# Kadına karşı işlenen suçlarda verilen cezalara ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/18493
- **Veren:** Keziban Konukcu Kok (DEM Parti, İstanbul)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 14 Ekim 2024
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 100 gün sonra, 22 Ocak 2025)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/b553e63f-e218-45dd-b19b-0192903026c8
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-18493-kadina-karsi-islenen-suclarda-verilen-cezalara-iliskin

> Keziban Konukcu Kok (DEM Parti), 14 Ekim 2024 tarihinde 7/18493 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 100 gün sonra, 22 Ocak 2025).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzük ?ün 96'ıncı ve 99'uncu Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Kezban KONUKÇU İstanbul Milletvekili

Türkiye'de hükümetin kadını yok sayan eril söylemleri ve uygulamaları sonucu kadınların şiddete uğraması, katledilmesi artarak devam ederken alınması gereken önlemler alınmamakta, koruyucu ve önleyici tedbirleri hayata geçirme yükümlülüğü bulunan siyasi iktidar sorumluluklarını yerine getirmemektedir. Nitekim, Sadece 2024 yılının başından Ekim ayına kadar 296 kadın erkekler tarafından katledilirken, çıkarılan aflar, yapılan infaz yasası düzenlemeleriyle binlerce şiddet faili erkeğe iyi hal ya da haksız tahrik indirimi uygulanmış ve hukuk dışı biçimde tahliye edilmiştir.

Cezasızlık, haksız tahrik indirimi, cinsiyetçi yargı uygulamaları sebebiyle yargı da bu suça ortak olmaktadır. Yargı sisteminde özellikle kadınlara, çocuklara, LGBTİ--lara ve tüm dezavantajlı gruplara karşı işlenen suçlarda yargıçlarla fail arasında bir iş birliği oluşmakta, yargının her koşulda mağduru sorgulayan/yargılayan ancak faile karşı hoşgörülü olan tutumu, kadınlar yüksekten düştüklerinde örneğin 'intihar' denilerek dosyaların daha ilk başta kapatılması, savcılarca soruşturmaya bile gerek görülmemesi kadın cinayeti davaları ve kadına şiddet vakalarına ilişkin çoğu hukuki süreçlerde yaşanan cezasızlık gerçeğinin sistematik bir politikaya dönüşmesine neden olmaktadır. Yasalarda güvence altına alınan hakların gerçek hayatta uygulanmaması, mağdurun haklarının merkeze alınmaması, mağduru yalnızlaştırmak için dosyalarda gizlilik kararlarının verilmesi, dosyaların kamuoyundan ve kadın örgütlerinden kaçırılması, kadın örgütlerinin müdahillik taleplerinin red edilmesi," Verilen. cezalarıli uygulanmaması, hapis cezasının cüzi bir kısmının infaz edilmesi, verilen hapis cezalarının seçenek yaptırımlara çevirerek sonuç itibariyle hiçbir yaptırıma dönüşmemesi; iyi hal ve haksız j tahrik indirimleri gibi sebepler cezasızlık pratiğinin görünüm biçimleri olarak karşımıza. çıkmaktadır. Katillere verilen ağır tahrik ve cezasızlık indirimleri sonucu kadına yönelik şiddet ve katliamlara her gün bir yenisinin eklenmesine neden olunmaktadır.

Öte yandan, şiddet failinin tutuksuz yargılanması, iyi hal indirimi uygulanması, kadınların ihtiyacı olan koruyucu ve önleyici tedbirlerin verilmemesi, geç verilmesi ya da yetersiz verilmesi, verilen tedbir kararını ihlal eden şiddet failine zorlama hapsinin uygulanmaması sonucu son bir yıl içinde en az 39 kadın failler hakkında polis veya savcılığa şikâyette bulunmalarına, korunmak için yetkili mercilere başvurmuş olmalarına rağmen katledilmiştir. AKP Sözcüsü Ömer Çelik cezasızlık algısı oluşturulduğunu iddia etse de Türkiye kadınları öldüren erkeklerin, mahkemede giydiği takım elbiseyle daha az cezaya mahkum olduğu örneklerle doludur. Ayrıldığı Hasan Fakıoğlu tarafından öldürülen Ayşenur Çolakoğlu'nun davasında faile iyi hal indirimi uygulanmıştır. Birlikte olduğu Ahmet Hasan Yılmaz tarafından defalarca darp edilen ve kafatasında kırık, vücudunda ısırık izleri olan Buse Berfi Yılmaz bilinci kapalı şekilde tedavi görürken fail serbest bırakılmıştır. Bursa"da Sabriye Arıç evli olduğu Ertan Arıç tarafından 32 yerinden bıçaklanmış ve 18 yıl hapis cezası verilen faile "pişmanlık" iddiasıyla iyi hal indirimi uygulanmıştır. Boşanma aşamasında olduğu Gülten Ataklı'yı öldüren polis memuru Mürsel Ataklı'nın yargılandığı davada "kasten öldürme? suçundan müebbet hapis verilmesi gerekirken gerekçe gösterilmeden 24 yıl hapis cezası verilmiştir. Ayrılmak isteyen Büşra G'yi öldüren Erol G'nin yargılandığı davada sanık "Yaralamak için ateş ettim" demesi üzerine mahkemece tahliye kararı verilmiştir. İşe giderken sokak ortasında boşanma aşamasında olduğu eşi tarafından katledilen Sevilay Karlı'nın ölüm tehditleri nedeniyle yaptığı suç duyurusu için mahkemenin takipsizlik kararı verdiği, fail için verilen uzaklaştırma kararının ise cinayetten 1,5 ay önce sona ermesine rağmen uzatılmadığı ortaya çıkmıştır. Yine, Ankara'da Döne Bozdemir'i katleden Gafer Bozdemir hakkında uzaklaştırma kararı olduğu ve cinayeti işlediği sırada elektronik kelepçe takılı olduğu ortaya çıkmıştır. Adana'da yaşayan Melek Ertekin ise eski eşinin tehditleri ve şiddetine maruz kalmasına rağmen koruma tedbiri başvurusu reddedilen kadınlardan biridir ve "Kimse bana öldükten sonra sahip çıkmasın" diye isyan etmiştir.

Kasıtlı bir cinayette sanığın mahkeme karşısındaki birkaç dakikalık saygı duruşunun indirim sebebi olduğu bir sistemde adaletin tecelli ettiğinden bahsedilemez. Uygulamanın erkeği koruduğu bir düzende kadın cinayetleri sadece toplumsal ve hukuksal bir mesele olmakla kalmayacak; politika uygulayıcılar harekete geçmezse kadın cinayetlerinin siyasi bir tercih olduğu da ilan edilmiş olacaktır.

Bu bağlamda;

I- Mahkemelerin uygulamalarında kadın cinayetlerine karşı cezai yaptırımların ve caydırıcılığının sağlanmamasının, ayrımcılığın nedeni nedir?

2- Kadın cinayetlerinde "haksız tahrik" ya da "iyi hal" indirimlerinin vicdanları yaraladığı ortadayken kadın katillerinin sürekli olarak cezalarının hafifletilmesinin nedeni nedir?

3- Kadın katillerine haksız tahrik ve iyi hal indirimleri ile yasalara aykırı bir şekilde göstermelik cezaların verilmesi ya da tahliye edilmeleri nasıl mümkün olmaktadır? Mahkemelere yön veren adı konmamış, gölge bir hukuk mu vardır?

4- Kadınlara yönelik cinayetlerde Bakanlığınız kurumları aracılığı ile dosyalara konulan "gizlilik" kararları ve yayın yasakları ile kadınlara yönelen şiddetin üstünün örtülmesi cezasızlık politikalarına verilen tepkilerin ortadan kaldırılması mı amaçlanmaktadır?

5- Yargıda cinsiyetçiliğe, ayrımcılığa, hukuk kurallarının her mahkemede farklı şekilde uygulanıyor olmasına yönelik bakanlığınızın bir çalışması var mıdır?

6- Yargıya olan güveni sağlamak, adaletten uzak hak ve hukuk tablosunu ortadan kaldırmak amacıyla bakanlığınız herhangi bir çalışma yapmayı planlamakta mıdır?

7- Bakanlığınızca kadınlara yönelik erkek şiddetine suç değil de kusurmuş gibi yaklaşılmasının kadın cinayetlerini her geçen gün daha da arttırıldığı düşünüldüğünde bakanlığınızca yapılacak bir çalışma programı bulunmakta mıdır?

8- Erkek egemenliğini besleyen yargıçların ortaya çıkardığı uygulamalara yönelik olarak Bakanlığınızca ne tür çalışmalar yapılması düşünülmektedir?

9- Bakanlığınızca kadına, çocuğa, LGBTİ-Hara ve dezavantajlı gruplara yönelik şiddeti daha etkin bir şekilde cezalandıran yasaların oluşturulmasına yönelik bir çalışma yapılması planlanmakta mıdır?

## Bakanlığın cevabı

1522939 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/18493 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur. —.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden MTOLDLO - WIGTCv7 - CYSROW8 - OFs PWO— ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1523-6952/9647 Konu : Yazılı soru önergesi 2İ/01202

Sayın Kezban KONUKÇU İstanbul Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/18493 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;

A) "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,

B) "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinin birinci fıkrasında, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri; ikinci fıkrasında, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu; bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Belirtilen hükümler çerçevesinde, Anayasanın 9 ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce verilen ara karar, karar ve hükümlerin hukuki dayanakları ile gerekçelerine dair Bakanlığımızda bilgi bulunmadığı gibi, sözü edilen karar ve hükümlerin olağan yargısal denetimi, başvuru usulü ve şartları ilgili kanunlarda gösterilen yargı mercilerine aittir.

U- A) 10/06/2020 tarihli ve 31151 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 63 sayılı Suç Mağdurlarının Desteklenmesine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 18. maddesiyle 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine "Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Dairesi Başkanlığı" kenar başlıklı 53. madde eklenmiş ve bu Başkanlık, Bakanlığımızın hizmet birimleri arasında yerini almıştır. Bu maddeye göre Başkanlığın görevleri; kırılgan gruba yönelik hak ve hizmetlerin geliştirilmesi ve uygulanmasına ilişkin faaliyetleri yürütmek, mağdurların kendilerine tanınan haklar ve yardımlar konusunda bilgilendirilmesine yönelik çalışmalar yürütmek, adli desteğe ihtiyaç duyanlara uygun müdahale programları geliştirmek, tekrarlanan mağduriyetleri önleyici tedbirler almak, psiko-sosyal destek hizmetlerinin geliştirilmesine ve uygulanmasına yönelik faaliyetleri yürütmek, mağdurların adalete erişimini güçlendirmeye yönelik çalışmalar yapmak ve uygulamak, adli süreçte tanıklara yönelik hizmetlerin geliştirilmesine ve uygulanmasına ilişkin faaliyetleri yürütmek, adliyelerde görev alan pedagog, psikolog ve sosyal çalışmacı gibi uzmanların çalışma usul ve esaslarını belirlemek, adli yardımla ilgili Mevzuat Genel Müdürlüğü mevzuatın Bakanlığa verdiği görevleri ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birliği halinde yürütmek ve adli yardım hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde işleyişine yönelik tedbirleri almak, görev alanına giren konularda kamu kurum ve kuruluşları veya sivil toplum kuruluşları ile iş birliği yapmak, mağdurların her alanda desteklenmesini sağlamak amacıyla toplumsal farkındalığı artırıcı faaliyetlerde bulunmak şeklinde belirlenmiştir.

Başkanlığın başlıca hedefleri arasında; başta çocuklar, kadınlar, yaşlılar ve engelli bireyler olmak üzere tüm suç mağdurlarının ve tanıkların, sahip oldukları haklar ile kendilerine sunulabilecek yardım ve destek hizmetleri konusunda bilgilendirilmeleri ve kırılgan gruba mensup mağdurların adli süreçte etkin şekilde desteklenerek adalete erişimlerinin kolaylaştırılması yer almakta olup Başkanlığın çalışmaları bu yönde devam etmektedir.

02/09/2022 tarihinde Başkanlık bünyesinde çocuk, kadın, yaşlı, engelli ve tanıklara yönelik politikalar geliştirilmesi ile adli destek ve mağdur. hizmetleri müdürlüklerince sunulan hizmetlerin etkinliğini sağlamaya yönelik çalışmalar yürütmek üzere Bakan Oluru ile Çocuk Hizmetleri Daire Başkanlığı ve Kadın Hizmetleri Daire Başkanlığı ile Adli Destek ve Yardım Hizmetleri Daire Başkanlığı kurulmuştur.

B) Bakanlığımızca 63 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca adliyelerde kurulan "adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlükleri" bünyesinde yer alan bürolar aracılığıyla suç mağdurlarına yönelik bilgilendirme ve yönlendirme faaliyetleri ile kırılgan gruba dahil mağdurların adalete erişimlerinin güçlendirilmesine yönelik hizmetler, tüm ülke genelinde yürütülmektedir.

Müdürlüklerin kurulmasıyla birlikte; daha önce çocuk ve aile mahkemelerinde görev yapan uzmanlar aracılığıyla sağlanan psiko-sosyal destek faaliyetleri Cumhuriyet başsavcılıkları ile tüm mahkemeleri kapsayacak şekilde genişletilmiş, hizmet sunumuna ilişkin standartlar geliştirilmiş, vaka yönetiminin uygulandığı etkin bir sistem oluşturulmuştur.

Adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlükleri bünyesinde yer alan "bilgilendirme ve yönlendirme bürolarında tüm suç mağdurları; adli süreç ve bu süreçte sahip oldukları haklar ile kendilerine hizmet sunan kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları konusunda bilgilendirilmekte ve ihtiyaçları doğrultusunda hizmet alabilecekleri kurum ve kuruluşlara yönlendirilmektedir. Bu sayede değişik kurumlar tarafından mağdurlara sunulan hizmetlerin etkin, kesintisiz ve bütüncül bir şekilde yerine getirilmesi sağlanmaktadır.

Çocuklar ve kadınlar gibi bireysel özellikleri nedeniyle suçtan daha fazla etkilendiği tespit edilen kırılgan gruba dâhil mağdurların adalete erişimlerinin güçlendirilmesine yönelik çeşitli hizmetler de sunulmaktadır. Maruz kalınan suçtan daha fazla etkilendiği ve desteğe ihtiyaç duyduğu anlaşılan bu kapsamdaki mağdurlara yönelik olarak "kırılgan grup destek büroları"nda çalışan adli destek görevlileri tarafından yapılan bireysel değerlendirme sonucunda adli destek planı hazırlanmakta ve gerektiğinde vaka yönetimi uygulanmak suretiyle etkin bir şekilde psiko-sosyal destek hizmeti sunulmaktadır.

©) Bakanlığımız tarafından, faille yüz yüze gelmesinde sakınca bulunduğu değerlendirilen, öncelikli olarak cinsel suç ve aile içi şiddet suçu mağdurları, engelli birey ve kırılgan gruba dâhil mağdurlar, diğer mağdurlar ve tanıklar ile suça sürüklenen çocukların ifade ve beyanlarının uzman eşliğinde özel ortamda alınması için 2017 yılında adli görüşme odaları (AGO) uygulamasına geçilmiştir.

Ç) Suç mağdurlarının bilgilendirilmesine yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında mağdurların sahip oldukları haklar ile kendilerine sunulan hizmetlere dair bilgilerin yer aldığı

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden JVİ 1KNg - dymrpE / - Vh941T4 - Bg3HeE- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

"https://magdurbilgi.adalet.gov.tr/" internet sitesi üç farklı dilde erişime açılmıştır. Suç mağdurları internet sitesini ziyaret ettiklerinde yaşadıkları mağduriyet türüne göre hangi haklara sahip olduklarını, hangi hizmeti hangi kurumlardan alabileceklerini ve bunun için nasıl bir yol izlemeleri gerektiğini kolaylıkla öğrenebilmektedir.

Suç mağdurlarının adli süreç hakkında bilgilendirilmeleri amacıyla bazı temel haklar ile suç türleri hakkındaki bilgilerin yer aldığı çeşitli broşürler de fiziki ve dijital ortamda erişime sunulmuştur,

Belirtilen hususlara ek olarak; "mağdur(Gadalet.gov.tr" e-posta hesabı üzerinden mağdurların başvuruları Başkanlık tarafından ivedi bir şekilde ele alınarak gereğinin yapılması için ilgili yerlere yönlendirilmektedir.

Ii- "Güven veren bir adalet" sisteminin oluşturulabilmesi için Bakanlığımız görevinin, genel adalet politikalarının geliştirilmesi ve uygulanması, yasal ve yapısal ihtiyaçların belirlenip karşılanmasıyla sınırlı olduğu, yargılamaların Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak sonuçlandırılması görevinin ise münhasıran, bağımsızlıkları Anayasal teminata bağlanmış bulunan hâkimlere ve yargı yetkisini Türk Milleti adına kullanan mahkemelere verildiği malumlarıdır.

Hukuk devletinin en önemli boyutunu, yargı sisteminin adil ve etkin işleyişi, etkin işleyişin en önemli boyutunu ise yargılamaların makul sürede sonuçlandırılması oluşturmaktadır. Sosyal ve ekonomik alandaki ilerleme ve gelişmeler, yargının görev alanına giren sorun ve ihtilafların da çeşitlenerek artması sonucunu doğurmuştur. Yargıda iş yükü ile yargılama sürelerinin uzunluğu sadece Ülkemiz için değil, dünyada pek çok ülkenin güncel bir sorunu niteliğindedir. Bu sorunun çözümü, adalete erişimin güçlendirilmesi ve yargı sistemimizin etkin hâle getirilmesi adına çalışmalar, uzunca bir süredir devam etmektedir.

Ülkemizde son yıllarda gerçekleştirilen reformlar çerçevesinde çok önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Her reformun aynı zamanda daha güçlü ve demokratik bir Türkiye'nin inşasına katkıda bulunacağı gerçeğinden hareketle Bakanlığımızca son yıllarda reform iradesi süreklilik arz etmiş, ortaya konulan yenilikçi anlayış, kendi özünü ve kimliğini koruyarak zamanın ilerisine geçme noktasında yoğunlaşmıştır.

Bakanlığımızca yargı bağımsızlığının güçlendirilmesi ile hak ve özgürlüklerin daha da iyileştirilmesine yönelik olarak oluşturulan politikalarla yapısal reform çalışmaları sürdürülmektedir. Bakanlığımız sorunların çözümünde günlük ve geçici çözümler üretmek yerine kalıcı çözümler getiren bir anlayış çerçevesinde planlı bir reform süreci başlatarak ilk "Yargı Reformu Strateji Belgesi"ni 2009 yılında hazırlamıştır. Bu belgenin başarılı bir şekilde uygulanarak tamamlanmasını müteakip 2015 yılında ikinci ve 2019 yılında üçüncü Yargı Reformu Strateji Belgesi hazırlanmıştır.

IV- 30 Mayıs 2019 tarihinde ilan edilen ve 2023 sonu itibarıyla uygulama dönemi sona eren üçüncü Belgenin vizyonu "Güven Veren ve Erişilebilir Bir Adalet" olarak belirlenmiştir. Yargı bağımsızlığının ve tarafsızlığının geliştirilmesi, yargılanma hakkının makul süre kapsamında gözetilmesi ve adalete erişimin kolaylaştırılması, Belgenin temel ilke ve değerleri arasında yer almıştır. Belgenin başarılı bir şekilde uygulanması ve faaliyetlerin takibi amacıyla Yargı Reformu Stratejisi Eylem Planı, 5 Ekim 2020 tarihinde kamuoyuyla paylaşılmıştır. Yargı Reformu Stratejisi Eylem Planı ile Belgede öngörülen her bir faaliyetin uygulanma zamanı, bütçesi ve uygulamadan sorumlu kurumlara yer verilmiş, böylece öngörülebilirlik, şeffaflık ve hesap verilebilirlik adına önemli bir adım atılmıştır. Uygulama dönemi içerisinde birçok yargı paketi kanunlaşmış ayrıca birçok idari faaliyet de hayata

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden İVİ 1KNg - dymrpE / - Vh94lT4 - Bg3HeE- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü geçirilmiştir.

Ülkemizin yargı alanında yol haritası niteliğinde olan Yargı Reformu Stratejisi

Belgesi ve İnsan Hakları Eylem Planının güncellenmesi çalışmaları "Hukukun üstünlüğünü esas alan, gecikmeyen ve öngörülebilir bir adalet sistemi" vizyonuyla başlatılmıştır.

Hazırlık çalışmaları devam eden Yeni Yargı Reformu Strateji Belgesi kapsamında, önceki dönemde edinilen tecrübeler sayesinde iyi işleyen yönlerin daha da güçlendirilmesine, önümüzdeki dönemin ihtiyaçlarının karşılanmasına ve adalet hizmetlerinin daha etkin ve kaliteli sunulabilmesine yönelik çalışmalar yürütülmektedir.

V- Anayasanın, "Kanunların teklif edilmesi ve görüşülmesi" kenar başlıklı 88. maddesinde kanun teklif etmeye Bakanlar Kurulu ve milletvekillerinin yetkili olduğu, kanun tasarı ve tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esaslarının içtüzükle düzenleneceği hükmü yer almakta iken söz konusu hüküm, 16/04/2017 tarihinde yapılan referandumla kabul edilen 21/01/2017 tarihli ve 6771 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 16. maddesiyle; kanun teklif etmeye milletvekillerinin yetkili olduğu, kanun tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esaslarının içtüzükle düzenleneceği şeklinde değiştirilmiş, söz konusu düzenleme 09/07/2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

10/07/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 38. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde; adalet hizmetleriyle ilgili konularda gerekli araştırmalar ve mevzuat hazırlıklarını yapmak ve görüş bildirmek Bakanlığımızın görevleri arasında sayıldığından çalışmalarımız bu çerçevede yürütülmektedir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Keziban Konukcu Kok (DEM Parti, İstanbul). “Kadına karşı işlenen suçlarda verilen cezalara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/18493, 14 Ekim 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-18493-kadina-karsi-islenen-suclarda-verilen-cezalara-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/b553e63f-e218-45dd-b19b-0192903026c8

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
