# Dumlu 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/12673
- **Veren:** Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti, Kocaeli)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 4 Haziran 2024
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 337 gün sonra, 7 Mayıs 2025)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/4190b9f2-875d-48cd-a546-018fe34faebd
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-12673-dumlu-1-nolu-yuksek-guvenlikli-kapali-cezaevinde-yasandigi-iddia-edilen-hak-ihlallerine-il

> Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti), 4 Haziran 2024 tarihinde 7/12673 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 337 gün sonra, 7 Mayıs 2025).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98'inci ve

TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

Tarafıma iletilen mesajda;" Ben Cemil Kurt, Erzurum Dumlu | Nolu Yüksek güvenlikli cezaevinde kalıyoruz. Kaldığımız cezaevinde yaşadığımız bazı sorunları aktarmak istiyorum. Disiplin cezası olarak uygulanan hücre cezası genel bir uygulama haline getirilmektedir. Evrensel hukuk kuruluşlarının kararlarına ve yasal mevzuatına göre azami hücre cezası 20 gündür. Ancak burada bu ceza genelleştirilmeye çalışılıyor. Diğer bir husus; asayiş ve güvenlik gerekçesiyle sürgün sevkler yapılmaktadır. Bu sevkler ikamet adresinden ve aileden uzak olmakta bu durum da ziyaretleri ve görüşleri imkânsızlaştırmaktadır. Ayrıca İstanbul mahkemelerinde görülen dosyalarımız bulunmakta, duruşmalara fiziki olarak katılma taleplerimiz güvenliğin sağlanamayacağı gerekçesiyle engellenmektedir, savunma hakkımız gasp edilmektedir. Beraber kaldığımız arkadaşımız Nurettin Kaya 200 gündür sevk talebi gerekçesiyle ölüm orucundadır. Yine ben ve arkadaşım Alişan Gül sevkimizin yapılması için 57 gündür süresiz açlık grevindeyiz. Ağır tecrit koşullarının kaldırılmasını talep ediyoruz. Arkadaşım Alişan Gül'e refakat etmekteyim. Arkadaşımızda sağlık sorunları devam etmekte, günlük alması gereken şeker ve su ihtiyacını karşılayamamaktadır. Kantinde satılan şeker ve tuzu tüketemediğinden cezaevi idaresinden ücreti karşılığında sindirimi kolay ürün taleplerimiz karşılanmıyor. Alişan Gül isimli arkadaşımızın kesinleşmiş cezası bulunmamaktadır." ifadeleri yer almaktadır.

Bu bağlamda;

1. Tarafıma iletilen iddialar doğru mudur?

2. İsmi geçen yurttaşlarımızdan Alişan Gül'ün kaldığı cezaevinde hakkında kesinleşmiş hüküm bulunmamasına rağmen hücre cezası ile cezalandırıldığı iddiası doğru mudur? Doğruysa hangi gerekçelerle bu ceza uygulanmaktadır?

TBMM Halkla İlişkiler Binası 2. Kat,2 Nolu Banko Oda: F214 Bakanlıklar/Ankara

3. İsmi geçen yurttaşlarımıza verilen hücre cezasının genel bir uygulama haline gelmesinin gerekçesi nedir? Yasal mevzuatınızda hücre cezasının üst sınırı nedir?

4. Cezaevlerinde asayiş ve güvelik gerekçesiyle sürgün sevklerin yapıldığı iddiası doğru mudur? İlgili asayiş ve güvenlik bakanlığınız ve ilgili güvelik kurumlarınca sağlanması gerekmez mi?

5. İsmi geçen yurttaşlarımızın ölüm orucu ve açlık grevi eylemleri için bakanlığınızca alınmış sağlık tedbiri bulunmakta mıdır?

6. İsmi geçen yurttaşlarımızın ölüm orucu ve açlık grevi eylemleri gerekçesiyle cezaevi idaresinden ücreti karşılığı talep ettikleri sindirimi kolay ürünlerin temin edilmemesinin gerekçesi nedir?

7. İsmi geçen yurttaşlarımızın ölüm orucu ve açlık grevi eylemlerine sebep olan taleplerin gerçekleşmesi için ne yapılması gerekmektedir? Bu talepler neden karşılanmıyor?

8. Son 10 yılda cezaevleriyle ilgili kaç şikayet aldınız?

## Bakanlığın cevabı

1440500 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/12673 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.ir adresinden ZTY8SSK — İSgctxv - SVBIM73J - M844p0- ileerişebilirsin

ADALET BAKANLIĞI yiv Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-715-5316/7368 Konu : Yazılı soru önergesi i 01/95/2028"

Sayın Ömer Faruk GERGERLİOĞLU Kocaeli Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/12673 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;

A) "İnfazda temel ilke" kenar başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasında, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kuralların hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefi inanç, milli veya sosyal köken ve siyasi veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanacağı,

B) "Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları" kenar başlıklı 9. maddesinin ikinci ve dördüncü fıkralarında, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek suçlarından veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde bu fıkrada sayılan suçlardan mahkum olanların cezalarının, yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında, bu kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması hâlinde diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümlerinde infaz edileceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Gerek yüksek güvenlikli kurumlarda gerekse diğer kapalı ceza infaz kurumlarında tecrit ve izolasyon şeklinde bir uygulama bulunmamaktadır.

1I- 5275 sayılı Kanunun;

A) "Hükümlülerin Nakilleri" başlıklı Dokuzuncu Bölümünün "Kendi istekleri ile nakil" kenar başlıklı 54. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, çocuk hükümlüler ile maddi durumunun yetersiz olduğunu belgelendiren hükümlüler hariç olmak üzere nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, ceza infaz kurumlarında bulunması gereken sürenin üç aydan fazla olması, iyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, istekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, mahkumiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması gerektiği; ikinci fıkrasında ise bu hükümlülerin nakledildikleri kurumlarda, eğitim öğretim veya hastalık nedeniyle nakil hariç, bir yıl kalmak zorunda olduğu, çocuklar bakımından bu sürenin altı ay olarak uygulanacağı,

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden HCrk324 - MIfHsih - a40SiUN - W/OO2E ile erişebilirsin

ADALET BAKANLIĞI memenin Mevzuat Genel Müdürlüğü

B) "Zorunlu nedenlerle nakil" kenar başlıklı 56. maddesinde, kurumların elverişsiz ve yetersiz kalması, kapsama gücünün aşılması, kullanılamaz hâle gelmesi, asayiş, güvenlik, doğal afet, yangın ve büyük onarım gibi zorunlu nedenlerle başka kurumlara nakledilmeleri gerekli görülen hükümlülerin, yargı çevresi dışında Adalet Bakanlığınca belirlenen ve konumlarına uygun olan diğer kurumlara nakledilebileceği,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

Ceza infaz mevzuatımızda "sürgün" şeklinde bir uygulama bulunmamakta olup başta zorunlu nakiller olmak üzere, hükümlü ve tutuklular mevzuata uygun olarak bulundukları ceza infaz kurumlarından, başka ceza infaz kurumlarına nakledilmektedirler, Hükümlü ve tutukluların sevklerinden önce gerekli sağlık kontrolleri yapılmakta ve güvenlik önlemleri alındıktan sonra nakil işlemleri gerçekleştirilmektedir.

M- 5275 sayılı Kanunun 37. maddesinin birinci fıkrasında, kurumda, düzenli bir yaşamın sürdürülmesi, güvenliğin ve disiplinin sağlanması bakımından kanun, yönetmelikler ile idarenin uyulmasını emrettiği veya gerekli kıldığı davranış ve tutumlar, kusurlu olarak ihlâl edildiğinde, hükümlüler hakkında eylemlerinin niteliği ile ağırlık derecesine göre Kanunda belirtilen disiplin cezalarının uygulanacağı hükmü yer almaktadır.

Kanunun 38. maddesinde hükümlü ve tutukluların belirtilen kurallara uymamaları hâlinde uygulanabilecek disiplin cezalarına yer verilmiş olup, 39 ilâ 44. maddelerinde disiplin cezalarının niteliği, uygulanma usulleri ile bu cezaları gerektiren eylemler, 47 ve 48. maddelerinde ise disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı halinde belirlenecek disiplin cezaları ile disiplin cezalarının soruşturulması, infaz edilmesi ve kaldırılması usulleri düzenlenmiştir.

Ayrıca hükümlü ve tutukluların kurum idaresinin kendileriyle ilgili her türlü disiplin işlemine karşı infaz hâkimliği nezdinde şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı ise ağır ceza mahkemesi nezdinde itiraz hakkı bulunduğu malumlarıdır. Bu şekilde bağımsız yargı denetiminden geçerek kesinleşen disiplin cezası kararları infaz edilmekte olup bu kararların uygulanmasında herhangi bir keyfilik söz konusu değildir.

IWV- 5275 sayılı Kanunun "Hükümlünün kendisine verilen yiyecek ve içecekleri reddetmesi" kenar başlıklı 82. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlülerin, hangi nedenle olursa olsun, kendilerine verilen yiyecek ve içecekleri sürekli olarak reddetmesi halinde; bu hareketlerinin kötü sonuçları ile bırakacağı bedensel ve ruhsal hasarlar konusunda ceza infaz kurumu hekimince bilgilendirileceği, psiko-sosyal hizmet birimince de bu hareketlerinden vazgeçmeleri yolunda çalışmalar yapılacağı ve sonuç alınamaması hâlinde, beslenmelerine kurum hekimince belirlenen rejime göre uygun ortamda başlanacağı düzenlenmiştir.

V- Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 20/09/2024 tarihli cevapta;

A) Soru önergesinde adı geçen hükümlünün Dumlu 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmaktayken 16/07/2024 tarihinde zorunlu nedenlerle Kırıkkale F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna, hükümözlünün ise Sincan I Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledildiği, adı geçenlerin iyi hâlli olmamaları nedeniyle nakil taleplerinin mevzuat kapsamında değerlendirilemediği,

B) Adı geçenlerin 11/03/2024 tarihinde başlattıkları açlık grevi eylemini 14/07/2024 ve 16/07/2024 tarihlerinde sonlandırdıklarını bildirdikleri,

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden HCrk324 - MIfH#ih - a46SİUN - W/OO2E- ile erişebilirsin

ADALET BAKANLIĞI em Mevzuat Genel Müdürlüğü

Kurumda açlık grevi eyleminde bulunan hükümlü ve tutukluların sağlık durumlarının düzenli olarak takip edildiği, Kurum doktorlarının kontrolünde öncelikle B kompleks vitaminleri olmak üzere gerekli görülen vitaminlerin, tuz, şeker, limon ve sıvıların kendilerine verildiği, her gün sağlık birimi tarafından periyodik olarak tansiyon, şeker, kilo ve nabız ölçümlerinin yapıldığı,

C) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü,

Ç) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı,

Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti, Kocaeli). “Dumlu 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/12673, 4 Haziran 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-12673-dumlu-1-nolu-yuksek-guvenlikli-kapali-cezaevinde-yasandigi-iddia-edilen-hak-ihlallerine-il (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/4190b9f2-875d-48cd-a546-018fe34faebd

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
