# 1980'den bu yana kaybolan kişilerle ilgili çeşitli verilere ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/12572
- **Veren:** Mahmut Dindar (DEM Parti, Van)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 28 Mayıs 2024
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 62 gün sonra, 29 Temmuz 2024)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/9ce69c70-8455-4030-bdf7-018fc4929cab
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-12572-1980-den-bu-yana-kaybolan-kisilerle-ilgili-cesitli-verilere-iliskin

> Mahmut Dindar (DEM Parti), 28 Mayıs 2024 tarihinde 7/12572 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 62 gün sonra, 29 Temmuz 2024).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasanın 98" inci ve TBMM İçtüzüğünün 96" ncı ve 99" uncu maddeleri gereğince yazılı olarak

Mahmut DİNDAR Van Milletvekili cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

Bölgemizde ve dünya genelinde devam eden çatışma ve savaşların kayıp kişi sayısını her geçen dönem arttırdığı bilinmektedir. Türkiye'de de yakınlarını değişik şekillerde kaybeden on binlerce yurttaş bulunmaktadır. Kaçırıldıktan veya göz altına alındıktan sonra bir daha haber alınamayan kişilerin sayısı bile binlerle ifade edilmektedir.

TBMM'nin 19. Dönemde (12.10.1995'te) hazırladığı "Faili Meçhul Cinayetler Araştırma Komisyonu Raporu'nda" ifade edildiği gibi OHAL dönemlerinde "hukuk hakimiyetinin tüm kurumlarda tesis edilmemesi" "bu dönemleri bir tür bataklığa dönüştürmektedir." Yüzlerce kişinin faili meçhul cinayetlerle öldürüldüğü, TBMM çalışmaları ile ortaya konmuş ve ancak bu kapsamda kurum ve bakanlık verileri arasında tutarsızlıklar olduğu görülmüştür. Faili meçhullere ilişkin resmi bir veri olmasa da kamuoyuna yansıyan bazı toplu ölüm vakalarında sorumluların yakalanıp yargılanmaması bu konuda on binlerle ifade edilen veri değerlendirmelerine yol açmaktadır. 2010 yılından bu yana yaşanan Roboski, Suruç, 10 Ekim Ankara, Soma vb. gibi "toplu öldürme" vakalarında veya Servet Turgut'un gibi tekil vakalarda asıl faillerin yargılanmaması faili omeçhul değerlendirmelerine yol açmaktadır. Yine bazı davalarda (Vartinis, Sivas, Musa Anter vb.) cezasızlık politikalarının zaman aşımı ile süreç içerisinde katliam tetikçilerini yaptırımsız bırakması da faili meçhul değerlendirmelerine yol açmaktadır.

TBMM İnsan Hakları Komisyonu'nun 1999 yılında hazırladığı "Zorunlu Göç Raporu'na" göre 3.428 yerleşim yeri, köy boşaltılmış, on binlerce vatandaş yerinden edilmiştir. Ülke içinde yerinden edilmelerle ilgili uluslararası çalışma yürüten "İnternal Displacement Monitoring Centre (Ülke İçinde Yerinde İzleme Merkezi)'nin 2006 yılında hazırladığı rapora göre 1984-1999 yılları arasında çoğunluğunu Kürt yurttaşların oluşturduğu 954.000- 1.200.000 civarında kişi yerinden edilmiştir. TBMM'nin 1999'da hazırladığı rapora göre toplam 20 ilde çeşitli nedenlerle 905 köy, 2.923 mezra boşaltılmıştır. Türkiye'de Kürt meselesi nedeniyle devam eden çatışmalı süreç boyunca; çatışmalar, zorunlu köy boşaltmaları ve zorunlu göç süreçlerinde de "kaybedilen" kişilerin sayısı binlerle ifade edilmektedir. Öte yandan Türkiye genelinde doğal afetler, trafik kazaları, insan/organ ticareti, dolandırma/zorda bırakma gibi nedenlerle insanların kaybedildiği/kaybolduğu bilinmektedir. Son dönemlerde özellikle çocukların kaybolmasına ilişkin haberlerin sık bir şekilde kamuoyuna yansıdığı görülmektedir. "Cumartesi Anneleri'nin" 27 Mayıs 1995'ten günümüze kadar, 1000 haftayı aşkın süren etkinlikleri kapsamında yurttaşlar kayıplarını aramaktadır. Öte yandan 17-31 Mayıs Uluslararası Gözaltında Kayıplara Karşı Mücadele Haftası olarak belirlenmiş olup bu kapsamda kayıp yakınlarının maruz bırakıldığı çaresizliklere dikkat çekilmektedir. Bilindiği üzere ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden çok uzun zamandan beri haber alınamayan kimselerin ölümü hakkında kuvvetli bir olasılık varsa başvuru üzerine mahkeme bu kişilerin gaipliğine hukuki sonuçlar doğuracak şekilde karar verebilmektedir. Ancak PKK'li oldukları gerekçesi ile yaşanan çatışmalarda yaşamını yitiren kişilerin cenazelerinin ailelerine teslim edilmediği, aileleri tarafından resmi olarak talep edilmesine rağmen, cenazelerin birçok ilde "kimsesizler mezarlıklarına" defnedildiği dönem dönem kamuoyuna yansımaktadır.

Bu bağlamda:

I) Türkiye'de her yıl kaç kişi kaybolmaktadır? Bunların ne kadarı çocuk ve kadındır? Tespit edilebilen kaybolma nedenleri nelerdir?

2) Türkiye'de 1980 yılından bu yana hakkında gaiplik kararı verilen kişi sayısı kaçtır? Bu kişilerin yaş, cinsiyet ve doğum yeri dağılımı nedir?

3) Türkiye'de 1980'den bugüne kaybolan kişilerin yaş, cinsiyet ve il dağılımı nedir?

4) Türkiye'de kayıp ilanı verilen kişilerin kayıp olma nedenlerine göre dağılımı nedir?

5) Türkiye'de kayıpların azaltılması amacıyla yürütülen çalışmalar nelerdir?

6) Türkiye'de 1980-2024 tarihleri arasında göz altına alındıktan sonra kaybedilen ve bir daha haber alınamayan kişi sayısı kaçtır?

7) Göz altında kaybedilenlere ilişkin yaptığınız bir soruşturma veya benzeri çalışma mevcut mudur? Bu kapsamda herhangi bir yaptırım uygulanan kamu görevlisi sayısı kaçtır?

8) Türkiye, Birleşmiş Milletler'in (BM) 2006 yılında imzaya açtığı "Herkesin Zorla Kaybetmelere Karşı Korunması Hakkında Uluslararası Sözleşme"yi neden onaylamıyor? Türkiye'nin çekinceleri nelerdir?

9) "Köy boşaltmaları" sürecinde kaybedilen ve bir daha haber alınamayan kişi sayısı kaçtır?

10) Türkiye'de kayıp ilanı verilen kişilerin bulunması amacıyla yürütülen çalışmalar nelerdir?

11) Kayıplarını arayan aile ve kişilere yönelik hukuk dışı saldırıların nedenleri nelerdir?

12)1.000 haftadır yakınlarını arayan "Cumartesi Anneleri'nin" hak ve hakikat arama eylemleri neden engellenmektedir?

13) Yakınlarını kaybeden yurttaşlara sunulan sosyo-ekonomik ve psikolojik destekler nelerdir?

14) Türkiye'de 2015-2024 döneminde "Kimsesizler Mezarlığına" defnedilen kişi sayısı kaçtır? Bu kişileri menşei, cinsiyet ve yaş dağılımı nedir?

15)Son 20 yıl içinde PKK'li oldukları iddiasıyla öldürülen kaç kişi "Kimsesizler Mezarlığında" defnedilmiştir? Talep ettikleri halde bu cenazeler ailelerine neden teslim edilmemektedir? Bu şekilde ailesine teslim edilmeyen cenaze/defin sayısı kaçtır?

16) Türkiye'de son 40 yıl içerisinde tespit edilen toplu mezar sayısı kaçtır? Bu kapsamda tespit edilip yakınlarına naaşı ulaştırılan kayıp sayısı kaçtır?

## Bakanlığın cevabı

1440481 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Van Milletvekili Mahmut Dindar tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/12572 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet) niğs€r

ADALET BAKANLIĞI e Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-692-2956/4325 N Konu : Yazılı soru önergesi 25) ALİM2024

Sayın Mahmut DİNDAR Van Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/12572 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- A) Anayasanın;

I- "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,

2- "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinde, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılmasıyla ilgili soru sorulamayacağı, görüşme yapılamayacağı veya herhangi bir beyanda bulunulamayacağı,

B) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun;

1. "Ölünün kimliğini belirleme ve adli muayene" kenar başlıklı 86. maddesinin ikinci fıkrasında, ölünün adli muayenesinde tıbbi belirtilerin, ölüm zamanı ve ölüm nedenini belirlemek için tüm bulguların saptanacağı,

2. "Otopsi" kenar başlıklı 87. maddesinin birinci fıkrasında, otopsinin, Cumhuriyet savcısının huzurunda biri adli tıp, diğeri patoloji uzmanı veya diğer dallardan birisinin mensubu veya biri pratisyen iki hekim tarafından yapılacağı, müdafi veya vekil tarafından getirilen hekimin de otopside hazır bulunabileceği, zorunluluk bulunduğunda otopsi işleminin bir hekim tarafından da yapılabileceği, bu durumun otopsi raporunda açıkça belirtileceği,

3. "Soruşturmanın gizliliği" kenar başlıklı 157. maddesinde, Kanunun başka türlü hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemlerinin gizli olduğu,

4. "Şüpheli ölümün ihbarı" kenar başlıklı 159. maddesinin birinci fıkrasında, bir ölümün doğal nedenlerden meydana gelmediği kuşkusunu doğuracak bir durumun varlığı veya ölünün kimliğinin belirlenememesi halinde, kolluk görevlisi, köy muhtarı ya da sağlık veya cenaze işleriyle görevli kişilerin, durumu derhâl Cumhuriyet Başsavcılığına bildirmekle yükümlü oldukları,

5. "Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi" kenar başlıklı 160. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden VSRGNEL - gS5XxAgCcC - vxtdo7e - 7kLaog- ile erişebilirsin

ADALET BAKANLIĞI TÜRKİYE UMİT ZİR Mevzuat Genel Müdürlüğü işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı,

6. "Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri" kenar başlıklı 161. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, doğrudan doğruya veya emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığı ile her türlü araştırmayı yapabileceği,

7. "Kamu davasını açma görevi" kenar başlıklı 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında ise, kamu davasını açma görevinin, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği; soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde, Cumhuriyet savcısı tarafından iddianame düzenleneceği,

C) Adli Tıp Kurumu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin "Morg ihtisas dairesi" kenar başlıklı 10. maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendinde; otopsinin sonuçlanması veya hüviyetin tespitinden sonra morg ihtisas dairesiyle ilgisi kalmayan ceset veya beraberindeki materyalin, tahkikatı idare eden hâkim veya Cumhuriyet savcısı veya hüviyet tespiti için gönderilen makam tarafından gömülmesinde sakınca olmadığını bildiren yazılı belge üzerine ailesine veya yakınlarına veya kimsesiz ise onbeş gün içinde belediyeye veya mülki idare amirliğine teslim edileceği; kimliği tespit edilmiş olmasına rağmen ailesi veya yakınları tarafından beş gün içinde teslim alınmayan cesetlerin de belediyeye veya mülki idare amirliğine gömülmek üzere teslim edileceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Sözü edilen bu düzenlemeler çerçevesinde, şüpheli ölümler üzerine başlatılacak soruşturmalarda, ölü muayenesi ve otopsi de dâhil olmak üzere, tüm adli işlemlerde yetki ve sorumluluk, Cumhuriyet savcılarına ait olup, Bakanlığımız veya başka herhangi bir makam, organ veya merci tarafından Cumhuriyet savcılarına müdahalede bulunulması söz konusu değildir.

• 10/07/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin "Görev" kenar başlıklı 38. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde, adli sicilin tutulmasıyla ilgili hizmetleri yürütmek Bakanlığımız görevleri arasında sayılmaktadır. Müstakil bir düzenlemeye konu ve suçun unsuru olmadığı sürece, mağdurun yaşı, cinsiyeti ve doğum yeri esas alınarak bilgi derlemesi yapılmadığından Bakanlığımızda soru önergesine konu edilen hususlarda ayrıntılı istatistiki veri bulunmamaktadır.

NI- Bakanlığımızda soru önergesinde bahsi geçen sair hususlarda bilgi ve belge bulunmadığı anlaşılmıştır.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden VSRGNEL - gSXAOCC - vxtdo7e - 7kLaog- ile erişebilirsin

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Mahmut Dindar (DEM Parti, Van). “1980'den bu yana kaybolan kişilerle ilgili çeşitli verilere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/12572, 28 Mayıs 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-12572-1980-den-bu-yana-kaybolan-kisilerle-ilgili-cesitli-verilere-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/9ce69c70-8455-4030-bdf7-018fc4929cab

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
