# Canlı hayvan ve et ithalatına ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/12648
- **Veren:** Nejla Demir (DEM Parti, Ağrı)
- **Muhatap:** Tarım ve Orman Bakanlığı (İbrahim Yumaklı)
- **Veriliş tarihi:** 24 Mayıs 2024
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 137 gün sonra, 8 Ekim 2024)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/e42715d4-770e-4db8-80cd-018fb9ac1536
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-12648-canli-hayvan-ve-et-ithalatina-iliskin

> Nejla Demir (DEM Parti), 24 Mayıs 2024 tarihinde 7/12648 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Tarım ve Orman Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 137 gün sonra, 8 Ekim 2024).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Nejla Demir

Tarım ve Orman Bakanlığı, 2024 yılında 600 bin baş besilik sığır ithalatı yapmayı planlıyor. Bu ithalat, Et ve Süt Kurumu tarafından organize edilecek. Et ve Balık Kurumu (2013 yılında Et ve Süt Kurumu olarak yeniden adlandırıldı) son yıllarda adeta bir ithalat ofisi gibi çalışıyor. 2010 yılından beri kesintisiz devam eden ithalat politikaları, canlı hayvan, karkas et, yem hammaddeleri ve veterinerlik malzemeleri gibi birçok kalemde devam ediyor.

Hayvancılıkta ithalat, 2007-2008 yıllarında yaşanan büyük kuraklıkla başladı. Kuraklık, yem hammaddelerinin (arpa, buğday, mısır) fiyatlarını yüzde 100 artırırken, çiftçilerin ürettiği çiğ sütün fiyatı yarı yarıya düştü. Yem maliyetlerindeki artışa rağmen çiğ süt fiyatlarının düşmesi, birçok üreticiyi süt ineklerini kesmek zorunda bıraktı. Tarım Bakanlığı bu dönemde milyondan fazla süt ineğinin kesildiğini açıklamıştı. Bu kritik dönemde üreticilere yeterli destek sağlanmaması, hayvancılık sektöründe kalıcı yaralar açtı.

2008 yılında hayvancılık destekleme politikası kökten değiştirildi. Daha önce bitkisel üretimde uygulanan ve başarısız olan doğrudan gelir desteğinin bir benzeri "hayvan başına destek" ödemesi ile hayvancılıkta başlatıldı. Destekler büyük oranda azaltıldı ve sektör desteksiz bırakıldı. Bu durum, kırmızı et fiyatlarının uzun süre sabit kalmasına neden oldu; çünkü et arzı fazla oldu. Ancak, süt ineklerinin kesilmesi doğurganlık oranını azalttı ve hayvan varlığı düşmeye başladı.

2009 yılı sonunda yapılan hayvan sayımında yeterli hayvan olduğu belirtilmesine rağmen, 2010 yılı itibariyle ithalat kararı alındı. İlk etapta Estonya, Letonya, Litvanya ve Macaristan'dan canlı hayvan ithalatı planlandı, ancak ihaleler kısa sürede iptal edildi. Ürdün merkezli Hijazi Grup, Et ve Balık Kurumu'nun o dönemde peş peşe yaptığı ihalelerin çoğunu kazandı. 2010 yılında sıfır gümrükle 100 bin tonluk canlı hayvan ithalatı için yetki verildi ve özel sektöre de ithalat kapıları açıldı. Başlangıçta fiyatlar düşse de üretim büyük darbe yedi ve ithalat sürdürüldü.

Hayvan ve et ithalatı yapılırken, Ziraat Bankası aracılığıyla sıfır faizli hayvancılık kredileri verilmeye başlandı. Bu krediler, hayvancılıkla ilgisi olmayan birçok kişi ve şirketin sektöre girmesine yol açtı. Kredilerin büyük bir kısmı ithalata ve inşaata harcandı. 2011 yılında ilk kez Kurban Bayramı için kurbanlık ithal edildi, 2012 yılında ise saman ithal edildi. Bu dönemde çok sayıda işletme kuruldu, ancak birçoğu daha sonra kapandı. Böylece ülkenin kaynakları iktidarın yanlış politik tercihleri nedeniyle heba edildi.

2016 yılında açıklanan "Milli Tarım Projesi" ile ithalatı önleyecek ve yerli üretimi artıracak projeler planlandı. Ancak, ithalat bu dönemde de devam etti. 2018 yılında ithalat rekoru kırıldı ve İ milyon 460 bin büyükbaş, 426 bin küçükbaş hayvan ithal edildi. Bu ithalat için | milyar 754 milyon dolar harcandı.

AKP iktidarı, 2010 yılından bu yana kesintisiz olarak canlı hayvan ve kırmızı et ithalatını sürdürüyor. Bu süreçte ithalata harcanan toplam miktar 11 milyar doları buldu. İthalat, et fiyatlarını düşürmek amacıyla yapılmış olsa da bu fiyatlar düşmedi, aksine arttı. 2010'da karkas etin kilosu 10 liradan 15 liraya çıkmışken, bugün 360 liraya kadar yükseldi. İthalata harcanan döviz, üretime ve üreticiye verilseydi, ülkemiz bugün canlı hayvan ithalatçısı değil, ihracatçısı olurdu.

İktidarın hayvancılık politikası, ithalata dayalı bir yaklaşımdan öteye geçemediği sürece, sürdürülebilir bir hayvancılık sektörü inşa etmek mümkün olmayacaktır. İthalatın kısa vadeli fiyat kontrolü sağlamaya çalıştığı bu süreçte, uzun vadede yerli üretim potansiyelinin göz ardı edilmesi büyük bir yanılgıdır. Hayvancılıkta kendi kendine yeten bir ülke olabilmek için, üreticilere yönelik daha etkin destekleme politikaları, yem üretiminin teşviki, veterinerlik hizmetlerinin iyileştirilmesi ve modern üretim tekniklerinin yaygınlaştırılması gereklidir.

Özellikle seçim bölgem olan Ağrı, coğrafi yapısı ve iklimi nedeniyle hayvancılık için oldukça uygun koşullara sahip olup, geniş meralar ve otlak alanlarıyla dikkat çekmektedir. Bu avantajlı konum, ilde büyükbaş ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinin yaygın olarak yapılmasını mümkün kılmaktadır. Ancak AKP iktidarları döneminde her açıdan ihmal edilen kentimiz, hayvancılık sektörünün bu potansiyelini de tam olarak kullanamamaktadır. Kürt sorununun çözümsüzlüğünde ısrarın yarattığı ekonomik tahribatlar, göç ve girdi maliyetlerindeki artış da ayrıca bölge illerinde hayvancılığın gelişmesinin önüne geçmektedir.

Bu bağlamda;

1. 2007-2008 kuraklığı sırasında yem hammaddelerinin fiyatları yüzde 100 artarken, çiftçilerin ürettiği çiğ sütün fiyatı neden yarı yarıya düştü? Bu süreçte çiftçilerin ekonomik yükünü hafifletmek için hangi destek mekanizmaları devreye sokuldu veya neden sokulmadı? Bu durumun sektördeki üretici güveni ve sürdürülebilirlik üzerindeki etkileri nasıl değerlendirildi?

2. 2008 yılında hayvancılık destekleme politikası kökten değiştirildi ve doğrudan gelir desteğinin bir benzeri olan "hayvan başına destek" ödemesi uygulamaya kondu. Bu politika değişikliği yapılırken hangi bilimsel ve ekonomik analizler dikkate alındı? Değişikliğin sektördeki üreticilere olan kısa ve uzun vadeli etkileri nasıl ölçüldü ve değerlendirildi?

3. 2008 yılında 1 milyondan fazla süt ineğinin kesilmesiyle sonuçlanan kriz sırasında Tarım Bakanlığı'nın aldığı önlemler nelerdir? Bu kesimlerin hayvancılık sektörüne ve ülkenin hayvan varlığına olan uzun vadeli etkileri nasıl hesaplandı ve bu durumun tekrar yaşanmaması için hangi stratejik önlemler alındı?

2009 yılında yapılan hayvan sayımında yeterli hayvan olduğu belirtilmesine rağmen, 2010 yılında neden ithalat kararı alındı? İthalat kararı verilirken, yerli üretimin desteklenmesi ve artırılması için hangi alternatif politikalar değerlendirildi? Bu kararın sektöre olan etkileri nasıl analiz edildi?

2010 yılından bu yana ithalata harcanan 11 milyar doların yerli üretimi desteklemek için kullanılmaması, tarım ve hayvancılık sektöründe nasıl bir fırsat kaybı yarattı? Bu miktarın yerli üretime yönlendirilmesi durumunda, üretim kapasitesi, istihdam ve ekonomik kalkınma açısından ne gibi potansiyel gelişmeler öngörülüyordu?

2010'da karkas etin kilosu 10 liradan 15 liraya çıkarken, 2024 yılında 360 liraya kadar yükselmesinin altında yatan temel nedenler nelerdir? İthalatın fiyatları düşürme amacı neden başarısız oldu ve bu süreçte yapılan hatalar nelerdi? Fiyat artışını engellemek için hangi yapısal reformlar göz ardı edildi?

Ziraat Bankası aracılığıyla verilen sıfır faizli hayvancılık kredilerinin büyük kısmının ithalata ve inşaata harcandığı belirtiliyor. Bu kredilerin amacına uygun kullanılmasını sağlamak için hangi denetim ve izleme mekanizmaları oluşturuldu? Kredilerin üretime yönlendirilmesi için hangi teşvik ve düzenlemeler devreye alındı?

2016 yılında açıklanan "Milli Tarım Projesi" ithalatı önleyecek ve yerli üretimi artıracak projeler planlarken, neden ithalat devam etti? Bu projelerin etkinliği ve başarı oranı nasıl değerlendirildi? İthalatın devam etmesinin temel nedenleri ve projelerin uygulanmasındaki eksiklikler nelerdir?

Sıfır faizli kredilerin hayvancılıkla ilgisi olmayan birçok kişi ve şirketin sektöre girmesine yol açtığı ve bu durumun sektörde verimsizlik ve israfa neden olduğu belirtiliyor. Bu tür girişimlerin sektörde yarattığı sorunlar nasıl yönetildi ve düzenlendi? Sektör dışı girişimcilerin yarattığı etkiler nasıl analiz edildi ve bu tür sorunların tekrarlanmaması için hangi önlemler alındı?

Ağrı'daki hayvancılık potansiyelini artırmak için Tarım ve Orman Bakanlığı'nın öngördüğü politikalar nelerdir? Özellikle geniş meraların ve otlak alanlarının etkin kullanımını teşvik etmek adına hangi destekler ve projeler planlanmaktadır?

Kürt sorununun çözümüne dair belirsizliklerin bölgedeki ekonomik etkileri hakkında ne gibi bir analiz yapılmaktadır? Tarım ve Orman Bakanlığı'nın bu belirsizliklerin bölgedeki hayvancılık sektörü üzerindeki etkilerini değerlendiren bir raporu var mı? Bu etkilerle başa çıkmak için hangi stratejiler önerilmektedir?

Ağrı ve bölge kentlerinde hayvancılık sektörünü etkileyen göç ve girdi maliyetlerindeki artışın analizi nasıl yapılmaktadır? Tarım ve Orman Bakanlığı, bu artışları azaltmak veya etkilerini hafifletmek için hangi politikaları veya önlemleri planlamaktadır?

## Bakanlığın cevabı

Yetiştiricilerimizin çiğ süt üretiminde ekonomik yükünü hafifletmek amacıyla 2005 yılından itibaren çiğ süt üretiminde; e Çiftcidarlı kazana, pastörizatör veya UHT sistemine sahip süt ürünleri imal eden işleme tesislerine süt satan üreticilere, hastalıktan ari işletmelere, soy kütüğüne kayıtlı olanlara, tarımsal amaçlı kooperatiflere üye olanlara ve küçükbaş hayvancılık işletmelerine farklı olmak üzere beher litre süt için destekleme ödemesi yapılmıştır.

Kendi öz kaynakları ile işletmesine sabit süt sağım ünitesi kurarak ve soğutma tankı koyarak sanayiye aktarılacak sütte belirli kalite ve hijyen kriterlerine uygun üretim yapacak üreticilere yatırım miktarının 040'ı destek olarak ödenmiştir.

Yine 09.01.2023 tarihli ve 6655 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan "2023-2024 Yıllarında Yapılacak Çiğ Süt Desteği ve Süt Piyasasının Düzenlenmesine İlişkin Karar" kapsamında çiğ süt üretiminde destekleme devam etmektedir.

Bakanlığımızca yürütülen hayvancılık desteklemeleri, 18.04.2006 tarihli ve 5488 sayılı Tarım Kanunu'nun 19. maddesi kapsamında yürütülmektedir.

Söz konusu Kanun'da hayvancılık desteklemelerinin amacı, hayvancılık faaliyetlerinde ırk ıslahı, kaba yem üretiminin artırılması, verimliliğin artırılması, işletmelerin ihtisaslaşması, işletmelerde hijyen şartlarının sağlanması, hayvan sağlığı ve refahı, hayvan kimlik sisteminin teşviki, hayvansal ürünlerin işlenmesi ve pazarlanması ile bunlarla ilgili kontrol, takip ve standartların iyileştirilmesi ve su ürünlerinin desteklenmesi şeklinde belirlenmiştir.

Bakanlığımızca 2000 yılından itibaren uygulanmaya başlanan hayvancılık desteklemeleri, arz talep dengesi, iç ve dış piyasadaki fiyatlar, girdi maliyetleri, üretimin sürdürülebilirliği, tüketicinin gıdaya ulaşımının sağlanması ve Bakanlığımızın politikaları dikkate alınarak, hem hayvan başına hem de ürün bazlı olarak uygulanmıştır.

Tarımsal Destekleme uygulamaları ile ülkemiz hayvancılığının geliştirilmesi öve sürdürülebilirliğin sağlanması, hayvancılık politikalarının yürütülmesinde etkinliğin artırılması, yerli hayvan genetik kaynaklarının yerinde korunması ve geliştirilmesi, kayıtların güncel tutulması, hayvan hastalıklarıyla mücadele ve sağlıklı hayvansal üretim için yetiştiricilerin desteklenmesi hedeflenmektedir. Destek tutarları her yıl için yeniden düzenlenmekte olup; 2023 yılını kapsayan destek tutarları bir önceki yıla göre yaklaşık 90100 oranında artırılmıştır.

81 ilimizde 2024 yılını da kapsayan yeni destek modeli uygulaması ile üretim yapan tüm yetiştiricilerimizin büyükbaş ve küçükbaş hayvan kayıt sistemlerinde kayıtlı hayvan varlıkları için temel bir destek, temel desteğe ilave olarak; e Hayvansal üretimin ana omurgasını oluşturan aile işletmelerine e Üretimin ve aile birliğinin temeli kadın yetiştiricilere

Üretimde gençlerin daha aktif rol alması ve gençlerin iş gücündeki oranının artırılmasına katkı sunması adına genç yetiştiricilere ilave destek verilecektir.

"e Besilik materyal üretim bölgesi illerinde doğan buzağılara ilave destekleme verilecektir. e Hayvanlardaki verimliliğin arttırılması amacıyla ıslaha yönelik soy kütüğü, genomik değer tespiti ve suni tohumlama uygulamaları ile hastalıklardan ari işletmelere ayrıca destekleme verilecektir.

Strateji Geliştirme Başkanlığı

Hayvancılık destekleri ve kuzu oğlak desteği ile yetiştiricilerimizin ekonomik yönden güçlendirilmesinin yanında, ülkemiz hayvan sayısının artırılması, verim artışı, damızlık hayvan ve besi materyali ihtiyacının karşılanması amaçlanmıştır.

Kesimhanelere getirilensevk edilen dişi hayvanlar, Bakanlığımızca kesimhanelerde görevlendirilen resmi veteriner hekimler tarafında kesim öncesi muayene edilmekte ve damızlık değeri taşıdığı veya gebe olduğu tespit edilen hayvanların kesimine izin verilmemektedir.

Bu çerçevede; yetiştiricilere, besilik erkek sığır desteği ödemeleri yapılmaktadır. Ayrıca, Et ve Süt Kurumu ile besicilik sözleşmesi yapan yetiştiricilere destekleme ödemesi yapılmaktadır.

Tarımda sözleşmeli üretimin yaygınlaştırılması sağlanacaktır. Sözleşmeli üretim ile izlenebilir, öngörülebilir, sürdürülebilir üretiminin ve arz güvenliğinin sağlanması, üreticilerin gelirinin arttırılması, girdi ve finansman kaynağı oluşturması, fiyat dalgalanmalarına karşı korunması ve alım garantisine kavuşması, alıcılar için de sürdürülebilir hammadde temini sağlanması hedeflenmektedir.

Sözleşmeli üretimin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması amacıyla, Sözleşmeli Üretimin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik yayımlanarak yürürlüğe girmiş, Bakanlığımızca hazırlanan Karkas Et ve Kasaplık Canlı Hayvan Alım Satım Sözleşmelerine ilişkin tip sözleşmeler yayınlanmıştır.

Üreticilerin tarımsal üretime yönelik kredi/finansman ihtiyaçlarının uygun koşullarda karşılanması amacıyla, Ziraat Katılım Bankası A.Ş. T.C. Ziraat Bankası A.Ş. ve Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından, 29.12.2023 tarihli 8038 ve 8039 sayılı Cumhurbaşkanı Kararları kapsamında 28 farklı konuda 94625-96100 aralığında hazine faiz/kar payı destekli yatırım ve işletme kredi/finansmanı kullanımı yapılabilmektedir.

Yetiştiricilerin girdi temini ile ilgili finansman ihtiyaçlarının uygun şartlarda karşılanması amacıyla, Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri aracılığı ile düşük faizli yatırım ve işletme kredisi kullandırılmaktadır. Uygulama kapsamında besi havzası planlama ve küçükbaş hayvancılık havzası planlama bölgeleri içinde yer alan Ağrı İline, sütçü ve kombine sığır yetiştiriciliği, büyükbaş hayvan besiciliği ve küçükbaş hayvancılık konularında, mevcut faiz indirimlerine ilave olarak 9020 daha fazla faiz indirimi uygulanmaktadır.

Hayvancılığın Geliştirilmesi Projesi (Hayvansal Üretimin Artırılması) kapsamında;

" 2023 yılında Ağrı iline "Arılar Yaşasın Hayat Yeşersin Projesi? ne 684.175,00 TL ödenek tahsis edilmiştir. e 2024 yılı için ise İl Müdürlüklerinden gelen proje teklifleri Bakanlığımızca değerlendirilerek uygun görülen projelere kaynak tahsisatı yapılacaktır.

Sürü Yöneticisi Desteği Kapsamında; e Ağrı ilinde yer alan geniş mera alanlarının etkin kullanımı için Bakanlığımızca 2014 yılından bu güne dek uygulanan Sürü Yöneticisi İstihdamı Desteği kapsamında 100 baş ve üzeri anaç koyun keçi varlığına sahip işletmelerden sertifikalı çoban istihdamı yapan ve çobanların Sosyal Güvenlik Kurumu primlerini yılı içinde 5 ay süre ile yatıran işletmelere yılda bir defa olmak üzere destekleme ödemesi yapılmaktadır.

Ülkemizde yem bitkilerinin ekiliş alanlarının arttırılması, girdi maliyetlerinin düşürülmesi, küçük üreticilerin korunması, çiftçilerimizin daha ucuz ve kaliteli yem elde edebilmeleri ve artabilecek yem fiyatlarının önüne geçmek amacı ile yem bitkileri ekilişleri Bakanlığımızca desteklenmektedir. Ağrı ilimize yem bitkileri desteklemeleri kapsamında; Strateji Geliştirme Başkanlığı

" 2002-2023 yılları arasında toplam 332,8 milyon TL destekleme ödemesi yapılmıştır. " 2023 yılında ise 5.832 çiftçimize, 244.288 dekar alan için toplam 17.975.000 TL destekleme ödemesi yapılmıştır.

Ayrıca; Mera, yaylak ve kışlakların ıslah edilerek otlatma kapasitelerinin artırılması, ot kalitesinin iyileştirilmesi, toprak muhafaza tedbirleri uygulanarak erozyonun önlenmesi ve kaba yem ihtiyacının karşılanması amacıyla Bakanlığımızca Çayır Mera Islah ve Amenajman Projeleri uygulanmaktadır. Bu kapsamda Ağrı İlinde şimdiye kadar 471.114 dekar alanda toplam 55 adet Çayır Mera Islah ve Amenajman Projesi uygulanmıştır.

İbrahim YUMAKLI
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Nejla Demir (DEM Parti, Ağrı). “Canlı hayvan ve et ithalatına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/12648, 24 Mayıs 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-12648-canli-hayvan-ve-et-ithalatina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/e42715d4-770e-4db8-80cd-018fb9ac1536

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
