# Kırşehir Yüksek Güvenlikli Cezaevinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/16251
- **Veren:** Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 3 Eylül 2024
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 114 gün sonra, 26 Aralık 2024)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/ee47bee2-1d34-41ba-a4fc-0191bcde50b1
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-16251-kirsehir-yuksek-guvenlikli-cezaevinde-yasandigi-iddia-edilen-hak-ihlallerine-iliskin

> Öznur Bartin (DEM Parti), 3 Eylül 2024 tarihinde 7/16251 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 114 gün sonra, 26 Aralık 2024).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. i Öznur Bartin i Hakkâri Milletvekili

Kırşehir Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde tutulan Hüseyin Aşkan, Mansur Zan ve İsmail Tüzün, 26 Ağustos 2024 tarihinde yaşadıkları insanlık dışı muameleleri aileleriyle yaptıkları telefon görüşmelerinde aktarmışlardır. Mahpuslar, hücrelerine baskın düzenlendiğini, hiçbir gerekçe gösterilmeksizin şiddet uygulanarak tek kişilik yalıtılmış hücrelere kapatıldıklarını ifade etmişlerdir. Ayrıca, Mansur Zan, maruz kaldığı şiddet sonucunda kolunun kırıldığını belirtmiştir. Mahpuslar, maruz kaldıkları işkence ve kötü muamelelerin sistematik olarak devam ettiğini ve cezaevi idaresinin bu durumdan sorumlu olduğunu ifade etmişlerdir.

İsmail Tüzün, ailesiyle yaptığı telefon görüşmesinde, söz konusu olayın 26 Ağustos'ta yaşandığını anlatmıştır. Tüzün, işkencenin nedenini sorduğu cezaevi müdüründen "Talimatı ben verdim" yanıtı aldığını belirtmiştir. Tüzün ayrıca, tutuldukları hücrelerin sürekli basılıp dağıtıldığını ve cezaevi idaresi tarafından provoke edilerek tahrik edilmeye çalışıldıklarını aktarmıştır.

Ailesi ile görüşen Hüseyin Aşkan da yaşananları detaylı bir şekilde anlatmıştır. Aşkan, Patnos Cezaevi'ndeyken satın aldığı radyo için "telsiz olarak kullanıyorsun" denilerek tahliyesinin engellenmeye çalışıldığını ifade etmiştir. Bu durum, mahpusun tahliye hakkının keyfi ve hukuka aykırı bir şekilde engellenmeye çalışıldığı anlamına gelmektedir. Ni

Mansur Zan ise ailesiyle yaptığı telefon görüşmesinde, maruz kaldığı işkence nedeniyle kolunun kırıldığını ve diğer mahpusların da çok ciddi bir şekilde yaralandığını aktarmıştır. Zan, cezaevinde sağlık hizmetlerine erişimlerinin engellendiğini ve tedavi haklarının ihlal edildiğini de ifade etmiştir. Bu durum, mahpusların yaşam hakkını ve fiziksel bütünlüğünü tehlikeye atan ciddi bir ihlaldir.

Mahpuslardan İsmail Tüzün'ün kardeşi, ağabeyinin can güvenliğinin olmadığını belirtmiştir. Tüzün, kardeşinin 21 yıldır cezaevinde olduğunu, çeşitli rahatsızlıklarının bulunduğunu ve uzun süredir tedaviye erişemediğini ifade etmiştir. Cezaevi idaresi tarafından uygulanan ağız içi arama ve çıplak arama dayatmaları nedeniyle mahpusların hastaneye gitmeyi reddettikleri ve bu nedenle tedavi haklarından mahrum kaldıkları belirtilmiştir.

Anayasa'nın 17. maddesi, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma hakkına sahip olduğunu belirtmekte; işkence, eziyet ve insanlık dışı ya da onur kırıcı cezalara veya muamelelere maruz bırakılamayacağını hüküm altına almaktadır. Ayrıca, Türkiye'nin taraf olduğu 1984 tarihli Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşme ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 3. maddesi, işkence ve kötü muameleyi kesin bir şekilde yasaklamaktadır. Cezaevlerinde uygulanan her türlü işkence ve kötü muamele, sadece ulusal hukuk kurallarına değil, aynı zamanda uluslararası hukuka da açıkça aykırıdır.

Cezaevlerinde mahpusların sağlık hizmetlerine erişimi, uluslararası standartlar ve Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler doğrultusunda korunması gereken temel bir haktır. Ancak, Kırşehir Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde tutulan mahpuslar, tedavi haklarının engellendiğini, çıplak arama dayatmaları nedeniyle hastaneye gitmekten vazgeçmek zorunda kaldıklarını belirtmişlerdir. Bu durum, mahpusların sağlık haklarının ihlal edilmesi anlamına gelmektedir.

Ayrıca, mahpuslar infaz yakma uygulamalarına maruz kalmaktadır. Örneğin, Hüseyin Aşkan'ın tahliyesinin, daha önce satın aldığı bir radyo nedeniyle "telsiz olarak kullanıyorsun" iddiasıyla engellenmeye çalışıldığı ifade edilmiştir. Bu tür keyfi uygulamalar, infaz yakma olarak adlandırılan ve mahpusların cezalarının hukuksuz bir şekilde uzatılmasına yol açan bir pratik olarak kabul edilmektedir. Bu durum, mahpus haklarının ihlali ve ceza infaz hukukunun kötüye kullanılması anlamına gelmektedir.

Adalet Bakanlığı olarak, Kırşehir Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde yaşanan bu ciddi hak ihlallerine karşı derhal harekete geçilmesi, mahpusların can güvenliğinin sağlanması, işkence ve kötü muameleye dair iddiaların tarafsız bir şekilde soruşturulması gerekmektedir. İnsan onuruna saygı ve hukukun üstünlüğü ilkeleri çerçevesinde, mahpusların maruz kaldıkları bu tür kötü muamelelerin bir daha tekrarlanmaması için gerekli yasal ve idari tedbirlerin alınması elzemdir.

Bu bağlamda;

1. Kırşehir Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde yaşandığı iddia edilen işkence ve kötü muamele olaylarına ilişkin herhangi bir soruşturma başlatılmış mıdır? Eğer başlatılmışsa, bu soruşturmanın kapsamı ve mevcut durumu nedir?

2. Mahpusların sağlık hizmetlerine erişiminin engellendiği ve çıplak arama dayatmaları nedeniyle hastaneye gitmekten vazgeçmek zorunda kaldıkları iddiaları doğru mudur? Bu konuda cezaevi yönetimi tarafından alınan herhangi bir tedbir var mıdır?

3. Mahpus Mansur Zan'ın kolunun kırıldığı ve diğer mahpusların da ciddi bir şekilde yaralandığı iddialarına dair ne tür adımlar atılmıştır? Zan ve diğer yaralı mahpusların tedavi edilmesi için herhangi bir girişimde bulunulmuş mudur?

4. İnfaz yakma olarak adlandırılan uygulamalara maruz kalan Hüseyin Aşkan'ın tahliyesinin, radyo nedeniyle engellenmeye çalışıldığı iddiaları doğru mudur? Bu tür uygulamalara ilişkin Bakanlığınızın tavrı nedir ve bu konuda ne gibi düzenlemeler yapılmaktadır?

Cezaevinde mahpusların hücrelerine düzenlenen baskınlar sırasında şiddet uygulanmasının ve provokatif tutumların cezaevi yönetimi tarafından sistematik hale getirildiği iddialarına dair ne tür adımlar atılmaktadır?

Cezaevinde tutulan mahpusların can güvenliğinin sağlanması için ne tür önlemler alınmaktadır? Kırşehir Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde bu konuda yaşanan eksiklikler var mıdır?

Mahpusların aileleri ile yaptıkları telefon görüşmelerinde aktardıkları bu tür hak ihlallerine dair cezaevi yönetimi tarafından herhangi bir savunma veya açıklama yapılmış mıdır? Cezaevi müdürünün "Talimatı ben verdim" şeklindeki ifadesi hakkında bir inceleme başlatılmış mıdır?

Cezaevlerinde uygulanan çıplak arama ve ağız içi arama uygulamaları uluslararası insan hakları standartlarına uygun mudur? Bu uygulamaların keyfi bir şekilde kullanılmasının önlenmesi için ne gibi denetim mekanizmaları bulunmaktadır?

Mahpusların sağlık hizmetlerine erişim hakları kapsamında, cezaevi yönetimi tarafından herhangi bir engelleme yaşanması durumunda mahpusların haklarını savunabilecekleri bir mekanizma var mıdır? Bu tür ihlallerin önlenmesi için ne tür önlemler alınmaktadır?

Kırşehir Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde benzer hak ihlalleri daha önce de yaşanmış mıdır? Bu tür vakaların tekrarlanmaması için Bakanlık olarak ne tür önlemler alınması planlanmaktadır?

## Bakanlığın cevabı

1501035 sayılı yazı. i

İlgi yazınız ekinde alınan, Hakkâri Milletvekili Öznur Bartin tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/16251 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http:/vatandaş.uyap.gov.tr adresinden MKIpSkcC - I R/j 7SN - 8C3N27j 6 -z cp3I JES ile erişebilirsin

ADALET BAKANLIĞI aa zle Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1336-5953/8273 p , Konu : Yazılı soru önergesi ZE. / 12 2024

Sayın Öznur BARTİN Hakkâri Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/16251 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT),27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.

Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.

Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.

1I- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun; A) "Hükümlülerin gözlem ve sınıflandırılması" kenar başlıklı 23. maddesinin birinci mğgfu) işle

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden WİGOXS3 - wzahpeâ - iOGd7hI - wlbozlsik erişebilirsin

ADALET BAKANLIĞI m Mevzuat Genel Müdürlüğü fıkrasının (a) bendinde, hükümlülerin kişisel özellikleri, bedensel, akli ve sağlık durumları, suç işlemeden önceki yaşamları, sosyal çevre ve ilişkileri, sanat ve meslek faaliyetleri, ahlâki eğilimleri, suça bakış açıları, hükümlülük süreleri ve suç türleri belirlenerek, durumlarına uygun infaz kurumlarına ayrılmaları ve bunlara göre saptanacak infaz ve iyileştirme rejiminin; gözlem, inceleme ve değerlendirme yöntemiyle çalışan gözlem ve sınıflandırma merkezlerinde veya kapalı ceza infaz kurumlarının bu hizmete ayrılan bölümlerinde yapılacağı; hükümlülerin, işledikleri suç tiplerine, gösterdikleri eğilimlere, tutum ve davranışları nedeniyle sıkı gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekip gerekmediğine göre yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya normal güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya açık ceza infaz kurumlarına gönderilecekleri,

B) "Hükümlülerin gruplandırılması" kenar başlıklı 24. maddesinin birinci fıkrasında hükümlülerin, ilk defa suç işleyenler, mükerrirler, itiyadi suçlular veya suç işlemeyi meslek edinenler; akli ve bedensel durumları nedeniyle veya yaşları itibarıyla özel bir infaz rejimine tâbi tutulması gerekenler; tehlike hâli taşıyanlar; terör suçluları ile suç örgütlerine veya çıkar amaçlı suç örgütlerine mensup olan suçlular şeklinde gruplara ayrılacağı; ikinci fıkrasında hükümlülerin ayrıca yaşları, hükümlülük süreleri ve suç türleri itibarıyla da gruplandırılacağı,

©) "Hükümlünün barındırılması ve yatırılması" kenar başlıklı 63. maddesinin üçüncü fıkrasında, kadınların erkeklerle, hükümlülerin tutuklularla, çocukların yetişkinlerle, örgüt veya çıkar amaçlı örgüt suçluları ile terör suçlularının Kanunda sayılan hâller dışında bir araya gelmelerine ve bağlantı kurmalarına izin verilmeyeceği,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

Bu kapsamda hükümlü ve tutukluların gözlem, sınıflandırma, gruplandırma ve odalara yerleştirme işlemleri, anılan mevzuat hükümleri doğrultusunda Ceza İnfaz Kurumları İdare ve Gözlem Kurulu kararlarıyla gerçekleştirilmekte olup, bu kararlara karşı yargı yolu açıktır.

I- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.

B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.

IV- Arama, 5275 sayılı Kanunun "Arama" kenar başlıklı 36. ve 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin, "Arama, güvenlik tatbikatı ve sayım" kenar başlıklı 34. maddesinde düzenlenmiştir.

Arama hükümlerini düzenleyen ceza infaz mevzuatımız, Ülkemizin taraf olduğu sözleşmeler ve uluslararası düzenlemeler dikkate alınmak suretiyle hazırlanarak yürürlüğe İmi

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htp://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden WİOGOXS3 - wzahpe4 - iOGd7hI - wlbozizil erişebilirsin

ADALET BAKANLIĞI TME CE İİİ Mevzuat Genel Müdürlüğü konulmuştur. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 sayılı Tavsiye Kararının "Arama ve Kontroller" başlığını taşıyan 54. maddesinde, görevlilerin arama yaparken uyacakları detaylı prosedürlerin olması, arama yapılacak hallerin ve arama şekillerinin ulusal mevzuatta düzenlenmesi, aranan kişilerin küçük düşürülmemesi, aramanın hemcins olan görevliler tarafından yapılması gibi hususlara yer verilmiştir. Yönetmeliğin 34. maddesinde yer alan düzenleme de söz konusu Tavsiye Kararındaki hükümler ile paralellik arz etmektedir.

Aramanın amacı, kurumda bulundurulması yasak olan eşya ve kanunla yasaklanan uyuşturucu maddelerin yanı sıra telefon ve sim kartı gibi haberleşme araçları ile bıçak ve jilet gibi kesici ve bereleyici aletlerin kuruma girişinin önüne geçmektir. Ayrıca, terör örgütlerinin ceza infaz kurumundaki hükümlü ve tutuklularla bağlantılarını kesmek için örgütsel iletişim niteliğinde değerlendirilebilecek haberleşme evrak ve belgelerinin kuruma girişinin engellenmesi hedeflenmektedir.

Bu çerçevede insan onuru ve haysiyetine saygı ile utanma duygusunun ihlal edilmemesi esasları doğrultusunda yapılan aramalar, kurumların güvenliğinin sağlanabilmesi için tedbir amaçlı gerçekleştirilmekte olup, herhangi bir keyfi uygulama söz konusu değildir.

V- Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 07/10/2024 tarihli cevapta;

A) Soru önergesinde adı geçen hükümlülerin Kırşehir Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırıldığı,

B) Adı geçenlerden ikisinin 26/08/2024 tarihinde oda değişimi sırasında direniş göstererek slogan attıkları, görevli personel tarafından gerekli güvenlik önlemleri alınarak oda değişimlerinin sağlandığı, adı geçen hükümlülerden birinin kolunun kırıldığını belirtmesi üzerine Kırşehir Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevkinin sağlandığı, yapılan muayene ve tetkikler neticesinde adı geçenin kolunda kırık tespit edilmediği ve sağlık durumunun iyi olduğu,

C) Kurumda 19/08/2024 tarihinde yapılan genel arama esnasında 59 adet radyoya incelenmek üzere el konulduğu, inceleme neticesinde 6 adet radyonun teknik yapılarının ve frekanslarının değiştirilerek iletişim aracı haline getirildiğinin tespit edildiği, adı geçen diğer hükümlünün de kantinden satın aldığı radyonun frekansını sonradan değiştirdiği ve iletişim aracı haline getirdiğinin belirlenmesi sebebiyle Kurum Disiplin Kurulu tarafından "11 gün hücreye koyma" disiplin cezasıyla cezalandırıldığı,

Kurumda mevzuata uygun şekilde gerçekleştirilen oda değişimi ve arama işlemleriyle ilgili olarak Kurum personeli hakkında adli veya idari soruşturma başlatılmadığı,

Ç) Kurumdaki tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak gerçekleştirildiği,

D) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı,

Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

Egg ile

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden NİOOXS3 - wzahpe4 - iOGd7hI - wlbozIizil erişebilirsin

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “Kırşehir Yüksek Güvenlikli Cezaevinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/16251, 3 Eylül 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-16251-kirsehir-yuksek-guvenlikli-cezaevinde-yasandigi-iddia-edilen-hak-ihlallerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/ee47bee2-1d34-41ba-a4fc-0191bcde50b1

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
