# 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş'ta meydana gelen depremlerden etkilenen vatandaşların adli yardımdan faydalandırılmasına ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/2075
- **Veren:** Servet Mullaoğlu (CHP, Hatay)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 20 Temmuz 2023
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 299 gün sonra, 14 Mayıs 2024)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/493224af-8e66-4094-8638-0189778b40d4
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-2075-6-subat-2023-tarihinde-kahramanmaras-ta-meydana-gelen-depremlerden-etkilenen-vatandaslarin

> Servet Mullaoğlu (CHP), 20 Temmuz 2023 tarihinde 7/2075 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 299 gün sonra, 14 Mayıs 2024).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın, Anayasanın 9$ ve TBMM İçtüzüğünün 99. maddeleri gereğince Adalet Bakanı Sayın Yılmaz TUNÇ tarafından yazılı olarak yanıtlandırılmasını arz ederim.

Av. Servet MULLAOĞLU H ğı ili

6 Şubat depremleri maalesef büyük bir yıkım ve can kaybına yol açmıştır. Hukuk yargılaması açısından bakıldığında, bu can ve mal kayıpları ile ilgili pek çok uyuşmazlık, yargı organlarını meşgul etmektedir. Böylesi büyük felâket durumlarında yargı organlarının hukuken ve fiilen görev yapmakta sıkıntılar yaşadıkları da bir gerçektir.

Yaşadığımız depremlerde, hukuki açıdan kasttan ihmale kadar farklı derecelerde kusurlar söz konusudur. Bu kusurların da sorumluluk doğuracağı açıktır.

Seçim bölgem Hatay başta olmak üzere bu süreçte deprem bölgelerindeki en önemli sorunlar, açılması muhtemel hukuk davaları, ortaya çıkacak özel hukuk kaynaklı uyuşmazlıklar ve yargılamalarda vatandaşların hak arama özgürlüklerinin yüksek harçlar, bilirkişi ücretleri ve benzeri ödemeler nedeniyle kısıtlanmasıdır. Açılan davalara ilişkin talep edilen yüksek ücretlerle vatandaşlarımızın hak arama mücadelesi vermesi mümkün değildir.

Bu hususta, yürürlükte olan kanunların depremden etkilenen ve maddi olanaksızlık içerisinde olan vatandaşlarımız lehine talepte bulunmalarına gerek olmaksızın uygulanması birçok hak kaybının önüne geçilmesini sağlayacaktır.

Kanunla düzenlenmiş bu haklardan bazıları;

Adli yardım:

Kişilerin ücret ödemeksizin hak arama özgürlüklerini ve savunma haklarını kullanabilmeleri adına sahip oldukları ve şartları 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda düzenlenmiş hukuki bir imkândır.

Bu haklardan yararlanmak isteyen kişilerin ileri sürdüğü hukuki talebin açıkça dayanağının bulunması ve bu kişilerin yargılama ile takip giderlerini ödeme gücünden yoksun olmaları, adli yardımdan yararlanma olanağını elde etmek için gerekli, en önemli iki şarttır. YOr>E

6 Şubat depremleri sonrası, deprem mağdurlarının birçoğunun, başvurulacak hukuki yollarda bunları maddi olarak karşılaması neredeyse imkânsızdır.

Dolayısıyla adli yardım, mahkemeye erişim yönünden, önemli bir adil yargılanma hakkı güvencesidir.

Bu konuda özel bir düzenleme olarak;

4539 sayılı" Doğal Afet Bölgelerinde Afetten Kaynaklanan Hukuki Uyuşmazlıkların Çözümüne ve Bazı İşlemlerin Kolaylaştırılmasına İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabulü Hakkında Kanun'un 3. maddesinin 1. Fıkrasında", doğal afete maruz kalanların istemleri hâlinde, afetten kaynaklanan hukuki uyuşmazlıkların çözümüne ilişkin her türlü dava ve işlemlerde adli yardım hükümleri uygulanacağı düzenlenmiştir.

3. Madde 1. Fıkra;

"Doğal afete maruz kalanların istemleri halinde, afetten kaynaklanan hukuki uyuşmazlıkların çözümüne ilişkin her türlü dava ve işlemlerde adli müzaheret (Dava ve icra takibi sırasında yapılması gereken tüm giderlerin Devlet tarafından avans olarak ödenmesi) hükümleri uygulanır" denmektedir.

Adli yardım talebinin kabulü durumunda;

— Yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden (geçici ya da tümüyle) muafiyet,

— Yargılama ve takip giderleri için teminat göstermekten muafiyet,

— Dava ve icra takibi sırasında yapılması gereken tüm giderlerin Devlet tarafından avans olarak ödenmesi.

— Davanın avukat ile takibi gerekiyorsa, ücreti sonradan ödenmek (ya da duruma göre ödenmemek) üzere bir avukat temini haklarını sağlayacaktır.

Depremden etkilenen tüm vatandaşlarımız için bütün bu hakların kanunen geçerli olduğu ortadadır.

Bu bağlamda;

I- Deprem bölgelerinde açılan davalarda alınan yüksek ücretlerin hak arama özgürlüğünü kısıtladığını düşünüyor musunuz? Bu konuda ne gibi bir açıklamanız vardır?

2- Kanuni haklar mevcut olduğu halde vatandaşlarımızdan neden dava, bilirkişi, harç vb. ücretler istenmektedir?

Deprem bölgelerimizde hukuki sorun yaşayan ve dava açan vatandaşlarımız için yukarıda sayılan "Kanuni Hakların" kullanılmasının önünde herhangi bir engel bulunmakta mıdır?

Deprem bölgelerimizdeki birçok vatandaşımızın maddi imkânsızlıkları ortada iken, depremzede vatandaşlarımız için adli yardım hakkı neden uygulanmamaktadır?

Bu hakkın kullanılması için davacının talep şartını kaldırmayı ve deprem bölgelerinde açılan davaların tümü için kullanmayı düşünüyor musunuz?

Bakanlığınızca depremden etkilenen ve neredeyse bütün varlıklarını kaybeden vatandaşlarımızın hak arama mücadelesini kolaylaştıracak hangi hukuki destekler sağlanmaktadır?

## Bakanlığın cevabı

1256030 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Hatay Milletvekili Servet Mullaoğlu tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/2075 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş uyap.gov.tr adresinden SVO9BWI - F2SY/7F - beMmW4sy - fgTCyUz ile erişebilirsin LALE ' T.C. Od

7 v ADALET BAK ANLIĞI TÜRKİYE CUMAURİYENİ' YÜZÜNCÜ YI ii Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-453-1952/2928 Konu : Yazılı soru önergesi ki. /5 /2024

Sayın Servet MULLAOĞLU Hatay Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/2075 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Anayasanın;

A) "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,

B) "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinde, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılmasıyla ilgili soru sorulamayacağı, görüşme yapılamayacağı veya herhangi bir beyanda bulunulamayacağı,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Sözü edilen bu düzenlemeler çerçevesinde, açılan davalarla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması ve sonucuna göre karar verilmesi aşamalarında tüm yetki ve sorumluluk yargı mercilerine aittir. Bununla birlikte, açılan davalara ilişkin yapılan yargılamalar Anayasanın 9. ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce sürdürülüp sonuçlandırılmaktadır.

1. 03/03/2000 tarihli ve 23982 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4539 sayılı Doğal Afet Bölgelerinde Afetten Kaynaklanan Hukuki Uyuşmazlıkların Çözümüne ve Bazı İşlemlerin Kolaylaştırılmasına İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabulü Hakkında Kanunun 1. maddesinde doğal afet bölgelerinde afete maruz kalanların, afetten kaynaklanan hukuki uyuşmazlıkların çözümü amacıyla delillerin tespitine ilişkin istemlerinin, ispat olunacak olay ile tanıklar ve bilirkişiye sorulacak sorulara ilişkin konuları belirten ve üç nüshadan oluşan bir dilekçenin verilmesi veya mahkeme kalemine yapılacak sözlü başvurunun tutanağa geçirilmesi suretiyle yapılacağı, ölüm, gaiplik veya yaralanma gibi nedenlerle delil tespiti yaptıramayacak durumda olanların eşleri ile üçüncü dereceye kadar kan veya sıhri hısımlarının da delil tespiti isteminde bulunabilecekleri, delil tespitine ilişkin başvuruların, mahkemece öncelikle inceleneceği ve karara bağlanacağı; 2. maddesinde, doğal afet bölgelerinde avukatların, vekaletname verme şartı aranmaksızın, istem sahiplerince verilen yetki belgesi ile kayıtlı bulundukları baro tarafından düzenlenen kimlik belgesini ibraz etmek suretiyle bu Kanunun 1. ve 4. maddelerinde öngörülen işlemleri yapabilecekleri;

Eği ile

ADALET BAKANLIĞI TM mizi vu Mevzuat Genel Müdürlüğü

3. maddesinin birinci fıkrasında, doğal afete maruz kalanların istemleri halinde, afetten kaynaklanan hukuki uyuşmazlıkların çözümüne ilişkin her türlü dava ve işlemlerde adli müzaheret hükümlerinin uygulanacağı; 4. maddesinde, doğal afete maruz kalanları ilgilendiren veraset belgelerinin alınmasında öncelikle resmi kayıtların esas alınacağı, resmi kayıt bulunmaması halinde diğer muteber delillerin ikame edileceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

M- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Adli yardımın kapsamı" kenar başlıklı 335. maddesinin birinci fıkrasında, adli yardım kararının ilgiliye, yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet, yargılama ve takip giderleri için teminat göstermekten muafiyet, dava ve icra takibi sırasında yapılması gereken tüm giderlerin Devlet tarafından avans olarak ödenmesi, davanın avukat ile takibi gerekiyorsa, ücreti sonradan ödenmek üzere bir avukat temini gibi imkânlar sağladığı; ikinci fıkrasında mahkemenin, talepte bulunanın, yukarıda belirtilen imkânların bir kısmından yararlanmasına da karar verebileceği; üçüncü fıkrasında adli yardımın, hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceği hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

IV- Bakanlığımız kayıtlarının incelenmesinden;

Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde kurulu bulunan adli yardım hizmetleri bürosunda adli yardıma ihtiyaç duyan kişilere talepleri halinde bilgi ve belgelerin (o toplanmasında (Oyardımcı oOolunduğu ve adli yardım hizmetlerine yönlendirilmelerinin sağlandığı, ayrıca adli yardım talepli dava açmak isteyen kişiler için adli yardım başvuru formunun e-Devlet üzerinden erişime açıldığı, ek olarak adli yardıma ilişkin 30.000 adet broşür bastırılarak adli destek müdürlüklerine dağıtıldığı, bu broşürlerde ilgililerin adli yardım talepleriyle ilgili bilgi almak için adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerine başvuru yapabilecekleri hususu ile 4539 ve 6100 sayılı Kanunların ilgili hükümlerine ilişkin ayrıntılı açıklamalara yer verildiği,

Anlaşılmıştır.

Yılmaz TUNÇ Bakan

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Servet Mullaoğlu (CHP, Hatay). “6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş'ta meydana gelen depremlerden etkilenen vatandaşların adli yardımdan faydalandırılmasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/2075, 20 Temmuz 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-2075-6-subat-2023-tarihinde-kahramanmaras-ta-meydana-gelen-depremlerden-etkilenen-vatandaslarin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/493224af-8e66-4094-8638-0189778b40d4

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
