# Hakkari'de kurulan bir suç örgütü ile ilgili iddialara ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/16993
- **Veren:** Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari)
- **Muhatap:** İçişleri Bakanlığı (Ali Yerlikaya)
- **Veriliş tarihi:** 23 Eylül 2024
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 53 gün sonra, 15 Kasım 2024)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/d5a95425-84fa-4335-9a99-019222cc55ab
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-16993-hakkari-de-kurulan-bir-suc-orgutu-ile-ilgili-iddialara-iliskin

> Öznur Bartin (DEM Parti), 23 Eylül 2024 tarihinde 7/16993 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: İçişleri Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 53 gün sonra, 15 Kasım 2024).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Hakkâr) Milletvekili

Hakkâri ilimizde son yıllarda yaşanan toplumsal olaylar, güvenlik problemleri ve siyasi gelişmeler gündemin önemli bir parçası haline gelmiştir. Özellikle 2016 yılından bu yana, genç kadınlar ve çocuklar üzerinde yoğunlaşan olumsuz sosyal vakalar kamuoyunun dikkatini çekmektedir. Bölgede etkin olduğu iddia edilen uyuşturucu ve fuhuş çeteleri, kadınlar üzerinde kurdukları baskılar ve devlet kurumlarıyla olası bağlantıları dolayısıyla ciddi bir sorun haline gelmiştir. Basına yansıyan çeşitli iddiaların araştırılması ve sorumluların yargı önünde hesap vermesi gerekmektedir.

İddiaların merkezinde, A.A. isimli bir kadının liderliğinde kurulduğu öne sürülen bir çete bulunmaktadır. Bu çetenin, özellikle genç kadınları ve çocukları uyuşturucuya alıştırarak fuhuşa zorladığı yönündeki iddialar, Hakkâri halkı arasında yaygın bir şekilde dile getirilmektedir. Genç kadınların bu çete tarafından uyuşturucuya bağımlı hale getirildikten sonra Zorla fuhuş yaptırıldığı, kabul etmeyenlerin şiddet ve tehditlere maruz kaldığı belirtilmektedir.

Bu tür yapılanmaların ortaya çıkışı, sadece bireysel bir suç faaliyeti olmaktan öteye geçerek, toplumsal bir sorun haline gelmiştir. Genç kadınların bu şekilde istismar edilmesi, hem bölge halkının psikolojik ve sosyal yapısını zedelemekte hem de gelecekteki nesillerin sosyal güvenliğini tehdit etmektedir. Bu vakalar, toplumdaki kadınlar ve çocuklar üzerinde ciddi bir travmaya yol açmakta, genç kadınların intihara sürüklenmesine ya da yaşadıkları yerleri terk etmek zorunda kalmalarına neden olmaktadır.

Bahse konu olan çetenin devlet kurumlarıyla bağlantıları olduğuna dair ciddi iddialar içeriyor. Özellikle A.A.'nın babasının korucu, abisinin ise astsubay olduğu ve bu bağlantılar aracılığıyla çetenin dokunulmazlık kazandığı öne sürülmektedir. Bu durum, devletin güvenlik ve yârgı organlarının çeteyle yeterince mücadele etmediği ya da bilerek göz yumduğu yönündeki şüpheleri artırmaktadır. Aileler tarafından yapılan şikayetlerin, yerel emniyet güçleri ve savcılar tarafından baskı altına alınarak geri çektirildiği iddiaları da söz konusudur.

Bu çerçevede, Hakkâri Cumhuriyet Savcısı F.A. ve emniyet güçleri tarafından ailelere defalarca telefon açılarak şikayetlerin geri çekilmesinin talep edildiği iddia edilmektedir. Bu durum, hukukun üstünlüğü ve adaletin sağlanması açısından ciddi bir sorun teşkil etmektedir. wi 14993

Eğer bu iddialar doğruysa, Türkiye'nin yargı ve emniyet sisteminin etkinliği ve tarafsızlığı ciddi şekilde sorgulanacaktır.

Bir diğer önemli iddia, çetenin bazı üyelerinin AKP'li yerel yöneticilerle bağlantılı olduğudur. Bu bağlantıların çete üyelerini koruduğu, yargı süreçlerinin etkisiz kalmasına neden olduğu öne sürülmektedir. AKP'li yöneticilerin çocukları ya da yakın akrabalarının çete içerisinde yer aldığına dair iddialar, devletin bu tür suç yapılanmalarına göz yumduğu yönünde ciddi şüpheler uyandırmaktadır. Özellikle Kürt nüfusun yoğun olduğu bölgelerde devletin denetim mekanizmalarının zayıf kaldığı ve halkın güvenlik güçleriyle adalet kurumlarına güvenini sarsan bu tür iddialar, kamu vicdanını derinden yaralamaktadır.

Bölgedeki kadınlar ve çocuklar üzerindeki baskı, yalnızca uyuşturucu ve fuhuşla sınırlı kalmamakta, aynı zamanda fiziksel ve psikolojik şiddet vakalarıyla da kendini göstermektedir. İddiaya göre, çete tarafından tehdit edilen genç kadınlar, uygunsuz fotoğraflarla şantaja maruz bırakılmakta ve bu fotoğraflar montajlanarak kadınların itibarları zedelenmeye çalışılmaktadır. Kabul etmeyen kadınların ise 1ssız yerlere götürülüp darp edildiği, hatta bazı kadınların bu baskılar nedeniyle intihar etmeye zorlandığı iddia edilmektedir.

Bölgedeki emniyet güçlerinin bu tür olaylar karşısında sessiz kalması, toplumda derin yaralar açmakta, özellikle genç kadınlar için güvenli bir yaşam ortamının ortadan kalkmasına neden olmaktadır. Kadınların korku ve baskı altında yaşadığı bir toplumda, sosyal dayanışma ve güven ilişkileri ciddi zarar görmekte, bu da toplumsal çöküşe yol açabilecek bir dinamik oluşturmaktadır.

Basına yansıyan haberlerden sonra Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde ikamet eden JİNNEWS muhabiri Rabia Önver'in evine polis baskını yapılmıştır. Hakkâri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü bir soruşturma gerekçesiyle yapılan bu baskın, gazetecilik faaliyetlerine yönelik açık bir müdahaledir. Özellikle Hakkari?deki çete faaliyetlerini araştıran ve halka gerçekleri duyuran Rabia Önver'in hedef alınması, ifade özgürlüğüne ve basın hürriyetine yönelik ciddi bir müdahaledir.

Anayasa'nın 26. maddesi ifade özgürlüğünü, 28. maddesi ise basın hürriyetini güvence altına almaktadır. Türkiye'nin de taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. maddesi de ifade ve basın özgürlüğünü açıkça koruma altına alırken, bu normlara aykırı şekilde basın emekçilerinin hedef alınmasını doğru bulmuyoruz.

Hakkari'deki çete faaliyetlerine dair iddiaları deşifre eden Rabia Önver hakkında yakalama kararı çıkaran Hakkâri Cumhuriyet Başsavcılığı, aynı zamanda söz konusu çetenin faaliyetlerine yönelik herhangi bir soruşturma başlatmamıştır. Bu durum, hukukun üstünlüğüne ve adalet anlayışına ters düşmektedir.

Bu bağlamda;

Hakkari?de etkin olduğu iddia edilen uyuşturucu ve fuhuş çeteleriyle ilgili bugüne kadar Bakanlığınız tarafından yürütülen operasyonlar ve alınan önlemler nelerdir? Bu çetelerle mücadelede elde edilen somut sonuçlar nelerdir?

A.A. isimli kadının liderliğinde kurulduğu iddia edilen çete hakkında İçişleri Bakanlığı'na bağlı birimlerin yürüttüğü herhangi bir soruşturma bulunmakta mıdır? Eğer yoksa, bu iddialar neden bugüne kadar ciddiye alınmamış ve adli bir süreç başlatılmamıştır?

Bu çetelerle devlet kurumları, özellikle güvenlik güçleri arasında bir ilişki olduğu yönündeki iddialar Bakanlığınız tarafından nasıl değerlendirilmiştir? A.A.'nın babasının korucu, abisinin astsubay olduğu iddiaları hakkında herhangi bir inceleme başlatılmış mıdır?

Çete faaliyetleriyle ilgili yerel emniyet birimlerine yapılan şikayetlerin baskıyla geri çektirildiği yönündeki iddialar hakkında Bakanlığınız bir inceleme başlatmış mıdır? Bu şikayetleri geri çektiren emniyet görevlileri hakkında disiplin soruşturması açılmış mıdır?

Bakanlığınıza bağlı güvenlik güçlerinin, bölgede faaliyet gösterdiği iddia edilen çeteler karşısında yetersiz kalma veya bilerek müdahalede bulunmama iddiaları hakkında bugüne kadar ne gibi adımlar atılmıştır? Bu iddiaları araştırmak üzere bağımsız bir denetim mekanizması kurulmuş mudur?

Uyuşturucu ve fuhuş çeteleriyle mücadelede halkın güvenlik güçlerine olan güvenini yeniden sağlamak amacıyla ne tür politikalar ve çalışmalar yürütülmektedir? Bölgedeki yurttaşların güvenlik birimlerine başvurmakta çekinceleri olup olmadığını tespit etmek amacıyla bir çalışma yapılmış mıdır?

Basına yansıyan olaylar üzerine, JİNNEWS muhabiri Rabia Önver'in evine yapılan polis baskını ve yakalama kararıyla ilgili Bakanlığınızın bu tür gazetecilik faaliyetlerine müdahale olarak değerlendirilen uygulamalara bakışı nedir? Bu olayla ilgili bağımsız bir soruşturma başlatılmış mıdır?

AKP'li yerel yöneticilerin ve yakın akrabalarının çetelerle bağlantılı olduğu yönündeki iddialar hakkında Bakanlığınız herhangi bir inceleme başlatmış mıdır? Eğer bu iddialar doğruysa, bu kişilerin yargılanması veya görevlerinden alınması için ne gibi adımlar atılacaktır?

## Bakanlığın cevabı

İlgi o: 09.10.2024 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1508264 sayılı yazınız.

İlgi yazı ekinde yer alan Hakkari Milletvekili Öznur BARTİN'e ait 7/16993 esas numaralı yazılı soru önergesi incelenmiştir.

Uyuşturucu ile mücadele, başta T.C. Anayasası olmak üzere kolluğa yetki veren ilgili mevzuat kapsamında gerçekleştirilmektedir. Uyuşturucu ile etkin mücadele edilmesi amacıyla Narkogüç, Narkotim ve Alan Denetimi gibi operasyonel projeler başarıyla sürdürülmektedir.

Bu kapsamda 112 Acil Çağrı Merkezi ve UYUMA Uygulaması aracılığıyla yapılan narkotik ihbarlarının ve bildirimlerinin analiz edilmesine, analize dayalı yoğunluk haritalarının oluşturulmasına, suçluların tespiti ve yakalanmasına, yer ve zaman odaklı mücadele planları ve stratejileri hazırlanmasına olanak sağlayan Narkotik Vaka Analiz Sistemi (NARVAS) Projesi 01.06.2022 tarihinde İstanbul ilinde başlatılmış ve 01.01.2024 tarihi itibarıyla 81 ilimizde uygulamaya konulmuştur.

Narkotik Vaka Analiz Sistemi (NARVAS) ile temel hedef, suç haritaları hazırlayarak riskli bölgeleri tespit etmek, Narko Alan Bölgeleri oluşturmak, önleyici faaliyetleri sonuç odaklı konumlandırmak, elde edilen veriler ile planlı çalışmalar yapmak ve en doğru zamanda en doğru yerde konumlanarak zehir tacirlerine göz açtırmamaktır.

Ülke genelinde Türk Ceza Kanunu'nun 188 ve 19'inci maddeleri kapsamında 2022 yılında (ilk 7 ay) 130.916 operasyon gerçekleştirilmiş, 169.328 şahıs gözaltına alınmış ve 15.556 şahıs tutuklanmıştır. 2023 yılında (ilk 7 ay) 121.393 operasyon gerçekleştirilmiş, 154.768 şahıs gözaltına alınmış ve 16.478 şahıs tutuklanmıştır. 2024 yılının aynı döneminde 174.011 operasyon gerçekleştirilmiş, 210.609 şahıs gözaltına alınmış ve 19.640 şahıs tutuklanmıştır.

Bu kapsamda operasyon, gözaltı ve tutuklu sayıları açısından 2024 yılının ilk 7 ayı ile 2023 yılının aynı dönemi karşılaştırıldığında operasyon sayısında 443,35, gözaltı sayısında 636,08 ve tutuklu sayısında 619,19 oranında artış sağlanmıştır.

Soru önergesinde bahsi geçen konu ile ilgili P.K. ve annesi N.K'nın fuhuş ve uyuşturucu çetesi yönündeki iddiaları ile ilgili Hakkari İl Emniyet Müdürlüğüne herhangi bir şikayette bulunmadığı, 06.06.2024 tarihinde A.A. isimli kişiden "Kasten Yaralama-Tehdit-Hakaret" konusunda müracaatta bulunmaları üzerine adli tahkikat başlatılmış olup A.A. isimli kişinin ifadesi Hakkari Cumhuriyet Başsavcılığınca alınmıştır.

Bahse konu olayla ilgili Hakkari 2.Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 27.09.2024 tarihinde 2024/645 sayılı dosya numarasıyla adli süreç yürütülmektedir.

Ali YERLİKAYA Bakan https:/eimza.egm.gov.ir Adres : Ayrancı Mahallesi Selimiye Caddesi No:17 Çankaya/Ankara Kep : emniyetgenelmudurlugu(ğhs0!.kep.tr e-mail : soruonergeleriGegm.gov.ir

Ali YERLİKAYA
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “Hakkari'de kurulan bir suç örgütü ile ilgili iddialara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/16993, 23 Eylül 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-16993-hakkari-de-kurulan-bir-suc-orgutu-ile-ilgili-iddialara-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/d5a95425-84fa-4335-9a99-019222cc55ab

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
