# Türkiye'de enerji fiyatlarındaki artışa ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/14514
- **Veren:** Selçuk Özdağ (Yeni Yol, Muğla)
- **Muhatap:** Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (Alparslan Bayraktar)
- **Veriliş tarihi:** 26 Temmuz 2024
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 105 gün sonra, 8 Kasım 2024)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/e5e54ca4-67bb-459b-917a-0190ef3a0652
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-14514-turkiye-de-enerji-fiyatlarindaki-artisa-iliskin

> Selçuk Özdağ (Yeni Yol), 26 Temmuz 2024 tarihinde 7/14514 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 105 gün sonra, 8 Kasım 2024).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Alparslan Bayraktar tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını, Anayasa'nın 98 ve İçtüzüğün 96"ncı maddeleri gereğince talep ederim. 25.07.2024 elçuk Özdağ Milletvekili

Enerji fiyatları, bir ülkenin ekonomik kalkınmasının ve toplumsal refahının temel bileşenlerinden biridir. Türkiye gibi enerji ihtiyacının büyük bir bölümünü ithalatlg karşılayan ülkelerde, enerji maliyetleri hem hane halkı bütçeleri hem de sanâyi üretim maliyetleri üzerinde doğrudan etkili olmaktadır. OECD ülkeleri arasında yapılan değerlendirmelere göre, Türkiye'deki enerji fiyatlarında 990 oranında bir artış yaşanmış olup, bu oran, ülkemizin ekonomik göstergeleri ve enerji politikaları açısından ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.

Türkiye'nin enerji fiyatlarındaki bu hızlı artış, küresel enerji piyasalarındaki dalgalanmalar, döviz kuru hareketleri, yerli üretim kapasitesindeki yetersizlikler ve enerji sektöründe yeterli rekabetin sağlanamaması gibi bir dizi faktörle ilişkilendirilebilir. Bu artış, hem tüketiciler hem de üreticiler üzerinde ağır bir yük oluşturmakta, enflasyonu tetiklemekte ve ekonomik büyümeyi olumsuz yönde etkilemektedir. Özellikle düşük gelirli haneler, artan enerji maliyetlerinden daha fazla etkilenmekte, bu da enerji yoksulluğu sorununu gündeme getirmektedir.

Ayrıca, yüksek enerji maliyetleri, Türkiye'nin sanayi sektörünün rekabet gücünü zayıflatarak, ihracat performansını olumsuz etkilemekte ve genel ekonomik büyümeyi yavaşlatmaktadır. Enerji fiyatlarındaki bu hızlı artışın nedenleri, etkileri ve alınabilecek önlemler konusunda kamuoyunun bilgilendirilmesi, şeffaf bir enerji politikası oluşturulması açısından kritik öneme sahiptir. i

Aşağıda yer alan sorularla, Türkiye'nin enerji fiyatlarındaki artışın arka planını anlamak' ve bu soruna yönelik etkili çözümler geliştirmek amacıyla bilgi talep etmekteyiz.

Bu bağlamda;

OECD ülkeleri arasında Türkiye'nin enerji fiyatlarındaki yıllık artış oranında Vinci olmasının başlıca sebepleri nelerdir?

Türkiye'deki enerji fiyatlarının yüksek olmasının tüketici ve sanayi üzerindeki etkileri nelerdir?

Enerji fiyatlarındaki artışın ekonomik büyüme ve rekabet gücü üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak için hangi önlemler alınmaktadır?

Bakanlığınız tarafından enerji fiyatlarının artışını önlemek veya minimize etmek amacıyla yürütülen veya planlanan projeler nelerdir?

Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının artırılması ve enerji verimliliğinin sağlanması amacıyla atılan adımlar nelerdir?

Diğer OECD ülkeleri ile kıyaslandığında, Türkiye'nin enerji üretim ve dağıtım süreçlerindeki maliyet yapısının farklılıkları nelerdir?

Enerji fiyatlarındaki artışın düşük gelirli haneler üzerindeki etkilerini hafifletmek amacıyla sosyal yardım ve destek programları planlanmakta mıdır?

Enerji arz güvenliğinin sağlanması ve enerji maliyetlerinin düşürülmesi amacıyla dışa bağımlılığın azaltılması hedeflenmekte midir?

Türkiye'nin enerji sektöründeki dışa bağımlılığı azaltmak için yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik teşvik politikaları nelerdir?

Enerji fiyatlarındaki artışın önlenmesi için enerji piyasasında rekabetin artırılması adına ne tür düzenlemeler yapılmaktadır?

Enerji sektöründe son beş yılda gerçekleştirilen yatırımların maliyet yapısına ve fiyatlara etkisi nedir?

Enerji fiyatlarının yükselmesinde döviz kuru dalgalanmalarının rolü nedir? Bu durumun etkilerini azaltmak için hangi önlemler alınmaktadır?

Elektrik, doğalgaz ve petrol fiyatlarının farklı oranlarda artış göstermesinin sebepleri nelerdir?

Türkiye'deki enerji fiyatlarının Avrupa Birliği ve diğer OECD ülkeleri ile uyumlu hale getirilmesi için hangi adımlar atılmaktadır?

Enerji fiyatlarının artışının enerji yoksulluğu üzerindeki etkileri nelerdir? Bu sorunun çözümüne yönelik ne gibi politikalar uygulanmaktadır?

## Bakanlığın cevabı

Elektrik tarifesi; aktif enerji maliyeti, elektriğin üretim tesisinden son kullanıcıya kadar aktarılması için oluşan iletim ve dağıtım maliyetleri ile perakende satış hizmeti faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki maliyetlerden müteşekkildir. Perakende elektrik satış tarifesinin belirlenmesinde tarife konusu faaliyetlerle ilgili tüm maliyetlerin mevzuat gereği dikkate alınması gerekmekte olup, bu maliyetlerde gerçekleşen artışların/azalışların doğal sonucu olarak perakende satış tarifelerinde artışlar/azalışlar gerçekleşmektedir.

1/7/2024 tarihinde nihai fiyatlara göre mesken ile düşük kademe kamu ve özel hizmetler sektörü ile diğer (1/5/2022 öncesi adıyla ticarethane) tarifelerinde 9038; tarımsal faaliyetler ve aydınlatma tarifelerinde 9030; AG yüksek kademe ile OG kamu ve özel hizmetler sektörü ile diğer tarifelerinde 020 artış gerçekleşmiştir. Mevcut durumda aktif enerji bedeliyle ilgili olarak, Temmuz ayı itibarıyla serbest piyasada ortalama elektrik fiyatı (PTF) 2500 TL/MWh (250 kr/kWh) seviyesinin üzerine çıkmış durumdadır.

Buna karşılık, 1/7/2024'ten geçerli tarife tablolarında aktif enerji bedeli;

" düşük kademe AG mesken tarifesi için 490 TL/MWh, " yüksek kademe AG mesken tarifesi için 1390 TL/MWh, e düşük kademe AG kamu ve özel hizmetler sektörü tarifesi için 2460 TL/M Wh, e o yüksek kademe AG kamu ve özel hizmetler sektörü tarifesi için 3070 TL/MWh,

• sanayi OG aktif enerji bedeli 2850 TL/MWh, e tarımsal faaliyetler OG aktif enerji bedeli 1980 TL/MWh, olarak ilân edilmiştir. Tüm tüketiciler için ortalama aktif enerji bedeli ise 1510 TL/MWh olarak hesaplanmaktadır.

Yapılan son fiyat düzenlemeleri sonrasında bile nihai fiyatlarda; mesken düşük kademede 9660, yüksek kademede ise 9040 destekleme devam etmektedir.

Household Energy Price Index (HEP) güncel verilerine göre Ülkemiz, AB ülkeleri arasında elektrik mesken tarifelerinde en ucuz tarifeye sahip ülke konumundadır.

Bunun yanında 2024 yılı Ağustos ayı itibarıyla konutlarda aylık 200 kWh'lik elektrik tüketimi tutarının net asgari ücret içerisindeki payına bakıldığında ise Ülkemiz, 92,4 oranla Avrupa ülkeleri içinde en düşük orana sahip üçüncü ülke konumunda bulunmakta olup, bu oranın 2002 yılında 9620,2 seviyelerinde olduğu görülmektedir.

Petrol ve doğal gaz ile ilgili olarak; 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu ile akaryakıt fiyatlarının belirlenmesinde, rafineri fiyatlarının endeksle oluşturulması, dağıtıcı ve nakliye paylarının tavanı gibi fiyatların doğrudan veya dolaylı olarak kamu tarafından belirlenmesine ilişkin uygulamalar sona erdirilmiş olup, akaryakıt fiyatları 01/01/2005 tarihinden itibaren, en yakın erişilebilir uluslararası piyasa oluşumu dikkate alınarak serbest piyasa koşullarında belirlenmektedir.

Uluslararası ham petrol fiyatının yanı sıra, navlun bedeli, döviz kuru, ülkelerin mevzuatlarına göre belirledikleri vergileme unsurları, tarafların özel hukuk hükümleri çerçevesinde, aralarındaki anlaşmalar, benzin ve motorin gibi ürünlerin kendi arz-talepleri ile belirli bir zamandaki dönemsel gelişmeler de akaryakıt fiyatlarının oluşumuna etki edebilmektedir.

Doğal gaz toptan satış fiyatları ise; piyasa koşulları, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK)Y'nın tarife ile ilgili kararları ve alım-satım-işletme giderleri dikkate alınarak mümkün olan en makul seviyede belirlenmektedir. Bununla birlikte doğal gaz alım maliyetlerini doğrudan etkileyen YAZILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN CEVAPLAR O: 282 ! 7/14514 uluslararası petrol ve petrol türevleri fiyatlarındaki artış ile döviz kurundaki değişimler doğal gaz satış fiyatlarının belirlenmesinde etken olmaktadır.

BOTAŞ tarafından I Ağustos 2024 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde konutlarda kullanılan doğal gaza 9038 ve yıllık tüketimi 300.000 m3 ve altında olan tüketicilere (elektrik üretimi hariç) 33,1 fiyat düzenlemesi yapılmış olmasına rağmen mevcut durumda konutlarda tüketilen doğal gaza 9060 destekleme uygulanmaktadır.

HEP verilerine göre doğal gaz mesken tarifelerinde Ülkemiz, AB ülkeleri arasında en ucuz ikinci ülke konumunda; aynı veriler ışığında 2024 yılı Ağustos ayı itibarıyla konutlarda aylık 100 m doğal gaz tüketimi tutarının net asgari ücret içerisindeki payına bakıldığında ise W 5,5'lik oranla Avrupa ülkeleri içinde en düşük orana sahip dördüncü ülke konumunda bulunmaktadır. Bu oranın 2002 yılında 9425,7 seviyesinde olduğu görülmektedir.

Enerjide verimliliği sağlamak amacıyla Bakanlığımız tarafından yürütülen politika ve uygulamalara bakıldığında; 5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanunu kapsamında yıllık toplam enerji tüketimi 500 Ton Eşdeğer Petrol (TEP) ve üzeri olup her türlü mal üretimi yapan işletmelerin Verimlilik Artırıcı Projeleri (VAP) en fazla 1,5 milyon TL'yi geçmemek kaydıyla yatırım tutarının 9630'u oranında desteklenmektedir. Yine aynı kanun kapsamında yıllık toplam enerji tüketimi 500 TEP ve üzerinde olup her türlü mal üretimi yapan işletmelerin geçmiş 5 yıllık referans enerji yoğunluğuna göre enerji yoğunluğunu ortalama olarak en az "010 oranında azaltan işletmelerin enerji giderinin "30'u, 1 milyon TL'yi geçmemek kaydıyla desteklenmektedir. Şimdiye kadar yapılan verimlilik çalışmalarıyla 155.162 TEP enerji ve 1,26 milyar TL tasarruf sağlanmıştır.

Enerji verimliliği desteklerinin etkinliğini ve etki alanını artırmak üzere yapılan mevzuat değişikliği kapsamında desteklerden faydalanmak isteyenler için sektörel kısıtlama ve VAP proje bedeli üst limiti kaldırılarak destek bedeli 10 kat artırılmış, ayrıca gönüllü anlaşma destek mekanizması geliştirilerek birim ürün veya alan başına emisyonu azaltımı da kapsama alınmıştır. Bu düzenleme çerçevesinde destek bedelleri her yıl bir önceki yıla ilişkin ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılmaktadır.

Milli Enerji ve Maden Politikası çerçevesinde yerli üretimi artırmak, enerji maliyetlerini düşürmek ve uluslararası hukuktan kaynaklı haklarını korumak için Ülkemiz sahip olduğu deniz ruhsat alanlarında Fatih, Yavuz, Kanuni ve Abdülhamid Han Sondaj Gemileri ile sondaj, Barbaros Hayrettin Paşa ve Oruç Reis gemileri ile sismik arama çalışmalarını yürütmektedir. Bu çerçevede, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) tarafından Karadeniz Münhasır Ekonomik Bölgesinde yer alan Batı Karadeniz Havzası Sakarya bloğunda açılan Tuna-I kuyusunda Fatih sondaj gemisi ile şu ana kadar Karadeniz'de gerçekleştirilmiş en büyük keşif olma özelliğine sahip büyük bir doğal gaz keşfi gerçekleştirilmiştir. Yapılan ilave çalışmalar sonucunda keşfedilen bu rezervin miktarı 740 milyar me çıkarılmış olup, Karadeniz'de devam etmekte olan sismik arama çalışmaları kapsamında elde edilecek yeni verilere göre ilave sondaj kuyularının açılması planlanmaktadır.

Ayrıca Türkiye'de kara alanlarında şimdiye kadar yapılan en büyük keşif olma özelliğindeki Şehit Aybüke Yalçın ve Şehit Esma Çevik sahaları, Türkiye'nin enerjide dışa bağımlılığını bitirme hedefine ulaşmasında önemli katkılar sağlamaktadır. Petrol arama-üretim sektörü açısından bakir bir bölge olan Cudi-Gabar bölgesinde yeni keşif potansiyelinin de yüksek olduğu değerlendirilmektedir.

Yenilenebilir enerji alanında da önemli yatırımlar gerçekleştirilmiştir. Bu çerçevede Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) modeliyle yenilenebilir enerji kaynaklarının değerlendirilmesinde yeni bir yatırım modeli hayata geçirilmiş ve yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretimi yapan tesisler için Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması (YEKDEM) uygulanmaya başlanmıştır. Atılan bu adımlar sayesinde 2002 yılında toplamı 12.305 MW olan yenilenebilir enerji kaynaklı elektrik kurulu gücümüzün oranı 2024 yılı Ağustos ayı sonu itibarıyla 67.134 MW seviyesine ulaşmıştır. Yenilenebilir enerji alanında ortaya konulan bu üstün başarı sayesinde toplam elektrik YAZILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN CEVAPLAR : 282 : 7/14514 kurulu gücümüz 113.932 MW'a ulaşırken bu kurulu gücün "69'u yerli, 9058,9'luk kısmı ise yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşmaktadır.

Öte yandan; Ülkemizin 2053 Net Sıfır Emisyon Hedefi esas alınarak 2035 yılına kadar olan dönemi kapsayan "Türkiye Ulusal Enerji Planı" kamuoyu ile paylaşılmıştır. Mezkur planda belirlenen hedeflere yönelik olarak yürütülen tüm faaliyetler, Ülkemizin enerjide bağımsız bir konuma gelebilmesi, enerji arz güvenliğinin sağlanması ve temiz enerji yatırımlarının artırılması esasına dayanarak devam etmektedir.

Bu çerçevede mezkur plana göre elektrik kurulu gücünü 2035 yılında 189,7 GW seviyesine, elektrik kurulu gücünde yenilenebilir kaynakların payının ise 9664,7 düzeyine çıkarılması hedeflenirken 2035 yılına kadar her yıl 3500 MW güneş enerji santrali ve 1500 MW karasal rüzgâr enerji santralinin yanı sıra toplam 5000 MW deniz üstü rüzgâr enerji santrali yatırımı yapılması planlanmaktadır.

Enerji altyapısı ile yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarının üretim faaliyetlerinin artırılmasının yanı sıra Enerji Piyasaları İşletme Anonim Şirketi (EPİAŞ) organize enerji piyasalarında ürün çeşitliliği ve likiditeyi artırarak enerji piyasalarının gelişimi sağlanmıştır.

---

**Kaynak gösterme:** Selçuk Özdağ (Yeni Yol, Muğla). “Türkiye'de enerji fiyatlarındaki artışa ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/14514, 26 Temmuz 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-14514-turkiye-de-enerji-fiyatlarindaki-artisa-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/e5e54ca4-67bb-459b-917a-0190ef3a0652

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
