# Kars ve Ardahan'daki sel felaketlerinin çevreye olumsuz etkilerine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/18532
- **Veren:** Gülüstan Kılıç Koçyiğit (DEM Parti, Kars)
- **Muhatap:** Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (Murat Kurum)
- **Veriliş tarihi:** 22 Ekim 2024
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 50 gün sonra, 11 Aralık 2024)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/3caf4737-2df6-4b1c-8a70-0192b846a056
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-18532-kars-ve-ardahan-daki-sel-felaketlerinin-cevreye-olumsuz-etkilerine-iliskin

> Gülüstan Kılıç Koçyiğit (DEM Parti), 22 Ekim 2024 tarihinde 7/18532 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 50 gün sonra, 11 Aralık 2024).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum tarafından Anayasanın 98. ve İçtüzüğün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Gülüstan Kılıç Koçyiğit

Kars ve Ardahan bölgeleri, yaz ayları yaşanan sağanak yağışlar nedeniyle ciddi sel felaketleriyle karşı karşıya kalmıştır. Temmuz ayından itibaren Kars'ın Kağızman ilçesinde meydana gelen aşırı yağışlar, tarım arazilerinin su altında kalmasına ve köylerde büyük hasara yol açmıştır. Özellikle Akyayla Köyü'nde yağmurun hızlanmasıyla birlikte derelerin taşması, tarım alanlarına ciddi zarar vermiştir. Köy sakinleri, maddi kayıplarının büyük olduğunu ancak can kaybı yaşanmamasının tek teselli olduğunu ifade etmiştir.

Kars'ın Sarıkamış ilçesine bağlı Süngütaş köyünde de Temmuz'da meydana gelen sel, elektrik direklerinin yıkılmasına ve köyü ulaşım açısından izole eden yolların tahrip olmasına neden olmuştur.

Ardahan'da ise Güzçimeni köyünde sel sularının taşıdığı çamur ve atıklar, yolların kapanmasına ve birçok aracın mahsur kalmasına yol açmıştır. Bazı köylerde tarım arazileri de zarar görmüştür.

Meteoroloji 16. Bölge Müdürlüğü, Kars ve çevresinde olumsuz hava koşullarının devam edeceği uyarısını yapmış ve ani sel, su baskını, yıldırım ve heyelan gibi durumlara karşı dikkatli olunması gerektiğini belirtmiştir. Ancak, bu uyarılar tek başına yetersiz kalmıştır, bölge halkının yaşamını olumsuz etkilenmiş ve acil önlemler alınmasını zorunlu hale gelmiştir.

Sel felaketleri, bölge halkının günlük yaşamını derinden etkileyerek uzun vadeli sorunlara yol açmıştır. Tarım arazilerinin zarar görmesi, gıda üretiminde düşüşe neden olarak tarıma dayalı ekonomilerin sarsılmasına sebep olmaktadır. Bu durum, yerel pazarlarda gıda fiyatlarının artmasına ve bölgedeki tarım üreticilerinin neden olmuştur. Ayrıca, sel sonrası ortaya çıkan çamur ve atıkların temizlenmesi, yerel yönetimlerin. bütçelerini zorlayacak ek maliyetler getirmiştir. :

Altyapının tahrip olması, ulaşımda aksamalara ve sağlık hizmetlerine erişimde güçlükler yaşanmasına neden olmaktadır. Elektrik direklerinin yıkılması, enerji kesintilerine yol açarak, özellikle soğuk kış aylarında ısınma sorunlarını beraberinde getirmektedir. Bu durum, özellikle sosyoekonomik açıdan yoksul ve yoksun bırakılmış gruplar için ciddi riskler oluşturmakta ve acil durumlarda sağlık hizmetlerinin sağlanmasını engellemektedir. Kars ve Ardahan'daki sel felaketleri, hem acil müdahale gerektiren durumlar yaratmakta hem de uzun vadede sosyal ve ekonomik sorunların derinleşmesine sebep olmaktadır.

Bu sel felaketlerinin yol açtığı sorunların bugüne kadar etkin bir şekilde çözülemediği yurttaşlar tarafından bize iletilmiştir. Çözümü için acil bir müdahale planı geliştirilmelidir. Bundan sonrası için olası felaketlerde koordineli bir şekilde çalışmak üzere, etkilenen bölgelerde acil yardım ve kurtarma çalışmalarını hızlandırmak amacıyla AFAD ve yerel yönetimlerle işbirliği içerisinde bir kriz merkezi oluşturulmalıdır. Bu merkez, selden etkilenen vatandaşlara gıda, barınma, sağlık hizmetleri ve psikolojik destek sunmak için gerekli kaynakları hızlı bir şekilde seferber etmelidir. Altyapının onarımı için yeterli bütçe ayrılarak yolların, köprülerin ve elektrik hatlarının hızlıca yeniden inşa edilmesi sağlanmalıdır.

Uzun vadeli bir çözüm için, merkezi hükümet, iklim değişikliği ve aşırı hava olaylarına karşı daha dayanıklı bir altyapı oluşturmayı hedefleyen stratejiler geliştirmelidir. Tarım arazilerinin korunması ve yeniden rehabilitasyonu için tarım üreticileri ve emekçilerine finansal destek sağlanmalı ve ekolojik, doğa dostu ve uzun vadeli tarım uygulamaları teşvik edilmelidir. Ayrıca, afet yönetimi ve hazırlığı konusunda halkın bilinçlendirilmesi için eğitim programları düzenlenmeli ve yerel toplulukların afetlere karşı daha dirençli hale gelmesi sağlanmalıdır. Bu tür önlemler, gelecekte benzer felaketlerin etkilerini azaltmaya ve bölgedeki yaşam kalitesini artırmaya yardımcı olacaktır.

Bu bağlamda;

1. İklim değişikliği ile mücadelede uygulanan politikaların, özellikle Kars ve Ardahan bölgelerindeki tarım ve yaşam alanları üzerindeki etkileri dikkate alınmakta mıdır? Bu konuda yerel halkın ve uzmanların görüşlerine ne ölçüde önem verilmektedir?

2. Sel felaketi sonrası yapılacak altyapı güçlendirme projelerinin hangi kriterlere göre belirleneceği okonusunda halkın katılımı sağlanmış mıdır, sağlanması planlanmakta mıdır?

3. Altyapı yatırımlarının yerel halkın ihtiyaçlarına nasıl yanıt vereceği üzerine ne gibi somut planlar bulunmaktadır?

## Bakanlığın cevabı

İLİŞKİN SORULAR VE CEVABI

SORULAR

1. İklim değişikliği ile mücadelede uygulanan politikaların, özellikle Kars ve Ardahan bölgelerindeki tarım ve yaşam alanları üzerindeki etkileri dikkate alınmakta mıdır? Bu konuda yerel halkın ve uzmanların görüşlerine ne ölçüde önem verilmektedir?

2. Sel felaketi sonrası yapılacak altyapı güçlendirme projelerinin hangi kriterlere göre belirleneceği konusunda halkın katılımı sağlanmış mıdır, sağlanması planlanmakta mıdır?

3. Altyapı yatırımlarının yerel halkın ihtiyaçlarına nasıl yanıt vereceği üzerine ne gibi somut planlar bulunmaktadır?

CEVAP

Yİklim Değişikliği Başkanlığımızca yürütülen "Türkiye'de İklim Değişikliğine Uyum Eyleminin Güçlendirilmesi Projesi" kapsamında Türkiye'nin bir bütün olarak ve il düzeyinde on bir farklı sektörde (kent, su kaynakları, tarım, ekosistem, sağlık, enerji, turizm, sanayi, ulaşım, afet ve sosyal kalkınma) etkilenebilirlik ve risk analizi yapılmıştır. Türkiye"nin mevcut iklim koşulları tanımlanmış ve gelecek dönemde beklenen değişimlere ilişkin projeksiyonlar hazırlanmıştır.

Her bir sektörde ayrı ayrı maruziyet, duyarlılık, uyum kapasitesi, etkilenebilirlik, tehlike ve risk haritaları üretilmiştir. Analizler sonucunda da bu on bir sektör için ayrı ayrı ilgili kurum ve kuruluşlarla istişare toplantıları yapılarak eylemler ve bu eylemleri izlemeye yönelik göstergeler belirlenmiştir. Bu kapsamda çalışmalar tamamlanmış olup İklim Değişikliğine Uyum Stratejisi ve Eylem Planı (2024-2030) kamuoyu ile paylaşılmıştır.

Bakanlığımız tarafından, Yerel İklim Değişikliği Eylem Planının hazırlanmasını ve bu planların bilimsel temele dayanan, karşılaştırılabilir ve izlenebilir olmasını sağlamak amacıyla Yerel İklim Değişikliği Eylem Planının idari ve teknik usul ve esaslarını düzenleyen bir yönetmelik taslağı hazırlanmaktadır. Yönetmelik doğrultusunda 81 ilimizde; ilin sera gazı emisyon envanterini içeren, iklim değişikliğine uyum ve sera gazı azaltım eylemleri belirleyen bütüncül birer Yerel İklim " Değişikliği Eylem Planının(YİDEP) hazırlanması amaçlanmaktadır. YİDEP"lerin izlenmesine yönelik Bakanlığımızın geliştirdiği "İklim Portalı" altında E-YİDEP sistemi kurulmuş olup test aşamasındadır. Böylelikle illerin sera gazı emisyonları ve iklim değişikliği çalışmaları düzenli olarak takip edilecektir. YİDEP Yönetmelik hazırlığıyla paralel olarak, yerel yönetimler Bakanlığımız tarafından çeşitli proje ve faaliyetlerle desteklenmektedir. Yerel İklim Değişikliği Eylem Planının hazırlanması ve iklim değişikliğiyle mücadele kapasitelerinin geliştirilmesine yönelik eğitim ve kapasite geliştirme faaliyetleri gerçekleştirilmekte, eğitim modülleri hazırlanmakta, pilot uygulamalar yapılmakta, uygulamayı kolaylaştırıcı kılavuz ve dijital sistemler gibi teknik altyapı hazırlanmakta, iklim eylemi için yerelde karar alma ve uygulama kapasitesinin artırılmasına yönelik çalışmalar yapılmaktadır. Örneğin Doğa Temelli Çözümler Kataloğu ve Eş Fayda Kataloğu bu kapsamda hazırlanmıştır.

Ayrıca, yerel düzeyde iklim değişikliği ile mücadele kapsamında alınacak önlemleri belirlemek üzere etkileşimli karar destek araçları geliştirilmektedir. Bu doğrultuda; yerel yönetimlerin iklim değişikliği ile mücadele süreçlerine destek sağlamak amacıyla doğa temelli çözümler üreten, iklim etkilerini haritalandıran, kentlerde sera gazı emisyonları modellemesi yapan ve uyum eylemlerinin fayda-maliyet analizlerini gerçekleştiren araçlar geliştirilmektedir.

Hem ulusal hem de yerelde iklim çalışmalarının ana girdisi olan iklim değişikliği projeksiyonları ile etkilenebilirlik ve risk analizleri çalışmaları yapılmaktadır. Bu kapsamda, Türkiye için 3 km çözünürlükte, Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli'nin 6. Değerlendirme Raporundaki iyimser ve kötümser iki senaryo 6 model için çalıştırılarak önümüzdeki 100 sene için ülkemiz özelinde iklim projeksiyonları oluşturulacaktır. Bu sayede Türkiye'nin iklim değişikliğine karşı direnç ve uyum kapasitesinin geliştirilmesi sağlanacaktır.

Diğer taraftan, Ulusal Katkı Beyan'ında ortaya koyduğumuz referans senaryoya göre "ol olan emisyon azaltım hedeflerimizin gerçekleştirilmesine yönelik İklim Değişikliği Azaltım Stratejisi ve Eylem Planı (İDASEP) hazırlanmıştır. Bu planla enerji, sanayi, ulaştırma, binalar, tarım, atık ve AKAKDO olmak üzere 7 ana azaltım sektörü ile adil geçiş ve karbon fiyatlandırması için 2030 yılına kadar yapılacak azaltım eylemleri belirlenmiştir. Eylem planı, kamu ve özel sektörlerden binlerce temsilcinin görüşleri alınarak ve 150'den fazla toplantı düzenlenerek hazırlanmıştır.

Ayrıca, sektörler arası dönüşümler için yol haritaları belirlemek üzere hazırlanan ve 2053 net sıfır hedefimize ulaşmayı amaçlayan Uzun Dönemli İklim Stratejisi; kamu, özel sektör, sivil toplum, akademi vb. yaklaşık 175 paydaş kurum ve 6000 kişinin üzerinde katılımcının görüşleri alınarak ve 200'den fazla toplantı gerçekleştirerek hazırlanmıştır. Uzun Dönemli İklim Stratejisi, iklim değişikliğiyle mücadele ve uyum konularının yanı sıra teknoloji, adil geçiş, iklim finansmanı ve kapasite geliştirme ile ilgili sektörel stratejileri de içermektedir.

YSonuç olarak, Tarım Sektörüne yönelik uygulanan politikalar, strateji ve eylemlerle; toprak ve su yönetiminin iyileştirilmesi, iklim dostu tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması, tarımsal üretimde kayıp, israf ve artık yönetiminin iyileştirilmesi, halkın ve çiftçinin eğitimi, bilinçlendirme ve kapasite geliştirme faaliyetlerinin yaygınlaştırılması, hayvancılık kaynaklı metan emisyonlarının azaltılması, kimyasal gübre kullanımında etkinliğin sağlanması, pestisit ve anti-mikrobiyallerin kullanımının azaltılması yoluyla tarım sektörü kaynaklı sera gazı emisyonlarının azaltılması ve yutak alanların korunması ve kapasitesinin artırılması hedeflenmektedir. Sera gazı emisyonlarının azaltılması hedeflerimizle, tarım ve yaşam alanları üzerindeki iklim değişikliği etkilerinin azaltılmasının yanı sıra, doğal afetlerin görülme sıklığı azalarak iklim değişikliğine uyum artacaktır.

---

**Kaynak gösterme:** Gülüstan Kılıç Koçyiğit (DEM Parti, Kars). “Kars ve Ardahan'daki sel felaketlerinin çevreye olumsuz etkilerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/18532, 22 Ekim 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-18532-kars-ve-ardahan-daki-sel-felaketlerinin-cevreye-olumsuz-etkilerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/3caf4737-2df6-4b1c-8a70-0192b846a056

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
