# S ve Y Tipi cezaevlerinde yaşanan intihar vakalarına ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/18836
- **Veren:** Nevroz Uysal Aslan (DEM Parti, Şırnak)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 1 Kasım 2024
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 132 gün sonra, 13 Mart 2025)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/f0f4610e-dfa5-40fe-9174-0192f60dd237
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-18836-s-ve-y-tipi-cezaevlerinde-yasanan-intihar-vakalarina-iliskin

> Nevroz Uysal Aslan (DEM Parti), 1 Kasım 2024 tarihinde 7/18836 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 132 gün sonra, 13 Mart 2025).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98'inci, İçtüzüğün 96'ıncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim

01.11.2024.

Nevroz UYSAL ASLAN na illekvekili

Bakanlığınızın verilerine göre; 2021 yılında 32 adet, 2022 yılında 22 adeti 2023 yılında 19 adet yeni cezaevi açılmış olup bunlardan 7 tanesi S tipi, 14 tanesi Y tipi cezaevidir. Yine bakanlığınız kaynaklarına göre, bu cezaevlerinde "ağırlaştırılmış müebbet cezası alan hükümlüler, terör suçundan tutuklu ve hükümlüler" ile 5275 sayılı İnfaz Kanunu'nun 9/3 maddesi kapsamında belirlenen mahpusların kalması hedeflenmektedir. Ancak bu cezaevlerinde süreli hapis cezası alanların yanında hüküm almamış tutuklu mahpuslarda barındırıldığı bilinmektedir.

Bir insanın, 20 günden fazla hücrede kaldığı zaman sağlığını koruyamayacağı öngörülerek verilen hücre cezaları yasal olarak en fazla 20 gün ile sınırlandırılmışken bu cezaevlerinde; "tek kişilik oda" sistemi adı altında hücre cezası temel bir ceza olarak öngörülmüştür.

S, Y tipleri ile Yüksek Güvenlikli Cezaevlerinde kalan mahpuslar bu cezaevlerini "kuyu tipi" cezaevleri olarak tanımlarken "tek kişilik oda" denilen bu hücreleri ise "tekli mezarlık", "tabut odalar" şeklinde tariflemektedirler.

Sivil toplum kuruluşları ve ilgili hukuk örgütleri raporlarında, bu cezaevlerinin mahpuslar üzerinde bazı psikiyatrik hastalıkların yanı sıra görme ve işitme duyusunda azalma, yer, zaman, mekân oryantasyon bozukluklarına, dikkat ve duygu durum bozuklukları gibi problemlerine neden olduğunu vurgulanmaktadır. Ayrıca dış ortamdan tümüyle yalıtılma durumu bağışıklık - - sistemi üzerinde ciddi olumsuz sonuçlar doğurduğu bilinen bir gerçektir. Piziksel ve ruhsal sağlığın korunabilmesi için "yeterli, uygun ve değişken dış uyaranlara" ihtüyaç, mutlak gereklilik olup, uzun süren izolasyonun insan sağlığı üzerinde pek çok zarara yol açtığı bilimsel olarak da kanıtlanmıştır.

Öte yandan şüpheli ölümler ve intihar vakaları ile işkence ve kötü muamele uygulamaların giderek yaygınlaştığı gözlemlenen bu cezaevlerinde, özellikle hasta mahpuslar ciddi risk altındadır.

2024 yılının başından bu yana en az 42 mahpus daha yaşamını yitirmiştir. I Ocak 2024'ten bu yana intihar denilen ancak tarafımca şüpheli ölüm olarak tespit edilmiş 10 ölüm gerçekleşmiştir. Örnek vermek gerekirse; Iğdır S tipi cezaevinde bulunan Ercan Çakar adlı mahpus ailesi ile yaptığı görüşmede "Beni öldürecekler" dedikten 4 gün sonra yani 26/05/2024 tarihinde yaşamını yitirmiştir. Cenazeyi alan aile, mahpusun vücudunda darp izlerine rastladığını belirtmiştir. Yine 29/10/2024 tarihinde Iğdır S Tipinde tutulan adli mahpus Adnan Karayiğit'in. intihar ettiği iddia edilmiştir. Fakat mahpus bir hafta önce ailesine tehdit edildiğini aktarmıştır. Bu son olayla Iğdır S Tipinde son 3 yılda 5 mahpusun intihar iddiası ile şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdiği tarafımca tespit edilmiştir.

Bu şüpheli ölüm/intihar iddiası ile yaşamını yitiren 10 mahpusun yanı sıra Il mahpusun hücresini ateşe vermesi sonucu, 25 mahpusun ise hastalık nedeniyle yaşamını yitirdiği cezaevlerinde 6 mahpus ise intihar ederek yaşamına son vermiştir.

Adalet Bakanlığın resmi kayıtlarına göre; 2018 ilâ 2023 yılları arasında 24/07/2023 tarihi itibarıyla ceza infaz kurumlarında hayatını kaybeden hükümlü ve tutuklu sayısı toplam 2.258 olup birçoğunun hasta mahpus olduğu düşünülmektedir.

Bu bağlamda

1. 24/07/2023 tarihinden bu yana ceza infaz kurumlarında hayatını kaybeden hükümlü ve tutuklu sayısı kaçtır?

2. Son 3 yılda cezaevlerinde intihar vakası olarak kayıtlara geçip hayatını kaybeden mahpus sayısı kaçtır?

3. Yine son 3 yılda cezaevlerinde kaç intihar girişimi vakası yaşanmıştır?

4. S, Y ve Yüksek Güvenlikli Cezaevlerinin toplam kapasiteleri ile bu cezaevlerinde tutulan mahpus sayısı kaçtır?

5. S ve Y Tipi hapishanelerin mimari ve fiziksel koşullarının mahpuslar üzerindeki etkileri hakkında bakanlığınızın yapmış olduğu herhangi bir çalışma var mıdır?

## Bakanlığın cevabı

1527710 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/18836 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur. 4

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

Biğiğil

Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1605-142/231 ğ , Konu : Yazılı soru önergesi US /G2025

Sayın Nevroz UYSAL ASLAN Şırnak Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/18836 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT), 27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.

Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.

Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.

II- 28/03/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.ir adresinden CSNKSRO - gdijgnfV - SAKGSP3 - P/VKYgs ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Yönetmeliğin "Psiko-sosyal yardım servisi" kenar başlıklı 12. maddesinin birinci fıkrasında; psiko-sosyal yardım servisinin, personel ve hükümlülerin ruh ve beden sağlığı ve bütünlüğüne ilişkin koruyucu, geliştirici programları araştıran, uygulayan ve gerektiğinde tedavi sürecine katılarak psikolojik destek ve müdahalede bulunan, ayrıca hükümlülerin bireysel özelliklerini, yaşam koşullarını ve suç işleme nedenlerini belirleyerek bireysel gelişmelerine yardımcı olan, kurum yaşamına uyumlarını ve toplumsal yaşamla uyumlaşmalarını sağlayan ve bireyin yeniden suç işlemesini engelleyecek önlemleri alan ve bu amaçla gerektiğinde kurum en üst amirinin bilgisi dahilinde, aileler ve sosyal çevreyle görüşme yapan servis olduğu, psiko-sosyal yardım servisinde, psikolog, sosyal çalışmacı, sosyolog ve çocuk gelişimi uzmanının görev yapacağı; ikinci fıkrasında, bu servisin, iyileştirme programları kapsamında spor alanları, çok amaçlı salon, kütüphane ve iş atölyelerinden yararlanma, meslek edinme kursları gibi faaliyetlere katılabilecek durumdaki hükümlüler ile kurumun iç hizmetlerinde çalıştırılacak hükümlüleri belirleyerek idare ve gözlem kuruluna sunma görevi bulunduğu hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

II- A) Ceza İnfaz Kurumlarına giren her hükümlü ve tutukluya, psikolog ve sosyal çalışmacılar tarafından Bireyselleştirilmiş İyileştirme Sistemi (BİSİS) kapsamında Araştırma Değerlendirme Formu (ARDEF) doldurulmaktadır. ARDEF'ten çıkan sonuçlar doğrultusunda hükümlü ve tutuklular ihtiyaçlarına uygun bireysel müdahale ya da grup çalışmalarına yönlendirilmektedir.

B) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların kuruma kabul edildiği andan salıverilme osürecine kadar risk-ihtiyaç-uygunluk (Omodeli (doğrultusunda değerlendirilmesi ve ruh sağlığı hizmetlerinin etkin kanıta dayalı standart uygulamaları içermesine ilişkin olarak Bakanlığımız Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından, Yapılandırılmış Ruhsal Değerlendirme ve Müdahale Programı (YARDM) geliştirilmiştir. YARDM programı kapsamında geliştirilen Ruhsal Sorunlara Bireysel Müdahale Uygulama Rehberi ile ilgili ceza infaz kurumlarında görevli uzmanlara yönelik eğitimler düzenlenmiş ve ceza infaz kurumlarında en sık karşılaşılan ruhsal ve davranışsal sorunlara yönelik bireysel müdahale programı ile ilgili bilgiler aktarılmıştır.

Uygulama Rehberinde yer alan "İntihar ve kendine zarar verme davranışına yönelik bireysel müdahale" kapsamında, bu davranışların belirtileri, bu düşünce ve davranışa sahip kişilerle ilgili dikkat edilmesi gereken noktalar ile bu kişilerin sevk ve izlemi, psiko-sosyal servisin yapacağı kısa ve ileri müdahale konularında müdahale basamakları açıklanmış, tüm ceza infaz kurumu müdürlerine bu konularda eğitim verilmiştir.

C) Değerlendirme Profil Araçları ve Rehabilitasyon Programları (DEPAR) kapsamında "Yüksek Etkili Suçları İşlemiş Hükümlülere Yönelik İntiharın Önlenmesi Müdahale Programı" geliştirilmiştir. Bu program ile, intihar riski olduğu tespit edilen uzun süreli hapis cezası alan hükümlülerin intihar düşünceleri ve girişimlerine müdahale edebilmek ile onları yeniden hayata bağlamak amaçlanmıştır.

Ç) Tüm ülkelerde, ceza infaz kurumlarında intihar ve kendine zarar verme davranışı toplumdaki normal popülasyona göre daha sık yaşanmaktadır. Tekrarlayıcı bir davranış olan kendine zarar verme, kişinin vücudunun belirli bölümlerine zarar vermesi olarak karakterize edilmekte, birçok ruhsal bozuklukla birlikte görülebilmektedir. Bu nedenle, anlık iyileşmeler olsa bile ceza infaz kurumlarında uzun süre izlem yapılmakta ve uzun vadeli önlemler alınmaktadır. Ayrıca intihar ve kendine zarar verme davranışı, ceza infaz kurumu personeli için de travmatik bir etki oluşturmakta, bu konuda personelin desteklenmesi yönünde

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden CSNKSRO - gdi g nfV - sAKGSP3 - P/VKYg- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü çalışmalar yürütülmektedir.

Anılan programlar, psiko-sosyal yardım servisi tarafından yürütülen destek çalışmaları ve kurumsal yaklaşım kapsamında kendine zarar verme ve intihar riski bulunan hükümlü ve tutuklular ile ilgili tüm kurum müdürlerine verilen eğitimlere ve alınan tedbirlere rağmen kişinin tekrar tekrar intihar ve kendine zarar verme davranışı sergilemesi durumunda kurumca gerekli adli ve idari süreçler başlatılmaktadır.

D) Hükümlü ve tutukluların iyileştirilmesine yönelik kurumlarda psiko-sosyal yardım servisi tarafından; Öfke Kontrolü Programı, Sigara Alkol ve Madde Bağımlılığı Programı, Salıverilme Öncesi Mahkum Gelişimi Programı, Önce Düşün Programı, Özel Gözetim ve Denetim Programı, İntihar ve Kendine Zarar Verme Davranışı Risk Yönetimine Yönelik Personelde Farkındalık Programı yürütülmektedir.

İntihar ve Kendine Zarar Verme Davranışı Risk Yönetimine Yönelik Personelde Farkındalık Programı kapsamında kurum müdürleri başkanlığında psikolog, sosyal çalışmacı, öğretmen, sağlık memuru, infaz koruma baş memuru ve ilgili infaz koruma memurunun yer aldığı vaka değerlendirme toplantıları aracılığıyla hükümlü ve tutukluların risk değerlendirme formları incelenerek risk taşıyan kişilere yönelik bakım ve gözetim planları yapılmakta, gözlem çalışmaları yürütülmektedir. Ek olarak intihar ve intihar girişimi vakaları yüksek görülen kurumların personeline yönelik, Bakanlığımız Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü İyileştirme ve Topluma Kazandırma Daire Başkanlığında görev yapan psikolog ve sosyal çalışmacılar tarafından "İntiharın Önlenmesi Eğitim Programı" uzaktan eğitim yoluyla düzenlenmektedir.

I1- Mahpuslara Muameleye Dair Birleşmiş Milletler Asgari Standart Kuralları ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Ceza İnfaz Alanındaki Tavsiye Kararlarında belirtilmiş olan minimum ceza infaz kurumu standartları dikkate alınarak, 2000 yılından itibaren ceza infaz sistemimizde reform niteliğinde çalışmalar yapılmaktadır. Özellikle ceza infaz kurumlarının fiziki yapısı ve hükümlü rehabilitasyonu alanında çağdaş standartlar yakalanmıştır. Bu çerçevede, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi tarafından ortaya konulan minimum ceza infaz kurumu standartlarına uygun nitelikte kurumların inşa edilerek hizmete açılması; fiziki olarak ekonomik ömrünü dolduran ve yeterli eğitim ve iyileştirme çalışmalarına elverişli durumda bulunmayan kurumların da kapatılması öngörülmüştür.

IV- Bakanlığımız kayıtlarının incelenmesinden; 24/07/2023 ilâ 20/12/2024 tarihleri arasında ceza infaz kurumlarında hayatını kaybeden kişi sayısının 1.026 olduğu anlaşılmıştır.

Yılmaz TUNÇ Bakan

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Nevroz Uysal Aslan (DEM Parti, Şırnak). “S ve Y Tipi cezaevlerinde yaşanan intihar vakalarına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/18836, 1 Kasım 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-18836-s-ve-y-tipi-cezaevlerinde-yasanan-intihar-vakalarina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/f0f4610e-dfa5-40fe-9174-0192f60dd237

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
