# Kandıra 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/19255
- **Veren:** Gülüstan Kılıç Koçyiğit (DEM Parti, Kars)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 12 Kasım 2024
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 175 gün sonra, 6 Mayıs 2025)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/2f2e549b-9ad2-40d7-9ea1-019325d00fef
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-19255-kandira-1-nolu-yuksek-guvenlikli-kapali-cezaevinde-yasandigi-iddia-edilen-hak-ihlallerine

> Gülüstan Kılıç Koçyiğit (DEM Parti), 12 Kasım 2024 tarihinde 7/19255 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 175 gün sonra, 6 Mayıs 2025).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Gülüstan Kılıç Koçyiğit DEM Parti Grup Başkanvekili Kars Milletvekili

Son dönemde, Kandıra I No'lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi'nde, aralarında HDP eski Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ ve 27. Dönem Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel'in de bulunduğu siyasi kadın tutuklulara yönelik hak ihlali tespitleri kamuoyunun gündemindedir. Bu ihlallerin, hem Türkiye Cumhuriyeti Anayasası hem de uluslararası insan hakları sözleşmeleri kapsamında koruma altına alınan temel hakları ihlal ettiği belirtilmektedir. Anayasa'nın 17. ve 19. maddeleri ile güvence altına alınan yaşama hakkı, maddi ve manevi bütünlük hakkı ve kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 3. maddesi ve İşkenceye ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı veya Aşağılayıcı Muamele veya Cezaya Karşı

Sözleşme'nin (CAT) maddeleri kapsamında ihlallere dair tespitler endişeleri artırmaktadır.

Bu ihlallerin, tecrit uygulamaları ve idari gözlem kurulu kararları doğrultusunda yapılan baskı ve saldırılarda artış yaşandığı belirtilmektedir. Özellikle, mahpusların yaşamsal ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yasal olarak içeri alınmış olan mont, battaniye, temizlik malzemeleri, süreli yayınlar ve dergilerin hiçbir gerekçe gösterilmeksizin keyfi şekilde toplandığı, ayrıca kadın mahpuslara ait elişi malzemelerinin soruşturma konusu yapıldığı vurgulanmaktadır. Bu uygulamalar, AİHS'nin işkence ve kötü muamele yasağı kapsamındaki 3. maddesini ihlal etmekte olup, Mandela Kuralları olarak bilinen Birleşmiş Milletler Mahpusların Islahı Standart Asgari Kuralları'nın 42. ve 43. maddeleri ile Avrupa Konseyi Cezaevi Kuralları'nın 24. ve 52. maddelerinde güvence altına alınan mahpusların insani koşullarda yaşam hakkı ve kişisel eşyalarına saygı hakkını ihlal etmektedir.

Tespitlere göre, cezaevinde ayda 3-4 kez "arama" adı altında yapılan baskınlarda, zaten çok dar bir alanda ve tecrit koşullarında yaşamını sürdüren mahpusların günlük yaşam alanları yaşanmaz hale getirilmektedir. Her aramada odaların dağıtıldığı, eşyaların keyfi şekilde toplandığı, yaşamsal ihtiyaçlara el konulduğu, bu baskıcı uygulamaların ise Hapishane İkinci Müdürü tarafından doğrudan yönetildiği ileri sürülmektedir. Söz konusu müdahale ve operasyonların, herhangi bir güvenlik gerekçesi olmaksızın mahpusları provoke etmek ve gerilim yaratmak amacıyla yapıldığına yönelik vurgulanan tespitler, cezaevindeki baskı ortamını daha da derinleştirmiştir. Kadın mahpuslar, özellikle her aramada eşyalarına el konularak gerilim yaratılması amacı güdüldüğünü ifade etmektedir. Bu tür arama ve baskın uygulamaları, Türkiye'nin taraf olduğu Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması Sözleşmesi'ne (CEDAW) aykırı olmakla birlikte, cezaevi koşullarında kadınların özel ihtiyaçlarına duyarsız bir muamele olarak da dikkat çekmektedir. Türkiye tarafından imzalanan bu sözleşme, kadınların ayrımcılığa uğramadan insanca muamele görme haklarını güvence altına almaktadır.

23 Ekim 2024 tarihinde ağırlaştırılmış müebbet cezası kesinleşen üç kadın mahpus (Dilber Tanrıkulu, Gülşen Bahadır, Zozan Kutum) tek kişilik hücrelere konulmuştur. Bu hücrelerin, daha önce Garibe Gezerin ölümüne sebebiyet veren koşulları taşıdığı ve insan yaşamına uygun olmadığına dair İl İnsan Hakları İzleme Kurulu'nun hazırladığı bir raporda hücrelerin beş metrekareden ibaret, "uzun süreli yaşamaya uygun olmayan ceza hücreleri" olarak nitelendirildiği belirtilmektedir. Ancak, buna rağmen kadın mahpusların söz konusu hücrelere konulması, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi"nin 5. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 3. maddesi gereği olan işkence ve kötü muamele yasağı ile bağdaşmamaktadır. Mandela Kuralları'nın 12. maddesi doğrultusunda cezaevinde yaşamaya uygun olmayan şartlar altındaki mahpuslara daha insani koşullarda kalma hakkı verilmelidir.

Garibe Gezer'in cezaevinde hayatını kaybetmesi, söz konusu uygulamaların riskini artırmış olup, intihar olarak kayıtlara geçmiş olmasına rağmen cezaevi yönetimi ve çalışanlarının bu olayda sorumluluğu ve ihmali olduğuna yönelik kamuoyunda ciddi şüpheler bulunmaktadır. Bu tür vakalar, CAT ve Türkiye'nin taraf olduğu diğer uluslararası insan hakları sözleşmelerinin açıkça ihlalidir. Garibe Gezer'in ölümünün ardından bir başka kadın mahpusun daha "intihar etmesi" ile bu hücrelerin güvenli olmadığına dair tespitler güçlenmiştir. Kadın mahpusların, tecrit içinde özel tecrit, ceza içinde özel ceza uygulamasına tabi tutulduğu belirtilmektedir ve bu uygulamaların can güvenliğini tehlikeye attığı endişesi bulunmaktadır.

Bu bağlamda;

1. Kandıra İl No'lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi'nde, HDP eski Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ ve Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel'in de bulunduğu siyasi kadın tutuklulara yönelik hak ihlali tespitlerine dair bakanlıkça bir inceleme yapılmış mıdır? Yapılmışsa, bu incelemenin sonuçları ve alınan önlemler hakkında kamuoyuna herhangi bir açıklama yapılması planlanmakta mıdır?

2. Söz konusu cezaevinde, kadın mahpuslara ait elişi malzemelerinin soruşturma konusu yapılması ve yaşamsal ihtiyaçlara dair malzemelerin keyfi şekilde toplandığı belirtilen durum hakkında bakanlık bir değerlendirme yapmış mıdır? Bu uygulamalara son verilmesi adına herhangi bir adım atılacak mıdır?

3. Kandıra İl Nolu Cezaevi'nde yapılan "arama" adı altında gerçekleştirilen baskınlarda, mahpusların günlük yaşam alanlarının yaşanmaz hale getirilmesi ve eşyalarına el konulması durumunda bakanlıkça herhangi bir denetim yapılmış mıdır? Bu tür uygulamaların, mahpusların insani haklarını ihlal edip etmediği değerlendirilmiş midir?

4. 23 Ekim 2024 tarihinde ağırlaştırılmış müebbet cezası kesinleşen kadın mahpusların tek kişilik hücrelere konulmasının, daha önce Garibe Gezer'in cezaevinde ölümüne yol açan koşullarla aynı şartlara sahip olduğu belirtilen durum hakkında bakanlık bir açıklama yapacak mıdır? Bu hücrelerin, insan yaşamına uygun olup olmadığına dair raporlara ilişkin bakanlıkça bir değerlendirme yapılmış mıdır?

5. Garibe Gezer'in cezaevinde hayatını kaybetmesi ve bir başka kadın mahpusun da yine resmi raporlara göre intihar ettiği belirtilerek hayatını kaybetmesi üzerine, bu hücrelerin güvenli olmadığına dair yapılan tespitler doğrultusunda bakanlıkça alınan önlemler nelerdir?

6. Basına yansıyan Kandıra cezaevinde gerçekleştiği belirtilen hak ihlalleri tespitlerine dair cezaevi yönetimi ve çalışanlarının sorumluluğuna ilişkin herhangi bir soruşturma başlatılmış mıdır? Soruşturma başlatıldıysa, hangi aşamadadır? Soruşturma aşamasında alınan herhangi bir idari tedbir var mıdır? Eğer varsa, bu tedbirler nelerdir?

7. Kadın mahpusların tecrit içinde özel tecrit ve ceza içinde özel ceza uygulamalarına tabi tutulduğu belirtilen durumlara karşı bakanlık ne gibi önlemler almayı planlamaktadır?

8. Bakanlık, cezaevi uygulamalarında CEDAW'a uyumlu bir yaklaşım benimsemek adına nasıl bir çalışma yapmayı planlamaktadır?

## Bakanlığın cevabı

1534141 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Kars Milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/19255 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur. 4 "

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1660-198/348 Konu : Yazılı soru önergesi Ob, /0$ /2025

Sayın Gülüstan KILIÇ KOÇYİĞİT Kars Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/19255 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Ceza ve infaz mevzuatımızda "siyasi tutuklu" kavramı bulunmamaktadır. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 2. maddesinde terör suçlusu, 3. maddesinde ise terör suçları tanımlanmıştır. Ayrıca 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun, hükümlülerin gruplandırılmasını düzenleyen 24. maddesi ile hükümlünün barındırılması ve yatırılmasını düzenleyen 63. maddesinde "terör suçluları"ndan söz edilmektedir. Buna göre ceza infaz kurumlarında, terör suçlarından hükümlü terör suçluları ile terör suçlarından tutuklu veya hükümözlü kişiler barındırılmaktadır.

1. 5275 sayılı Kanunun;

A) "İnfazda temel ilke" kenar başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasında, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kuralların hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefi inanç, milli veya sosyal köken ve siyasi veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanacağı,

B) "Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları" kenar başlıklı 9. maddesinin ikinci ve dördüncü fikralarında, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek suçlarından veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde bu fıkrada sayılan suçlardan mahkum olanların cezalarının, yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında, bu kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması hâlinde diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümlerinde infaz edileceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Gerek yüksek güvenlikli kurumlarda gerekse diğer kapalı ceza infaz kurumlarında tecrit ve izolasyon şeklinde bir uygulama bulunmamaktadır.

HI- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri Mevzuat Genel Müdürlüğü

İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu yada araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT), 27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.

Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafindan düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.

Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.

IV- 5275 sayılı Kanunun;

A) "Hükümlülerin gözlem ve sınıflandırılması" kenar başlıklı 23. maddesinin birinci fikrasının (a) bendinde, hükümlülerin kişisel özellikleri, bedensel, akli ve sağlık durumları, suç işlemeden önceki yaşamları, sosyal çevre ve ilişkileri, sanat ve meslek faaliyetleri, ahlâki eğilimleri, suça bakış açıları, hükümlülük süreleri ve suç türleri belirlenerek, durumlarına uygun infaz kurumlarına ayrılmaları ve bunlara göre Saptanacak infaz ve iyileştirme rejiminin; gözlem, inceleme ve değerlendirme yöntemiyle çalışan gözlem ve sınıflandırma merkezlerinde veya kapalı ceza infaz kurumlarının bu hizmete ayrılan bölümlerinde yapılacağı; hükümlülerin, işledikleri suç tiplerine, gösterdikleri eğilimlere, tutum ve davranışları nedeniyle sıkı gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekip gerekmediğine göre yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya normal güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya açık ceza infaz kurumlarına gönderilecekleri,

B) "Hükümlülerin gruplandırılması" kenar başlıklı 24. maddesinin birinci fikrasında hükümlülerin, ilk defa suç işleyenler, mükerrirler, itiyadi suçlular veya suç işlemeyi meslek edinenler; akli ve bedensel durumları nedeniyle veya yaşları itibarıyla özel bir infaz rejimine tâbi tutulması gerekenler; tehlike hâli taşıyanlar; terör suçluları ile suç örgütlerine veya çıkar amaçlı suç örgütlerine mensup olan suçlular şeklinde gruplara ayrılacağı; ikinci fıkrasında hükümlülerin ayrıca yaşları, hükümlülük süreleri ve suç türleri itibarıyla da gruplandırılacağı,

C) "Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infazı" kenar başlıklı 25. maddesinin birinci fıkrasında, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum edilmiş olan hükümlünün tek kişilik odada barındırılacağı,

Ç) "Hükümlünün barındırılması ve yatırılması" kenar başlıklı 63. maddesinin üçüncü fıkrasında, kadınların erkeklerle, hükümlülerin tutuklularla, çocukların yetişkinlerle, örgüt

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htto://vatandaş.uvan.zov.ir adresinden UTKBO3Y - #EEJtEX - roj Zx06 - 3keZDE- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü veya çıkar amaçlı örgüt suçluları ile terör suçlularının Kanunda sayılan hâller dışında bir araya gelmelerine ve bağlantı kurmalarına izin verilmeyeceği,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

Bu kapsamda hükümlü ve tutukluların gözlem, sınıflandırma, gruplandırma ve odalara yerleştirme işlemleri, anılan mevzuat hükümleri doğrultusunda Ceza İnfaz Kurumları İdare ve Gözlem Kurulu kararlarıyla gerçekleştirilmekte olup, bu kararlara karşı yargı yolu açıktır.

V- Arama, 5275 sayılı Kanunun "Arama" kenar başlıklı 36. ve 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin, "Arama, güvenlik tatbikatı ve sayım" kenar başlıklı 34, maddesinde düzenlenmiştir.

Arama hükümlerini düzenleyen ceza infaz mevzuatımız, Ülkemizin taraf olduğu sözleşmeler ve uluslararası düzenlemeler dikkate alınmak suretiyle hazırlanarak yürürlüğe konulmuştur. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 sayılı Tavsiye Kararının "Arama ve Kontroller" başlığını taşıyan 54. maddesinde, görevlilerin arama yaparken uyacakları detaylı prosedürlerin olması, arama yapılacak hallerin ve arama şekillerinin ulusal mevzuatta düzenlenmesi, aranan kişilerin küçük düşürülmemesi, aramanın hemcins olan görevliler tarafından yapılması gibi hususlara yer verilmiştir. Yönetmeliğin 34. maddesinde yer alan düzenleme de söz konusu Tavsiye Kararındaki hükümler ile paralellik arz etmektedir.

Aramanın amacı, kurumda bulundurulması yasak olan eşya ve kanunla yasaklanan uyuşturucu maddelerin yanı sıra telefon ve sim kartı gibi haberleşme araçları ile bıçak ve jilet gibi kesici ve bereleyici aletlerin kuruma girişinin önüne geçmektir. Ayrıca, terör örgütlerinin ceza infaz kurumundaki hükümlü ve tutuklularla bağlantılarını kesmek için örgütsel iletişim niteliğinde değerlendirilebilecek haberleşme evrak ve belgelerinin kuruma girişinin engellenmesi hedeflenmektedir.

Bu çerçevede insan onuru ve haysiyetine saygı ile utanma duygusunun ihlal edilmemesi esasları doğrultusunda yapılan aramalar, kurumların güvenliğinin sağlanabilmesi için tedbir amaçlı gerçekleştirilmekte olup, herhangi bir keyfi uygulama söz konusu değildir.

VI- 5275 sayılı Kanunun 37. maddesinin birinci fikrasında, kurumda, düzenli bir yaşamın sürdürülmesi, güvenliğin ve disiplinin sağlanması bakımından kanun, yönetmelikler ile idarenin uyulmasını emrettiği veya gerekli kıldığı davranış ve tutumlar, kusurlu olarak ihlâl edildiğinde, hükümlüler hakkında eylemlerinin niteliği ile ağırlık derecesine göre Kanunda belirtilen disiplin cezalarının uygulanacağı hükmü yer almaktadır.

Kanunun 38. maddesinde hükümlü ve tutukluların belirtilen kurallara uymamaları hâlinde uygulanabilecek disiplin cezalarına yer verilmiş olup, 39 ilâ 44. maddelerinde disiplin cezalarının niteliği, uygulanma usulleri ile bu cezaları gerektiren eylemler, 47 ve 48. maddelerinde ise disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı halinde belirlenecek disiplin cezaları ile disiplin cezalarının soruşturulması, infaz edilmesi ve kaldırılması usulleri düzenlenmiştir.

Ayrıca hükümlü ve tutukluların kurum idaresinin kendileriyle ilgili her türlü disiplin işlemine karşı infaz hâkimliği nezdinde şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı ise ağır ceza mahkemesi nezdinde itiraz hakkı bulunduğu malumlarıdır. Bu şekilde bağımsız yargı denetiminden geçerek kesinleşen disiplin cezası kararları infaz edilmekte olup bu kararların uygulanmasında herhangi bir keyfilik söz konusu değildir.

Mevzuat Genel Müdürlüğü

VI- Mahpuslara Muameleye Dair Birleşmiş Milletler Asgari Standart Kuralları ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Ceza İnfaz Alanındaki Tavsiye Kararlarında belirtilmiş olan minimum ceza infaz kurumu standartları dikkate alınarak, 2000 yılından itibaren ceza infaz sistemimizde reform niteliğinde çalışmalar yapılmaktadır. Özellikle ceza infaz kurumlarının fiziki yapısı ve hükümlü rehabilitasyonu alanında çağdaş standartlar yakalanmıştır. Bu çerçevede, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi tarafından ortaya konulan minimum ceza infaz kurumu standartlarına uygun nitelikte kurumların inşa edilerek hizmete açılması; fiziki olarak ekonomik ömrünü dolduran ve yeterli eğitim ve iyileştirme çalışmalarına elverişli durumda bulunmayan kurumların da kapatılması öngörülmüştür.

VI Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 04/12/2024 tarihli cevapta;

A) Kocaeli 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda 05/08/2024 tarihinde A3-8 ve A3-9 nolu odalarda yapılan arama işlemi esnasında kitap ve kalem kutularının içinde birer adet dolma kalemin ucuna demir takılarak farklı amaçlar için kullanılabileceği düşünülen ve bir adet elbise askısından yapılmış ince uçlu materyal bulunması üzerine Kurum Disiplin Kurulu tarafından başlatılan idari soruşturma neticesinde bir kısım hükümlü ve tutukluların disiplin cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği ve verilen kararın kesinleştiği,

B) Soru önergesinde adı geçenlerin ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükümlü olmaları nedeniyle 5275 sayılı Kanunun 25. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında Kurum İdare ve Gözlem Kurulu kararıyla tek kişilik odalarda barındırıldıkları, söz konusu odaların 11,04 m? büyüklüğünde ve çağdaş standartlara uygun olduğu,

C) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, ©) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uvap.eov.tr adresinden UİKBO3Y - #EEJtEX - r0)Zx06 - 3keZpE- ilcerisebilirsin

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Gülüstan Kılıç Koçyiğit (DEM Parti, Kars). “Kandıra 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/19255, 12 Kasım 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-19255-kandira-1-nolu-yuksek-guvenlikli-kapali-cezaevinde-yasandigi-iddia-edilen-hak-ihlallerine (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/2f2e549b-9ad2-40d7-9ea1-019325d00fef

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
