# İstanbul ve Mardin'de yaşanan cinsel istismar vakalarının soruşturulmasına ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/15781
- **Veren:** Sezai Temelli (DEM Parti, Muş)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 22 Ağustos 2024
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 153 gün sonra, 22 Ocak 2025)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/8faa36c3-5257-4648-b825-01917e54701e
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-15781-istanbul-ve-mardin-de-yasanan-cinsel-istismar-vakalarinin-sorusturulmasina-iliskin

> Sezai Temelli (DEM Parti), 22 Ağustos 2024 tarihinde 7/15781 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 153 gün sonra, 22 Ocak 2025).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzük *ün 96'ıncı ve 99*uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. (21.08.2024)

Sezai Temelli DEM Parti Grup Başkanvekili Muş Milletvekili

Türkiye?de çocuk istismarı vakaları her geçen gün artış göstermektedir. Bu duruma dair etkin bir veri çalışması yürütülmesinin önünde toplumsal ve siyasal birçok engel bulunmasına karşın kamuoyuna yansıyan olaylar çocuk istismarı vakalarındaki artışı gözler önüne sermektedir. İktidarın çocuk istismarı olaylarının üzerine gitme noktasındaki isteksizliği, açığa çıkan durumları bütün kurumlarıyla hasıraltı etme çabası, failleri cezasızlık politikalarıyla cesaretlendirme girişimleri ve bu alanda toplumsal politikalar geliştirme noksanlığı şüphesiz bu vakaların artışında önemli bir rol üstlenmektedir.

Geçtiğimiz iki gün içerisinde basına yansıyan iki farklı olay çocukların istismar karşında haklarının korunmadığını, istismarı önleme ve istismara maruz bırakılanları destekleme konularında sistematik bir eksikliğin varolduğunu, her iki durumda da çocuğun üstün yararı ilkesinin değil, faillerin yararı ilkesinin gözetildiğini net bir şekilde göstermektedir.

İlk olarak, İstanbul Küçükçekmece'de Ebuzeyid G. adlı fail 14 yaşında akrabası olan bir çocuğa 3 yıl boyunca sistematik bir biçimde cinsel istismar gerçekleştirmiştir. Çocuğun görüntülerini kayda alan ve bu görünteleri tehdit olarak kullanan fail, dönem dönem kendisini öldürmekle tehdit ederek çocuğa psikolojik şiddet uygulamıştır. 3 yılın ardından ailenin durumu öğrenmesi ve şikayette bulunması ile fail 12 Ağustos'ta (2024) gözaltına alınmış, tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilmiştir. Çıkarıldığı mahkemede, cinsel istismar iddiaları reddetmiş, çocuğa cinsel organının fotoğraflarını defalarca ilettiğini kabul etmesine rağmen, istüsmara uğrattığı çocuğu kızı gibi gördüğünü, kendisiyle kızı gibi ilgilendiğini söylerek Küçükçekmece 4. Sulh Ceza Hakimliği tarafından, 13 Ağustos'ta adli kontrol şartı ve yurtdışı çıkış yasağı ile serbest bırakılmıştır. Yani 3 yıl boyunca süren sistematik cinsel istismar vakası bir günde işleme alınarak, etkin soruşturma talep edilmeden, istismara maruz bırakılan çocuğun üstün yararı ve psikolojik durumu öncelenmeden kapatılmak istenmiş, fail cezasızlıkla ödüllendirilerek, serbest bırakılmıştır. İstismara maruz bırakılan çocuğun ailesi, failin nüfuzlu ilişkilerinden ötürü kaygılarını dile getirmiş, bu ilişki ağının serbest bırakılmasında etkili olduğunu belirtmiştir. i i

" 15134.

İkinci vakada ise Mardin'de bir çocuk akrabası N.Ç tarafından cinsel istismara uğramış, olay sonucu hamile kalmış, ölü doğum gerçekleşmiş, ölümden sorumlu tutularak "kasten öldürme" suçlamasıyla 16 Ocak 2024'te tutuklanmıştır. ATK raporu ile ölü doğan çocuğun babasının N.Ç olduğu tespit edilmiş fakat savcılık N.Ç. hakkında "çocuğun nitelikli cinsel istismarı" suçlamasıyla başlatılan soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Öte yandan kararda işlenen suçun "çocuğun nitelikli cinsel istismarı" olmadığı, "reşit olmayanla cinsel ilişki" suçu olduğu belirtilmiştir. Bunun ardından savcılığın "kovuşturmaya yer yok" kararına itiraz eden çocuk, dosyayı Mardin 1'inci Sulh Ceza Hakimliği'ne taşımıştır. 7 Mart"ta itirazı karara bağlayan mahkeme, çocuğun beyanına başvurmadan dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda itirazın reddine ve savcılığın takipsizlik kararının kabulüne hükmetmiştir.

Cezaevinde yazdığı mektupla olayın detaylarını aktaran 16 yaşındaki çocuk, maruz bırakıldığı istismarın yalnızca N.Ç tarafından değil M.Ç. ve M.S.Ö. tarafından da gerçekleştirildiğini belirtmiş fakat Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı 20 Mayıs'ta failler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermiştir. Çocuğun beyanlarını esas almayan savcılık, "yeterli delilin olmadığını" öne sürmüş ve olayın üzerinden iki yıl geçmesini gerekçe yaparak failler hakkında takipsizlik kararı vermiştir. Yani o dönemden bu döneme istismara maruz bırakılan çocuk tutuklu bulunurken, istismarı gerçekleştiren failler serbest bırakılmıştır. Bu durum terazisi kaymış adalet sisteminin çocuk istismarları karşısında yetersizliğinin ve skandal kararlarla imza atma becerisinin çarpıcı bir örneğini oluşturmaktadır.

Bu bağlamda;

1. Türkiye'de çocuk istismarı vakalarının her geçen gün arttığı göz önüne alındığında, Adalet Bakanlığı bu vakaların önlenmesi ve etkin bir şekilde soruşturulması için hangi somut adımları atmaktadır?

2. Çocuk istismarı vakalarında faillerin serbest bırakılması veya hafif cezalarla cezalandırılması, kamuoyunda cezasızlık algısının oluşmasına neden olmakta, failleri caydırmaktan ziyade cesaretlendiren durumlar açığa çıkmaktadır. Bu tür kararların çocuk istismarıyla mücadelede yarattığı olumsuz etkiler konusunda Bakanlığınızın bir değerlendirmesi var mıdır? Varsa, bu konuda alınan önlemler nelerdir?

3. Mahkemelerin, çocuk istismarı davalarını etkin bir şekilde yürütmekten kaçınmasının gerekçeleri nelerdir? Faillerin sıklıkla cezasız bırakılmalarının gerekçeleri nelerdir?

4. Türkiye'de çocuk istismarı vakalarına ilişkin verilerin toplanması, analiz edilmesi ve kamuoyuyla paylaşılması konusunda Bakanlığınızın yürüttüğü bir çalışma var mıdır? Bu tür verilerin açıklanması için bir mekanizma oluşturulması düşünülmekte midir? Sürece sivil toplum örgütleri dahil edilmekte midir? Ediliyorsa, bu sivil toplum örgütleri hangileridir? Bu konuda çocuk hakları ve çocuğun üstün yararı ilkesini etkin ve şeffaf bir biçimde ortaya konulmuş olması gereği şart koşulmakta mıdır?

5. Çocuk istismarı davalarında, istismara maruz bırakılanlarım korunması ve adalete erişimlerinin sağlanması için yargı mensuplarına yönelik herhangi bir çalışma var mıdır? Varsa eğer bunun etkin bir şekilde yürütülüp yürütülemedeğinin denetimi nasıl sağlanmaktadır? Bu konuda uluslararası standartlara gözönünde bulundurulmakta mıdır?

Türkiye'de son beş yıl içerisinde (2024'ün ilk 6 ayı da dahil) çocuğun cinsel istismarı kapsamında açılan dosya sayısı kaçtır? Bu dosyalar nitelikli ayrıştırmaya tabi tutulmuş mudur?

Yukarıda bahsi geçen ilk olayda, Ebuzeyid G.'nin 14 yaşındaki bir akrabasına 3 yıl boyunca sistematik bir şekilde cinsel istismar gerçekleştirmesine, çocuğun görüntülerini tehdit ve şantaj unsuru olarak kullanmasına, mahkemede çocuğa cinsel organın fotoğrafarını gönderdiğini kabul etmesine rağmen serbest bırakılmasının gerekçesi nedir? Mahkemenin hukuki dayanakları nelerdir?

Etkin bir soruşturma yürütülmemiş olmasının sorumluları kimlerdir? Bu kişilerin mağduriyeti tanzim etmek yerine yeni bir mağduriyet yarattığı yeterince açık değil midir?

İkinci olayda, Mardinde N.Ç., M.Ç. ve M. S. Ö. için kovuşturmaya yer verilmemesinin ve akabinde serbest bırakılmalarının gerekçeleri nelerdir? Savcılık hangi hukuki dayanakları göz önünde bulundururak bu kararları vermiştir?

Savcılığın "çocuğun nitelikli cinsel istismarı" suçlamasını "reşit olmayanla cinsel ilişki" olarak değerlendirmesinin nedeni nedir?

Çocuğun nitelikli cinsel istismar sonucu hamile kalması suç teşkil etmezken, bebeğin ölü doğması ve bunun sorumlusunun mağdur çocuk olarak değerlendirilmesi ve ceza veriklmesi nasıl mümkündür?

İstismara maruz kalan çocuğun baskı ve tehdit altında ifade verdiğini beyan etmesi üzerine etkin bir soruşturma yürütülmemesinin gerekçesi nedir?

Her iki olayda da failler serbestken, ikinci olayda çocuğun cezaevinde olması Bakanlığınızca nasıl değerlendirilmektedir?

Bahsi geçen olaylar, Türkiye'de çocukların cinsel istismar karşısında adli kurumlar tarafından korunmadığını, önleyici ve caydırıcı hiçbir politikanın uygulamada olmadığını göstermesi açısından önemlidir. Bakanlığınızın bu doğrultuda tespit, değerlendirme ve planlamaları nelerdir?

## Bakanlığın cevabı

1490935 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Muş Milletvekili Sezai Temelli tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/15781 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur. ga

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.ir adresinden TÜNZYİt - Mvu7B0/ - ARNYIt9 - 3X35/C ile erişebilirsin

ADALET BAKANLIĞI Haan vu Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1259-silinmesin Konu : Yazılı soru önergesi AA 1Oİ 2025

Sayın Sezai TEMELLİ Muş Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/15781 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- A) Anayasanın;

I- "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,

2- "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinde, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılmasıyla ilgili soru sorulamayacağı, görüşme yapılamayacağı veya herhangi bir beyanda bulunulamayacağı,

B) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun;

I- "Soruşturmanın gizliliği" kenar başlıklı 157. maddesinde, Kanunun başka türlü hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemlerinin gizli olduğu,

2- "Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi" kenar başlıklı 160. maddesinin birinci fikrasında, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı,

3- "Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri" kenar başlıklı 161. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, doğrudan doğruya veya emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığı ile her türlü araştırmayı yapabileceği,

4- "Kamu davasını açma görevi" kenar başlıklı 170. maddesinin birinci ve ikinci fikralarında ise, kamu davasını açma görevinin, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği; soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde, Cumhuriyet savcısı tarafından iddianame düzenleneceği,

Hükümlerine yer verildiği malâmlarıdır.

Sözü edilen bu düzenlemeler çerçevesinde, işlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma yürütülmesi, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden YİTJO2U - v4l2hsb - SaJAFMV - i FİF7K ile erişebilirsin çün A

• ADALET BAKANLIĞI nn Mevzuat Genel Müdürlüğü ANE # sorumluluk yargı mercilerine ait olup, gizli olarak yürütülen ve yargısal faaliyet kapsamında kalan soruşturma aşamasında ne tür işlemler yapıldığına dair Bakanlığımızda bilgi bulunmamaktadır.

11- A) 10/06/2020 tarihli ve 31151 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 63 sayılı Suç Mağdurlarının Desteklenmesine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 18. maddesiyle 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine "Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Dairesi Başkanlığı" kenar başlıklı 53. madde eklenmiş ve bu Başkanlık, Bakanlığımızın hizmet birimleri arasında yerini almıştır. Bu maddeye göre Başkanlığın görevleri; kırılgan gruba yönelik hak ve hizmetlerin geliştirilmesi ve uygulanmasına ilişkin faaliyetleri yürütmek, mağdurların kendilerine tanınan haklar ve yardımlar konusunda bilgilendirilmesine yönelik çalışmalar yürütmek, adli desteğe ihtiyaç duyanlara uygun müdahale programları geliştirmek, tekrarlanan mağduriyetleri önleyici tedbirler almak, psiko-sosyal destek hizmetlerinin geliştirilmesine ve uygulanmasına yönelik faaliyetleri yürütmek, mağdurların adalete erişimini güçlendirmeye yönelik çalışmalar yapmak ve uygulamak, adli süreçte tanıklara yönelik hizmetlerin geliştirilmesine ve uygulanmasına ilişkin faaliyetleri yürütmek, adliyelerde görev alan pedagog, psikolog ve sosyal çalışmacı gibi uzmanların çalışma usul ve esaslarını belirlemek, adli yardımla ilgili mevzuatın Bakanlığa verdiği görevleri ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birliği halinde yürütmek ve adli yardım hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde işleyişine yönelik tedbirleri almak, görev alanına giren konularda kamu kurum ve kuruluşları veya sivil toplum kuruluşları ile iş birliği yapmak, mağdurların her alanda desteklenmesini sağlamak amacıyla toplumsal farkındalığı artırıcı faaliyetlerde bulunmak şeklinde belirlenmiştir.

Başkanlığın başlıca hedefleri arasında; başta çocuklar, kadınlar, yaşlılar ve engelli bireyler olmak üzere tüm suç mağdurlarının ve tanıkların, sahip oldukları haklar ile kendilerine sunulabilecek yardım ve destek hizmetleri konusunda bilgilendirilmeleri ve kırılgan gruba mensup mağdurların adli süreçte etkin şekilde desteklenerek adalete erişimlerinin kolaylaştırılması yer almakta olup Başkanlığın çalışmaları bu yönde devam etmektedir.

02/09/2022 tarihinde Başkanlık bünyesinde çocuk, kadın, yaşlı, engelli ve tanıklara yönelik politikalar geliştirilmesi ile adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerince sunulan hizmetlerin etkinliğini sağlamaya yönelik çalışmalar yürütmek üzere Bakan Oluru ile Çocuk Hizmetleri Daire Başkanlığı ve Kadın Hizmetleri Daire Başkanlığı ile Adli Destek ve Yardım Hizmetleri Daire Başkanlığı kurulmuştur.

B) Bakanlığımızca 63 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca adliyelerde kurulan "adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlükleri" bünyesinde yer alan bürolar aracılığıyla suç mağdurlarına yönelik bilgilendirme ve yönlendirme faaliyetleri ile kırılgan gruba dahil mağdurların adalete erişimlerinin güçlendirilmesine yönelik hizmetler, tüm ülke genelinde yürütülmektedir.

Müdürlüklerin kurulmasıyla birlikte; daha önce çocuk ve aile mahkemelerinde görev yapan uzmanlar aracılığıyla sağlanan psiko-sosyal destek faaliyetleri Cumhuriyet başsavcılıkları ile tüm mahkemeleri kapsayacak şekilde genişletilmiş, hizmet sunumuna ilişkin standartlar geliştirilmiş, vaka yönetiminin uygulandığı etkin bir sistem oluşturulmuştur.

Adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlükleri bünyesinde yer alan "bilgilendirme ve yönlendirme büroları"nda tüm suç mağdurları; adli süreç ve bu süreçte sahip oldukları haklar

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden YITjJO2U - val2hsb - 9SaJAFIV - iF İf7k5 ile erişebilirsin re Lee

ADALET BAKANLIĞI inen Mevzuat Genel Müdürlüğü ile kendilerine hizmet sunan kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları konusunda bilgilendirilmekte ve ihtiyaçları doğrultusunda hizmet alabilecekleri kurum ve kuruluşlara yönlendirilmektedir. Bu sayede değişik kurumlar tarafından mağdurlara sunulan hizmetlerin etkin, kesintisiz ve bütüncül bir şekilde yerine getirilmesi sağlanmaktadır.

Çocuklar ve kadınlar gibi bireysel özellikleri nedeniyle suçtan daha fazla etkilendiği tespit edilen kırılgan gruba dâhil mağdurların adalete erişimlerinin güçlendirilmesine yönelik çeşitli hizmetler de sunulmaktadır. Maruz kalınan suçtan daha fazla etkilendiği ve desteğe ihtiyaç duyduğu anlaşılan bu kapsamdaki mağdurlara yönelik olarak "kırılgan grup destek büroları"nda çalışan adli destek görevlileri tarafından yapılan bireysel değerlendirme sonucunda adli destek planı hazırlanmakta ve gerektiğinde vaka yönetimi uygulanmak suretiyle etkin bir şekilde psiko-sosyal destek hizmeti sunulmaktadır.

C) Bakanlığımız tarafından, faille yüz yüze gelmesinde sakınca bulunduğu değerlendirilen, öncelikli olarak cinsel suç ve aile içi şiddet suçu mağdurları, engelli birey ve kırılgan gruba dâhil mağdurlar, diğer mağdurlar ve tanıklar ile suça sürüklenen çocukların ifade ve beyanlarının uzman eşliğinde özel ortamda alınması için 2017 yılında adli görüşme odaları (AGO) uygulamasına geçilmiştir.

Ç) Suç mağdurlarının bilgilendirilmesine yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında mağdurların sahip oldukları haklar ile kendilerine sunulan hizmetlere dair bilgilerin yer aldığı "https://magdurbilgi.adalet.gov.tr/" internet sitesi üç farklı dilde erişime açılmıştır. Suç mağdurları internet sitesini ziyaret ettiklerinde yaşadıkları mağduriyet türüne göre hangi haklara sahip olduklarını, hangi hizmeti hangi kurumlardan alabileceklerini ve bunun için nasıl bir yol izlemeleri gerektiğini kolaylıkla öğrenebilmektedir.

Suç mağdurlarının adli süreç hakkında bilgilendirilmeleri amacıyla bazı temel haklar ile suç türleri hakkındaki bilgilerin yer aldığı çeşitli broşürler de fiziki ve dijital ortamda erişime sunulmuştur.

Belirtilen hususlara ek olarak; "mağdur(Dadalet.gov.tr" e-posta hesabı üzerinden mağdurların başvuruları Başkanlık tarafından ivedi bir şekilde ele alınarak gereğinin yapılması için ilgili yerlere yönlendirilmektedir.

HIi- 10/07/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin "Görev" kenar başlıklı 38. maddesinin birinci fikrasının (ç) bendinde, adli sicilin tutulmasıyla ilgili hizmetleri yürütmek Bakanlığımız görevleri arasında sayılmaktadır. Bu çerçevede istenilen ayrıntıda bilgi bulunmamakla birlikte; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun "Çocukların cinsel istismarı" kenar başlıklı 103. maddesi uyarınca Cumhuriyet başsavcılıklarında soruşturma evresinde açılan ve karara bağlanan dosya, şüpheli ve suç sayıları ile ceza mahkemelerinde açılan ve karara bağlanan dosya, sanık ve suç sayılarına ait istatistiklere Bakanlığımız Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün "https://Www.adlisicil.adalet.gov.tr" adresli internet sitesinden ulaşılması mümkün olabilecektir.

IV- A) Mardin Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 19/09/2024 tarihli cevapta; soru önergesinde belirtilen olaya ilişkin olarak başlatılan 3 ayrı soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği,

B) Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 23/09/2024 tarihli cevapta; soru önergesinde belirtilen diğer olaya ilişkin olarak başlatılan soruşturmanın devam ettiği,

Bildirilmiştir.

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden YİTJO2U - v4l2hsb - 9aJAFIV - iF İf7K ile erişebilirsin

FE semi EZ ADALET BAKANLIĞI Hemme

Mevzuat Genel Müdürlüğü

V- Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğiyle yapılan yazışmaya verilen 21/10/2024 tarihli cevapta; Kurul Meslek İçi Eğitim Bürosu kayıtlarının tetkikinde, "Çocuk İhmal ve İstismarının Yasal Mevzuatı", "Çocuk İhmali ve İstismarının Önlenmesi", "İstismar Mağduru Çocukla İlgili Soruşturma Süreci", "Çocukların Adalete Erişimi", "Mülteci ve Refakatsiz Çocukların Adalete Erişimi", "Çocuk İstismarının Nedenleri ve Koruyucu Önlemler", "5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu ve Uygulamaları" ve "Çocukların Şiddetten Korunması" konulu eğitimler başta olmak üzere çocuk istismarı davalarında mağdurların korunması ve adalete erişimlerinin sağlanması konularında, 11/02/2015 ilâ 03/10/2024 tarihleri arasında 865 hâkim ve Cumhuriyet savcısına eğitim verildiği bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden YİTJOZU - v4l2hsb - 9SaJAFIV - İFİT7K- ile erişebilirsin

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Sezai Temelli (DEM Parti, Muş). “İstanbul ve Mardin'de yaşanan cinsel istismar vakalarının soruşturulmasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/15781, 22 Ağustos 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-15781-istanbul-ve-mardin-de-yasanan-cinsel-istismar-vakalarinin-sorusturulmasina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/8faa36c3-5257-4648-b825-01917e54701e

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
