# Kırşehir Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun hak ihlaline uğradığı iddiasına ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/16687
- **Veren:** Sezai Temelli (DEM Parti, Muş)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 26 Eylül 2024
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 118 gün sonra, 22 Ocak 2025)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/5ced0235-d26a-473d-a090-0192323237c0
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-16687-kirsehir-yuksek-guvenlikli-kapali-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-hak-ihlaline-ugradigi-id

> Sezai Temelli (DEM Parti), 26 Eylül 2024 tarihinde 7/16687 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 118 gün sonra, 22 Ocak 2025).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasa'nın 98"inci ve İçtüzük

"ün 96'ıncı ve 99*uncu Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Sezai Teyelli Muş Milletvekili DEM Parti Grup Başkanvekili

Kırşehir Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi'nde tutuklu bulunan Mansur Zan, tarafıma gönderdiği mektupta, 28.08. 2024 tarihinde cezaevinde yaşadığı hak ihlallerine ilişkin detaylı olarak yazdığı mektubun cezaevi idaresi tarafından el konulduğu ve mektubun tarafıma gönderilmediğini yazmıştır. Mahpusa mektubun gönderilmemesine dair de bir gerekçeli karar iletilmiştir. Kararda mahpusun yalan yanlış şeyler yazdığını, personeli zan altına bıraktığını, kurumu tehlikeye attığını, milletvekili etkileyerek infaz kurumuna karşı olumsuz gündem oluşturduğu şeklinde bir dizi "sakıncalı" ifadeler tespit edildiğini ve bu nedenle mektubun gönderilmediği belirtilmiştir.

Söz konusu tutanakta mahpusun el konulan mektubundaki "sakıncalı" ifadeleri ise şu şekilde belirtilmiştir: "Bu zindanın koşullarını anlatacak olursam inanın kâğıt kalem yetmez, en basiti insanlığı diri diri tabutun içine koymuşlar ve bu tabutla birlikte mezarın içine koymuşlar. Odalarımıza mesai saatleri içinde baskın yapıyorlar, korku imparatorluğunu yaymaya çalışıyorlar, psikolojik işkence 24 saat zaten var. Kurumun müdür ve müdürleri bizleri tehdit ediyorlar. Güneş yüzü göstermemekle korkutmaya çalışıyorlar. Odalarımıza baskın yapıp bizleri arkadaşlarımızla beraber yaka paça çıkartıp kameralar önünde yerde sürüklediler, getirip başka bir odaya attılar." şeklindeki sözlerden ötürü mektup tarafıma gönderilmemiştir.

Mansur Zan'ın tarafıma ulaşan son mektubunda ise, "ben az yazıyorum siz çok anlayın" diyerek mektubuna tekrar el konulmaması için kısaca cezaevinde yaşanan hak ihalelerini ve kötü muameleye dair ise; tekli odalarda tutulduklarını, günün 23 saatini tek başına geçirdiklerini, havalandırmaya 1 saat çıkarıldıklarını, sohbet, spor ve atölye hakkının olmadığını iletmiştir.

Bu bağlamda,

1. Mansur Zan'ın tarafıma göndermek için yazdığı mektubumun cezaevi idaresi tarafından el konulması ifade ve düşünce hakkına müdahale değil midir?

2. Kırşehir cezaevinde mahpusların iletişim hakkını engelleyen, ifade ve düşünce özgürlüğünü sınırlandıran keyfi tutum ve uygulamalara ilişkin bir inceleme ve soruşturma başlatacak mısınız?

3. Mahpuslar cezaevinde yaşadıkları hak ihlallerini, kötü muameleyi mektup/ fax yoluyla milletvekillerine göndermesi "olumsuz gündem oluşturma" olarak değerlendirilmesinin hukuki bir izahatı var mıdır?

4. MansurZan'ın, "ben az yazıyorum siz çok anlayın" diyerek el konulması korkusuyla detaylı yazamadığı ihlallerin araştırılması için bir girişimde bulunacak mısınız?

5. Mansur Zan ve arkadaşlarından bazıları süreli olarak cezaevinde tutulmalarına rağmen tekli hücrelere konulması ve sadece günde bir saat havalandırmaya çıkarılmasının nedeni nedir? Mahpuslar sohbet, spor, atölye hakkından neden yararlandırılmamaktadır?

## Bakanlığın cevabı

1504468 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Muş Milletvekili Sezai Temelli tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7716687 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur. A —

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet) re (109 €

ADALET BAKANLIĞI serimi vu Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1378-6174/8581 Konu : Yazılı soru önergesi 22/61 (2025

Sayın Sezai TEMELLİ Muş Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/16687 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT),27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.

Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.

Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafindan yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.

1i- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun "Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları" kenar başlıklı 9. maddesinin birinci fikrasında,

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden 6bggIRY - g3MxKOu - 7goJlbdu - CO7ZZY- ileerişebilirsin

ADALET BAKANLIĞI razı ev Mevzuat Genel Müdürlüğü yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarının, iç ve dış güvenlik görevlilerine sahip, firara karşı teknik, mekanik, elektronik ve fiziki engellerle donatılmış, oda ve koridor kapıları sürekli kapalı tutulan, ancak mevzuatın belirttiği hâllerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve dış çevre ile temasların geçerli olduğu sıkı güvenlik rejimine tâbi hükümlülerin bir veya üç kişilik odalarda barındırıldıkları tesisler olduğu, bu kurumlarda bireysel veya grup hâlinde iyileştirme yöntemlerinin uygulandığı; ikinci ve dördüncü fıkralarında, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek suçlarından veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde bu fıkrada sayılan suçlardan mahkum olanların cezalarının, yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında, bu kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması hâlinde diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümlerinde infaz edileceği hükmüne yer verildiği malumlarıdır.

TI- 5275 sayılı Kanunun;

A) "Hükümlülerin gözlem ve sınıflandırılması" kenar başlıklı 23. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, hükümlülerin kişisel özellikleri, bedensel, akli ve sağlık durumları, suç işlemeden önceki yaşamları, sosyal çevre ve ilişkileri, sanat ve meslek faaliyetleri, ahlâki eğilimleri, suça bakış açıları, hükümlülük süreleri ve suç türleri belirlenerek, durumlarına uygun infaz kurumlarına ayrılmaları ve bunlara göre saptanacak infaz ve iyileştirme rejiminin; gözlem, inceleme ve değerlendirme yöntemiyle çalışan gözlem ve sınıflandırma merkezlerinde veya kapalı ceza infaz kurumlarının bu hizmete ayrılan bölümlerinde yapılacağı; hükümlülerin, işledikleri suç tiplerine, gösterdikleri eğilimlere, tutum ve davranışları nedeniyle sıkı gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekip gerekmediğine göre yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya normal güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya açık ceza infaz kurumlarına gönderilecekleri,

B) "Hükümlülerin gruplandırılması" kenar başlıklı 24. maddesinin birinci fıkrasında hükümlülerin, ilk defa suç işleyenler, mükerrirler, itiyadi suçlular veya suç işlemeyi meslek edinenler; akli ve bedensel durumları nedeniyle veya yaşları itibarıyla özel bir infaz rejimine tâbi tutulması gerekenler; tehlike hâli taşıyanlar; terör suçluları ile suç örgütlerine veya çıkar amaçlı suç örgütlerine mensup olan suçlular şeklinde gruplara ayrılacağı; ikinci fıkrasında hükümlülerin ayrıca yaşları, hükümlülük süreleri ve suç türleri itibarıyla da gruplandırılacağı,

©) "Hükümlünün barındırılması ve yatırılması" kenar başlıklı 63. maddesinin üçüncü fıkrasında, kadınların erkeklerle, hükümlülerin tutuklularla, çocukların yetişkinlerle, örgüt veya çıkar amaçlı örgüt suçluları ile terör suçlularının Kanunda sayılan hâller dışında bir araya gelmelerine ve bağlantı kurmalarına izin verilmeyeceği,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

Bu kapsamda hükümlü ve tutukluların gözlem, sınıflandırma, gruplandırma ve odalara yerleştirme işlemleri, anılan mevzuat hükümleri doğrultusunda Ceza İnfaz Kurumları İdare ve Gözlem Kurulu kararlarıyla gerçekleştirilmekte olup, bu kararlara karşı yargı yolu açıktır.

IV- 5275 sayılı Kanunun, "Hükümlünün mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkı" kenar başlıklı 68. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlünün, bu maddede belirlenen kısıtlamalar dışında, kendisine gönderilen mektup, faks ve telgrafları alma ve ücretleri kendisince karşılanmak koşuluyla, gönderme hakkına sahip olduğu, hükümlünün usul ve esasları Adalet Bakanlığınca belirlenmek suretiyle, gerekli teknik altyapının bulunduğu kurumlarda elektronik yöntemlerle de mektup alıp gönderebileceği; ikinci fıkrasında,

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden 6bag IRY - g3MxKOu - 7g0J bdu - CO7ZZY-ile erişebilirsin

ADALET BAKANLIĞI namal Mevzuat Genel Müdürlüğü hükümlü tarafından gönderilen ve kendisine gelen mektup, faks ve telgrafların mektup okuma komisyonu bulunan kurumlarda bu komisyon, olmayanlarda kurumun en üst amirince denetleneceği; üçüncü fikrasında, kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgrafların hükümlüye verilmeyeceği, hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmeyeceği; dördüncü fıkrasında, hükümlü tarafından resmi makamlara veya savunması için avukatına gönderilen mektup, faks ve telgrafların denetime tâbi olmadığı, bu iletilerin, alıcısı dışındaki kişilerin erişimini engelleyici tüm tedbirler alınarak hükümlünün talebine göre posta yoluyla veya elektronik ortamda alıcısına ulaştırılabileceği hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklular anılan maddede belirtilen kısıtlama sebeplerini içermemesi kaydıyla mektup, faks ve telgraflarını gönderebilmekte, kendilerine gelen mektup, faks ve telgrafları kabul edebilmektedirler.

V- 5275 sayılı Kanunun;

A) "Kültür ve sanat etkinliklerine katılma, ifade özgürlüğü" kenar başlıklı 60. maddesinin birinci fıkrasında, ceza infaz kurumlarında, olanaklar elverdiğince, kültürün ve sanatın çeşitli dallarını temsil eden programların hazırlanacağı ve hükümlülerin bunlara katılmaları hususundaki usullerin düzenleneceği,

B) "Beden eğitimi" kenar başlıklı 87. maddesinin birinci fikrasında, hükümlünün toplumsal, ruhsal ve bedensel gelişmelerini sağlamak amacıyla fizik ve ruhsal sağlık durumlarının elverdiği ölçüde spor, beden eğitimi ve eğlendirici etkinliklere katılmasına müsaade edileceği ve olanaklar ölçüsünde yer ve araç sağlanacağı; ikinci fıkrasında, açık havada çalışmayan veya kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüye, hava koşulları elverdiği ölçüde, günde en az bir saat açık havada gezinme olanağı verileceği, bu süre içerisinde bireysel spor da yapılabileceği ve kurum dışındaki etkinliklere açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlülerin katılabileceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Ceza infaz kurumlarında bulunan tutuklu ve hükümlülerin spor faaliyetleri güvenlik bakımından tehlike yaratmayacak şekilde, kurumun fiziki yapısı, kapasitesi gibi hususlar dikkate alınarak Kurum İdare ve Gözlem Kurulu tarafından alınan kararlar doğrultusunda yaptırılmaktadır. Bakanlığımız tarafından bu konularda uygulanan genel bir yasaklama veya sınırlı süre uygulaması söz konusu değildir.

VE "Genç ve Yetişkin Hükümlü ve Tutukluların Eğitim ve İyileştirilme İşlemleri ve Diğer Hükümler" konulu, 27/07/2007 tarihli ve 46/1 Nolu Genelgenin "Eğitim-Öğretim Çalışmaları, Sosyal-Kültürel ve Sportif Faaliyetler" başlıklı Üçüncü Bölümünün "A- Genel Esaslar" kısmının 1 ilâ 5. maddelerinde, eğitim-öğretim çalışmaları ile sosyal-kültürel ve sportif faaliyetlerin Standartlar Sistemi çerçevesinde Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanarak kurumlara gönderilen "eğitim haritası" kapsamında yürütülmesi ile bu amaçla yapılacak duyuru, seçim ve yerine getirmeye ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir. Anılan Bölümün "B- Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumlarındaki Eğitim-Öğretim Çalışmaları, Sosyal-Kültürel ve Sportif Faaliyetlere İlişkin Esaslar" kısmının 1. maddesinde ise yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında ve kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümlerinde kalan hükümlü ve tutukluların, bireysel veya 10 kişiyi

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip.//vatandaş.uyap. gov.tr adresinden 6DggIRY - g3MxKOu - 7golJbdu - CO7ZZY- ileerişebilirsin

ADALET BAKANLIĞI NE Gi Mevzuat Genel Müdürlüğü aşmayacak gruplar hâlinde eğitim-öğretim, sosyal-kültürel ve sportif çalışmalardan genel esaslar çerçevesinde yararlandırılacağı belirtilmiştir.

VI. Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 15/10/2024 tarihli cevapta;

A) Soru önergesinde adı geçen hükümlünün Kırşehir Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırıldığı,

B) Adı geçenin gönderilmek üzere yazdığı ve 28/08/2024 tarihinde Kurum İdaresine verdiği mektubun, mektup okuma komisyonunca değerlendirildiği ve Kurum Disiplin Kurulu tarafından sakıncalı olduğuna karar verildiği, verilen kararın infaz hâkimliği ve ağır ceza mahkemesinin denetiminden geçerek kesinleştiği,

C) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, Ç) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden 6DGGIRY - g3MxKOu - 7goJbdu - CO7ZZY- ile erişebilirsin

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Sezai Temelli (DEM Parti, Muş). “Kırşehir Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun hak ihlaline uğradığı iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/16687, 26 Eylül 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-16687-kirsehir-yuksek-guvenlikli-kapali-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-hak-ihlaline-ugradigi-id (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/5ced0235-d26a-473d-a090-0192323237c0

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
