# Kamu işçilerinin maaşlarının artırılması talebine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/16147
- **Veren:** İskender Bayhan (EMEP, İstanbul)
- **Muhatap:** Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Vedat Işıkhan)
- **Veriliş tarihi:** 29 Ağustos 2024
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 69 gün sonra, 6 Kasım 2024)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/7c70adf4-951d-4364-a9ea-0191b1be2165
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-16147-kamu-iscilerinin-maaslarinin-artirilmasi-talebine-iliskin

> İskender Bayhan (EMEP), 29 Ağustos 2024 tarihinde 7/16147 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 69 gün sonra, 6 Kasım 2024).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Vedat Işıkhan tarafından Anayasa'nın 98, TBMM iç Tüzüğü'nün 96 ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

-İ Sed, Istanbul Milletvekili

Erdoğan ve Mehmet Şimşek'in emekçiler için kemer sıkma, tasarruf ve ucuz emek sömürüsüne dayandırarak sürdürdüğü ekonomi politikaları, yerli ve yabancı sermayeye kâr ve servet artırma garantisi sunuyor. Bu politikalar, emekçiler üzerindeki vergi yükünü ağırlaştırırken, emekçilerin her geçen gün daha da yoksullaşmasına neden olmaktadır. Kamuda, özellikle Milli Savunma Bakanlığı'na bağlı TSK fabrikaları, Devlet Demiryolları, Karayolları Genel Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı'na bağlı şehir hastaneleri, devlet hastaneleri ve Yüksek Öğretim Kurumlarına bağlı üniversite hastanelerinde temizlik, hasta bakımı ve güvenlik gibi hizmetlerde çalışan yaklaşık 700.000 işçinin ücretleri sürekli olarak erimektedir. Kamu işçilerinin maaşları, TÜİK'in gerçeği yansıtmayan enflasyon oranlarına göre belirlenen Kamu Çerçeve Protokolü kapsamında, yoksulluk sınırının yarısında kalmaktadır.

Aylardır ek zam ve vergide adalet talepleriyle mücadele eden 700 bin kamu işçisinin sesi, "Açız, aç!" ve "Geçinemiyoruz!" sloganlarıyla son olarak Türk-İş mitinglerinde de yankı bulmuştur. "Savunma sanayisinde destan yazdık" diyerek övünen iktidar, "yerli ve milli" üretim propagandası yaparken, yandaş sermayedarların zenginleşmesi uğruna üretimin gerçek yükünü taşıyan binlerce kamu işçisinin emeğini göz ardı etmekte ve taleplerine kulak tıkamaktadır.

Bu bağlamda,

1. Yaklaşık 700 bin kamu işçisinin aldığı ücretler, sürekli artan enflasyon karşısında ciddi bir erimeye uğramıştır. Bu nedenle, artan enflasyon dikkate alındığında, tüm kamu işçilerine Kamu Çerçeve Protokolü altında sendikal bürokrasinin imzaladığı sözleşmelerdeki kayıpların karşılanarak, her kamu işçisine en az yoksulluk sınırı seviyesinde ücret verilmesi için bir adım atmayı düşünüyor musunuz? i

(6lUZ

193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu tüm çalışanları kapsamaktadır. Ancak farklı uygulamalar nedeniyle kamu işçilerinin gelir vergisi kesintisi ocak ayında yüzde 15 olarak başlamakta ve yıl sonuna kadar artan oranlarla devam etmektedir. Kamu işçilerinin kümülatif gelirinin yüksek olmasından dolayı gelir vergisi oranı aylara göre artış göstermektedir. Bütçe görüşmelerinde ele alınmayan bu vergi düzeni, kamu işçilerini Nisan ayında yüzde 20, Haziran itibariyle yüzde 27 ve ilerleyen aylarda yüzde 35 oranında kesintiye maruz bırakmaktadır. Kapitalistlerin vergi yükünü sırtlayan emekçilerin bu adaletsiz vergi düzeni karşısında,: kamu işçilerinin gelir vergisini yüzde 10 oranında sabitlemek gibi bir çalışmanız olacak mı?

Kamuda taşeron uygulaması farklı isimler altında sürdürülmektedir. Örneğin, Karayollarında 10.000'e yakın taşeron işçi çalışmaktadır. Kamu kurumlarının ihtiyaç duyduğu kadrolar açılmadığından, bu ihtiyaç taşeron firmalar aracılığıyla karşılanmaktadır. Devlet Demiryollarında altyapı ve taşımacılık hizmetleri müteahhit firmalar üzerinden yürütülmekte ve işçiler asgari ücretin biraz üzerinde maaş almaktadır. Savunma sanayisinde ise temizlik gibi işler dışarıdan hizmet alımıyla yapılmaktadır. NATO ülkelerine yapılan üretim anlaşmaları dolar bazında olmasına rağmen, savunma sanayisinde çalışan işçilere Türk lirası üzerinden düşük ücretler verilmektedir. Örneğin, NATO aracılığıyla iş anlaşması yapılan ülkeler ile Savunma Bakanlığı arasında işçi ücreti 50 dolar öngörülürken, yerli ve milli üretim propagandası yapılan bakanlık neden işçilere yalnızca 5 dolar değerinde ücret vermektedir?

Savunma sanayisinde çalışan kamu işçileri, Verimliliği Teşvik Primi'nin yıllık izinlerden kesilmemesi, kök maaşlarının artırılması ve 90620 oranında savunma sanayi teşvik priminin verilmesi taleplerini uzun süredir çeşitli biçimlerde dile getirmektedir. Bu talepler doğrultusunda, Bakanlığınızın konuya ilişkin bir düzenleme yapmayı planlıyor mu?

696 sayılı KHK ile kadro alan işçilere tayin hakkı tanınmamış, kurum içi zorla yer değiştirmeler, geciken ödemeler ve meslek kodlarının yaptıkları işe uygun olarak düzenlenmemesi gibi sorunlar, kadroya geçen işçilerin taşeron zihniyetiyle çalıştırılmaya devam ettiğini göstermektedir. 696 sayılı KHK ile kadroya geçirilen işçilerin tayin hakkını sağlamak için mevzuat düzenlemesi yapmayı planlıyor musunuz?

İş yaşamında, aynı veya benzer işi yapan işçilerin farklı statülerde olması, Anayasanın eşitlik ilkesine ve İş Kanunu'nun ruhuna aykırıdır. 696 sayılı KHK ile sürekli işçi kadrosuna geçen işçilerle kamu işçileri arasındaki farkları ortadan kaldırmayı ve kamuda çalışan tüm. işçiler için 657 sayılı Kanun'un 4/D statüsünü sağlamayı düşünüyor musunuz?

Kamu kurumlarında Kamu Çerçeve Protokolü ve sendikaların kurumlarla imzaladığı sözleşmelerden kaynaklı, ücretlerde eşitsizlik yaratan birden fazla ücret skalası bulunmaktadır. Örneğin, Devlet Demiryollarında şu anda 3 ayrı ücret skalası mevcuttur. 1993 öncesi işe girenler 1. skalada, 2010 yılında işe girenler 2. skalada ve 2022 yılında işe başlayanlar ise 3. skalada yer almaktadır. Ancak bu farklılıklar sonucunda, en yüksek ücret alan işçi bile yoksulluk sınırının sadece yarısı kadar bir maaş almaktadır. Bu ücret farklılıklarını ortadan kaldırmak için bir düzenleme yapmayı planlıyor musunuz?

## Bakanlığın cevabı

İlgi (o : 20.09.2024 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1496826 sayılı yazınız.

İlgi yazınız ile İstanbul Milletvekili Sayın İskender BAYHAN tarafından yöneltilen 7/16147 Esas Numaralı yazılı soru önergesine ilişkin cevap aşağıda sunulmuştur.

"6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun EK-2 nci maddesinde, maddede sayılan idarelerde çalıştırılan işçilerin mali ve sosyal haklarını belirlemek üzere kamu toplu iş sözleşmeleri çerçeve anlaşma protokolü imzalanabileceği ve protokol hükümlerinin, geçerlilik süresi içinde ilgili madde kapsamındaki idareler ile taraf konfederasyona üye olan sendikalar için bağlayıcı olduğu düzenlenmiştir.

6356 sayılı Kanun'un EK-2 nci maddesi uyarınca, kamu kesimi toplu iş sözleşmeleri için bağlayıcı nitelikteki 2023 yılı Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Anlaşma Protokolü 09.05.2023 tarihinde imzalanmıştır.

Bununla birlikte; 2023 yılı Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Anlaşma Protokolünün eki niteliğinde olmak kaydıyla, imzalanan toplu iş sözleşmelerinde yürürlük sürelerinin farklı aylarda başlaması sebebiyle enflasyon kaynaklı farklı ücret zamlarının ortaya çıkardığı veya çıkaracağı ücret farklılığını gidermek amacıyla ek çerçeve anlaşma protokolü 29.01.2024 tarihinde imzalanmıştır.

4857 sayılı İş Kanunu'nda, işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartlarına ilişkin hak ve sorumlulukları düzenlenmiştir. Kanun'da, asgari hususlar belirtilmiş olup, ücret ile diğer mali ve sosyal haklara ilişkin koşulların işçi ve işveren arasında akdedilen iş sözleşmeleri ve taraflar arasında bağıtlanan toplu iş sözleşmeleri ile serbesiçe belirlenebilmesi mümkün bulunmaktadır.

Ayrıca, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve diğer mevzuat hükümleri uyarınca personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında yükleniciler tarafından 4/12/2017 tarihi itibarıyla çalıştırılmakta olan işçilerin, 7079 sayılı Kanun ile aynen kabul edilen 696 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 23'üncü maddesi kapsamındaki kurum ve kuruluşların sürekli işçi kadrolarına geçişleri sağlanmıştır. Anılan maddenin beşinci fikrasında: Sürekli işçi kadrolarına geçirilenler, birinci fikrada öngörülen şartları taşıdıkları sürece ve çalıştırıldıkları teşkilat ve birimde geçiş işlemi yapılmadan önceki ihale sözleşmesi kapsamındaki hizmetleri yürütmek üzere istihdam edilebilir ' hükmü yer almaktadır."

Prot. Dr. Vedat IMİKHAN

Bakan Çankaya / ANKARA Tel:(312) 296 — 71 68

---

**Kaynak gösterme:** İskender Bayhan (EMEP, İstanbul). “Kamu işçilerinin maaşlarının artırılması talebine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/16147, 29 Ağustos 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-16147-kamu-iscilerinin-maaslarinin-artirilmasi-talebine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/7c70adf4-951d-4364-a9ea-0191b1be2165

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
