# İzmir'in Selçuk ilçesinde bir yangında hayatını kaybeden çocuklara ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/20009
- **Veren:** Sibel Suiçmez (CHP, Trabzon)
- **Muhatap:** Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (Mahinur Özdemir Göktaş)
- **Veriliş tarihi:** 29 Kasım 2024
- **Durum:** Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/4fd9fee1-0f49-4b1d-9370-0193874cb926
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-20009-izmir-in-selcuk-ilcesinde-bir-yanginda-hayatini-kaybeden-cocuklara-iliskin

> Sibel Suiçmez (CHP), 29 Kasım 2024 tarihinde 7/20009 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).

## Önerge metni

. (o Aşağıdaki sorularımın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Sayın Mahinur ÖZDEMİR GOKTAŞ tarafından Anayasanın 98. ve TBMM İçtüzüğü'nün 96. ve 99. maddelerine göre yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

5. SUR:

Trabzon Milletvekili TBMM Katip Üyesi

Geçtiğimiz günlerde İzmir'in Selçuk ilçesinde evde tek başlarına kalan beş çocuk, elim bir kaza sonucunda sobadan çıkan yangında hayatını kaybetmiştir. AKP yetkilileri "Dönüyorsunuz, dolaşıyorsunuz her şeyi paraya bağlıyorsunuz. Bütün bu problemlerin olmasının sebebi, parasal sebepler mi? Değil, bunun altında başka sebepler var? demiş ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yetkililerinin aileyi 18 defa ziyaret ettiğini beyan etmiştir.

Türkiye'nin de taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme ve ilgili uluslararası standartlar, devletlere çocukların hayatını ve refahını koruma konusunda açık sorumluluklar yüklemektedir. Sözleşmenin 3. maddesi, çocuklarla ilgili tüm faaliyetlerde çocuğun yüksek yararının öncelikli olmasını öngörürken, 27. maddesi çocukların yaşam standardının en iyi şekilde sağlanması için devletin gerekli tedbirleri alması gerektiğini vurgulamaktadır. Selçuk ilçesindeki trajik olay, çocukların korunması ve desteklenmesine yönelik sosyal politikaların yeterliliğini sorgulamaya açmaktadır. Bakanlık yetkililerinin aileyi 18 kez ziyaret ettiğini beyan etmesi, bu ziyaretlerin etkili müdahalelere dönüşüp dönüşmediği sorusunu gündeme getirmektedir. Çocukların, yalnız bırakıldıkları bir evde yangın riski gibi öngörülebilir bir tehlike altında yaşamaya devam etmiş olması, koruyucu tedbirlerin uygulanmasında yetersizlikler olduğunu ortaya koymaktadır. Çocukların yaşam hakkını koruma sorumluluğu, salt ziyaretlerin sayısıyla değil, sorunların köklü bir şekilde çözülüp çözülmediği ile değerlendirilmelidir.

Buna göte;

1. Ailenin yaşam koşulları insanı yaşamaya uygun olmadığı açıkça.görülürken, aileye insani koşullarda barınabilmesi için gerekli kira desteği sunulmuş mudur? Sunulmuşsa, bu destek ne kadar süreyle ve miktarlarda sağlanmıştır?

2. Beş çocuk için sosyal hizmet modellerinden olan ücretsiz kreş hizmeti sunulmuş mudur? Sunulmuşsa, bu hizmetin süresi nedir?

3. Annenin düzenli, güvenli bir yaşam sürdürebilmesi için sabit maaşlı bir iş imkanı

. sağlamak adına herhangi bir çaba gösterilmiş midir?

4. Anneye ve çocuklara düzenli olarak psikolojik destek sağlanmış mıdır?

5. Ailenin yaşadığı ev koşulları göz önünde bulundurulduğunda çocuklar için eğitim tedbiri kararı alınmış mıdır?

Sosyal Ekonomik Destek Yönetmeliği kapsamında, en fazla iki çocuğa verilebilen ve okul öncesi çocuklar için 4.312 TL olarak belirlenen SED yardımı ile ailenin temel ihtiyaçlarını karşılaması mümkün müdür?

Annenin tedavisi, eğitimi veya rehabilitasyonu için elverişli bir kuruma yerleştirilmesi adına Adalet Bakanlığı ile temasa geçilmiş midir?

Cezaevindeki babanın tedavisi veya rehabilitasyonu için Adalet Bakanlığı ile temasa geçilmiş midir?

Çocuklar için sosyal hizmetler tarafından bakım tedbiri uygulanması istendiği ancak annenin istememesi nedeniyle çocukların bakım tedbiri altına alınamadığı doğru mudur? Doğru ise, büyük risk altında olan çocukların bakım tedbiri altına alınması için annenin rızasının alınmasının yasal dayanağı var mıdır?

BİSAM rakamlarına göre, Eylül 2024'te açlık sınırı 20.478 TL ve yoksulluk sınırı 70.835 TL iken, mevcut sosyal hizmet politikalarınız bu ihtiyaçları karşılamakta yeterli midir?

Aileye yapılan 18 ev ziyareti sırasında hazırlanan Sosyal İnceleme Raporlarında aileye hangi destek modelleri önerilmiştir? Bu önerilen modeller, yaşanan ölümleri engellemek için neden yeterli olmamıştır?

Açlık ve yoksulluk sınırı altında yaşayan aileler ile ilgili olarak Bakanlığınızın bir eylem planı var mıdır? i

Ailenin ve çocukların mevcut durumunun tespitine rağmen gerekli ve yeterli tedbir kararlarının önerilmemesi ve çocukların ölmesi nedeniyle kaç kaç kişi hakkında idari soruşturma açılmıştır? Bu kişilerin görevleri nelerdir? Yine, bu kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulmuş mudur?

Bu vahim olay karşısında istifa etmeyi düşünüyor musunuz?

---

**Kaynak gösterme:** Sibel Suiçmez (CHP, Trabzon). “İzmir'in Selçuk ilçesinde bir yangında hayatını kaybeden çocuklara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/20009, 29 Kasım 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-20009-izmir-in-selcuk-ilcesinde-bir-yanginda-hayatini-kaybeden-cocuklara-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/4fd9fee1-0f49-4b1d-9370-0193874cb926

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
