# Bolu F Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkuma verilen disiplin cezasına ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/13664
- **Veren:** Nevroz Uysal Aslan (DEM Parti, Şırnak)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 2 Temmuz 2024
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 204 gün sonra, 22 Ocak 2025)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/1a0df0fb-ec07-4ce9-bc3f-019077a18f63
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-13664-bolu-f-tipi-kapali-cezaevinde-bulunan-bir-mahkuma-verilen-disiplin-cezasina-iliskin

> Nevroz Uysal Aslan (DEM Parti), 2 Temmuz 2024 tarihinde 7/13664 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 204 gün sonra, 22 Ocak 2025).

## Önerge metni

a TEM Ni HALKLARIN EŞİTLİK VE DEMOKRASİ PARTİSİ

GRUR BAŞKANLIĞI a rah .02:01:282G 13664

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞPNA

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98'inci, İçtüzüğün

96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yâzılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

02.07.2024

G UYSAL ASLAN

Terörle Mücadele Kanunu (TMK'nun 17? nci maddesindeki "..disiplin cezası olarak üç defa hücre hapsi cezası almış olanlar, bu disiplin cezaları kaldırılmış olsa bile şartla salıverilmeden yararlanamazlar. " şeklindeki düzenlemeye dayanılarak mahpusların infazları uzatılmaktadır. Özellikle bu düzenleme hukuksuz ve keyfi hücre cezaları alan 30 yıllık infaz süresini dolduran mahpuslar için ciddi hak ihlalleri doğurup, 6 yıl daha cezaevlerinde kalmalarına neden olmaktadır. Bu mahpuslardan biri de Bolu F Tipi Ceza İnfaz Kurumu'nda tutulan Fermani Çetin'dir. Çetin, Ekim 2022 yılında tahliye olması gerekirken tahliyesi İdare ve Gözlem Kurulu kararıyla 2005, 2007 ve 2014 yıllarında aldığı hücre cezaları gerekçe gösterilerek engellenmiştir.

Mahpus tarafından 26.03.2007 tarihli Disiplin Kurulu kararı keyfi ve hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile iç hukuk yolları tüketildikten sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AHİM)'ne taşınmıştır. 04.09.2018 tarihinde başvuruyu karara bağlayarak idarenin almış olduğu kararın hukuksuz olduğunu tespit eden mahkeme, Türkiye'yi manevi tazminat ödemeye mahkum etmiştir. Mahpusun ilgili mahkeme kararlarını da tarafıma gönderdiği başvurusunda; bu karar sonrasında yargılanmanın yenilenmesi için yaptığı başvuru ile birlikte Bolu Ceza İnfaz Hakimliği, Bolu Ağır Ceza Mahkemesi ve Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'ne yaptığı başvurulardan sonuç alamadığını belirtmiştir.

01.01.2014 tarihinde cezaevi idaresi tarafından idareye ait kamerayı kırdığı iddiasıyla 09.01.2014 tarihli 5 (beş) günlük hücre disiplin cezası alan Çetin hakkında ayrıca Bolu | Asliye Ceza Mahkemesi'nde kamu davası açılmış ve yapılan yargılama sonucunda Çetin'e 1 (bir) yıl hapis cezası verilmiştir. Daha sonra 13.06.2022 tarihinde yargılamanın yenilenmesi için mahpus tarafından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurulmuştur. Yapılan başvuru ii. 73444 kabul edilmiş ve Bolu 1 Asliye Ceza Mahkemesi'nde yapılan yekiden yargılama sonucu mahpusa beraat kararı verilmiştir. Kamu malına zarar verdiği gerekçesi ile hücre cezası alan ancak mahkeme kararı ile herhangi bir kamu zararının oluşmadığının tespit edilmesine rağmen Bolu F Tipi İdare ve Gözlem Kurulu 26.02.2024 tarihli ve 2024/467 esas sayılı kararında Terörle Mücadele Kanunu'nun 17"nci maddesini gerekçe göstererek mahpusun tahliyesini

28.09.2028 tarihine kadar ertelemiştir.

Mahpuslara verilen orantısız disiplin cezaları ile İdare ve Gözlem Kurullarının keyfi kararları birleştiğinde, Fermani Çetin örneğinde olduğu gibi, ağır hak ihlalleri ortaya çıkmaktadır.

Bu bağlamda;

1. Keyfi ve hukuksuz kararlar ile gündemden düşmeyen, paralel yargılama makamı olarak eleştirilerin hedefinde olan İdare ve Gözlem Kurulları, mahkeme kararlarına neden uymamaktadır? Bu haliyle, yargının da üzerinde bir görünüme sahip olan İdare ve Gözlem Kurullarının işleyiş ve yapısında değişiklik yapılması için bakanlığınızca yürütülen bir çalışma var mıdır?

2. Fermani Çetin hakkında verilen ve AİHM tarafindan hukuksuz olduğu tespit edilen 26.03.2007 tarihli Disiplin Kurulu kararı neden kaldırılmamıştır?

3. Özellikle kamuoyunda siyasi/politik mahpuslar olarak bilinen mahpusların uzun süre cezaevlerinde kalması için keyfi hücre disiplin cezalarına yol açan ve "umut hakkının" gaspı niteliğindeki TMK'nın 17'nci maddesinin eşitlik ilkesi ve ayrımcılık yasağına uygun şekilde düzenlenmesi veya kaldırılması için bakanlığınızın bir çalışması var mı?

4. İnfazda eşitlik ve adalet ilkelerine aykırı olarak koşullu salıverilme hakkının kullandırılması bakımından "adli ve siyasi" mahpus ayrımı yapılmakta mıdır?

5. Cezaevleri İdare ve Gözlem Kurullarında hukukçu olarak sadece iddia makamını temsil eden savcılığın bulunmasına karşılık neden savunma makamını temsil eden bir baro görevlisi veya hükümlünün avukatı bulunmamaktadır?

## Bakanlığın cevabı

1456730 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Şınak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/13664 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur. * o"

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-858-6032/8405 Konu : Yazılı soru önergesi 1.2 /01. 0025

Sayın Nevroz UYSAL ASLAN Şırnak Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/13664 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Ceza ve infaz mevzuatımızda "siyasi mahpus" kavramı bulunmamaktadır. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 2. maddesinde terör suçlusu, 3. maddesinde ise terör suçları tanımlanmıştır. Ayrıca 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun, hükümlülerin gruplandırılmasını düzenleyen 24. maddesi ile hükümlünün barındırılması ve yatırılmasını düzenleyen 63. maddesinde "terör suçluları"ndan söz edilmektedir. Buna göre ceza infaz kurumlarında, terör suçlarından hükümlü terör suçluları ile terör suçlarından tutuklu veya hükümözlü kişiler barındırılmaktadır.

H- Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklular hakkında, başta 5275 sayılı Kanun olmak üzere, ilgili mevzuat hükümlerine göre işlem yapılmakta olup, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin mevzuat hükümleri, tüm ceza infaz kurumlarında, hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefi inanç, milli veya sosyal köken ve siyasi veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanmaktadır.

NI- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT), 27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Mevzuat Genel Müdürlüğü

Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.

Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.

Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.

IV- 5275 sayılı Kanunun 37. maddesinin birinci fıkrasında, kurumda, düzenli bir yaşamın sürdürülmesi, güvenliğin ve disiplinin sağlanması bakımından kanun, yönetmelikler ile idarenin uyulmasını emrettiği veya gerekli kıldığı davranış ve tutumlar, kusurlu olarak ihlâl edildiğinde, hükümlüler hakkında eylemlerinin niteliği ile ağırlık derecesine göre Kanunda belirtilen disiplin cezalarının uygulanacağı hükmü yer almaktadır.

Kanunun 38. maddesinde hükümlü ve tutukluların belirtilen kurallara uymamaları hâlinde uygulanabilecek disiplin cezalarına yer verilmiş olup, 39 ilâ 44. maddelerinde disiplin cezalarının niteliği, uygulanma usulleri ile bu cezaları gerektiren eylemler, 47 ve 48. maddelerinde ise disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı halinde belirlenecek disiplin cezaları ile disiplin cezalarının soruşturulması, infaz edilmesi ve kaldırılması usulleri düzenlenmiştir.

Ayrıca hükümlü ve tutukluların kurum idaresinin kendileriyle ilgili her türlü disiplin işlemine karşı infaz hâkimliği nezdinde şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı ise ağır ceza mahkemesi nezdinde itiraz hakkı bulunduğu malumlarıdır. Bu şekilde bağımsız yargı denetiminden geçerek kesinleşen disiplin cezası kararları infaz edilmekte olup bu kararların uygulanmasında herhangi bir keyfilik söz konusu değildir.

V- A) 5275 sayılı Kanunun "Koşullu salıverilme" kenar başlıklı 107. maddesinde, "Mükerrirlere ve bazı suç faillerine özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri" kenar başlıklı 108. maddesinde ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun "Koşullu salıverilme" kenar başlıklı 17. maddesinde, koşullu salıverilme süreleri ve oranları ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.

B) 5275 sayılı Kanunun;

1. "Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı, disiplin cezalarının infazı ve kaldırılması" kenar başlıklı 48. maddesinin üçüncü fikrasının (b) bendinde, disiplin cezalarının tamamı infaz edilip kaldırılmadıkça koşullu salıverilme işleminin yapılmayacağı, ancak bu sürenin hakederek salıverme tarihini geçemeyeceği; dördüncü fıkrasında, infaz edildiği tarihten itibaren disiplin cezasının kaldırılmasında ve iyi hâlin kazanılmasında verilen disiplin cezasının niteliğine göre fıkrada belirlenmiş sürelerin (onbeş gün ilâ bir yıl) esas alınacağı ve bu süreler sonunda yeni bir disiplin cezası almamak ve iyi hâlli olmak koşuluyla bu cezaların kaldırılacağı,

2. "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 89. maddesinin birinci fıkrasında hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden AZSİTGRa - FAAO23X - y6JER21 - PyMhOO- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı; ikinci fıkrasında, birinci fıkra uyarınca yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirme ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetler, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alınacağı; altıncı fıkrasında, açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma sürelerinin bir yılı geçemeyeceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

5275 sayılı Kanunun 89. maddesinde, 14/04/2020 tarihli ve 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla yapılan ve yukarıya alınan değişiklikler, 01/01/2021 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

©) 3713 sayılı Kanunun 17. maddesinin ikinci fıkrasında, tutuklu veya hükümlü iken firar veya ayaklanma suçundan mahkum edilmiş bulunanlar ile disiplin cezası olarak üç defa hücre hapsi cezası almış olanların, bu disiplin cezaları kaldırılmış olsa bile şartla salıverilmeden yararlanamayacakları hükmü yer almaktadır.

Ç) 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin;

1. "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 109. maddesinin; birinci fıkrasında hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme risklerinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı; ikinci fıkrasında, birinci fıkra gereğince yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirmeye yönelik psiko-sosyal ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetleri, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikaları, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alınacağı,

2. "Disiplin eylemi nedeniyle iyi hâl kararı verilmesine engel hâller ve şikâyet" kenar başlıklı 110. maddesinin birinci fıkrasında, gözlem değerlendirme raporu veya gelişim değerlendirme raporunda yazılı olup da henüz kaldırılmamış disiplin cezası bulunan hükümlü hakkında iyi hâl kararı verilemeyeceği, hükümlünün iyi hâline ilişkin değerlendirmenin, Mevzuat Genel Müdürlüğü ancak daha önceden verilmiş olup da disiplin cezası infaz edilmiş ve bu cezası kaldırılmış olanlar hakkında yapılabileceği; ikinci fikrasında, disiplin cezasını gerektiren bir eylemi işlemiş olmasına rağmen, koşullu salıverilme tarihinde bu eyleminden dolayı disiplin soruşturması henüz sonuçlandırılmayan hükümlüler hakkında iyi hâl kararının verilip verilmemesinin idare ve gözlem kurulunca takdir edileceği; üçüncü fıkrasında, idare ve gözlem kurulunca, hükümlü hakkında, süre belgesindeki muhtemel koşullu salıverilme tarihi de dikkate alınarak iyi hâle ilişkin olarak bir karar verileceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Bu kapsamda idare ve gözlem kurulunca verilen kararlara karşı infaz hâkimliği nezdinde şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı da ağır ceza mahkemesi nezdinde itiraz kanun yoluna başvurulabilmektedir.

VE Bolu Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 01/10/2024 tarihli cevapta;

A) Soru önergesinde adı geçen hükümlünün Bolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırıldığı,

B) Hükümlünün üç defadan fazla hücre hapsi cezası alması nedeniyle 3713 sayılı Kanunun 17. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında koşullu salıverilmeden yararlanamadığı,

C) Kurumda, hükümlülere ve tutuklulara ayrımcılık yapılmasının söz konusu olmadığı, tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak ve insan onuruna saygı ilkesi esas alınarak gerçekleştirildiği, keyfi uygulamaların söz konusu olmadığı,

Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

EŞE

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Nevroz Uysal Aslan (DEM Parti, Şırnak). “Bolu F Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkuma verilen disiplin cezasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/13664, 2 Temmuz 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-13664-bolu-f-tipi-kapali-cezaevinde-bulunan-bir-mahkuma-verilen-disiplin-cezasina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/1a0df0fb-ec07-4ce9-bc3f-019077a18f63

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
