# Tokat Cezaevinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/16139
- **Veren:** Ferit Şenyaşar (DEM Parti, Şanlıurfa)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 13 Eylül 2024
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 76 gün sonra, 28 Kasım 2024)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/d858f132-3392-443d-a552-0191f9f2cf72
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-16139-tokat-cezaevinde-yasandigi-iddia-edilen-hak-ihlallerine-iliskin

> Ferit Şenyaşar (DEM Parti), 13 Eylül 2024 tarihinde 7/16139 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 76 gün sonra, 28 Kasım 2024).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzüğün 96 ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim)

Tokat Cezaevi'nde mahpusların kapasitenin çok üzerinde koğuşlarda barındırıldığı ve banyo yapmak için verilen sürelerin kısaltıldığına ilişkin şikayetler, mahpusların yaşam koşullarının uluslararası insan hakları standartlarına uygun olmadığını göstermektedir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 3. maddesi ile Avrupa İşkencenin ve İnsanlık dışı veya Onur kırıcı Ceza veya Muamelenin Önlenmesi Sözleşmesi'nin temel prensiplerine göre mahpusların onurlu ve insani koşullarda barındırılması devletin sorumluluğundadır.

Türkiye?'ninde imzacı olduğu ,mahpusların temizliğini sağlamak için Mahpuslara Muameleye Dair Birleşmiş Milletler Asgari Standart Kurallarının (Nelson Mandela Kuralları, 2015) 18. Maddesinde "Mahpusların kendilerini temiz tutmaları zorunludur ve bu amaçla kendilerine ,sağlıkları ve temizlikleri için gerekli su ve tuvalet malzemesi sağlanır ve mahpusların özsaygılarına uygun bir dış görünümü sürdürebilmeleri amacıyla, saç ve sakalların uygun şekilde bakımı için gerekli, araçlar sağlanır ve erkekler düzenli tıraş olabilmelidir." İbaresi kasıtlı olarak ihlal edilmektedir.

Tokat Cezaevinde yatan mahpuslarını kişisel temizliklerini yapabilmeleri ve (koğuş kapasitelerin uygun sayıda olması yaşanabilecek sağlık sorunlarının önleyecektir. Mevcut uygulamalardan dolayı yaşanabilecek her türlü salgın hastalık ve hijyen kaynaklı ortaya çıkabilecek sorunlardan ceza infaz kurumları sorumlu olacaktır. Cezaevlerinde yaşanan bu tür sorunların ivedilikle çözülmesi ve insan hakları ihlallerinin önlenmesi gerekmektedir.

KLİL agi;

Bu bağlamda; ii

1. Tokat Cezaevi'nde mahpusların 3 kişilik koğuşlarda 8, 8 kişilik koğuşlarda ise 20 9 kişi gibi kapasitenin üzerinde tutulduğu iddiaları doğru mudur?

2. Cezaevindeki mahpusların banyo yapmak için verilen sürelerin yarıya indirildiği ve bu nedenle hijyen koşullarının sağlanamadığına dair şikayetler Adalet Bakanlığı'na ulaşmış mıdır? Bu durumun önlenmesine yönelik bir çalışma var mıdır?

3. Söz konusu iddialarla ilgili olarak inceleme ve denetim amaçlı soruşturma başlatıldı mı? Mahpusların temel haklarının korunmasına yönelik hangi adımlar atılacaktır?

## Bakanlığın cevabı

1496826 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Şanlıurfa Milletvekili Ferit Şenyaşar tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/16139 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 ddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

ADALET BAKANLIĞI TEDA YU Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1324-5866/8133 , Konu : Yazılı soru önergesi 23144 2024

Sayın Ferit ŞENYAŞAR Şanlıurfa Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/16139 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu çerçevede, ceza infaz kurumları, yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT),27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.

Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.

Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.

H- A) Hükümlü ve tutuklu mevcudunda yaşanmakta olan artışın, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunundaki temel ceza sürelerinin mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanununa göre daha yüksek olması, bununla birlikte 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun gereğince şartlı tahliye oranının

ADALET BAKANLIĞI nim iz va Mevzuat Genel Müdürlüğü yükseltilmesi, zaman içinde yeni suç tiplerinin ortaya çıkması, suç ve suçlu ile mücadelede gelişen teknolojinin kullanılması ile olayların aydınlatılmasında en ileri teknolojik imkânlara sahip modern kriminal laboratuvarların kurulmuş olması ve bunun sonucunda suçların faillerinin daha kolay yakalanabilmesi, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminin (UYAP) hayata geçirilmesiyle adli birimlerin elektronik ağlarla birbirine bağlanması ve UYAP'la uyumlu olarak geliştirilen Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemiyle (SEGBİS) adliyelerde ve cezaevlerinde uzaktan ifade alınabilmesine imkân sağlanarak yargılamaların hızlandırılması, istinaf mahkemelerinin devreye girmesi ile kararların kesinleşme sürelerinin kısalması ve infaz aşamasına çabuk geçilmesi, yargı mercilerinde ihtiyaç duyulan insan kaynağı sorununun da çözülmüş olması gibi nedenlere dayandığı değerlendirilmektedir.

B) Mahpuslara Muameleye Dair Birleşmiş Milletler Asgari Standart Kuralları ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Ceza İnfaz Alanındaki Tavsiye Kararlarında belirtilmiş olan minimum ceza infaz kurumu standartları dikkate alınarak, 2000 yılından itibaren ceza infaz sistemimizde reform niteliğinde çalışmalar yapılmaktadır. Özellikle ceza infaz kurumlarının fiziki yapısı ve hükümlü rehabilitasyonu alanında çağdaş standartlar yakalanmıştır. Bu çerçevede, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi tarafından ortaya konulan minimum ceza infaz kurumu standartlarına uygun nitelikte kurumların inşa edilerek hizmete açılması; fiziki olarak ekonomik ömrünü dolduran ve yeterli eğitim ve iyileştirme çalışmalarına elverişli durumda bulunmayan kurumların da kapatılması öngörülmüştür.

HI- Uluslararası mevzuat ve standartlar dikkate alınarak 2005 yılında Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılan İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmeliğin "İzleme, Dezenfeksiyon ve Analiz Özellikleri" kenar başlıklı 10. maddesinde, Yönetmeliğe ek Tablo B1'e atıf yapıldığı, buna göre bir kişinin insani amaçlı tüketeceği su miktarının 200 litre/gün olarak varsayıldığı, Ülkemiz ceza infaz kurumlarında kullanıma sunulan su miktarının bu standardın üzerinde olduğu ve suyun belirli bir miktarının (yaklaşık üçte biri) sıcak su olarak verildiği anlaşılmıştır.

Öte yandan, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 sayılı Tavsiye Kararına ek olarak yayınladığı kararın "Hijyen" başlığı altındaki 19. maddesinde belirtilen "Genel hijyenin sağlanması için her mahpusun, iklime uygun sıcaklıkta ve mümkünse her gün, değilse haftada en az 2 kez (veya gerekiyorsa daha sık olarak) banyo veya duş yapabilmesi için uygun tesisler sağlanmalıdır." hükmü gereğince, bu imkân ceza infaz kurumlarındaki hükümlü ve tutuklulara sağlanmaktadır.

IV- Tokat Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 03/10/2024 tarihli cevapta; Tokat T Tipi Kapalı Ceza infaz Kurumunda tüm iş ve işlemlerin, başta 5275 sayılı Kanun olmak üzere ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde ve insan onuruna saygı ilkesi esas alınarak yürütüldüğü bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden GIJJImvl - UUdiVAT - p1ib1IÇEB - UKSNSY- ileerişebilirsin

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Ferit Şenyaşar (DEM Parti, Şanlıurfa). “Tokat Cezaevinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/16139, 13 Eylül 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-16139-tokat-cezaevinde-yasandigi-iddia-edilen-hak-ihlallerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/d858f132-3392-443d-a552-0191f9f2cf72

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
