# Bakanlık ile Diyanet İşleri Başkanlığı arasında imzalanan ÇEDES Protokolüne ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/1725
- **Veren:** Nurten Yontar (CHP, Tekirdağ)
- **Muhatap:** Millî Eğitim Bakanlığı (Yusuf Tekin)
- **Veriliş tarihi:** 15 Haziran 2023
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 70 gün sonra, 24 Ağustos 2023)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/335806d5-fbbf-4268-af24-0188d8e4374e
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-1725-bakanlik-ile-diyanet-isleri-baskanligi-arasinda-imzalanan-cedes-protokolune-iliskin

> Nurten Yontar (CHP), 15 Haziran 2023 tarihinde 7/1725 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Millî Eğitim Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 70 gün sonra, 24 Ağustos 2023).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Sayın Yusuf Tekin tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

Nurt ONTAR Tekirdağ Milletvekili

Okullara "manevi danışman" adı altındaimam,vaiz ve Kuran kursu hocası görevlendirilmesini öngören "Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum" (ÇEDES) projesi ülke genelinde tepkilerin odağına oturmuştur. Söz konusu uygulamaya, görev alanlarına müdahale edildiği ve laik eğitim sistemine aykırı olduğu gerekçesiyle ailelerden, sivil toplum kuruluşlarından, sendikalardan ve öğretmenlerden büyük tepki gelmiştir.

İktidar, "21 yıldır iktidarda olmanın verdiği keyfiyetle" Türkiye'de eğitim sistemini ideolojik hedefleri doğrultusunda, dini kurallara ve referanslara dayandırarak biçimlendirmeye çalışmaktadır. Geçtiğimiz yıllarda, Milli Eğitim Bakanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığı, dini vakıf ve dernekler arasında imzalanan ortak projeler üzerinden eğitimi dinselleşme süreci içine iterek, doğrudan laik eğitimi hedef alan uygulamalar hayata geçirilmiştir.

Öte yandan, ÇEDES Projesi ile amaçlanan, öğrencilerin hem okulda hem de okul dışında geçirdiği zamanlar üzerinden öğrencileri dini referanslı eğitim anlayışı ile sınırlamaktır. Yeterince denetimi olmayan bu gri alanlarda, çocuğa yönelik yaşam hakkı ihlallerini, fiziksel şiddeti, çocuk istismarı olaylarını ülkemizde yaşayan herkes yakından test etmiştir. Ensar Vakfında ve Hiranur Vakfında yaşanan dramlar bunun örnekleri olarak karşımızda durmaktadır.

Aslında yapılması gereken eğitimin niteliğini arttırmak ve çocuklarımızın özgür ve sağlıklı bireyler olarak yetiştirilmesinin önünü açmak için gerekli adımları atmaktır. Ancak Milli Eğitim Bakanlığı her zaman yaptığı gibi, öğrencilere dini ve manevi değerleri aktarmayı kendisine görev edinmiştir. Bu uygulama çocukların sağlıklı gelişimini hem de eğitim sisteminde özgür ve bilimsel düşüncenin ilerlemesini engelleyecektir.

Öte yandan, ÇEDES projesi, Anayasa'nın laiklik ilkesine açıkça aykırı olup, Eğitimde Birlik Yasası'nı ihlal niteliği taşımaktadır. Bugün birçok okulda rehber öğretmen ve psikolojik danışman kadroları atıl durumdayken ve bu alanda yeterli destek verilemezken, pedagojik formasyondan geçmemiş "manevi danışmanların" çocuklarımıza nasıl yararlı olacağı merak konusu olmuştur.

Bu bilgiler ışığında;

I- ÇEDES Projesi kapsamında, ülkemiz genelinde "Manevi Danışmanlık" adı altında toplamda kaç din görevlisi atanmıştır?

2- ÇEDES Projesi kapsamında, Tekirdağ ilimizde "Manevi Danışmanlık" adı altında toplamda kaç din görevlisi atanmıştır?

Tekirdağ, Aydın, İzmir ve Eskişehir'in pilot bölgeler olarak seçilmesiyle söz konusu illerin Cumhuriyet Halk Partili Büyükşehirler olması arasında herhangi bir bağlantı var mıdır? Topluma bu illerin seçimiyle bir mesaj mı verilmek istenmektedir?

Özellikle Tekirdağ ilinde depreme dayanıksız bir sürü okul dururken ve yıkılarak yerine yenisi yapılmayan onlarca okul varken, yani okul açığımız söz konusuyken, her kesim tarafından tepki çeken ÇEDES projesinin kime ne yararı olacaktır?

Sendikalardan ve öğretmenlerden, görev alanlarına müdahale edildiği ve laik eğitim sistemine aykırı olduğu gerekçesiyle söz konusu projeye karşı çıkılması bakanlığınız tarafından dikkate alınacak mıdır?

Asli görevi "Özgür Bireyler Yetiştirmek" olan bakanlığınız dini eğitim konusunda neden ısrar etmektedir?

Yakın tarihimizde birtakım tarikat ve cemaatlerde yaşanan çocuk hakkı ihlalleri göz önündeyken söz konusu uygulamaya neden ihtiyaç duyulmaktadır?

Söz konusu proje Anayasamızın laiklik ilkesine aykırılık teşkil etmekte midir? Eğer etmekte ise bu projeden niçin vazgeçilmemektedir?

Atama bekleyen yüzlerce rehber öğretmen ve psikolojik danışman kadroları atıl dururken, pedagojik formasyondan geçmemiş "manevi danışmanlar" çocuklarımıza nasıl yararlı olacaklardır?

## Bakanlığın cevabı

b) 28.07.2023 tarihli ve Z-43452547-120.07.04-1256026 sayılı yazınız. ©) 28.07.2023 tarihli ve Z-43452547-120.07.04-1256030 sayılı yazınız.

ç) 28.07.2023 tarihli ve Z-43452547-120.07.04-1256802 sayılı yazınız.

Bakanlığımıza İlgi (a-b-c-ç)'de kayıtlı yazıyla iletilen Tekirdağ Milletvekili Nurten YONTAR'ın 7/1725, Ankara Milletvekili Adnan BEKER'in 7/2023, Ankara Milletvekili Aliye TİMİSİ ERSEVERin 7/2163 ve Mersin Milletvekili Burhanettin KOCAMAZ"ın 712235 esas numaralı yazılı soru önergeleri incelenmiş olup konuya ilişkin bilgiler EK'te sunulmuştur.

TAATS MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Strateji Geliştirme Başkanlığı

• SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN BİLGİ

1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nda vurgulandığı üzere öğrencilerimizin milli, mânevi, ahlâki, insâni, kültürel değerlerimizi benimseyen, koruyan, geliştiren ve geleceğin becerileriyle donanmış, bilime sevdalı, kültüre meraklı ve duyarlı, bedensel ve sosyal bakımdan

• dengeli bireyler olarak yetiştirilmesi amaçlanmaktadır. -

Bu amaçla okul dışı değerler eğitimi çalışmalarında kurumlar arası iş birliğine gidilmiş Bakanlığımız ile Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı arasında protokol imzalanmıştır.

. — Protokol, Mili Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği ile Milli Eğitim Bakanlığı Sosyal Etkinlik İzinleri Yönergesi doğrultusunda, okullarda oluşturulan ve tamamen gönüllülük esasına dayalı olarak veli izin belgesiyle değerler kulübüne katılan öğrencileri kapsamaktadır.

ÇEDES Projesi Protokolü kapsamında okullara manevi danışman görevlendirmesi

© yapılmamıştır.

• Proje paydaşı devlet kurumlarının uzmânlâarının yalnızca okul dışı değerler kulübü çalışmalarına destek vermelerine yönelik iş birliği yapilmiştir.

ÇEDES Projesi, branş farkı gözetmeksizin okullarımızın kendi öğretmenleri tarafından yürütülmektedir. Projenin dışardan . başka bir görevli tarafından yapılmasını engellemek amacıyla ÇEDES Kurumlar Arası İş Birliği Protokolü'nün yükümlülükler kısmında: "Temsilci o öğretmenlerin, okul idaresi tarafından okullardaki öğretmenler . arasından belirlenmesini o sağlar." ifadesi yer âlmaktadır.

ÇEDES Projesi, 81 ilde Temel Eğitim, Ortaöğretim ve Mesleki ve Teknik Eğitim Genel vi Müdürlüklerine bağlı okullardaki değerler kulübü öğtencilerini kapsamaktadır.

ÇEDES Projesi, Bakanlığımızın görev ve yetki alanları içerisinde, ilgili mevzuatına

• uygun, denetlenebilir. ve şeffaf bir şekilde yürütülmektedir. Proje, eğitim progtaimlarımızca kabul görmüş eviensel değerleri ve milli değerlerimizi yaparak yaşayarak öğrenmeye odaklı bir

ÇEDES Projesi, öğretim programında yet alan kök değerlerin veli izniyle üç resmi kurumun görevlilerinin. destek verdiği okul dışı kulüp çalışmalarıdır. li

---

**Kaynak gösterme:** Nurten Yontar (CHP, Tekirdağ). “Bakanlık ile Diyanet İşleri Başkanlığı arasında imzalanan ÇEDES Protokolüne ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/1725, 15 Haziran 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-1725-bakanlik-ile-diyanet-isleri-baskanligi-arasinda-imzalanan-cedes-protokolune-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/335806d5-fbbf-4268-af24-0188d8e4374e

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
