# Şanlıurfa 1 Nolu T Tipi Cezaevinde bulunan bir mahkumun intihar etmesine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/14182
- **Veren:** Dilan Kunt Ayan (DEM Parti, Şanlıurfa)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 23 Temmuz 2024
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 77 gün sonra, 8 Ekim 2024)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/8e62b911-9f6a-4ed0-a6ad-0190e376ad3f
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-14182-sanliurfa-1-nolu-t-tipi-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-intihar-etmesine-iliskin

> Dilan Kunt Ayan (DEM Parti), 23 Temmuz 2024 tarihinde 7/14182 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 77 gün sonra, 8 Ekim 2024).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM

İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 22.07.2024

Abdurrahim Yüksel isimli mahpus, "kasten öldürmeye teşebbüs" ve "delilleri karartma" suçlarından toplam 11 yıl 3 ay hapis cezası almış, verilen cezanın kesinleşmesinin ardından 10 Temmuz 2024 tarihinde tutuklanarak Urfa 1 Nolu T Tipi Cezaevi'ne konmuştur.

İddialara göre, Yüksel, kapasitesinin 2 katı sayıda mahpusun bir arada kalmak zorunda olduğu bir koğuşa alınmış, koğuşa geldiği günden itibaren koğuştaki diğer mahpuslar ve bir kısım gardiyanlar tarafından rahatsız edilmiştir. Çıkan bir tartışmanın ardından gardiyanlar tarafından tekli hücreye alınmıştır. Yüksel, 20 Temmuz 2024 Cumartesi günü tutulduğu hücreyi ve kendisini ateşe vermiş, ağır yaralanan mahpus Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ek Hizmet Binası'nda bulunan yanık ünitesine götürülmüştür. Yüksel, 22 Temmuz 2024 sabah saatlerinde hayatını kaybetmiş, cenazesi otopsi işlemlerinin ardından Mardin'e götürülmek üzere sevk edilmiştir. i

Ceza İnfaz Kurumlarının Denetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik'in "Disiplin cezalarının infazı" başlıklı 120. Maddesi, hücre cezasının nasıl uygulanması gerektiğini düzenlenmektedir. Buna göre, "Hücreye koyma cezasına infaz hâkiminin onayı ile başlanır." ve "Hücreye koyma cezasının infazından önce ve infazı sırasında -hükümlü, cezaevi tabibi tarafından muayene edilir. İlgilinin bu cezaya katlanamayacağı anlaşılırsa cezanın infazı sonraya bırakılır veya cezaevi tabibinin belirleyeceği aralıklarla infaz edilir." Ancak Yüksel hakkında tek kişilik hücreye alındığı sırada verilmiş ve infaz hakimliği tarafından onaylanmış bir cezanın bulunup bulunmadığı ö grenilememiştir.

Yönetmelik'in 140. Maddesinde "a) Tutuklunun tek başına, sıkı bir rejim altında muhafaza . edilmesi ve kaldığı odanın kamera ile izlenmesi" şeklinde kısıtlayıcı. önlem bulunmakta, bu önlem aynı zamanda hücredeki kişinin sağlık ve güvenliği için uygulamaktadır. Cezaevi savcılığıyla yapılan kısa görüşmede hücrenin bu madde uyarınca, kamerayla izlendiğini belirtilmiştir. Buna rağmen, takip ve izleme altındaki mahpusun kendisini yakma eylemi. girişimi sırasında neden herhangi bir müdahalede bulunulmadığı, geç müdahale nedeniyle ölümüne sebep olacak derecede ağır yaralanmasına sebep olan olay, ihmal ve sorumlular açıklanmamıştır.

Bu bağlamda;

1. Henüz 10 gündür cezaevinde olan Abdurrahim Yüksel'in bulunduğu koğuşta ne gibi sorunlar yaşamış, gardiyan ve diğer mahpuslar tarafından nasıl muamele görmüştür?

Bulunduğu koğuştan tekli hücreye alınması sırasında, usulüne uygun şekilde verilmiş bir hücre cezası var mıdır?

Hangi delillere göre disiplin cezası verilmiş, bu ceza infaz hakimliği tarafından onaylanmış mıdır?

Yüksel, tekli hücreye alınmadan önce ve infazı sırasında Kanun'un gereği uyarınca, hücrede kalmaya uygun olup olmadığına dair muayene edilmiş midir?

Tekli hücreye alınması sırasında üzerinde kendisine ve başkasına zarar verebilecek eşya kalmaması için arama yapılmamış mıdır, Yüksel tekli hücrede kendisini hangi yolla yakmıştır?

Sürekli olarak güvenlik kamerasıyla izlendiği belirtilen hücrede meydana gelen yakma eylemi neden ve nasıl fark edilmemiştir?

Yüksel'in odayı ateşe vermesinde ve kendisini yakma eylemi sırasında geç müdahale edilmesinde kimlerin ihmal ve sorumlulukları vardır?

Meydana gelen vakaya dair adli ve idari soruşturmalar açılmış mıdır? Açıldıysa akıbetleri ne aşamadadır?

Cezaevlerinde şüpheli ölüm ve intiharların önüne geçilmesi için Bakanlı ğınız tarafından hangi tedbirler alınmıştır?

## Bakanlığın cevabı

1464464 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Şanlıurfa Milletvekili Dilan Kunt Ayan tarafindan Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/14182 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99, maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

ADALET BAKANLIĞI icon Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-934-4275/6093 Konu : Yazılı soru önergesi OE. a7 /2024

Sayın Dilan KUNT AYAN Şanlıurfa Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/14182 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT), 27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.

Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.

Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.

I- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;

A) "Hükümlülerin gözlem ve sınıflandırılması" kenar başlıklı 23. maddesinin birinci

ADALET BAKANLIĞI nom Mevzuat Genel Müdürlüğü fıkrasının (a) bendinde, hükümlülerin kişisel özellikleri, bedensel, akli ve sağlık durumları, suç işlemeden önceki yaşamları, sosyal çevre ve ilişkileri, sanat ve meslek faaliyetleri, ahlâki eğilimleri, suça bakış açıları, hükümlülük süreleri ve suç türleri belirlenerek, durumlarına uygun infaz kurumlarına ayrılmaları ve bunlara göre saptanacak infaz ve iyileştirme rejiminin; gözlem, inceleme ve değerlendirme yöntemiyle çalışan gözlem ve sınıflandırma merkezlerinde veya kapalı ceza infaz kurumlarının bu hizmete ayrılan bölümlerinde yapılacağı; hükümlülerin, işledikleri suç tiplerine, gösterdikleri eğilimlere, tutum ve davranışları nedeniyle sıkı gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekip gerekmediğine göre yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya normal güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya açık ceza infaz kurumlarına gönderilecekleri,

B) "Hükümlülerin gruplandırılması" kenar başlıklı 24. maddesinin birinci fıkrasında hükümlülerin, ilk defa suç işleyenler, mükerrirler, itiyadi suçlular veya suç işlemeyi meslek edinenler; akli ve bedensel durumları nedeniyle veya yaşları itibarıyla özel bir infaz rejimine tâbi tutulması gerekenler; tehlike hâli taşıyanlar; terör suçluları ile suç örgütlerine veya çıkar amaçlı suç örgütlerine mensup olan suçlular şeklinde gruplara ayrılacağı; ikinci fıkrasında hükümlülerin ayrıca yaşları, hükümlülük süreleri ve suç türleri itibarıyla da gruplandırılacağı,

©) "Hükümlünün barındırılması ve yatırılması" kenar başlıklı 63. maddesinin üçüncü fıkrasında, kadınların erkeklerle, hükümlülerin tutuklularla, çocukların yetişkinlerle, örgüt veya çıkar amaçlı örgüt suçluları ile terör suçlularının Kanunda sayılan hâller dışında bir araya gelmelerine ve bağlantı kurmalarına izin verilmeyeceği,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

Bu kapsamda hükümlü ve tutukluların gözlem, sınıflandırma, gruplandırma ve odalara yerleştirme işlemleri, anılan mevzuat hükümleri doğrultusunda Ceza İnfaz Kurumları İdare ve Gözlem Kurulu kararlarıyla gerçekleştirilmekte olup, bu kararlara karşı yargı yolu açıktır.

HI- 28/03/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin "Psiko-sosyal yardım servisi" kenar başlıklı 12. maddesinin birinci fıkrasında; psiko-sosyal yardım servisinin, personel ve hükümlülerin ruh ve beden sağlığı ve bütünlüğüne ilişkin koruyucu, geliştirici programları araştıran, uygulayan ve gerektiğinde tedavi sürecine katılarak psikolojik destek ve müdahalede bulunan, ayrıca hükümlülerin bireysel özelliklerini, yaşam koşullarını ve suç işleme nedenlerini belirleyerek bireysel gelişmelerine yardımcı olan, kurum yaşamına uyumlarını ve toplumsal yaşamla uyumlaşmalarını sağlayan ve bireyin yeniden suç işlemesini engelleyecek önlemleri alan ve bu amaçla gerektiğinde kurum en üst amirinin bilgisi dahilinde, aileler ve sosyal çevreyle görüşme yapan servis olduğu, psiko-sosyal yardım servisinde, psikolog, sosyal çalışmacı, sosyolog ve çocuk gelişimi uzmanının görev yapacağı; ikinci fıkrasında, bu servisin, iyileştirme programları kapsamında spor alanları, çok amaçlı salon, kütüphane ve iş atölyelerinden yararlanma, meslek edinme kursları gibi faaliyetlere katılabilecek durumdaki hükümlüler ile kurumun iç hizmetlerinde çalıştırılacak hükümlüleri belirleyerek idare ve gözlem kuruluna sunma görevi bulunduğu hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

IV- A) Ceza İnfaz Kurumlarına giren her hükümlü ve tutukluya, psikolog ve sosyal çalışmacılar tarafından Bireyselleştirilmiş İyileştirme Sistemi (BİSİS) kapsamında Araştırma Değerlendirme Formu (ARDEF) doldurulmaktadır. ARDEF'ten çıkan sonuçlar doğrultusunda hükümlü ve tutuklular ihtiyaçlarına uygun bireysel müdahale ya da grup çalışmalarına

ELER

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden F8OVdw5 - COoth1c - UWxddNU - 2i1BLM<ie erişebilirsin

ADALET BAKANLIĞI rn ona iz Mevzuat Genel Müdürlüğü yönlendirilmektedir.

B) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların kuruma kabul edildiği andan salıverilme sürecine okadar o risk-ihtiyaç-uygunluk (Omodeli doğrultusunda değerlendirilmesi ve ruh sağlığı hizmetlerinin etkin kanıta dayalı standart uygulamaları içermesine ilişkin olarak Bakanlığımız Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından, Yapılandırılmış Ruhsal Değerlendirme ve Müdahale Programı (YARDM) geliştirilmiştir. YARDM programı kapsamında geliştirilen Ruhsal Sorunlara Bireysel Müdahale Uygulama Rehberi ile ilgili ceza infaz kurumlarında görevli uzmanlara yönelik eğitimler düzenlenmiş ve ceza infaz kurumlarında en sık karşılaşılan ruhsal ve davranışsal sorunlara yönelik bireysel müdahale programı ile ilgili bilgiler aktarılmıştır.

Uygulama Rehberinde yer alan "İntihar ve kendine zarar verme davranışına yönelik bireysel müdahale" kapsamında, bu davranışların belirtileri, bu düşünce ve davranışa sahip kişilerle ilgili dikkat edilmesi gereken noktalar ile bu kişilerin sevk ve izlemi, psiko-sosyal servisin yapacağı kısa ve ileri müdahale konularında müdahale basamakları açıklanmış, tüm ceza infaz kurumu müdürlerine bu konularda eğitim verilmiştir.

C) Değerlendirme Profil Araçları ve Rehabilitasyon Programları (DEPAR) kapsamında "Yüksek Etkili Suçları İşlemiş Hükümlülere Yönelik İntiharın Önlenmesi Müdahale Programı" geliştirilmiştir. Bu program ile, intihar riski olduğu tespit edilen uzun süreli hapis cezası alan hükümlülerin intihar düşünceleri ve girişimlerine müdahale edebilmek ile onları yeniden hayata bağlamak amaçlanmıştır.

Ç) Tüm ülkelerde, ceza infaz kurumlarında intihar ve kendine zarar verme davranışı toplumdaki normal popülasyona göre daha sık yaşanmaktadır. Tekrarlayıcı bir davranış olan kendine zarar verme, kişinin vücudunun belirli bölümlerine zarar vermesi olarak karakterize edilmekte, birçok ruhsal bozuklukla birlikte görülebilmektedir. Bu nedenle, anlık iyileşmeler olsa bile ceza infaz kurumlarında uzun süre izlem yapılmakta ve uzun vadeli önlemler alınmaktadır. Ayrıca intihar ve kendine zarar verme davranışı, ceza infaz kurumu personeli için de travmatik bir etki oluşturmakta, bu konuda personelin desteklenmesi yönünde çalışmalar yürütülmektedir.

Anılan programlar, psiko-sosyal yardım servisi tarafından yürütülen destek çalışmaları ve kurumsal yaklaşım kapsamında kendine zarar verme ve intihar riski bulunan hükümlü ve tutuklular ile ilgili tüm kurum müdürlerine verilen eğitimlere ve alınan tedbirlere rağmen kişinin tekrar tekrar intihar ve kendine zarar verme davranışı sergilemesi durumunda kurumca gerekli adli ve idari süreçler başlatılmaktadır.

D) Hükümlü ve tutukluların iyileştirilmesine yönelik kurumlarda psiko-sosyal yardım servisi tarafından; Öfke Kontrolü Programı, Sigara Alkol ve Madde Bağımlılığı Programı, Salıverilme Öncesi Mahkum Gelişimi Programı, Önce Düşün Programı, Özel Gözetim ve Denetim Programı, İntihar ve Kendine Zarar Verme Davranışı Risk Yönetimine Yönelik Personelde Farkındalık Programı yürütülmektedir.

İntihar ve Kendine Zarar Verme Davranışı Risk Yönetimine Yönelik Personelde Farkındalık Programı kapsamında kurum müdürleri başkanlığında psikolog, sosyal çalışmacı, öğretmen, sağlık memuru, infaz koruma baş memuru ve ilgili infaz koruma memurunun yer aldığı vaka değerlendirme toplantıları aracılığıyla hükümlü ve tutukluların risk değerlendirme formları incelenerek risk taşıyan kişilere yönelik bakım ve gözetim planları yapılmakta, gözlem çalışmaları yürütülmektedir. Ek olarak intihar ve intihar girişimi vakaları yüksek

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden F8OVdw5 - COo4*h1c - UWXddNU - 2i1BLM- ile erişebilirsin

ADALET BAKANLIĞI rn mi m Mevzuat Genel Müdürlüğü görülen kurumların personeline yönelik, Bakanlığımız Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü İyileştirme ve Topluma Kazandırma Daire Başkanlığında görev yapan psikolog ve sosyal çalışmacılar tarafından "İntiharın Önlenmesi Eğitim Programı" uzaktan eğitim yoluyla düzenlenmektedir.

V- İşlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma başlatılması, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve sorumluluk yargı mercilerine aittir. Bununla birlikte açılan davalara ilişkin yapılan yargılamalar, Anayasanın 9. ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce sürdürülüp sonuçlandırılmaktadır.

VI- Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 09/08/2024 tarihli cevapta;

A) Soru önergesinde adı geçen hükümlünün, Şanlıurfa 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmaktayken 18/07/2024 tarihinde aynı odada bulunan diğer bir hükümlüyle aralarında yaşanan olay nedeniyle odasının değiştirilmesi talebi üzerine yeni odasının belirlenmesi amacıyla üst araması yapılarak geçici odaya alındığı, bir süre sonra adı geçenin bulunduğu odanın yanındaki odanın acil çağrı butonunun çalması üzerine hükümlünün bulunduğu odada yangın çıktığının öğrenildiği ve hemen Acil Servisin arandığı, bu sırada Kurum revir görevlileri tarafından yapılan ilk müdahalenin ardından adı geçenin önce Hilvan Şehit Halit Şiltak Devlet Hastanesine oradan Şanlıurfa Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevkinin sağlandığı, yapılan tüm müdahalelere rağmen adı geçenin 22/07/2024 tarihinde hayatını kaybettiği, olayla ilgili başlatılan adli soruşturma ile görevli personel hakkındaki idari soruşturmanın devam ettiği,

B) Adı geçen hakkında Kurumda barındırıldığı süreçte verilen herhangi bir disiplin cezasının bulunmadığı, hükümlünün oda değiştirilmesi talebi üzerine alındığı geçici odanın hücre niteliği taşımadığı, Kuruma yeni giriş yapan hükümlü ve tutuklular için veya Kurumda meydana gelen asayiş olaylarında geçici barınma yeri olarak kullanılan bir gözlem odası niteliğinde olduğu,

C) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü,

Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

GEREK

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden FBOVdw5 - COo*h1c - UWxddNU - 2i1BLM- ileerişebilirsin

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Dilan Kunt Ayan (DEM Parti, Şanlıurfa). “Şanlıurfa 1 Nolu T Tipi Cezaevinde bulunan bir mahkumun intihar etmesine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/14182, 23 Temmuz 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-14182-sanliurfa-1-nolu-t-tipi-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-intihar-etmesine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/8e62b911-9f6a-4ed0-a6ad-0190e376ad3f

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
