# Şırnak Cezaevinde bulunan mahkumların Kürtçe konuşmasının yasaklandığı iddiasına ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/15396
- **Veren:** Ayşegül Doğan (DEM Parti, Şırnak)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 14 Ağustos 2024
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 63 gün sonra, 16 Ekim 2024)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/a24c824d-1bdd-4364-a087-019155c30d3b
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-15396-sirnak-cezaevinde-bulunan-mahkumlarin-kurtce-konusmasinin-yasaklandigi-iddiasina-iliskin

> Ayşegül Doğan (DEM Parti), 14 Ağustos 2024 tarihinde 7/15396 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 63 gün sonra, 16 Ekim 2024).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM iç tüzüğünün 96 ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 14.08.2024 Na

Ayşegül Doğan

Şırnak Cezaevi'nde tutuklu ve hükümlülere dönük keyfi uygulamalara ilişkin açıklamalar, Kürtçe konuşmaya yasaklama iddiası nedeniyle Şırnak Cezaevi'nde neler oluyor sorusu günlerdir kamuoyunun gündeminde yer alıyor.

Cezaevi yönetimi tarafından, tutuklu ve hükümlülerin yakınları ile Kürtçe konuşmalarının yasaklandığı, mahpusların aileleri ile yaptıkları telgfon görüşmelerinin yine Kürtçe nedeniyle kesildiği ve hatta sarılmalarının dahi keyfi bir biçimde engellendiği basında yer aldı.

Öte yandan görüşe giden avukatların evrak ve kalemle içeriye girmelerine izin verilmediği de avukatlar tarafından kamuoyu ile paylaşıldı. Öyle ki, Şırnak Cezaevi'nde yaşanan ihlallerin tespiti amacıyla Şırnak Baro komisyonu, İnsan Hakları Derneği ve Özgürlükçü Hukukçular Derneği şube temsilcilerinden oluşan bir heyetin cezaevini ziyaret edip, ihlallere ilişkin hazırlayacakları raporu yakın bir zamanda kamuoyuyla paylaşacaklarını, basına yansıyan iddia, şikâyet ve ihlallerin birçoğunun da gerçeği yansıttığını açıkladılar.

Ulusal mevzuatlar ve uluslararası sözleşmeler devletlere, özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilerin hakları konusunda yükümlülükler getiriyor. Mahpusların insan haklarına saygılı muamele görmesi gerekliliği Türkiye"nin mevzuatında da yer alıyor. "Birleşmiş Milletler (BM) Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi"nin 10. maddesinde açık bir şekilde "Özgürlüğünden yoksun bırakılmış kişiler insani muamele ve insanın doğuştan kazandığı insan onuruna saygılı davranış görme hakkına sahiptir" denilmektedir.

Yine "BM Mahpuslar İçin Temel Prensipler"in 1. maddesinde; "Bütün mahpuslara doğuştan sahip oldukları insanlık onurunun ve değerin gerektirdiği saygıyla muamele yapılır" ifadesi yer alıyor.

Günlerdir Şırmak Cezaevi'nde tutuklu ve hükümlüler ile yakınlarına ve avukatlarına dönük uygulandığı iddia edilen keyfi tutum ve davranışlara yönelik Adalet Bakanlığı tarafından herhangi bir açıklama yapılmadığı gibi, kapsamlı bir araştırma yapılarak basına yansıyan bu iddia, şikâyet ve ihlallerin hangi boyutta olduğuna dair tutuklu ve hükümlüler başta olmak üzere avukat ve ailelerin dinlenmesi talebinde de bulunulmamıştır.

Bu bağlamda;

Şırnak Cezaevi'nde tutuklu ve hükümlülerin aileleri ile yaptıkları görüşler ve/veya telefon görüşmeleri Kürtçe konuşmaları gerekçesiyle yetkililer tarafından engellendi

Şırnak Cezaevi'nde tutuklu ve hükümlülerin aileleri ile yaptıkları görüşmelerde sarılmalarının keyfi bir biçimde engellendiği iddiası doğru mudur?

Şırnak Cezaevi'nde avukatların görüşmeye giderken evrak ve kalem ile içeriye alınmadığı iddiası doğru mudur? Doğruysa neden?

Ailelerin tutuklu ve hükümlü olan yakınları ile görüş esnasında Şırnak Cezaevi'nde görevli olan kişiler tarafından görüşmelerinin denetlendiği, dinlendiği avukatlarına aktarılan bilgiler arasında yer almıştır. Bu iddialar doğru mudur?

Adalet Bakanlığı, Şırnak Cezaevi'nde yaşanan ve basına da yansıyan iddia, şikâyet ve hak ihlalleri hakkında herhangi bir açıklama yapacak mı?

Adalet Bakanlığı'nın bu iddiaların araştırılması için herhangi bir soruşturma talimatı var mı?

Adalet Bakanlığı, cezaevlerinde tutuklu ve hükümlülerin Anayasa başta olmak üzere uluslararası sözleşmeler gereği insan haklarına saygılı muamele görmesi gerekliliğini yerine getiriyor mu?

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 2. maddesi "Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazında zalimane, insanlık dışı, aşağılayıcı ve onur kırıcı davranışlarda bulunulamaz" hükmünü içermektedir. Şırnak Cezaevi'nde bu maddenin ihlali mi söz konusu?

## Bakanlığın cevabı

1483619 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alinan, Şırnak Milletvekili Ayşegül Doğan tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/15396 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99, maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden 1/FMULY - MOLF8c5 - DxNmlWT - 6Fa7aM- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı :E-56020453-610-1175-4853/6797 Konu : Yazılı soru önergesi (5.119 0024

Sayın Ayşegül DOĞAN Şırnak Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/15396 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklular hakkında, başta 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun olmak üzere, ilgili mevzuat hükümlerine göre işlem yapılmakta olup, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin mevzuat hükümleri, tüm ceza infaz kurumlarında, hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefi inanç, milli veya sosyal köken ve siyasi veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanmaktadır.

U- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT), 27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.

Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.

ADALET BAKANLIĞI yeman say

Mevzuat Genel Müdürlüğü

Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.

IM- A) 5275 sayılı Kanunun "Hükümlüyü ziyaret" kenar başlıklı 83. maddesinin birinci fıkrasında hükümlünün, belgelendirilmesi koşuluyla eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile vasisi veya kayyımı tarafından haftada bir kez ve ayrıca kuruma kabullerinde, zorunlu hâller dışında bir daha değiştirilmemek üzere, ad ve adreslerini bildirdiği en fazla üç kişi tarafından, yarım saatten az ve bir buçuk saatten fazla olmamak üzere çalışma saatleri içinde ziyaret edilebileceği, çocuk hükümlüler için ziyaret süresinin bir saatten az, üç saatten fazla olmamak üzere belirleneceği; ikinci fıkrasında, birinci fıkrada belirtilenler dışındaki kimselerin ziyaretine Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yazılı olarak izin verilebileceği; üçüncü fıkrasında görüşlerin, koşul ve süreleri Adalet Bakanlığınca hazırlanan yönetmelikle kapalı ve açık olmak üzere iki biçimde yaptırılacağı hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara yaptırılan açık ve kapalı görüşler; 5275 sayılı Kanunun 83. maddesi, 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin "Ziyaret ve ziyaret yeri" kenar başlıklı 108. maddesi ile hükümlü ve tutukluların ziyaretlerine ilişkin usul ve esasların ayrıntılı olarak düzenlendiği Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelik hükümleri doğrultusunda gerçekleştirilmektedir.

IWV- A) 5275 sayılı Kanunun "Hükümlünün telefon ile haberleşme hakkı" kenar başlıklı 66. maddesinin birinci fıkrasında, kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlülerin, Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte belirlenen esas ve usullere göre idarenin kontrolündeki ücretli telefonlar ile görüşme yapabileceği, telefon görüşmesinin idarece dinleneceği ve kayıt altına alınacağı, bu hakkın tehlikeli hâlde bulunan ve örgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabileceği; ikinci fıkrasında, açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde hükümlülerin, ücretli telefonlarla serbestçe görüşme yapabileceği; üçüncü fıkrasında, açık ve kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlülerin altsoy, üstsoy, eş ve kardeşlerinin ölüm, ağır hastalık, salgın hastalık veya doğal afet hâllerinde, kuruma ait telefon ve faks cihazından derhâl yararlandırılacağı, görüşmelerin, tutanak ile belgeleneceği ve tutanakların özel bir dosyada saklanacağı; dördüncü fıkrasında, hükümlülerin açık ve kapalı ceza infaz kurumlarında, çocuk eğitimevlerinde araç telefonu, telsiz telefon veya cep telefonu ve benzeri iletişim araçlarını bulunduramayacağı ve kullanamayacağı,

B) 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin "Telefonla görüşme hakkı" kenar başlıklı 74. maddesinin birinci fıkrasında, kapalı kurumlarda bulunan hükümlülerin, belgelendirmeleri koşuluyla eşi, dördüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ve vasisi ile telefon görüşmesi yapabileceği; ikinci fıkrasının (8) bendinde, hükümlülerin görüşebilecekleri yakınlarından bir veya birden fazla kişi ile haftada bir kez ve bir telefon numarasıyla bağlantı kurarak kesintisiz görüşme yapabileceği, herhangi bir nedenle görüşme gerçekleşememişse daha önceden bildirilen numaralardan bir diğeriyle görüşebileceği, konuşma süresinin görüşme başladığı andan itibaren on dakikayı geçemeyeceği, deprem, salgın hastalık, doğal afet gibi zaruri hâllerde Bakanlık kararı ile

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden AANLUHJ - 205WRYo - RuamVWO - 5DJbZO- ileerişebilirsin

ADALET BAKANLIĞI Tri mat ün

ADALET BAKANLIĞI e Mevzuat Genel Müdürlüğü telefon ile görüşme süresi ve sayısının artırılabileceği; ikinci fikrasının (p) bendinde, telefon görüşmelerinin Türkçe yapılacağı, ancak hükümlünün, kendisinin veya görüşeceğini bildirdiği kişinin Türkçe bilmediğini beyan etmesi hâlinde, konuşmanın yapılmasına izin verileceği ve konuşmanın kayda alınacağı, kayıtların incelenmesi sonucu, konuşmanın suç teşkil etme ihtimali olan faaliyetler için kullanıldığının anlaşılması durumunda, hükümlünün bir daha aynı kişiyle Türkçeden başka bir dille konuşmasına izin verilmeyeceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

V- Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 05/09/2024 tarihli cevapta;

A) Şırnak T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü,

B) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Ayşegül Doğan (DEM Parti, Şırnak). “Şırnak Cezaevinde bulunan mahkumların Kürtçe konuşmasının yasaklandığı iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/15396, 14 Ağustos 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-15396-sirnak-cezaevinde-bulunan-mahkumlarin-kurtce-konusmasinin-yasaklandigi-iddiasina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/a24c824d-1bdd-4364-a087-019155c30d3b

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
