# Diyarbakır'ın Kulp ilçesinde yaşanan bir cinsel istismar olayına dair devam eden yargılama sürecine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/14840
- **Veren:** Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 23 Temmuz 2024
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 72 gün sonra, 3 Ekim 2024)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/4581bd6a-22f1-4285-ae8b-0190e3e813ef
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-14840-diyarbakir-in-kulp-ilcesinde-yasanan-bir-cinsel-istismar-olayina-dair-devam-eden-yargilama

> Serhat Eren (DEM Parti), 23 Temmuz 2024 tarihinde 7/14840 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 72 gün sonra, 3 Ekim 2024).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98 ve İçtüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Serhat Eren Diyarbakır Milletvekili

Türkiye'nin uluslararası sözleşmelere ve iç hukuk düzenlemelerine rağmen, siyasi karar alıcıların çocukların korunması için gerekli politikaları geliştirmediği ve yeterli önlemleri almadığı yaşanan cinsel şiddet ve istismar vakalarının artışından görülmektedir. Son olarak Diyarbakır'ın Kulp ilçesinde, aralarında kamu görevlilerinin de bulunduğu 21 kişi tarafından istismar edilen 14 yaşındaki zihinsel engelli F.B. ile ilgili dava, 8 yıl süren yargılama sürecinin ardından beraatla sonuçlanmıştır. Basına ve kamuoyuna yansıyan haberlere göre pedagoglar eşliğinde kendisini istismar edenleri isim isim teşhis eden F.B., sanıklar hakkında tek tek ifade veren F.B., sanıkların kendisini ölümle veya ailesinden birisine zarar vermekle tehdit ettiklerini, çoğunun birden fazla kez kendisini istismar ettiğini, birçok sanığın yanında başka kişiler getirerek kendisini onlarla da para karşılığı ilişkiye zorladığını ve işkence gördüğünü ifade etmiştir. F.B., istismarın babasının ölümünden iki ay sonra başladığını söylemiş ve bir arkadaşının daha istismara uğramasının ardından polise giderek şikâyetçi olmuştur. İfadelerinde, "Annemi dövdüler, şikâyetten vazgeçmesi için para teklif ettiler. Yurtta kalmak istemiyorum, beni annemin yanına gönderin" demiştir.

F.B'nin öğretmeni A.C., mahkemedeki ifadesinde öğrencisinin zihin problemi nedeniyle rehabilitasyon merkezine geldiğini, darp izleriyle dolu olduğunu, vücudundaki morlukların 2-3 haftada bir tekrar ettiğini anlatmıştır. Geriye dönük HTS kayıtlarında, sanıkların birçoğunun F.B.'nin annesini defalarca aradığını tespit edilmiştir. Çocuk izleme merkezindeki uzman psikolog tarafindan tutulan gözlem raporunda, F.B.'nin normal mental kapasiteye sahip olmadığı, zekâ yaşının gerçek yaşına uygun olmadığı ve çabuk kandırılabilir olduğu belirtilmiştir. Adli tıp kurumu tarafından da istismara maruz bırakıldığı rapor edilmiştir. Savcı mütalaasında, tüm sanıkların delil durumuna göre, çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve cebir, şiddet, hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmak suçlarından cezalandırılmalarını istemiştir. Ancak mahkeme, tanık ifadelerinin görgüye dayalı olmadığını, ..mağdur kızın ifadelerinin ise birbiriyle çeliştiğini, cinsel istismarın kesin tarihlerinin belirlenemediğini ifade etmiştir. Ayrıca, suç tarihi ile şikâyet tarihi arasında uzunca bir süre geçtiğini, mağdurun ifadelerinin somut delillerle desteklenmediğini, çelişkili ve soyut ifadeleri dışında sanıkların şcezalandırılmalarına yeterli delil bulunmadığını belirterek beraat kararı vermiştir. Üye hâkim ise sanıkların cezalandırılması gerektiği yönünde muhalefet şerhi yazarak, mağdurun ruh sağlığının bozulduğu ve istismara uğradığının ATK raporuyla sabit olduğunu, ayrıca zihinsel engelli olmasına rağmen beyanlarına itibar edilebileceğine dikkat çekmiştir. İstismara uğradığı tarihte 15 yaşından küçük olduğunun kemik yaşıyla da tespit edildiğini, teşhis ve ifadelerine göre sanıkların cezalandırılmaları gerektiği için karara katılmadığını vurgulamıştır.

Cinsel istismar vakalarında adaletin tecelli etmesi, savunmasız bireylerin korunması ve suçluların cezalandırılması noktasında büyük önem taşımaktadır. Resmi ve bağımsız kurumlarca yapılan istatistikler, son yıllarda Türkiye'de çocuğa yönelik şiddet ve cinsel istismar vakalarının üç kat arttığı ve ceza mahkemelerinde bu suçlara ilişkin dosya sayısının on binleri aştığı belirtilmektedir. 2023 yılında çocuğa yönelik cinsel istismar suçundan 7.088 kişinin cezaevine girdiği ve 7.108 kişinin beraat ettiği rapor edilmiştir. Bu bağlamda, mahkeme tarafından verilen beraat kararı, Türkiye'nin çocuklara yönelik şiddet ve cinsel suçlar bakımından içinde bulunduğu durumu gözler önüne sermekte ve kamuoyunda büyük bir rahatsızlık yaratmaktadır.

Öte yandan, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlardan ceza alan hükümlüler için neredeyse her yargı paketinde infaz değişiklikleri getirilerek koşullu salıverme ve denetimli serbestlik imkanları genişletilmekte, ceza almış olanlar bile aslında cezasız bırakılmaktadır.

Bu bağlamda;

1. Diyarbakır'ın Kulp ilçesinde yaşanan istismar vakasında adaletin sağlanmaması ile ilgili olarak bakanlıklarınızca yürütülen bir inceleme veya soruşturma var mıdır?

Mağdur F.B'nin ruh sağlığının bozulduğu ve istismara uğradığı ATK raporlarıyla sabitken, beyanlarına itibar edilmemesi ve tüm sanıkların beraat etmesi kararı hukuka uygun bir karar mıdır?

3- Üye hâkimin şerhinde belirttiği gibi teşhis ve tanıkların ifadelerine göre sanıklar nasıl olur da beraat ettirilirler?

4- Kamuoyunu derinden yaralayan beraat kararının bozulması için bakanlık olarak bir girişiminiz olacak mı?

5- Mağdur F.B'nin kendisini ve ailesini öldürmekle tehdit edenler kimlerdir? Bu kişilerin tespit edilmesi için ilgili birimlere talimat verecek misiniz?

6- Geriyedönük HTS kayıtlarından da görüldüğü üzere F.B'nin annesi sanıklar tarafından defalarca aranmıştır? Bu aramalarda mağdurun annesine ne denmiştir? Bu konuşmaların kayıtlarının alınması ve dava dosyasına eklenmesi için bir girişiminiz olacak mıdır?

7- Türkiye genelinde cinsel şiddet ve istismar vakalarındaki artış karşısında, bu suçlara karşı alınan önlemler ve adli süreçlerin etkinliği hakkında bakanlıklarınızın bir değerlendirmesi var mıdır?

8- Bakanlığınızın tuttuğu istatistiklere göre 2023"ten günümüze kaç çocuğa yönelik cinsel istismar suçundan dava açılmıştır? Bu davalardan kaçında sanıklar ceza almış kaç dava beraatla sonuçlanmıştır?

9- Çocukların korunması ve cinsel istismar vakalarına karşı daha etkin politikalar geliştirilmesi amacıyla hangi adımlar atılacaktır? Bakanlığınızın bu'konu üzerinde çalıştığı bir yasa teklifi var mıdır?

" o 10- Mahkemelerde yaşanan benzer davalarda çocuk mağdurların ifadelerinin ve tanıkların daha etkin şekilde değerlendirilebilmesi için hangi yasal ve idari düzenlemeler yapılacaktır?

## Bakanlığın cevabı

1474535 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/14840 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htp://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden N258RZZ - W/85Y5w - palWOKuw - Dt4eDO- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1100-4248/6063 Konu : Yazılı soru önergesi 94/19/0024

Sayın Serhat EREN Diyarbakır Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/14840 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;

A) "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,

B) "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinin birinci fıkrasında, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri; ikinci fıkrasında, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu; bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Belirtilen hükümler çerçevesinde, Anayasanın 9 ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce verilen ara karar, karar ve hükümlerin hukuki dayanakları ile gerekçelerine dair Bakanlığımızda bilgi bulunmadığı gibi, sözü edilen karar ve hükümlerin olağan yargısal denetimi, başvuru usulü ve şartları ilgili kanunlarda gösterilen yargı mercilerine aittir.

U- 10/07/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan | sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin "Görev" kenar başlıklı 38. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde, adli sicilin tutulmasıyla ilgili hizmetleri yürütmek Bakanlığımız görevleri arasında sayılmaktadır. Suçun işleniş biçimi, suç faillerinin makam ve sıfatları, meslek ve meşguliyetleri esas alınarak bilgi derlemesi yapılmadığından, Bakanlığımızda soru önergesine konu edilen hususlarda ayrıntılı istatistiki veri bulunmamaktadır.

Bu çerçevede istenilen ayrıntıda bilgi bulunmamakla birlikte; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun "Çocukların cinsel istismarı" kenar başlıklı 103. maddesi uyarınca Cumhuriyet başsavcılıklarında soruşturma evresinde açılan ve karara bağlanan dosya, şüpheli ve suç sayıları ile ceza mahkemelerinde açılan ve karara bağlanan dosya, sanık ve suç sayılarına ait istatistiklere (O Bakanlığımız OAdli Sicil Ove İstatistik (Genel Müdürlüğünün

ADALET BAKANLIĞI e A

ADALET BAKANLIĞI rn nsz Mevzuat Genel Müdürlüğü olabilecektir.

NI- Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 20/08/2024 tarihli cevapta; soru önergesinde bahsi geçen olayla ilgili yapılan yargılama sonucunda verilen hükme karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosyanın Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi ilgili ceza dairesine gönderildiği, yapılan istinaf incelemesi sonucunda bir sanık hakkında davanın düşmesine, bir kısım sanıklar hakkında hükmün bozulmasına ve diğer sanıklar hakkında istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, dosyanın mahkemesine gönderilerek yeni esas sırasına kaydedildiği ve yargılamanın hâlen devam ettiği bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır). “Diyarbakır'ın Kulp ilçesinde yaşanan bir cinsel istismar olayına dair devam eden yargılama sürecine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/14840, 23 Temmuz 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-14840-diyarbakir-in-kulp-ilcesinde-yasanan-bir-cinsel-istismar-olayina-dair-devam-eden-yargilama (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/4581bd6a-22f1-4285-ae8b-0190e3e813ef

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
