

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
