# 28 Aralık 2024 tarihinde Van'da meydana gelen bir olaya ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/22200
- **Veren:** Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 10 Ocak 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 116 gün sonra, 6 Mayıs 2025)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/03e2c337-9e19-4686-82dc-01945e9ff883
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-22200-28-aralik-2024-tarihinde-van-da-meydana-gelen-bir-olaya-iliskin

> Öznur Bartin (DEM Parti), 10 Ocak 2025 tarihinde 7/22200 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 116 gün sonra, 6 Mayıs 2025).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Öznur Bartin

28 Aralık 2024 tarihinde Van'ın Saray ilçesi Bakışık Mahallesi kırsalında Seyithan Durdu'nun hayatını kaybetmesi, ülkede önemli hukuki ve insani tartışmalara yol açmıştır. Durdu'nun, askerler tarafından açılan ateş sonucu ağır yaralanması ve olay yerinde uzun süre yardım edilmeden bırakılması, Anayasa'nın 17. maddesi ile güvence altına alınan yaşam hakkının ihlali olarak değerlendirilmektedir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 2. maddesi, yaşam hakkının korunmasını devletlerin pozitif yükümlülüklerinden biri olarak tanımaktadır.

Olay, görgü tanıklarının ve medyada yer alan bilgilere göre şu şekilde gerçekleşmiştir: Seyithan Durdu, at üzerinde bulunduğu sırada askerler tarafından yakın mesafeden açılan ateş sonucu karnından vurulmuş ve ağır yaralanmıştır. Olaydan sonra, Durdu'ya uzun bir süre yardım edilmediği ve güvenlik güçlerinin durumu ilgili mercilere bildirmediği ifade edilmektedir. Özellikle, hudut birliklerinin olayın meydana geldiği kırsal bölgeye yaklaşık 30 kilometre uzaklıkta bulunması, görev alanlarının dışındaki bir bölgeye müdahale etmeleriyle birlikte hukuki ve idari açıdan ciddi şüpheler doğurmuştur. Olayın ardından Seyithan Durdu'nun vurulduğu bölgede dakikalarca yardım edilmeden bekletildiği, termal kamera kayıtlarında görüldüğü öne sürülmektedir. Bu kayıtların soruşturma dosyasına eklenmemesi ya da eksik sunulması, olayın tarafsızlıkla soruşturulmasına engel teşkil etmektedir.

Olayın hukuki yönü, yaşam hakkı ihlali, meşru savunma ve zor kullanma yetkisinin aşılması gibi önemli başlıklar altında incelenmelidir. Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 24. ve 25. maddelerinde düzenlenen meşru savunma ve zor kullanma yetkisi, yalnızca zorunlu hallerde ve orantılı bir şekilde kullanılabilir. Ancak Seyithan Durdu'nun vurulma koşulları, bu yetkilerin aşılması anlamına gelmektedir. Olayın akabinde başlatılan soruşturma kapsamında, Üsteğmen Y.A.'nın "kasten öldürme" suçlamasıyla tutuklanması ancak kısa süre sonra tahliye edilmesi, adaletin sağlanmadığına yönelik endişeleri artırmıştır. Ayrıca, soruşturma dosyasına getirilen gizlilik kararı, olayın şeffaf bir şekilde soruşturulmasına engel olmaktadır.

Seyithan Durdu*nun kardeşi Zübeyt Durdu ve 15 yaşındaki yeğeni Ş.D.'nin göçmen kaçakçılığı suçlamasıyla tutuklanması, olayı daha da karmaşık hale getirmiştir. 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu ile 5237 sayılı TCK, göçmen kaçakçılığı suçunun unsurlarını belirlemiş olmasına rağmen, olayda herhangi bir göçmenin tespit edilmemesi veya yakalanmaması, suçlamaların zayıf olduğuna işaret etmektedir. Bu durum, olayın soruşturulmasında ciddi bir eksiklik oluşturmakta, zira tutuklu bulunan Zübeyt Durdu ve Ş.D., ifade verme ve gerçeklerin ortaya çıkmasına engel teşkil etmektedir.

Seyithan Durdu"nun ölümüne ilişkin soruşturmanın İlçe Jandarma Komutanlığı ve İl Jandarma Kriminal tarafından yürütülmesi, soruşturmanın tarafsızlığına dair şüpheler uyandırmaktadır. Şüpheli askerlerin aynı kuruma bağlı olması, delillerin sağlıklı bir şekilde toplanmasını tehlikeye atamaktadır. Bu nedenle, soruşturmanın bağımsız birimlerce, özellikle polis tarafından yürütülmesi büyük önem taşımaktadır. Ayrıca, termal kamera kayıtları gibi olayın aydınlatılmasına yardımcı olabilecek kritik delillerin eksiksiz bir şekilde dosyaya eklenmesi sağlanmalıdır.

Hudut birliklerinin kendi sorumluluk sahalarının dışında silah kullanması, güvenlik güçlerinin görev sınırları ve yetkilerini tartışmaya açmaktadır. Olayın gerçekleştiği bölgenin sınır hattından yaklaşık 30 kilometre içeride olması, güvenlik personelinin devriye veya rutin kontrol görevlerinden bağımsız hareket ettiklerini göstermektedir. Bu durum, sınır güvenliği ve iç güvenlik görevleri arasındaki yetki sınırlarının yeniden değerlendirilmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır.

Seyithan Durdu"nun ölümüyle sonuçlanan olayın adil ve etkin bir şekilde soruşturulması, kamu vicdanının tesisi açısından hayati önem taşımaktadır. Seyithan Durdu'nun ölümüyle başlayan süreçte, sorumluların adalet önünde hesap vermesi ve bu tür olayların tekrar yaşanmaması için gerekli adımlar atılmalıdır.

Bu bağlamda;

1. Seyithan Durdu'nun ölümüne yol açan olayda, güvenlik güçlerinin sorumluluğunun incelenmesi için bağımsız ve tarafsız bir soruşturma yapılacak mıdır? Bu süreçte Bakanlık tarafından nasıl bir denetim mekanizması kurulacaktır?

2. Olayla ilgili soruşturmanın şeffaflık ilkesine uygun yürütülmesi açısından, bakanlık tarafından hangi somut adımlar atılacaktır? Özellikle delil toplama, tanık beyanları ve güvenlik kamerası kayıtlarının soruşturma dosyasına eksiksiz dahil edilmesi nasıl sağlanacaktır?

3. Seyithan Durdu'nun vurulma anındaki koşullar, meşru savunma sınırlarını aşan bir durum oluşturuyor mu? Bu konuda Bakanlık, güvenlik güçlerinin yetkilerinin aşılması durumunda nasıl bir hukuki süreç işletmektedir?

4. Olayda yer alan askerlerin cezai sorumluluğu üzerine yapılan değerlendirmelere yönelik, Bakanlık, yargı sürecinin tarafsızlığı ve adil bir şekilde işlemesi için hangi önlemleri alacaktır?

5. Seyithan Durdu'nun vurulmasından sonra yardım edilmemesi, yaşam hakkı ihlali olarak değerlendirilmektedir. Bakanlık, bu tür durumların engellenmesi için mevcut yasal düzenlemelerde herhangi bir değişiklik yapmayı hedeflemekte midir?

Olayın soruşturulmasında termal kamera kayıtlarının eksik veya hiç eklenmemesi, aydınlatma sürecini olumsuz etkilemiştir. Bakanlık, soruşturmalarda kritik delillerin kaybolmamasını sağlamak için hangi tedbirleri alacaktır?

Seyithan Durdu'nun ölümüne neden olan güvenlik güçlerinin sorumluluğu hakkında nasıl bir yargı süreci izlenecektir? Bu sürecin objektif ve hızlı bir şekilde işleyebilmesi için Bakanlık ne tür önlemler almayı planlamaktadır?

Soruşturma dosyasına gizlilik kararı alınması ve bilgi akışının engellenmesi, olayın şeffaf bir şekilde soruşturulmasına engel teşkil edebilir. Bakanlık, gizlilik kararlarının nasıl denetleneceği konusunda hangi hukuki düzenlemeleri getirecektir?

Seyithan Durdu'nun ölümüne yol açan olayın ardından, güvenlik güçlerinin görev sınırları dışındaki eylemlerinin denetlenmesi adına hangi somut adımlar atılacaktır? Bakanlık bu tür durumların engellenmesi için herhangi bir düzenleme yapmayı hedeflemekte midir?

Seyithan Durdu"nun hayatını kaybetmesine yol açan olayda yer alan üsteğmen Y.A.'nın açığa alınması ve adil bir yargılama sürecine tabi tutulması hususunda Adalet Bakanlığınca atılacak adımlar nelerdir? Ayrıca, son 22 yıl içinde benzer şekilde güvenlik güçlerinin silah kullanarak ölüme yol açtığı vaka sayısı kaçtır? Bu olaylarla ilgili yapılan yargılamalar sonucunda, suçlu bulunan kaç kişi cezalandırılmıştır ve hangi cezalar verilmiştir?

## Bakanlığın cevabı

1572455 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Hakkâri Milletvekili Öznur Bartin tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/22200 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99, maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur. N

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-196-1070/1593 j Konu : Yazılı soru önergesi O4/63025

Sayın Öznur BARTİN Hakkâri Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/22200 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- A) Anayasanın;

I- "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,

2- "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinde, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılmasıyla ilgili soru sorulamayacağı, görüşme yapılamayacağı veya herhangi bir beyanda bulunulamayacağı,

B) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun;

I- "Soruşturmanın gizliliği" kenar başlıklı 157. maddesinde, Kanunun başka türlü hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemlerinin gizli olduğu,

2- "Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi" kenar başlıklı 160. maddesinin birinci fikrasında, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı,

3- "Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri" kenar başlıklı 161. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, doğrudan doğruya veya emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığı ile her türlü araştırmayı yapabileceği,

4- "Kamu davasını açma görevi" kenar başlıklı 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında ise, kamu davasını açma görevinin, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği; soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde, Cumhuriyet savcısı tarafından iddianame düzenleneceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Sözü edilen bu düzenlemeler çerçevesinde, işlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma yürütülmesi, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve

Gl gil flsie

Mevzuat Genel Müdürlüğü sorumluluk yargı mercilerine ait olup, gizli olarak yürütülen ve yargısal faaliyet kapsamında kalan soruşturma aşamasında ne tür işlemler yapıldığına dair Bakanlığımızda bilgi bulunmamaktadır.

1. 10/07/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin "Görev" kenar başlıklı 38. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde, adli sicilin tutulmasıyla ilgili hizmetleri yürütmek Bakanlığımız görevleri arasında sayılmaktadır. Suçun işleniş biçimi, suç faillerinin makam ve sıfatları, meslek ve meşguliyetleri esas alınarak bilgi derlemesi yapılmadığından, Bakanlığımızda soru önergesine konu edilen hususlarda ayrıntılı istatistiki veri bulunmamaktadır.

Bu çerçevede istenilen ayrıntıda bilgi bulunmamakla birlikte; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun "Kasten öldürme" kenar başlıklı 81. maddesi uyarınca Cumhuriyet başsavcılıklarında soruşturma evresinde açılan ve karara bağlanan dosya, şüpheli ve suç sayıları ile ceza mahkemelerinde açılan ve karara bağlanan dosya, sanık ve suç sayılarına ait istatistiklere (o Bakanlığımız OAdli Sicil Ove İstatistik (o Genel Müdürlüğünün "htips:/Www.adlisicil.adalet.gov.tr" oadresli ointernet (sitesinden ulaşılması mümkün olabilecektir.

I- Van Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 24/02/2025 tarihli cevapta; soru önergesinde belirtilen ölüm olayına ilişkin olarak başlatılan soruşturmanın devam ettiği bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan işe

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “28 Aralık 2024 tarihinde Van'da meydana gelen bir olaya ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/22200, 10 Ocak 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-22200-28-aralik-2024-tarihinde-van-da-meydana-gelen-bir-olaya-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/03e2c337-9e19-4686-82dc-01945e9ff883

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
