# 9 Aralık 2024 tarihinde Hakkari'de meydana gelen bir olaya ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/20314
- **Veren:** Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 10 Aralık 2024
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 171 gün sonra, 30 Mayıs 2025)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/ba3f945a-926a-4b45-94a0-0193b512ef8e
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-20314-9-aralik-2024-tarihinde-hakkari-de-meydana-gelen-bir-olaya-iliskin

> Öznur Bartin (DEM Parti), 10 Aralık 2024 tarihinde 7/20314 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 171 gün sonra, 30 Mayıs 2025).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Öznur Bartin Hakkâri Milletvekili

Hakkari'de 9 Aralık 2024 tarihinde meydana gelen olay, kolluk kuvvetlerinin yetki sınırlarını aşan uygulamalarıyla ilgili iddialar bir kez daha gündeme gelmiştir. Sivil bir polis aracını solladıkları gerekçesiyle F.A.'nın kullandığı bir taksi, Depin Polis Kontrol Noktası'nda durdurulmuş ve araçta bulunan A.K., Ş.K. ve H.K. isimli gençler, polisin fiziksel ve psikolojik şiddetine maruz kaldıklarını iddia etmişlerdir. Yaşanan bu olay, cezasızlık kültürü bağlamında ele alınması gereken bir hukuki ve insan hakları meselesi olarak değerlendirilmelidir.

Olayın tanıklarına ve mağdurların beyanlarına göre, polisler taksi şoförüne ve yolculara "Polis olduğumuzu görmüyor musun? Ne selektör yapıyorsun, artistliğiniz kime?" şeklinde ifadelerle sözlü hakarette bulunmuş ve taksi içerisindeki kişileri zorla araçtan indirmiştir. Daha sonra gençlerin, kontrol noktasındaki depo niteliğinde bir kapalı alana götürüldükleri ve burada kolluk kuvvetlerinin fiziksel şiddetine maruz kaldıkları iddia edilmiştir. Şiddetin, özellikle kalp rahatsızlığı bulunan A.K.'nin sağlığını tehlikeye atacak boyutta olduğu, mağdurun burnunun iki yerden kırıldığı ifade edilmiştir. Ayrıca gençlere zorla çıplak arama dayatıldığı ve bu süreçte cop gösterilerek küfür ve tehditlere maruz bırakıldıkları iddialar arasında yer almaktadır.

Olay sonrası yurttaşların Hakkâri Devlet Hastanesi'ne başvurarak darp raporu aldıkları öğrenilmiştir. Ancak hastane sürecinde dahi polislerin mağdurları ve ailelerini takip ederek hakaretlerde bulundukları ve tabrik edici davranışlar sergiledikleri iddia edilmiştir.

Bu tür iddialar, Türkiye"nin taraf olduğu ulusal ve uluslararası hukukun açık ihlali anlamına gelmektedir. Anayasa'nın 17. Maddesi, işkence ve kötü muameleyi açıkça:yasaklamaktadır. Buna paralel olarak, Türk Ceza Kanunu'nun 94. Maddesi işkence suçunu ağır yaptırımlara tabi tutmaktadır. Türkiye'nin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 3. Maddesi ve Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşme, işkence ve insanlık dışı muameleye karşı sıfır tolerans ilkesini benimsemiş ve devletlere bu tür ihlalleri önlemek iğin:etkin;tedbirler-alma yükümlülüğü getirmiştir. İLA. ——

Bununla birlikte, kolluk kuvvetlerinin yetki aşımı ve orantısız güç" Kullanımı iddiaları, cezasızlık kültürü ile doğrudan ilişkilidir. Özellikle Hakkâtive. bölge. kentlerinde, kglluk kuvvetlerinin yetkilerini keyfi şekilde kullanmalarına ikarşı gerekli soruşturmaların yürütülmemesi ve faillerin yargı önüne çıkarılmaması, bu tür olayların sistematik hâle gelmesine neden olmaktadır. Cezasızlık, yalnızca bireysel mağduriyetleri derinleştirmekle kalmaz, aynı zamanda toplumsal barışı ve hukukun üstünlüğü ilkesini zedeleyen yapısal bir sorundur.

Söz konusu iddiaların, derinlemesine ve etkin bir şekilde soruşturulması devletin hukuk devleti ilkesine bağlılığını gösterecektir. Kolluk kuvvetlerinin keyfi ve hukuk dışı uygulamaları, bireylerin yaşam hakkını, vücut bütünlüğünü ve insan onurunu tehdit etmekte; hukuk düzenini zayıflatarak toplumsal barışı tehlikeye atmaktadır.

Adaletin sağlanması ve hukukun üstünlüğünün korunması için sorumluların yargı önünde hesap vermesi kaçınılmaz bir gerekliliktir. Bu bağlamda, yetkili makamları görev ve sorumluluklarını yerine getirmeye, mağduriyetleri gidermeye ve benzer ihlallerin önüne geçecek yapısal reformları hayata geçirmeye davet ediyoruz. Yaşanan bu vahim iddialar bağlamında, başta İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı olmak üzere ilgili tüm kurumların gerekli incelemeleri ivedilikle başlatması, şiddet uyguladığı öne sürülen kolluk görevlilerinin derhal açığa alınması ve yargı önüne çıkarılması elzemdir.

Bu bağlamda;

1. Hakkari'de 9 Aralık 2024 tarihinde kolluk kuvvetlerinin kötü muamele ve işkence iddiaları hakkında adli soruşturma başlatılmış mıdır? Soruşturma hangi aşamadadır?

2. Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ve Anayasa'nın 17. Maddesi bağlamında, işkence ve kötü muameleye karşı sıfır tolerans ilkesinin uygulanmasını sağlamak için bakanlığınız tarafından hangi somut adımlar atılmaktadır?

3. Kolluk kuvvetlerinin işkence, kötü muamele ve orantısız güç kullanımı gibi iddialar karşısında cezasızlık kültürünün sonlandırılması için yürütülen çalışmalar nelerdir?

4. Hakkari'deki şiddet mağdurlarının aldığı darp raporlarına rağmen polisin mağdurları takip ederek hakaretlerde bulunduğu iddiaları karşısında mağdurların korunması için ne tür hukuki tedbirler alınmaktadır?

5. Kolluk kuvvetleri hakkında suç isnadı bulunan durumlarda soruşturmanın bağımsız ve tarafsız bir şekilde yürütülmesini sağlamak için hangi hukuki prosedürler devreye sokulmaktadır?

6. İşkence ve kötü muamele iddialarının etkin bir şekilde soruşturulması, sorumluların yargı önüne çıkarılması ve adaletin sağlanması için yürütülen mevcut mekanizmalar yeterli midir? Yetersizse hangi iyileştirmeler planlanmaktadır?

7. Hakkari'de yaşanan bu olay başta olmak üzere benzer vakalarda mağduriyetlerin giderilmesi ve sorumluların yargı önünde hesap vermesi için adli süreçlerin hızlandırılması adına bakanlığınızın hayata geçirdiği uygulamalar nelerdir?

8. 2002-2024 yılları arasında işkence ve kötü muamele iddialarıyla ilgili açılan davalarda kaç kolluk görevlisi yargılanmış, kaçına ceza verilmiş ve kaç dosyada cezasızlık durumu ortaya çıkmıştır? Bu veriler ışığında cezasızlığın önlenmesi için hangi adımlar atılmaktadır? ,

## Bakanlığın cevabı

İlgi yazınız ekinde alınan, Hakkâri Milletvekili Öznur Bartin tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/20314 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur. >

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1791-46/69 Konu : Yazılı soru önergesi 32. KS. (2025

Sayın Öznur BARTİN Hakkâri Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/20314 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- A) Anayasanın;

I- "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,

2- "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinde, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılmasıyla ilgili soru sorulamayacağı, görüşme yapılamayacağı veya herhangi bir beyanda bulunulamayacağı,

B) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun;

I- "Soruşturmanın gizliliği" kenar başlıklı 157. maddesinde, Kanunun başka türlü hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemlerinin gizli olduğu,

2- "Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi" kenar başlıklı 160. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı,

3- "Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri" kenar başlıklı 161. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, doğrudan doğruya veya emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığı ile her türlü araştırmayı yapabileceği,

4- "Kamu davasını açma görevi" kenar başlıklı 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında ise, kamu davasını açma görevinin, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği; soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde, Cumhuriyet savcısı tarafından iddianame düzenleneceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Sözü edilen bu düzenlemeler çerçevesinde, işlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma yürütülmesi, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden VAWVEKİ - tZeEHxB - 20xN0CU - WXHGOMS ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü sorumluluk yargı mercilerine ait olup, gizli olarak yürütülen ve yargısal faaliyet kapsamında kalan soruşturma aşamasında ne tür işlemler yapıldığına dair Bakanlığımızda bilgi bulunmamaktadır.

U- 10/07/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin "Görev" kenar başlıklı 38. maddesinin birinci fikrasının (ç) bendinde, adli sicilin tutulmasıyla ilgili hizmetleri yürütmek Bakanlığımız görevleri arasında sayılmıştır.

Bu çerçevede istenilen ayrıntıda bilgi bulunmamakla birlikte, 9237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap, İkinci Kısım, Birinci Bölümünde düzenlenen "Hayata Karşı Suçlar"a, İkinci Kitap, İkinci Kısım, İkinci OBölümünde düzenlenen "Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar'a, İkinci Kitap, İkinci Kısım, Üçüncü Bölümünde düzenlenen "İşkence ve Eziyet" suçlarına, İkinci Kitap Dördüncü Kısım, Birinci Bölümde düzenlenen "Kamu İdaresinin Güvenirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar"a ilişkin Cumhuriyet başsavcılıklarında açılan ve sonuçlanan soruşturma dosya sayılarına ve ceza mahkemelerinde açılan ve karara bağlanan davalardaki suç ve karar sayılarına ait istatistiklere Bakanlığımız Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün "https://www.adlisicil.adalet.gov.tr" adresli internet sitesinden ulaşılması mümkün olabilecektir.

II- Hakkâri Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 27/12/2024 tarihli cevapta; soru önergesinde belirtilen olayla ilgili olarak yürütülen soruşturmanın devam ettiği, bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan 22 o öşE

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden VAWVEKİ - tZeEHxB - 20XNOCU - WXxHGOMS ile erişebilirsin

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “9 Aralık 2024 tarihinde Hakkari'de meydana gelen bir olaya ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/20314, 10 Aralık 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-20314-9-aralik-2024-tarihinde-hakkari-de-meydana-gelen-bir-olaya-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/ba3f945a-926a-4b45-94a0-0193b512ef8e

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
