# Malatya Akçadağ T Tipi Kapalı Cezaevinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/17980
- **Veren:** Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 14 Ekim 2024
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 204 gün sonra, 6 Mayıs 2025)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/e1fc8c06-819d-4551-84e4-01928fcc9e5b
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-17980-malatya-akcadag-t-tipi-kapali-cezaevinde-yasandigi-iddia-edilen-hak-ihlallerine-iliskin

> Serhat Eren (DEM Parti), 14 Ekim 2024 tarihinde 7/17980 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 204 gün sonra, 6 Mayıs 2025).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98 ve İçtüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Serhat Eren Diyarbakır Milletvekili

Son dönemde Türkiye cezaevlerinde, özellikle siyasi mahpuslara yönelik hak ihlallerinde kayda değer bir artış yaşanmaktadır. Birçok insan hakları kuruluşu, siyasi tutukluların sağlık hizmetlerinden, sosyal haklardan ve aile görüşlerinden mahrum bırakıldığını, infazlarının keyfi şekilde yakıldığını ve ağır tecrit koşullarına maruz bırakıldıklarını defalarca dile getirmiştir. Bu tür uygulamalar hem Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'na hem de uluslararası hukukun temel normlarına açıkça aykırıdır. Tecrit, görüş kısıtlamaları ve sağlık gibi temel haklardan yararlandırılmama gibi insanlık dışı muameleler, siyasi mahpuslar üzerinde baskı aracı olarak kullanılmakta ve mahpuslar onur kırıcı, keyfi uygulamalarla karşı karşıya kalmaktadır.

Malatya Akçadağ T Tipi Kapalı Cezaevi'nde yaşananlar, bu hak ihlallerinin en somut örneklerinden biri olarak gündeme gelmiştir. Cezaevinde tutuklu ve hükümlülerin sağlık hizmetlerine erişiminin engellendiği ve özellikle ağız içi ve çıplak arama dayatmalarının son altı aydır sürdüğü bildirilmektedir. Bu insanlık onuruna aykırı dayatma, birçok mahpusun hastaneye gitmeyi reddetmesine neden olmakta, bu da tedavi haklarının fiilen ellerinden alınmasına yol açmaktadır. Özellikle kronik hastalıklara sahip ve ileri yaştaki mahpusların sağlık durumlarının bu keyfi uygulamalar nedeniyle daha da kötüleştiği ifade edilmektedir.

Ağız içi arama dayatması, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 17. maddesine, Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün 4. maddesine, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 3. maddesine, Hasta Hakları Yönetmeliği'ne ve Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi'nin (CPT) tavsiyelerine açıkça aykırıdır. Bu tür uygulamalar, mahpusların onurunu zedeleyerek, sağlık haklarını ciddi şekilde ihlal etmekte ve insanlık dışı muameleye sebebiyet vermektedir.

72 yaşındaki Behçet hastası Yusuf Sertkaya'nın hastaneye gitmeyi Yeddeiiesi, bu atama dayatmasının ne kadar ciddi sonuçlara yol açtığını ortaya koym tadır. Aynı şekilde, kolunu: kıran Ali Ünlü, ağız içi arama dayatması nedeniyle hastaneye gilmimiş ve kehdü'imkânlarıyla ' tedavi olmaya çalışmış, ancak sağlık durumu daha da kötüleşmiştir. Bunun yanı sıra, mahpus Mehmet Ali Yaşa'nın kanser teşhisinin gecikmesi ve ancak hastalığın son evresinde teşhis konulabilmesi, bu uygulamaların hayati tehlikeler doğurduğunu göstermektedir. Yaşa, hastaneye sevk edilmesinden kısa bir süre sonra tahliye edilmiş, ancak bu gecikme sonucu hayatını kaybetmiştir.

Diğer taraftan, ağır sağlık sorunları bulunan mahpus Serdar Köse de bu dayatma nedeniyle tedavi olmayı reddedenlerden biridir. Kolunu kıran ve acil ameliyat olması gereken Musa Külter de benzer şekilde bu uygulama sebebiyle tedaviye erişim hakkından mahrum kalmıştır.

Bu tür sağlık hakkı ihlallerinin, cezaevi yönetimi tarafından askeri birimlerin talimatına dayandırıldığı iddia edilmektedir. Ancak, cezaevi yönetimlerinin mahpusların sağlık haklarını koruma yükümlülüğü Anayasa ve uluslararası hukuk tarafından güvence altına alınmıştır. Hiçbir şart altında mahpusların sağlık hakkı kısıtlanamaz ve bu tür keyfi uygulamalar derhal sonlandırılmalıdır.

Bu bağlamda;

1. Akçadağ T Tipi Kapalı Cezaevi'nde uygulanan ağız içi ve çıplak arama dayatması hangi yasal dayanağa dayanmaktadır?

2. Uygulamanın Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 17. maddesi, Ceza İnfaz Kurumları Tüzüğü'nün 4. maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 3. maddesi ve Hasta Hakları Yönetmeliği"ne aykırılığı konusunda Adalet Bakanlığı'nın bir değerlendirmesi var mıdır?

3. Cezaevlerindeki ağız içi ve çıplak arama uygulaması, Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi'nin (CPT) tavsiyelerine uygun mudur?

4. Bu uygulamanın hukuki ve insan hakları standartlarıyla uyumlu hale getirilerek kaldırılması adına herhangi bir düzenleme yapılması düşünülmekte midir?

5. Akçadağ T Tipi Kapalı Cezaevi'nde ağız içi ve çıplak arama dayatması sebebiyle tedavi olamayan mahpus Yusuf Sertkaya'nın sağlık durumu hakkında herhangi bir inceleme başlatılmış mıdır? Behçet hastası olan Sertkaya'nın tedaviye erişiminin engellenmesi karşısında Adalet Bakanlığı'nın aldığı önlemler nelerdir?

6. Siyasi mahpuslar Ali Ünlü'nün, Serdar Köse'nin, Musa Külter'in sağlık hakkını engelleyen cezaevi yönetimi hakkında soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatılmış ise bu soruşturma hangi kapsam ve içerikte yürütülmektedir. Başlatılmamış ise gerekçesi nedir?

7. Sondönemde siyasi mahpuslara yönelik artan hak ihlalleri, tecrit uygulamaları ve sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkının kısıtlanması ile ilgili bakanlığınızın aldığı tedbirler nelerdir?

8. Cezaevlerinde sağlık hizmetlerinden faydalanamayan mahpus sayısı kaçtır? Bu kişilerin sağlık durumlarının kötüleşmesine dair bir raporlama yapılmış mıdır?

9. Akçadağ Cezaevi'nde mahpusların sağlık hakkını ihlal eden ağız içi arama uygulamaların sona erdirilmesi için bakanlığınız ne gibi girişimlerde bulunacaktır?

10. Cezaevi yetkililerinin arama uygulamalarını askeri birimlerin talimatı doğrultusunda gerçekleştirdiği iddiaları doğru mudur? Askeri birimler cezaevi idaresine talimat verebilirler mi? Buna dair bakanlığınızın görüşü nedir?

## Bakanlığın cevabı

1515486 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/179$80 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur. pm p

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1437-6548/9063 Konu : Yazılı soru önergesi O4185/2025

Sayın Serhat EREN Diyarbakır Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/17980 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

• Ceza ve infaz mevzuatımızda "siyasi tutuklu" veya "siyasi mahpus" kavramları bulunmamaktadır. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 2. maddesinde terör suçlusu, 3. maddesinde ise terör suçları tanımlanmıştır. Ayrıca 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun, hükümlülerin gruplandırılmasını düzenleyen 24. maddesi ile hükümlünün barındırılması ve yatırılmasını düzenleyen 63. maddesinde "terör suçluları"ndan söz edilmektedir. Buna göre ceza infaz kurumlarında, terör suçlarından hükümlü terör suçluları ile terör suçlarından tutuklu veya hükümözlü kişiler barındırılmaktadır.

11- 5275 sayılı Kanunun;

A) "İnfazda temel ilke" kenar başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasında, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kuralların hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefi inanç, milli veya sosyal köken ve siyasi veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanacağı,

B) "Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları" kenar başlıklı 9, maddesinin ikinci ve dördüncü fıkralarında, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek suçlarından veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde bu fikrada sayılan suçlardan mahkum olanların cezalarının, yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında, bu kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması hâlinde diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümlerinde infaz edileceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Gerek yüksek güvenlikli kurumlarda gerekse diğer kapalı ceza infaz kurumlarında tecrit ve izolasyon şeklinde bir uygulama bulunmamaktadır.

HI- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip:/vatandaş.uyap.gov.ir adresinden GmfOKOZ - POltWbs - O9MYİJSfd - 2Gg46k- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT),27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.

Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.

Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.

IV- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.

B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.

V- Arama, 95275 sayılı Kanunun "Arama" kenar başlıklı 36. ve 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin, "Arama, güvenlik tatbikatı ve sayım" kenar başlıklı 34. maddesinde düzenlenmiştir.

Arama hükümlerini düzenleyen ceza infaz mevzuatımız, Ülkemizin taraf olduğu sözleşmeler ve uluslararası düzenlemeler dikkate alınmak suretiyle hazırlanarak yürürlüğe konulmuştur. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 sayılı Tavsiye Kararının "Arama ve Kontroller" başlığını

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden GmfOKOZ - POlthbs - 9MYİS$d - 2Gg46k- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü taşıyan 54. maddesinde, görevlilerin arama yaparken uyacakları detaylı prosedürlerin olması, arama yapılacak hallerin ve arama şekillerinin ulusal mevzuatta düzenlenmesi, aranan kişilerin küçük düşürülmemesi, aramanın hemcins olan görevliler tarafından yapılması gibi hususlara yer verilmiştir. Yönetmeliğin 34. maddesinde yer alan düzenleme de söz konusu Tavsiye Kararındaki hükümler ile paralellik arz etmektedir.

Aramanın amacı, kurumda bulundurulması yasak olan eşya ve kanunla yasaklanan uyuşturucu maddelerin yanı sıra telefon ve sim kartı gibi haberleşme araçları ile bıçak ve jilet gibi kesici ve bereleyici aletlerin kuruma girişinin önüne geçmektir. Ayrıca, terör örgütlerinin ceza infaz kurumundaki hükümlü ve tutuklularla bağlantılarını kesmek için örgütsel iletişim niteliğinde değerlendirilebilecek haberleşme evrak ve belgelerinin kuruma girişinin engellenmesi hedeflenmektedir.

Bu çerçevede insan onuru ve haysiyetine saygı ile utanma duygusunun ihlal edilmemesi esasları doğrultusunda yapılan aramalar, kurumların güvenliğinin sağlanabilmesi için tedbir amaçlı gerçekleştirilmekte olup, herhangi bir keyfi uygulama söz konusu değildir.

VE Malatya Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 05/11/2024 tarihli cevapta;

A) Soru önergesinde adı geçen hükümlülerden birinin Akçadağ T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmaktayken 08/10/2024 tarihinde Kurumdan tahliye edildiği, adı geçen diğer hükümlülerin ise hâlen Akçadağ T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırıldıkları,

B) Adı geçen hükümlülerin çeşitli tarihlerde Kurum revirinde muayenelerinin gerçekleştirildiği ve reçete edilen ilaçların kendilerine teslim edildiği, hükümlülerden birinin herhangi bir hastane sevkinin bulunmadığı, adı geçen diğer hükümlülerin ise jandarma tarafından (yapılan aramayı kabul etmemeleri nedeniyle Ohastane o sevklerinin gerçekleştirilemediği,

C) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, Ç) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden GmfOKOz - POltmbs - 9MYİ Std - 2Gg46k- ile erişebilirsin

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır). “Malatya Akçadağ T Tipi Kapalı Cezaevinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/17980, 14 Ekim 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-17980-malatya-akcadag-t-tipi-kapali-cezaevinde-yasandigi-iddia-edilen-hak-ihlallerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/e1fc8c06-819d-4551-84e4-01928fcc9e5b

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
