# Şakran Kadın Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun sağlık hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/14845
- **Veren:** Çiçek Otlu (DEM Parti, İstanbul)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 5 Ağustos 2024
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 71 gün sonra, 15 Ekim 2024)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/f1c439bd-6c81-47ab-82a8-0191269e8428
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-14845-sakran-kadin-kapali-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-saglik-hakkinin-ihlal-edildigi-iddiasi

> Çiçek Otlu (DEM Parti), 5 Ağustos 2024 tarihinde 7/14845 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 71 gün sonra, 15 Ekim 2024).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasanın 98. ve

İçtüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Golü

Çiçek OTLU İstanbul Milletvekili

Ceza infaz kurumlarında bulunan tutukluların sağlık hizmetine ulaşmada ve hizmetin alınması esnasında ciddi hak ihlalleri yaşadıkları ve tedavilerinin aksadığı sıklıkla ifade edilmektedir. Şakran Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda kalmakta olan Ebru Yiğit'in sol eli 13 Temmuz 2024 tarihinde banyodaki demir kapıya sıkışmış, orta parmağı kırılmış ve ezilmiştir. İlk gün kampüsteki acilde basit bir atel takıp, tetanoz iğnesi yapmışlar ve ortopediye sevk etmişlerdir. Ancak idare tarafından hastaneye sevki yapılsa da askerin yorgun olduğu, asker sayısının az olduğu o yüzden ortopediye götürülmeyeceği belirtilmiştir. Elindeki kesik 1 hafta boyunca kanamıştır. Ceza infaz kurumunda revire çıkma süresi 3 ay olarak düzenlendiğinden dolayı eline pansuman bir kere gardiyan tarafından yapılmış ve sonrasında kendi imkanları ile pansuman yapmak zorunda kalmıştır. 3 ayda bir revire çıkabilme düzenlemesi nedeniyle acil rahatsızlanan tutuklular bile revire gidememektedir. Örneğin bir tutuklu migren krizi geçirmesine, ateşi olmasına ve sürekli kusmasına karşın revire götürülmemiştir. Kanser hastası bir tutuklunun da ilaçları geciktirilmekte, tedavisi zamanında ve etkin bir şekilde yapılmamaktadır.

Uluslararası sözleşmeler ve yasalar, sağlık hizmeti sunumunun, özgürlüğü kısıtlanmış bireylerde eşit bir şekilde uygulanmasını, hasta tutukluların tedaviye erişimlerinin önündeki engellerin kaldırılmasını devletin yükümlülüğü olduğunu belirtmektedir. 5275 sayılı Cezâ'vg ; Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 6. Maddesinin f bendi "Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur." hükmü ile yaşam ve sağlık haklarını koruma altına almıştır. 71.Madde ise tutuklunun, beden ve ruh sağlığının korunması, hastalıklarının tanısı için muayene ve tedavi olanaklarından, tıbbi araçlardan yararlanma hakkına sahip olduğunu, bunun için tutuklunun öncelikle kurum revirinde, mümkün olmaması halinde devlet veya üniversite hastanelerinde tedavi ettirileceğini belirtilmektedir. JAvrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında 2 Sayılı Tavsiye Kararı; tutukluların, hukuki durumları nedeniyle ayrımcılığa tabi tutulmaksızın, ülkede mevcut olan 4 RUS sağlık hizmetlerine erişimlerinin sağlanması, cezaevlerindeki sağlık servislerinin tutukluların yakalanmış olabileceği herhangi bir bedensel veya ruhsal hastalık ya da rahatsızlığı ortaya çıkarmak ve tedavi etmek için çaba göstermesi gerektiğini belirtmektedir. Buna karşın, hasta tutukluların hastaneye sevkleri geç yapılmakta, çoğu zaman yapılmamaktadır. İhtiyaç duyduklarında revire dahi çıkamamaktadırlar. Hastaneye sevklerde ağız içi aramasına ve

• kelepçeli şekilde muayene edilmeye zorlanmaktadırlar. İnsan haklarına aykırı bu durum nedeniyle birçok tutuklu tedaviyi reddetmek zorunda kalmaktadır. Hastaneye götürülürken bindirildikleri ring araçlarının ve hastanelerde bekletildikleri odaların fiziki koşulları yetersiz, sağlıksız ve insan onuruna yakışmayan durumdadır. Başka ceza infaz kurumundan sevk edilen tutukluların sağlık dosyaları gecikmeli olarak gelmekte, ilaç temini ile ilgili güçlükler yaşanmakta, tutuklunun hastalığının takibini yapacak ilgili uzman doktor bulunmamaktadır. Çoğu ceza infaz kurumunda, ağız ve diş sağlığı ile ilgili tıbbi cihaz donanım, diş hekimi ve yardımcı sağlık personeli dahi bulunmamaktadır.

5275 sayılı Kanunun 16. Maddesi Adli Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine tutuklunun hastalığının hayatı için kesin bir tehlike teşkil ettiğinde cezasının infazının iyileşinceye kadar geri bırakılacağı hükme bağlanmıştır. Ancak tutukluların talepleri ATK tarafından reddedilmekte ağır hasta olan tutuklular tahliye edilmemektedir. Anayasa'nın 104. maddesi ile Cumhurbaşkanı'na verilen sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebiyle belirli kişilerin cezalarını hafifletmek ve kaldırmak yetkisi sadece adli suçtan yatan tutuklular için uygulanmaktadır.

Bu bağlamda;

1. Ebru Yiğit'in tedavisi neden etkin bir şekilde yapılmamıştır?

2. Yeterli sayıda asker olmamasını ve askerin yorgun olmasını gerekçe göstererek Ebru Yiğit'in hastaneye sevkini yapmayan cezaevi personeline soruşturma açılacak mıdır?

3. Şakran Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda tutukluların revire 3 ayda bir çıkartılmalarının gerekçesi nedir? Sağlığa erişim hakkını engelleyen bu uygulamayı durduracak mısınız?

4. Hasta tutukluların sağlık haklarına erişiminden büyük engellerden olan ağız içi aramasını ve kelepçe ile muayene uygulamasını kaldıracak mısınız?

5. Hasta tutukluların ilaca, tıbbi malzemeye, diyet yemeğe, temiz suya erişimleri sağlanmakta mıdır?

6. Yeterince güneş ışığından yararlanmaları ve fiziksel aktivite yapmaları için gereken düzenlemeler yapılmakta mıdır?

7. Ceza infaz kurumlarında sağlık personelinin 24 saatlik nöbet tutması ve acil ambulans hizmetlerinin bulunması için gereken düzenlemeleri yapacak mısınız?

8. Hasta tutukluların hastaneye sevkleri zamanında yapılacak mıdır? İhtiyaç duyduklarında revire çıkmaları sağlanacak mıdır?

9. Son beş yılda kaç hasta tutuklu ceza infaz kurumunda kalamayacağına dair ATK"ya başvurmuştur? Kaç hasta tutuklu hayatını kaybetmiştir?

10. Son beş yılda ceza infaz kurumunda kalamayacağı ATK raporu ile belirlenmiş kaç hasta tutuklu tahliye edilmiştir?

11. Tutukluların eski, insani koşulları taşımayan ring araçlarıyla hastaneye sevklerinin yapılması engellenecek midir? İnsani koşullarda hastaneye gidebilecekleri ring araçları alınacak mıdır?

12. Kronik ve ağır hastalığı olan tutukluların etkin tedavileri yapılmakta, ilaçları zamanında ve yeterli düzeyde temin edilmekte midir?

13. Ceza infaz kurumlarında, yeterli sayıda ağız ve diş sağlığı ile ilgili tıbbi cihaz, diş hekimi ve sağlık personeli bulunmakta mıdır?

14. Tutukluların en temel hakkı olan tıbbi yardım alma ve tedavi olma hakkını engelleyen olumsuzlukları ortadan kaldırarak yasalar ve uluslararası sözleşmelerde tanınan haklarını verecek misiniz?

## Bakanlığın cevabı

1474535 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, İstanbul Milletvekili Çiçek Otlu tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/14845 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.ir adresinden XİVCGEVM - 1VBLLV8 - ptâFtEd - MPWXxMO ile erişebilirsin

ADALET BAKANLIĞI ir ri Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1105-4592/6480 Ç Konu : Yazılı soru önergesi JA /0/2024 Sayın Çiçek OTLU İstanbul Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/14845 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.

B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.

C) Hükümlü ve tutukluların; ayakta ve yatarak tedavilerinde muayene, tetkik, tahlil, kontrol, ilaç, diş protezi ve tıbbi malzemeleri Sağlık Bakanlığı, hastane tarafından temini mümkün bulunmayan tıbbi malzemeler (ortez, protez, gözlük, işitme cihazı, şeker ölçüm çubuğu vb.) ile ilaç bedelleri ise Adalet Bakanlığı tarafından karşılanmaktadır.

1I- Arama, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun "Arama" kenar başlıklı 36. ve 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin, "Arama, güvenlik tatbikatı ve sayım" kenar başlıklı 34. maddesinde düzenlenmiştir.

Arama hükümlerini düzenleyen ceza infaz mevzuatımız, Ülkemizin taraf olduğu sözleşmeler ve uluslararası düzenlemeler dikkate alınmak suretiyle hazırlanarak yürürlüğe konulmuştur. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 sayılı Tavsiye Kararının "Arama ve Kontroller" başlığını taşıyan 54. maddesinde, görevlilerin arama yaparken uyacakları detaylı prosedürlerin olması, arama yapılacak hallerin ve arama şekillerinin ulusal mevzuatta düzenlenmesi, aranan kişilerin küçük düşürülmemesi, aramanın hemcins olan görevliler tarafından yapılması gibi hususlara yer verilmiştir. Yönetmeliğin 34. maddesinde yer alan düzenleme de söz konusu

ADALET BAKANLIĞI ere le Mevzuat Genel Müdürlüğü

Tavsiye Kararındaki hükümler ile paralellik arz etmektedir.

Aramanın amacı, kurumda bulundurulması yasak olan eşya ve kanunla yasaklanan uyuşturucu maddelerin yanı sıra telefon ve sim kartı gibi haberleşme araçları ile bıçak ve jilet gibi kesici ve bereleyici aletlerin kuruma girişinin önüne geçmektir. Ayrıca, terör örgütlerinin ceza infaz kurumundaki hükümlü ve tutuklularla bağlantılarını kesmek için örgütsel iletişim niteliğinde değerlendirilebilecek haberleşme evrak ve belgelerinin kuruma girişinin engellenmesi hedeflenmektedir.

Bu çerçevede insan onuru ve haysiyetine saygı ile utanma duygusunun ihlal edilmemesi esasları doğrultusunda yapılan aramalar, kurumların güvenliğinin sağlanabilmesi için tedbir amaçlı gerçekleştirilmekte olup, herhangi bir keyfi uygulama söz konusu değildir.

MI- A) 5275 sayılı Kanunun "Zorlayıcı araçların kullanılması" kenar başlıklı 50. maddesi ile 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin "Zorlayıcı araçların kullanılması" kenar başlıklı 123. maddesinde; hiçbir hâlde zincir ve demire vurmanın tedbir olarak uygulanmayacağı, kelepçe ve bedensel hareketleri kısıtlayıcı araçların, çocuk hükümlüler hariç olmak üzere, yetkili makamın önüne getirildiğinde çıkarılmak kaydıyla, sevk ve nakil sırasında kaçmayı önlemek için kullanılabileceği,

B) Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Yönetmeliğinin "Mülki görevlerin esasları" kenar başlıklı 11. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde, jandarmanın ceza infaz kurumlarının dış korumalarını sağlayıcı önlemleri almakla, tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakilleriyle muhafazalarını sağlamakla görevli olduğu; "Sevk ve nakil sırasında alınacak önlemler" kenar başlıklı 34. maddesinde, tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakli sırasında kaçmalarını önlemek için sağlığa zarar vermeyecek gerekli bütün önlemlerin alınacağı,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

Bu kapsamda, hükümlü ve tutukluların sevk veya nakli sırasında kaçmalarını önlemek amacıyla kelepçe takılması, sevk edilenin koluna girilmesi, yeterli sayıda personel ile etrafında çember oluşturulması gibi hükümlü ve tutuklunun sağlığına zarar vermeyecek şekilde gerekli önlemler alınmakta, ceza infaz kurumlarında hiçbir hükümlü ve tutukluya keyfi davranışta bulunulmamaktadır.

IV- A) 5275 sayılı Kanunun "Hükümlünün beslenmesi" kenar başlıklı 72. maddesinin birinci fikrasında, hükümlüye Adalet ve Sağlık bakanlıklarınca birlikte belirlenecek kalori esasına göre, sağlıklı ve güçlü kalması için nitelik ve nicelik olarak besleyici, sağlık koşullarına uygun, makul çeşitlilikte, yaş, sağlık, çalıştığı işin özelliği, dini ve kültürel gerekleri göz önünde tutularak besin verileceği ve içme suyu sağlanacağı,

B) Hükümlü ve Tutuklular ile Ceza İnfaz Kurumları Personelinin İaşe Yönetmeliğinin;

1. "Devlet tarafından iaşe edilecek kişiler" kenar başlıklı 4. maddesinin üçüncü fıkrasında, görevi başında bulunan personelin, bükümlü ve tutuklu ile aynı şekilde iaşe edileceği, personel için özel yemek veya tabldot çıkarılamayacağı, günlük olarak mahkeme veya hastaneye sevk olan hükümlü ve tutuklular ile sevkte görevli memurların, kurumda bulunmadığı öğünler için kumanya verileceği; dördüncü fıkrasında, görev başında bulunan personel, kurumlara staj için gelenler, eğitim-öğretim, kültürel ve sportif faaliyetler ile görevlendirilen görevliler ile kamu kurum ve kuruluşları tarafından görevlendirilen personel, eğitim merkezlerinde eğitim görenler ya da ceza infaz kurumunda mevcut olan hükümlü ve

ADALET BAKANLIĞI de mein Mevzuat Genel Müdürlüğü tutukluların, hangi öğünlerde kurumda hazırsa o öğüne ait iaşe miktarından yararlanacakları, ancak, günlük iaşe miktarının içinde kalmak koşulu ile gece vardiyasında görev yapan personele kumanya verileceği; yedinci fıkrasında, çocuk hükümlü ve tutuklular ile kurumda annesiyle birlikte kalan çocuklara, süt emziren anneler ve hamilelere durumlarına uygun ve Bakanlıkça belirlenen tutarda gıda verileceği,

2. "Günlük iaşe miktarı" kenar başlıklı 5. maddesinde, günlük iaşe miktarının, Sağlık Bakanlığı ile birlikte belirlenen günlük kalori ihtiyacı ve bütçe imkânları da değerlendirilerek saptanan tutar olduğu,

3. "Hastaların iaşe edilmesi" kenar başlıklı 9. maddesinin birinci fıkrasında, hasta hükümlü ve tutukluya, diyetisyen veya hekimlerin belirleyeceği besinlerin verileceği; ikinci fıkrasında, inancı gereği veya vegan, vejeteryan türü özel bir beslenme şekline sahip hükümlü ve tutukluların taleplerinin, iaşe miktarı ile sınırlı kalmak üzere karşılanacağı,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

Bakanlığımız ve Sağlık Bakanlığı tarafından bir kişi için günlük kalori ihtiyacı ortalama 2300 kalori olarak belirlendiğinden, hasta hükümlü ve tutuklulara, diyetisyen veya hekimlerin belirleyeceği besinler bu ölçülerde verilmektedir. Öte yandan, inancı gereği veya vegan, vejetaryen türü özel bir beslenme şekline sahip hükümlü ve tutukluların talepleri de azami ölçüde karşılanmaktadır.

V- Uluslararası mevzuat ve standartlar dikkate alınarak 2005 yılında Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılan İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmeliğin "İzleme, Dezenfeksiyon ve Analiz Özellikleri" kenar başlıklı 10. maddesinde, Yönetmeliğe ek Tablo B1'e atıf yapıldığı, buna göre bir kişinin insani amaçlı tüketeceği su miktarının 200 litre/gün olarak varsayıldığı, Ülkemiz ceza infaz kurumlarında kullanıma sunulan su miktarının bu standardın üzerinde olduğu ve suyun belirli bir miktarının (yaklaşık üçte biri) sıcak su olarak verildiği anlaşılmıştır.

Öte yandan, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 sayılı Tavsiye Kararına ek olarak yayınladığı kararın "Hijyen" başlığı altındaki 19. maddesinde belirtilen "Genel hijyenin sağlanması için her mahpusun, iklime uygun sıcaklıkta ve mümkünse her gün, değilse haftada en az 2 kez (veya gerekiyorsa daha sık olarak) banyo veya duş yapabilmesi için uygun tesisler sağlanmalıdır." hükmü gereğince, bu imkân ceza infaz kurumlarındaki hükümlü ve tutuklulara sağlanmaktadır.

VE 5275 sayılı Kanunun;

"Beden eğitimi" kenar başlıklı 87. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlünün toplumsal, ruhsal ve bedensel gelişmelerini sağlamak amacıyla fizik ve ruhsal sağlık durumlarının elverdiği ölçüde spor, beden eğitimi ve eğlendirici etkinliklere katılmasına müsaade edileceği ve olanaklar ölçüsünde yer ve araç sağlanacağı; ikinci fıkrasında, açık havada çalışmayan veya kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüye, hava koşulları elverdiği ölçüde, günde en az bir saat açık havada gezinme olanağı verileceği, bu Süre içerisinde bireysel spor da yapılabileceği ve kurum dışındaki etkinliklere açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlülerin katılabileceği,

Hükümlerine yer verildiği malâmlarıdır.

Ceza infaz kurumlarında bulunan tutuklu ve hükümlülerin spor faaliyetleri güvenlik miyim

ADALET BAKANLIĞI KN KP Mevzuat Genel Müdürlüğü bakımından tehlike yaratmayacak şekilde, kurumun fiziki yapısı, kapasitesi gibi hususlar dikkate alınarak Kurum İdare ve Gözlem Kurulu tarafından alınan kararlar doğrultusunda yaptırılmaktadır. Bakanlığımız tarafından bu konularda uygulanan genel bir yasaklama veya sınırlı süre uygulaması söz konusu değildir.

VIL- İzmir Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 19/08/2024 tarihli cevapta;

A) Soru önergesinde adı geçen tutuklunun İzmir Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırıldığı,

B) Adı geçenin 13/07/2024 tarihinde parmağını kapıya sıkıştırdığını beyan etmesi üzerine Kurum revirinde muayene ve tedavisinin yapıldığı, reçete edilen ilaçların kendisine teslim edildiği, aynı gün Aliağa Ceza İnfaz Kurumları Kampüs Devlet Hastanesinin Acil Polikliniğinde muayenesinin gerçekleştirildiği, yapılan muayenesi sonucunda Ortopedi Polikliniğine sevkinin sağlandığı ve muayene edildiği, parmaktaki ağrı nedeniyle kontrol muayenesi önerildiği,

C) Kurumda diş ünitesi bulunduğu ve | diş tabibinin görev yaptığı, Kurum sağlık servisinde ayrıca 3 sağlık memurunun görev yaptığı,

Ç) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü,

D) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı,

Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Çiçek Otlu (DEM Parti, İstanbul). “Şakran Kadın Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun sağlık hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/14845, 5 Ağustos 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-14845-sakran-kadin-kapali-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-saglik-hakkinin-ihlal-edildigi-iddiasi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/f1c439bd-6c81-47ab-82a8-0191269e8428

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
