# Emekli maaşı bağlanma oranlarına ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/13103
- **Veren:** Selçuk Özdağ (Saadet Partisi, Muğla)
- **Muhatap:** Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Vedat Işıkhan)
- **Veriliş tarihi:** 13 Haziran 2024
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 782 gün sonra, 4 Ağustos 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/d2106248-c0a7-4689-8ece-019015f6a045
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-13103-emekli-maasi-baglanma-oranlarina-iliskin

> Selçuk Özdağ (Saadet Partisi), 13 Haziran 2024 tarihinde 7/13103 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 782 gün sonra, 4 Ağustos 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını, Anayasa'nın 98 ve İçtüzüğün 96'ncı maddeleri gereğince talep ederim.

Doç. Dk. Selçuk ÖZDAĞ Muğla Milletvekili

Bugün her branştan emeklilerimiz, önceki yıllarda emekli olan Renzer statüdeki emeklilere göre çok daha düşük emekli maaşları almaktadır. Bu durum ciddi Bt ına sebebiyet vermekte, çalışma barışına zarar vermekte, vatandaşlarımızın ülkeye olan aidiyet duygularını da örselemektedir. Hükümet, kök maaş uygulaması ile çalışanlarımıza ve de emeklilerimize adaletsiz bir çifte standardı dayatmaktadır. Çalışanlar açısından emekli olmak bir kâbus haline gelmiştir. Belli bir gelir düzeyine göre dizayn ettikleri hayatlarını emekli oldukları zaman bir anda değiştirmek zorunda kalmaktadırlar. Zira emekli maaşları nerdeyse çalışırken aldıkları maaşlarının yarısı hatta yüzde otuzu kadar bile değildir. 2008 yılında çıkarılan 5510 sayılı yasa ile emekli maaş bağlama oranları her sene bir önceki seneye göre düşürülmektedir. Bir başka ifadeyle ne kadar çok çalışıp prim ödenirse o nispette düşük emekli maaşına hak kazanılmaktadır.!

Yüksek prim ödeyenin daha fazla, düşük prim ödeyenlerin ise daha az emekli maaşı alacak denilmesine rağmen uygulama tam tersi bir hal almıştır. Ayrıca kamuda çalışan memurların emeklilik primlerinin, kendilerine ödenen maaş tutarından çok daha düşük ödenmesinin devlet ciddiyeti ile bağdaşan bir yanı bulunmamaktadır.

Hükümet, vatandaşına hele de çalışan memuruna resmi bir şekilde bu uygulamayı yapmaktadır. Mesela bugün, 35.000 TL. maaş alan bir kamu çalışanının emeklilik priminin yaklaşık 20-25 bin TL. arasında ödenmesinin izahı nedir?

Tüm sosyal güvenlik birimlerini birleştirdik denilmesine rağmen hala SSK, BAĞ-KUR, Emekli Sandığı ayrımı devam etmekte ve özellikle emekli olunduğunda bu durum resmen keşmekeşe dönüşmektedir. Mesela BAĞ-KUR (4/B sigortalıları), ülkemizde kendi adına ve hesabına çalışanların sosyal güvenliklerini sağlamak amacıyla oluşturulmuş bir sistem olmasına rağmen çeşitli nedenlerle prim borçlarını ödeyemeyen sigortalıların sigortalılık süreleri dondurulmakta ve bu durum, sigortalıların sosyal güvenlik haklarından yararlanmalarını engellemektedir. Bağ-Kur İhya işlemi, dondurulmuş sürelerin yeniden aktif hale getirilerek sigortalıların emeklilik, malullük ve ölüm aylığı gibi haklardan yararlanabilmelerine olanak tanımaktadır. Bu işlemler sigortalıların sosyal güvenlik haklarını yeniden kazanabilmeleri açısından büyük önem arz etmektedir. Bu süreçlerin daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülebilmesi, sigortalıların bilgilendirilmesi ve karşılaşılan sorunların çözüme kavuşturulması mağdur vatandaşlarımızın beklentisidir.

Bu gerekçelerle:

1. 15 Ekim 2008 itibariyle kamuda çalışmaya başlayan memurların 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanun'a tabi olarak, bu tarihten öncesinde geçerli olan kanun ile daha yüksek hesaplanan Aylık Bağlama Oranı dolayısıyla, kendileriyle aynı seviyedeki 2008 öncesi kanuna tabi memur emeklilerinden daha düşük emekli maaşı alacakları hesaba katılmakta mıdır? Memurlar için daha uzun süreler çalışmalarına karşılık daha düşük seviyelerde bir emeklilik maaşı anlamına gelecek bu hesaplamanın yeniden düzenlenmesine yönelik bir çalışma yürütülmekte midir?

2. Mevcutdurumda çalışan neredeyse her iki memurdan birinin tabi olduğu 5510 sayılı Kanun ile 2033 itibariyle emekliye ayrıldıklarında alacakları maaşın hesaplanışı için güncelleme katsayısında milli gelirdeki artış payının 2008 öncesine göre ciddi şekilde düşürülmesinin emeklilik maaşlarına nasıl yansıyacağı öngörülmektedir?

3. 5434 sayılı Kanun'a tabi memurların emekli aylıkları statülerine göre belirlenmesine karşın 5510 sayılı Kanun'un getirdiği, bu kanuna tabi memurların emekli aylıklarının, statülerinden bağımsız olarak, prime esas kazançlarına göre belirleneceği hükmü ile özellikle 2023 yılında memur maaşlarında yapılan artışlar gibi seyyanen zamların etki etmeyeceği emekli aylıkları için nasıl bir telafi yöntemi düşünülmektedir?

4. En düşük ve en yüksek memur maaşlarında "ek ödeme," "tazminat," "katkı payı," gibi başlıklar altında yapılan ödemelerin dışında kalan, prime esas kazancın net tutarı nedir ve 2024 yılında yapılacak artışlarda prime esas kazanca yapılan zam oranı ne olacaktır?

5. Memurların emeklilik aylık ve ikramiyelerine etki etmeyecek ilave ödeme, en yüksek devlet memuruna bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesini geçmemesi esas kabul edilen işçilerin kıdem tazminatı ödemesinde hesaba katılacak mıdır? Doğrudan ve dolaylı olarak istihdamdaki herkesin emekli aylık ve tazminatlarında hak kaybı oluşması nasıl önlenecektir?

6. Kök maaştaki durumun etkilediği hak sahiplerinin (sigortalının veya yaşlılık aylığı almakta olanların ölümü halinde, eş, çocuk, ana ve babasının) alacakları hangi ilkeye göre düzenlenmektedir?

7. Endüşükemekli aylıklarına, Hazine tarafından karşılanması esasıyla yapılan artış karşısında diğer emekli aylıklarına yapılan zammın aradaki farkın kapanmasını getirmesi dolayısıyla ortaya çıkan adaletsizlik nasıl giderilecektir? Prime esas kazanca dayalı sistemin temeli olan prim miktarı ve prim gün sayısının fazlalığının emeklilik aylığında bir fark oluşturmamasının sistemde yaratacağı sorunlar için ne gibi çözümler planlanmaktadır?

8. BAĞ-KUR İhya işlemleri için başvuru süreçleri ve gereklilikler hakkında kapsamlı bir bilgilendirme yapılmakta mıdır? Sigortalılara yönelik bilgilendirme çalışmaları nelerdir?

9. BAĞ-KUR İhya başvuruları için belirlenen ödeme süreleri ne kadar sürelidir? Bu sürelerin yeterliliği konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmış mıdır?

10. BAĞ-KUR İhya işlemleri sonucunda kaç sigortalı, dondurulmuş hizmet sürelerini yeniden aktif hale getirmiştir? Bu hususta son beş yıla ait istatistikler nelerdir?

11. BAĞ-KUR İhya işlemleri sırasında sigortalıların karşılaştıkları en sık rastlanan sorunlar nelerdir? Bu sorunların çözümü için Bakanlığınız tarafından alınan önlemler nelerdir?

12. BAĞ-KUR İhya işlemlerinin kolaylaştırılması ve daha geniş bir kesimin bu haktan yararlanabilmesi için Bakanlığınızca planlanan yeni düzenlemeler var mıdır?

13. BAĞ-KUR İhya işlemleri için ödenmesi gereken prim borçlarının hesaplanmasında kullanılan yöntemler nelerdir? Bu borçların faizsiz olarak hesaplanması hususunda herhangi bir değişiklik yapılması düşünülmekte midir?

14.BAĞ-KUR İhya işlemlerinden yararlanamayan sigortalılar için alternatif çözümler sunulmakta mıdır? Bu konuda Bakanlığınızın çalışmaları nelerdir?

## Bakanlığın cevabı

İlgi (o : 27.06.2024 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1447720 sayılı yazınız.

İlgi yazınız ile Muğla Milletvekili Sayın Doç. Dr. Selçuk ÖZDAĞ tarafından yöneltilen 7/13103 Esas Numaralı yazılı soru önergesine ilişkin cevap aşağıda sunulmuştur.

"5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 4. maddesi uyarınca 3310 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 2008 yılı Ekim ayı başından önce sosyal güvenlik bakımından 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa tabi çalışmaları bulunanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu madde ile belirlenmiş esaslar çerçevesinde, yürürlükten kaldırılmış olsa da 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaya devam etmektedir. Mülga 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 41 ve ek 70 inci maddeleri uyarınca; emekli aylıkları gösterge, ek gösterge, taban, kıdem aylıkları ile emeklilik tazminatı unsurlarından oluşan 'emekli aylığı bağlanmasına esas aylık' tutarının, aylık bağlama oranı ile çarpılması sonucu hesaplanmaktadır. Anılan Kanun kapsamında aylık bağlama oranı 25 hizmet yılı için 9675 olarak uygulanmakta, fazla her tam yıl için 961 artırılmakta, eksik her tam yıl için ise 961 eksiltilmektedir.5510 sayılı Kanun kapsamında emekli olacak sigortalıların prime esas kazançları ise TÜFE ve Gayrisafi Yurtiçi Hasıla Gelişme Hızına göre belirlenen katsayı esas alınarak güncellenmekte olup, katsayılarda yapılan değişiklik aylık tutarının değişmesinde tek başına etken değildir.

Bu itibarla, 5510 sayılı Kanuna göre bağlanan aylıklar, birçok parametreye bağlı olduğundan bu Kanuna tabi memurların 5434 sayılı Kanuna tabi memurlardan her zaman daha düşük aylık alacağı yönünde çıkarım yapabilmek mümkün değildir.

Diğer taraftan, 5510 sayılı Kanunun 4/1-(c) kapsamında sigortalı sayılan kamu görevlilerinin emekli aylıkları, toplu sözleşme hükümlerine göre her yılın Ocak ve Temmuz aylarında belirlenen aylık ve taban aylık katsayılarındaki artışlar dikkate alınarak yükseltilmektedir.

Öte yandan, 5434 sayılı Kanunun 89. maddesinin birinci fıkrasında "Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici #'üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir.' hükmünü amirdir. Gösterge aylığı, ek gösterge aylığı, taban aylığı, kıdem aylığı ve emeklilik tazminatı unsurlarından oluşan emekli keseneğine esas tutarın bir aylığının ikramiye olarak ödeneceği belirtilmiştir. Söz konusu tutar; memur maaş katsayısı, taban aylık katsayısı, derece, kademe ve ek gösterge gibi unsurların yükseltilmesine bağlı olarak değişmektedir. Dolayısıyla, emekli keseneğine esas tutarın hesaplanmasında dikkate alınmayan ilave ödemenin, kıdem tazminatı ödenirken dikkate alınmasına imkân bulunmamaktadır.

Bununla birlikte, ihya tutarı cari prime esas günlük kazanç üzerinden hesaplandığı için ihya tutarının hesaplanmasında faiz uygulanmamaktadır. Ayrıca, 4/1-(b) kapsamında durdurulan süresi bulunan tüm sigortalılar istedikleri zaman mezkur süreleri ihya edebilmek için başvurabilmektedir. Ayrıca, hesaplanan ihya borç tutarının tamamı borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödendiği tkdirde bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmektedir. " / /

Prof Dr. VedafIŞIKHAN

Bakan Çankaya / ANKARA Tel: (0312) 296 71 68

Talafan: (1179) 704 Annan

---

**Kaynak gösterme:** Selçuk Özdağ (Saadet Partisi, Muğla). “Emekli maaşı bağlanma oranlarına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/13103, 13 Haziran 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-13103-emekli-maasi-baglanma-oranlarina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/d2106248-c0a7-4689-8ece-019015f6a045

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
