# Kadın cinayetlerinin önlenmesi için yapılan çalışmalara ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/20143
- **Veren:** Rıfat Turuntay Nalbantoğlu (CHP, İzmir)
- **Muhatap:** Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (Mahinur Özdemir Göktaş)
- **Veriliş tarihi:** 6 Aralık 2024
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 130 gün sonra, 15 Nisan 2025)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/35e23dcf-4c26-4d88-83a5-0193abb18d4b
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-20143-kadin-cinayetlerinin-onlenmesi-icin-yapilan-calismalara-iliskin

> Rıfat Turuntay Nalbantoğlu (CHP), 6 Aralık 2024 tarihinde 7/20143 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 130 gün sonra, 15 Nisan 2025).

## Önerge metni

Aşağıda yer alan sorularımın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ tarafından yanıtlanması konusunda gereğini arz ederim.

Saygılarımla. ir Milletvekili

Bakanlığınız bütçesiyle ilgili TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda yapmış olduğunuz sunumda, "Kadına yönelik şiddetle en etkili mücadele güçlü bir toplumsal farkındalık oluşturmaktan geçiyor. 2007 yılından bugüne düzenli olarak uyguladığımız eylem planları kadına yönelik şiddetle mücadelede temel politika ve önceliklerimizi ortaya koyan önemli bir yol haritasıdır. 2025 yılı faaliyet planımızı yayımladık, 2026- 2030 dönemini kapsayan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele 5'inci Ulusal Eylem Planı için çalışmalarımızı başlattık." ifadelerine yer verdiniz.

Ancak İstanbul Sözleşmesinin imzalandığı ve en düşük kadın cinayetinin yaşandığı

2011 yılından bugüne kadar kadın cinayetleri 4 kat, şüpheli ölümler ise 5 kat artmıştır. Kadın

Cinayetlerini Durduracağız Platformu verilerine göre 2023 yılında 315 kadın cinayeti işlenmiş,

248 kadın ise şüpheli ölüm olarak kayıtlara geçmiştir. 2024 yılının ilk 10 ayına bakıldığında ise

343 kadının cinayete kurban gittiği, 207 kadının ise yine şüpheli ölüm olarak kayıtlara geçtiği

• görülmektedir. Kadınlara yönelik cinayet ve şüpheli ölümler her yıl artmasına karşın kadın konukevi ve sığınma evlerinin neredeyse 4 yıldır aynı kaldığı ya da çok az arttığı görülmektedir. Bu bağlamda;

1. 2007 yılından bugüne düzenli olarak uygulandığını belirttiğiniz eylem planlarına rağmen kadın cinayetleri ve şüpheli ölümlerin sürekli artıyor olması, eylem planlarının yetersizliğinden mi yoksa uygulamalardan mı kaynaklanmaktadır?

2. Bugüne kadar 4 kez hazırlanmış ve uygulanmış olan eylem planlarının, kadın cinayetleri ve şüpheli ölümler üzerindeki etkileri ve caydırıcılığı konusunda bir araştırmanız var mıdır?

3. 2026 —2030 yıllarını kapsayacak "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele 5'inci Eylem Planının" diğer eylem planlarından farkı ne olacaktır?

4. Kadın cinayetleri ve şüpheli ölümlerdeki artışlara rağmen kadın konukevi ve sığınma evlerinin neredeyse hiç arttırılmamış olmasının nedenleri nelerdir?

5. Kadın cinayetleri ve ölümlerinin ekonomik, sosyolojik ve kültürel boyutlarının yanı sıra kadına yönelik bakış açısının da önemli olduğu gerçeğiyle bu konuda bakanlığınızca zihniyet değişimine yönelik çalışmalar yapılmakta mıdır?

## Bakanlığın cevabı

İlgi (o :16.12.2024 tarihli ve 1546843 sayılı yazınız.

İlgi yazı ekinde alınan İzmir Milletvekili Sayın Rıfat Turuntay NALBANTOĞLU tarafından Bakanlığımıza yöneltilen 7/20143 Esas Numaralı soru önergesine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ Bakan

İzmir Milletvekili Sayın Rıfat Turuntay NALBANTOĞLU'na Ait 7/20143 Esas Numaralı Yazılı Soru Önergesine İlişkin Cevap Metni

Kadına yönelik şiddetin önlenmesi kapsamlı, uzun soluklu ve eşgüdümlü politikalar ile mümkündür. Kadına yönelik şiddetin en uç boyutu olan kadın cinayetleri başta olmak üzere kadına karşı her türlü şiddetin önlenmesi amacıyla "şiddete karşı sıfır tolerans ilkesi" çerçevesinde Bakanlığımız koordinasyonunda yürütülen çalışmalar, ilgili kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, özel sektör ve medyanın iş birliğinde çok taraflı ve çok yönlü biçimde devam etmektedir.

Kadına yönelik şiddetle mücadele yol haritasını belirleyen ve temel politika önceliklerini ortaya koyan ulusal eylem planları 2007 yılından beri düzenli olarak hazırlanmakta ve kararlılıkla uygulanmaktadır. Halihazırda 227 faaliyeti içeren Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele IV. Ulusal Eylem Planı yürürlüktedir. 2021-2025 dönemini kapsayan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele IV. Ulusal Eylem Planı, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının, üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarının, o sendikaların/meslek kuruluşlarının, o uluslararası kuruluşların, omedya temsilcilerinin ve ilgili tüm tarafların katkı ve katılımları ile Bakanlığımız koordinasyonunda hazırlanmış ve yine ilgili tüm tarafların katkılarıyla uygulanmaktadır. İlgili Eylem Planının uygulamalarının 2025 yılı içerisinde tamamlanması Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele V. Ulusal Eylem Planı'nın ilgili tüm kurumların, katkısı ile ulusal ve uluslararası güncel gelişmeler doğrultusunda hazırlanması planlanmaktadır.

Eylem Planı'nın izleme süreci Bakanlığımız koordinasyonunda hâlihazırda 2073/ 16 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile yeniden yapılandırılan (2006/17 sayılı Genelgesi ile kurulmuş) "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Kurulu" tarafından yerine getirilmektedir. Yerel politikaların etkinliğini artırmak amacıyla 81 ilin tamamında Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl Eylem Planları hayata geçirilmiştir. Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri Hakkında Yönetmelik dayanak alınarak oluşturulan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon, İzleme ve Değerlendirme Komisyonları aracılığıyla altı ayda bir izleme çalışmaları gerçekleştirilmekte ve yapılan çalışmalar Bakanlığımıza raporlanmaktadır.

Şiddet mağdurlarının korunması ve şiddetin önlenmesi amacıyla alınacak tedbirlere ilişkin usul ve esasları düzenleyen 6284 sayılı Kanunun etkin olarak uygulanması için gerekli kurumsal mekanizmalar tesis edilmiş durumdadır. Bakanlığımız bünyesinde ihtisaslaşmış olan 84 ŞÖNİM ve 420 Sosyal Hizmet Merkezi Şiddetle Mücadele İrtibat Noktası ile hizmetlerimiz kesintisiz olarak sürdürülmektedir.

Şiddete uğrayan kadınların şiddetten korunması, psikososyal ve ekonomik sorunlarının çözülmesi, güçlendirilmesi ve bu dönemde kadınların varsa çocukları ile birlikte ihtiyaçlarının da karşılanması suretiyle geçici süreyle kalabilecekleri kadın konukevleri 81 ilimizde hizmetlerini sürdürmekte olup Türkiye genelinde Bakanlığımıza bağlı 81 ilde 112 kadın konukevi, yerel yönetimlere bağlı 13 ilde 35 kadın konukevi, STK'lara bağlı 1 kadın konukevi, diğer kamu kurumlarına (Göç İdaresi Başkanlığı) bağlı 2 kadın konukevi olmak üzere toplam 150 kadın konukevi hizmet vermektedir. Bakanlığımıza bağlı 112 Kadın Konukevi 9470-75 doluluk oranıyla hizmet vermektedir.

2023 yılında Şanlıurfa ilinde ikinci kadın konukevi hizmete açılmış olup Diyarbakır ilinde inşaatı devam kadın konukevinin 2025 yılında hizmete açılması planlanmaktadır. Diğer yandan Bingöl, Malatya ve İzmir illerinde yeni konukevleri yapımı etüt proje çalışmaları devam etmektedir. Bunlara ek olarak IPA-II kapsamında "Depremden Etkilenen Bölgede Kadınlara Yönelik Şiddete Karşı Önleyici ve Koruyucu Hizmetlerin Yeniden Yapılandırılması ve Güçlendirilmesi Projesi" yürütülmekte olup proje kapsamında Hatay, Adıyaman, İstanbul ve Kocaeli illerinde yeni kadın konukevi inşa edilmesi hedeflenmektedir.

Tedbir kararları ve destek hizmetleri ile şiddet mağdurlarının akut şiddet ortamından uzaklaştırılması, şiddetin önlenmesi ve kadının güçlenmesi hedeflenmektedir. Kanunun verdiği yetkiyle tedbir kararları vasıtasıyla mağdurlar koruma altına alınmakta, barınma yeri sağlanmakta, ihtiyaç duyulan rehberlik ve destek hizmetleri sunulmaktadır.

Adalet Bakanlığı İçişleri Bakanlığı ile yapılan veri entegrasyon süreçleri ile kolluğa yapılan başvurular anlık olarak Bakanlığımız Aile Bilgi Sistemine sistemine düşmekte, vakaya hızlı ulaşım ve etkin müdahale sağlanmaktadır.

Ayrıca 6284 sayılı Kanun kapsamında verilen tedbir kararlarının elektronik kelepçe, mağdur koruma ünitesi, GPS ünitesi gibi teknik araç ve yöntemler kullanılarak coğrafi bilgi sistemleri üzerinden izlenmesi amacıyla Bakanlığımız, İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı iş birliğinde Teknik Yöntemlerle Takip (Elektronik Kelepçe) Uygulaması yürütülmektedir. Uygulama 2021 yılı itibarıyla 81 ilimize yaygınlaştırılmıştır.

Bakanlığımız bünyesinde hizmet sunan ALO 183 Şiddetle Mücadele Hattı şiddete uğrayan ya da uğrama riski bulunan, destek ve yardıma ihtiyacı olan kadın ve çocuklar için psikolojik, hukuki ve ekonomik danışma hattı 7 gün 24 saat esasında ücretsiz olarak çalışmakta; bu kişilere hakları konusunda ve başvuracakları yerler hakkında bilgi vermektedir.

Bakanlığımız ve İçişleri Bakanlığı iş birliğinde şiddet mağduru veya şiddet görme riski altında olan kadınlar için iletişim teknolojisinin sunduğu imkânlardan faydalanılarak Kadın Destek Sistemi (KADES) hayata geçirilmiştir. KADES mobil uygulamasında yer alan acil durum butonuna basılması halinde acil çağrı merkezine ihbar düşmekte ve en yakın kolluk biriminin en kısa sürede mağdurun konumuna intikali sağlanmaktadır.

Bakanlığımız kadın hizmet birimlerince nitelikli hizmet sunumu gerçekleştirmek üzere ŞÖNİM Hizmet Standartları Rehberi, beraberinde iç ve dış değerlendirmeyi kapsayan ŞÖNİM Öz Değerlendirme Rehberi hazırlanmıştır. İlgili rehberlerde; gizlilik, güvenlik ve güçlenme ilkeleri temelinde fiziksel, yönetsel ve mesleki standartlar oluşturularak standartların yerine getirilmesi için gerekli olan koşulları belirleyen değerlendirme ölçütleri ile kuruluşların kapasitesinin artırılması yönünde çalışmalar desteklenmektedir.

Şiddet mağduruna yönelik kapsayıcı hizmetler ile şiddetin kök nedenleriyle mücadele kapsamında çalışmalar yürütülerek şiddet döngüsünün kırılması hedeflenmektedir. Bu kapsamda kadına yönelik şiddetle mücadele politika ve hizmetlerinin uluslararası bilimsel kanıtlar temelinde geliştirilmesi amacıyla nüfus temelinde saha araştırmaları yürütülmektedir. Bu kapsamda; kadına yönelik şiddetle mücadele politika ve hizmetlerimizin bilimsel kanıtlar temelinde geliştirilmesi amacıyla araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) projelerimiz devam etmektedir. Bu çerçevede; 2008 ve 2014 yürütülen Türkiye'de Kadına Yönelik Şiddet Araştırmaları'nın üçüncüsü, TÜBİTAK ile iş birliğinde Marmara Üniversitesi tarafından Bakanlığımız ve TÜİK katkılarıyla Kamu Kurumları Araştırma ve Geliştirme Projelerini Destekleme (1007) Programı bulunmaktadır. Alanda bir başucu kaynağı niteliğinde olan bu araştırma ile kapsamlı raporlar ve mikro verilerin yanı sıra geliştirilecek veri ambarı ile verilerin analizinde yapay zekâ algoritmaları kullanılabilecek, zengin veri görselleştirme tekniklerinden faydalanılabilecektir. Ayrıca kadına yönelik şiddet mağdurlarının psikososyal iyilik halinin artırılması ve şiddet döngüsünün kırılması amacıyla sunulacak sosyal hizmetleri; bilimsel kanıta dayalı, sistematik, bütüncül ve mağdurun özel ihtiyaçlarına duyarlı şekilde yapılandıran bir psikososyal destek modeli geliştirilecek ve bunun etkin olarak Türkiye genelinde hayata geçirilmesi için uygulayıcı ve eğitici programları hazırlanacaktır.

Diğer taraftan, "Şiddet Uygulayanlara Yönelik Psikososyal Müdahale Modelinin Geliştirilmesi Projesi", "Depremden Etkilenen Bölgede Kadınlara Yönelik Şiddete Karşı Önleyici ve Koruyucu Hizmetlerin Yeniden Yapılandırılması ve Güçlendirilmesi Projesi" olmak üzere araştırma geliştirme çalışmaları yürütülmektedir.

Şiddetin henüz ortaya çıkmadan hem bireysel hem de toplumsal yaşamda henüz derin yaralar açmadan önüne geçilmesine yönelik olarak gerçekleştirilecek birincil önleme faaliyetleri ve bu bağlamda toplumun tüm kesimlerine yönelik farkındalık çalışmaları Bakanlığımız çalışmalarında önemli bir yere sahiptir.

Bu kapsamda kamu görevlileri başta olmak üzere 2007 yılından bu yana düzenlenen eğitimlerle 4 milyonun üzerinde kişiye ulaşılmıştır. Bunun yanı sıra RTÜK ile iş birliğinde "Medyada Kadına Yönelik Şiddetle Mücadeleye İlişkin Etik İlkeler" rehberi yayımlanmış olup kültür, sanat ve medya dünyasının gücünü kullanarak toplumsal farkındalığı geliştirmek amacıyla çeşitli eğitimler, toplantılar gerçekleştirilmektedir.

Öte yandan, $ Mart kapsamında, Bakanlığımız tarafından, kadının güçlenmesine yönelik politikaların merkezi ve yerel düzeyde, bütüncül bir bakış açısıyla, etkin ve koordineli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla "Kadının Güçlenmesi Koordinasyon Kurulu" ve "Kadının Güçlenmesi İl Koordinasyon Kurulları" teşkil ettirilmesini konu alan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi 8 Mart 2025 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

"Kadının Güçlenmesi Koordinasyon Kurulu" temel olarak kadınlara yönelik sunulan hizmetlerin etkin bir şekilde yürütülmesi amacıyla tüm çalışmaları izlemek, değerlendirmek, koordinasyon ve işbirliğini sağlamak üzere görev yapacaktır. Diğer taraftan, Kadının Güçlenmesi İl Koordinasyon Kurulları" da kadının güçlenmesine ilişkin çalışmaların yerel düzeyde etkin şekilde yürütülmesi ve takibi amacıyla faaliyet sürdürecektir.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Rıfat Turuntay Nalbantoğlu (CHP, İzmir). “Kadın cinayetlerinin önlenmesi için yapılan çalışmalara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/20143, 6 Aralık 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-20143-kadin-cinayetlerinin-onlenmesi-icin-yapilan-calismalara-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/35e23dcf-4c26-4d88-83a5-0193abb18d4b

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
