# Bir market zincirinde işçilerin kötü koşullarda çalıştığı iddiasına ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/16389
- **Veren:** İskender Bayhan (EMEP, İstanbul)
- **Muhatap:** Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Vedat Işıkhan)
- **Veriliş tarihi:** 28 Ağustos 2024
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 118 gün sonra, 24 Aralık 2024)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/7a7fbb5e-1cb0-4cf6-b0d8-01919d0cba1f
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-16389-bir-market-zincirinde-iscilerin-kotu-kosullarda-calistigi-iddiasina-iliskin

> İskender Bayhan (EMEP), 28 Ağustos 2024 tarihinde 7/16389 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 118 gün sonra, 24 Aralık 2024).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan tarafından Anayasa'nın 98, TBMM İç Tüzüğü'nün 96 ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 28.08.2024 akde.

Erdoğan-Şimşek imzalı Orta Vadeli Programın fabrika ve işyerlerindeki izdüşümü, sendikasızlaştırma, çalışma koşullarının daha da ağırlaşması ve anayasal hakların yok sayılması oluyor. Çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi için birleşip mücadele eden işçilerin anayasada kırıntı olarak kalmış hakları bile kapitalistlerin kar ve büyüme hırsı uğruna yok sayılıyor. Bütün bunlar bakanlığınızın gözleri önünde oluyor.

Bu durumun son örneklerinden biri de İstanbul Esenyurt'taki CarrefourSA deposunda yaşanıyor. DGR adlı taşeron firmaya bağlı çalışan ve ek zam taleplerini dile getiren işçilerden Esi işten atıldı.

İşçiler, promosyon ödemeleri, en az yüzde 25 zam ve atılan arkadaşlarının geri alınması talebi ile Depo, Liman, Tersane ve Deniz İşçileri Sendikası (DGD-SEN) öncülüğünde hakları için direniyor. İşçilerin mücadelesi, Sabancı Holding'e bağlı CarrefourSA deposunda işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerinin yok sayıldığını, hijyenik olmayan koşullarda, sürekli iş kazası ve ölümle burun buruna çalışan işçilerin mobbing ve performans baskısı ile yıpratıldıklarını bir kez daha gözler önüne serdi.

Günlerdir seslerini duyurmaya çalışan işçiler, işyerindeki çalışma koşullarına ve baskılara karşı itiraz eden kadın işçilerin daha zorlu işlerde görevlendirildiğini, birçok işçide bel fıtığı, boyun fıtığı, bacak ve diz bölgelerinde kas, bağ ve tendon rahatsızlıkları gibi meslek hastalıklarının ortaya çıktığını ve havalandırmanın olmadığı koşullarda toz ve bakterilere maruz kaldıklarını, bu nedenle solunum yolu sıkıntıları ve enfeksiyona bağlı hastalıklar yaşadıklarını aktarıyor. İşçiler, depoda periyodik temizliğin yapılmadığını, raflardan malzemelerin düştüğünü ve çalışma şartlarından dolayı sık sık hastalandıklarını dile getiriyor.

İşçi sağlığı ve güvenliği önlemlerinin yok sayıldığı depoda, 7-8 metre yükseklikten işçilerin üzerine palet ve 4-5 tonluk malzeme düştüğü ve işçilerin ağır yaralanma ve ölümlerden son anda kurtulabildiği, bu nedenle sık sık işçilerin elinin, bacağının kırıldığı, belini sakatladığı, ağır çalışma temposu ve performans baskısıyla bayıldığı belirtiliyor. Ayrıca, depoda işçilere haysiyet kırıcı ve aşağılayıcı davranıldığı, kotalara ulaşılmadığı takdirde baskı ve mobbing uygulandığı ifade ediliyor. Şartların düzeltilmesini isteyen işçilerin sistematik mobbingle bastırıldığı ve yemeklerin kötülüğünden ya da tuvaletlerin pisliğinden şikâyet eden işçilerin daha ağır işlere, örneğin deterjan ve meşrubat bölümüne gönderildiği belirtiliyor.

Orta Doğu başta olmak üzere 12 ülkeye yaptığı ihracatı ve yatırımları geliştirmesiyle övünen ve bu ülkelere yapılan satışları bir önceki yıla göre "0311 artışla 217 milyon TLye çıkaran, ve bu yıl net gelirini 1,2 milyar TL'ye yükselten CarrefourSA'nın karşısında, insanca olmayan koşullarda çalıştıkları ve sefalet ücretine itiraz ettikleri için işten çıkarılan işçilerin haklarının korunması Bakanlığınızın sorumluluğundadır.

Bu bağlamda;

1. Anayasanın 51. ve 52. maddelerini ve uluslararası sözleşmeleri yok sayarak, depoda işçilerin örgütlendiği sendikayı tehdit olarak gören, fabrikada kendi "keyfi" yasalarını uygulayan ve işçilerin zam taleplerini görmezden gelerek işten çıkaran CarrefourSA hakkında bir işlem başlatacak mısınız? Yoksa Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olarak işçilerin taleplerine kulak tıkayıp, adeta sömürücülerin destek örgütü gibi Sabancı Holding'in çıkarlarını mı koruyacaksınız?

2. İşçilerin basına da paylaştığı görüntülerde, rafların üzerine yüklenen yüke göre ince olduğu ve bazı raflarda tutma vidalarının bile bulunmadığı, ayrıca rafların sabitlenmediği, işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerinin yok sayıldığı görülüyor. Bakanlığınız müfettiş ve denetçileri tarafından CarrefourSA depolarında bir denetim gerçekleştirilmiş midir? Eğer gerçekleştirilmişse, bu denetimler sonucunda tespit edilen eksiklikler, alınan önlemler ve uygulanan cezai yaptırımlar nelerdir?

3. Birişçi, çalışırken bacağının sakatlandığını ancak iki saat boyunca depoya ambulans ya da herhangi bir aracın gelmediğini, iki saat sonra getirilen aracın da kendisini hastaneye bırakıp gittiğini ve hastaneden çıkabilmek için eşini hastaneye çağırmak zorunda kaldığını belirtmiştir. Başka bir işçi ise, taşıma aracı çarpan bir işçinin hastaneden rapor alıp müdüre teslim etmesi sırasında, müdürün "Çalışacaksan çalış, çalışmayacaksan git" dediğini ve bu nedenle arkadaşının yaralanmış haliyle çalışmaya devam ettiğini ifade etmiştir. İşçilerin ne emeğinin ne de canlarının bir değerinin olmadığı bu sömürü terörü düzenine göz yummanızın kapitalistleri cesaretlendirdiğini düşünüyor musunuz?

4. İşçiler, basit temizlik işleri yapılmadığı ve havalandırmanın olmadığı koşullarda toz ve bakterilere maruz kaldıklarını, solunum yolu sıkıntıları ve enfeksiyona bağlı hastalıklar yaşadıklarını dile getirmektedir. Bakanlığınız, işbirlikçi sermayedarların önde gelen temsilcilerinden CarrefourSA'nın, işçilerin sağlığı ve güvenliğini maliyet gerekçesiyle yok sayan bu uygulamalarına göz mü yumacak, yoksa gerekli denetim ve cezai işlemler için adım atacak mıdır?

5. Hükümetiniz Temmuz ayında asgari ücreti yükseltmediği için ek zam isteyen CarrefourSA işçilerini darp eden, patronun talimatıyla hareket eden emniyet yetkilileri ve idari amirler hakkında suç duyurusunda bulunarak soruşturma başlatılması için İçişleri Bakanlığı ile temasa geçmeyi düşünüyor musunuz?

## Bakanlığın cevabı

İlgi (o : 30.09.2024 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1501043 sayılı yazınız.

İlgi yazı ekinde alınan İstanbul Milletvekili Sayın İskender BAYHAN tarafından yöneltilen 7/16389 Esas Numaralı yazılı soru önergesine ilişkin cevap aşağıda sunulmuştur.

"Sendikal örgütlenme hakkı, işçilere, işverenlere ve kamu görevlilerine tanınan Anayasal bir haktır. 6336 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununda sendikaya üye olmanın serbest olduğu ve hiç kimsenin sendikaya üye olmaya veya olmamaya zorlanamayacağı, işçi veya işverenin sendikalaşma hakkı ve sendika özgürlüğü ile ilgili hükümleri belirtilmiştir. Anılan hükümlere uyulmaması durumunda, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununda, 4857 sayılı İş Kanununda ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda çeşitli yaptırımlar öngörülmüştür.

Bununla birlikte, Bakanlığımızca yıl içinde yürütülen iş teftişi faaliyetleri, geçmiş yıllara ait istatistiki veriler, ulusal politikalar ve ihtiyaçlar göz önünde bulundurularak, çalışma hayatının riskleri ve öncelikleri ile Bakanlığımızın kaynakları dikkate alınarak programlı teftişler ve program dışı tefiişler şeklinde yürütülmektedir. Programlı teftişler, çalışma hayatındaki sorunların değerlendirilmesi ve önceliklendirilmesi sonucu belirlenen alanlarda veya sektörlerde yahut özel bir risk grubu hedeflenerek belirlenen işyerlerinde çalışma hayatı ile ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanmasının denetlenmesi amacıyla gerçekleştirilen teftişlerdir. İncelemelerden oluşan program dışı teftişler ise programlı teftişler dışında kalan ihbar, şikâyet vb. talepler üzerine veya Bakanlığa intikal eden evraklardan teftiş hizmetiyle bağdaşır nitelikte olanların teftiş programına alınması sonucu gerçekleştirilmektedir.

Diğer taraftan, 4857 sayılı İş Kanununun 91'inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kanundan, iş ve toplu iş sözleşmesinden doğan bireysel işçi alacaklarına ilişkin Bakanlığımıza intikal eden başvurulardan, sadece iş sözleşmesi devam eden işçilerin başvuruları incelenebilmektedir. İş sözleşmesi sona eren işçilerin bireysel işçi alacaklarıyla ilgili 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 3'üncü maddesinin birinci fikrasındaki "Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. * hükmü yer almaktadır. "

Prof Dr. Vedat IŞ#KHAN

Bakan Çankaya / ANKARA Tel: (0312) 296 71 68

Talafan: (2191 2aK ANNA

---

**Kaynak gösterme:** İskender Bayhan (EMEP, İstanbul). “Bir market zincirinde işçilerin kötü koşullarda çalıştığı iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/16389, 28 Ağustos 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-16389-bir-market-zincirinde-iscilerin-kotu-kosullarda-calistigi-iddiasina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/7a7fbb5e-1cb0-4cf6-b0d8-01919d0cba1f

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
