# 2002 yılından bu yana maden arama ruhsatı verilen şirketlere ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/12703
- **Veren:** Gürsel Erol (CHP, Elazığ)
- **Muhatap:** Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (Alparslan Bayraktar)
- **Veriliş tarihi:** 31 Mayıs 2024
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 66 gün sonra, 5 Ağustos 2024)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/ed123d7f-5d49-4fb2-b511-018fdcef7b5f
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-12703-2002-yilindan-bu-yana-maden-arama-ruhsati-verilen-sirketlere-iliskin

> Gürsel Erol (CHP), 31 Mayıs 2024 tarihinde 7/12703 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 66 gün sonra, 5 Ağustos 2024).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Alparslan BAYRAKTAR tarafından Anayasa'nın 98 inci ve TBMM içtüzüğünün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

Elazığ Milletbekili

Geçmişte Türkiye'de Bergama, Kaz Dağları ve Tunceli Munzur Dağlarıyla gündeme gelen maden arama sahaları ve bu sahaların çevreye verdiği tahribatlar konusu, Erzincan İliç'teki altın madeninde 9 yurttaşımızın toprak altında kalmasıyla yeniden gündeme gelmiştir. Bilindiği gibi altın, gümüş ve diğer benzeri değerli metalleri ayrıştırmak için oldukça zehirli olan siyanür (Sodyum siyanür, NaCN) kullanılmaktadır. Altın çıkarılan madenlerde aynı zamanda hayvan, insan ve çevreye oldukça zehirli olabilen ağır metaller de çevreye yayılır. Dolayısıyla çevreye olan zarar sadece siyanürden değil ayrıca çevreye saçılan diğer ağır metallerden de kaynaklanabilir.

2000 yılında Romanya'da meydana gelen maden kazası, halk sağlığı ve çevre üzerinde geri dönülmez felaketlere neden olmuş ve siyanürle maden aramalarına Avrupa'da kısıtlamalar getirilmiştir. Çevre felaketinin ülkemizdeki son örneği ise; Erzincan ili İliç ilçesi Çöpler Köyü mevkiindeki altın madenindeki siyanür ve sülfirik asit içeriğine sahip, toksik ağır metal barındıran ve insan sağlığı için son derece tehlikeli olan atık yığının Fırat nehrine uzanan vadi boyunca yaklaşık 700-800 metre hareket etmesidir.

Altın madenlerinde siyanür kullanılmasının insan ve diğer canlılar üzerinde büyük riskler taşıdığı bilinmesine rağmen, Türkiye'de halen çok sayıda yerli ve yabancı firmaya bu yöntemle maden arama ruhsatı verildiği görülmektedir.

Bu bağlamda;

1. 2002 yılından 2024 yılı mayıs ayına kadar geçen sürede Türkiye'de kaç firmaya maden arama ruhsatı verilmiştir?

2. 2002 yılından 2024 yılı mayıs ayına kadar Türkiye'de maden arama ruhsatı alan firmalardan kaç tanesi yabancı ortaklıdır?

3. Yabancı yatırımcıların Türkiye'de maden ruhsatı alabilmek için Türk Ticaret Kanunu'na göre kurdukları şirket var mıdır?

1.707

2024 yılı mayıs ayı itibariyle seçim bölgem Elazığ ilinde altın arama ruhsatı sahibi kaç firma vardır? Bunların kaçı yabancı ortaklıdır?

Elazığ İli Keban İlçesi sınırları dâhilinde Erzincan İliç'deki altın madenini işleten yabancı firma ya da ortaklarına madencilik ruhsatı verilmiş midir?

Türkiye'de yabancı ortaklı siyanür ile altın çıkaran firmaların işletme yöntemleri, sağlık ve çevresel yönden alınan tedbirler diğer ülkelerdeki benzeri faaliyetler ile farklılık göstermekte midir?

Munzur Dağında maden arama için ruhsat alan firma sayısı kaçtır? Bu firmalardan kaçı yabancı ortaklıdır? Ruhsat verilen alanların özellikle su kaynaklarına, su havzalarına ve yerleşim bölgelerine olumsuz etkisi olmayacağına dair alınan taahhütler nelerdir?

Ülkemizde siyanür ile altın madeni arama ve çıkarma çalışmaları yapılıp terkedilmiş saha var mıdır, var ise sayısı kaçtır, takibi ne şekilde yapılmaktadır?

Bakanlığınızın Türkiye'de altın arama faaliyetlerinde siyanür kullanılmasının yarattığı risklerin ortadan kaldırılmasıyla ilgili çalışmaları var mıdır?

## Bakanlığın cevabı

Maden sahalarında madencilik faaliyetinin başlayabilmesi için ruhsat sahipleri tarafından izin alanına yönelik olarak Maden Kanunu'nun 7'nci maddesinde belirtilen; mülkiyet izninin (orman/mera/tapulu arazi vb.), ÇED Belgesi'nin, İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatı'nın ve ilgili Bakanlık/Kurumlardan alınması zorunlu olan diğer tüm izinlerin (Sit, Milli Parklar, Turizm Bölgeleri Alanları ve Merkezleri ile Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri ve duyarlı bölgeler için vb.) tamamlanması gerekmektedir. Bahse konu izinlerin alınması sürecinde de yapılacak olan madencilik faaliyetinin çevreye olan etkileri yerel halkla beraber ilgili kurumlarca etraflıca değerlendirilmekte olup, bu izinlerini tamamlayamayan hiçbir ocağın açılmasına Bakanlığımızca müsaade edilmemektedir.

Bu çerçevede; Türkiye genelinde 2002 yılından 2024 yılı Haziran ayına kadarki dönemde verilmiş olan maden arama ruhsatlatından 5083 adedinin halihazırda yürürlüğü devam etmekte olup, bu ruhsatlardan 28'i yabancı ortaklı firmalara aittir.

2024 yılı Haziran ayı itibarıyla Elazığ ilimizde bulunan IV. Grup (altın, gümüş, platin, bakır, kurşun vb.) arama ruhsatı sayısı 94 olup, bu arama ruhsatlarından 4 adedi yabancı ortaklı şirketler uhdesindedir. Ayrıca, Elazığ ilimizde arama ruhsatına sahip 49 adet firma bulunmakta olup, bunlardan 2 tanesi yabancı ortaklıdır.

Erzincan ilimizin İliç ilçe sınırları içerisinde altın üretimini gerçekleştiren firmaların bu bölgemiz dışında kayıtlı herhangi bir ruhsatı bulunmamaktadır.

Munzur Dağı, Tunceli ilimizin Ovacık ilçesi ile Erzincan ilimizin Kemah ilçesi mücavir alanları içerisinde yer almaktadır. Erzincan ilimizin Kemah ilçesinde tamamı özel hukuk tüzel kişisine ait 8 adet maden arama ruhsatı bulunmakta olup, Tunceli ilimizin Ovacık ilçesinde 5 adedi özel hukuk tüzel kişisine, | adedi kamu tüzel kişisine ve 2 adedi gerçek kişiye ait olmak üzere toplam 8 adet maden arama ruhsatı bulunmaktadır. Söz konusu ruhsatları uhdesinde bulunduran gerçek/tüzel kişilerin hiçbirinde yabancı ortak bulunmamaktadır.

Siyanür; sadece altının cevher olarak üretimin yapıldığı tesis sürecinde kullanılan bir madde olup, altın dahil hiçbir madenin aranması aşamasında siyanür kullanımı söz konusu değildir. Siyanürün kullanım kıstasları ise 2872 Sayılı Çevre Kanunu kapsamında Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından belirlenmektedir.

Maden sahaları madencilik faaliyetleri bakımından 3213 sayılı Maden Kanunu kapsamında Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından, çevresel etkiler bakımından 2872 Sayılı Çevre Kanunu kapsamında Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, iş sağlığı ve güvenliği bakımından ise 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından periyodik olarak denetlenmekte olup, yapılan bu denetimlerde mevzuata uygun çalışılmadığının tespiti halinde MAPEG tarafından çevre ve insan sağlığına zarar verdiği tespit edilen madencilik faaliyetleri gerekli önlemler alınıncaya kadar durdurulmaktadır. Bu ihlallerin tekrarlanması halinde ise 3213 sayılı Maden Kanunu çerçevesinde ruhsat iptali yaptırımı gündeme gelmektedir.

Önergede yer alan madencilik faaliyetlerinin çevreye olan etkileri ve ÇED süreçlerine ilişkin hususlar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın, yabancı yatırımcıların Türkiye'de maden ruhsatı alabilmek için Türk Ticaret Kanunu'na göre kurdukları şirketler ise Ticaret Bakanlığı'nın görev alanına girdiğinden konuyla ilgili bu Bakanlıklardan bilgi alınmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir.

Alparslfn BAYRAKTAR
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Gürsel Erol (CHP, Elazığ). “2002 yılından bu yana maden arama ruhsatı verilen şirketlere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/12703, 31 Mayıs 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-12703-2002-yilindan-bu-yana-maden-arama-ruhsati-verilen-sirketlere-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/ed123d7f-5d49-4fb2-b511-018fdcef7b5f

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
