# Kadın cinayetlerinin önlenmesi için yapılan çalışmalara ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/23900
- **Veren:** Gülderen Varli (DEM Parti, Van)
- **Muhatap:** İçişleri Bakanlığı (Ali Yerlikaya)
- **Veriliş tarihi:** 5 Şubat 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 594 gün sonra, 22 Eylül 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/a02eb8c6-a2e5-4565-b0b9-0194db81aa7c
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-23900-kadin-cinayetlerinin-onlenmesi-icin-yapilan-calismalara-iliskin

> Gülderen Varli (DEM Parti), 5 Şubat 2025 tarihinde 7/23900 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: İçişleri Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 594 gün sonra, 22 Eylül 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Ali YERLİKAYA tarafından Anayasa'nın 98"inci, İçtüzüğün 96*ıncı ve 99*uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Gülderen VARLİ Van Milletvekili

Kadın cinayetleri, şüpheli kadın ölümleri ve kadına yönelik şiddet, Türkiye'de toplumsal bir sorun olarak varlığını sürdürmekte ve cezasızlık politikaları nedeniyle faillerin korunmasına zemin hazırlayan yargı kararları ile pekişmektedir. Kadına yönelik artan şiddet verileri, sokak ortasında elini kolunu sallayarak şiddet uygulayan faillerin artan sayısı ve rahatlığı gün geçmiyor ki basında yer almasın. Kadınların her türlü şiddete rağmen yılmadan verdikleri mücadeleye karşı yargı, kadın cinayetlerinde "haksız tahrik" zırhıyla erkekleri korumaya devam etmekte ve çoğu davada verilen kararlar kamu vicdanını derinden sarsmaktadır. Yargı sürecinde hukuka aykırılıklar ve cinsiyetçi kararlar, uygulamaya konulan "haksız tahrik" ve cezasızlık politikaları yer alırken uygulanan ceza indirimlerinin faillere cesaret verdiği ve cezasızlık algısını pekiştirdiği de görülmektedir. Kadın cinayetlerinde ve şüpheli kadın ölümlerinde faillere haksız tahrik indirimi uygulanmasının kadın cinayetlerinde adaletin sağlanması açısından ileri değil geriye bir gidiş olduğunu açıkça göstermektedir.

Pınar Gültekin davasında verilen kararlar, bu politikanın en güncel ve vahim örneklerinden sadece biri olarak karşımızda durmaktadır. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü öğrencisi Pınar Gültekin, 16 Temmuz 2020'de kayboldu. Kaybolduktan 5 gün sonra cansız bedeni bulunan Gültekin'in, Cemal Metin Avcı tarafından katledildiği ortaya çıktı. Aradan geçen zamana rağmen Gültekin davasında adalet arayışı hala devam etmektedir.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, ağırlaştırılmış müebbet cezası alan Avcı*ya "canlı canlı yakılarak öldürme canavarca hisle değildir" diyerek ağırlaştırılmış müebbet hapis kararını bozduğunu açıklamış ve "niteliksiz kasten öldürme ya da eziyet çektirerek öldürme suçundan haksız tahrik uygulanarak cezalandırılması gerektiği" kararını vermiştir.

Kadın cinayetleri yargılamalarında, mağdurların yaşam tarzlarının sorgulanması, faillerin

"haksız tahrik" gibi ceza indirimlerinden faydalanması ve şiddeti normalleştiren kararların alınması, cezasızlık politikasını açıkça göstermektedir. Bu durum, İstanbul Sözleşmesi?"nden çekilmesinin kadınların, adalete erişimini nasıl olumsuz etkilediğini ve cezasızlık algısını derinleştirdiğini bir kez daha ortaya koymuştur.

Kadına yönelik şiddetle mücadelede uluslararası yükümlülükler ve hukuk devleti ilkeleri göz önüne alındığında, cezasızlığı teşvik eden yargı kararlarının denetlenmesi ve kadın cinayetlerinde caydırıcılığın sağlanması adına ilgili bakanlıkların sorumluluk üstlenmesi gerekmektedir.

Bu bağlamda;

Pınar Gültekin'i katleden Cemal Metin Avcı'ya dair verilen "canlı canlı yakılarak öldürme canavarca hisle değildir ", "niteliksiz kasten öldürme ya da eziyet çektirerek öldürme suçundan haksız tahrik uygulanarak cezalandırılması gerektiği" yargı kararına ilişkin bakanlığınızın görüşü nedir?

Kadın cinayetlerinde haksız "tahrik indirimi" gibi ceza indirimlerinin kaldırılması ve cezasızlık politikalarına karşı herhangi bir yasal düzenleme bakanlığınızın politikaları arasında yer almakta mıdır?

İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmenin kadın cinayetlerindeki yargı süreçlerine etkisini analiz eden bir çalışma Bakanlığınız tarafından yapılmış mıdır? Yapıldıysa sonuçları kamuoyuyla paylaşılacak mıdır? Yapılan bir çalışma yoksa gerekçesi nedir?

Pınar Gültekin davasında verilen kararların kadın hakları ve kadına yönelik şiddetle mücadele açısından yarattığı olumsuz etkileri gidermek adına bakanlığınız tarafından atılan adımlar nelerdir?

Kadın cinayetlerine ilişkin davalarda, faillerin mağdurun yaşam tarzı üzerinden savunma yapmasını engelleyecek bir düzenleme yapılması, bakanlığınız tarafından düşünülmekte midir?

Kadın cinayetlerinin önlenmesi, kadına yönelik erkek şiddetinin son bulması adına, faillerin yargılanma süreçlerinde ceza indirimi beklentisini ortadan kaldıracak yasal düzenlemenin yanında bilinçlendirme ve toplumsal farkındalık projeleri geliştirilmesi için bakanlığınız tarafından yapılan çalışmalar var mıdır?

## Bakanlığın cevabı

İlgi O: 14.02.2025 tarihli ve 1583293 sayılı yazınız.

İlgi yazınız ekinde yer alan Van Milletvekili Gülderen VARLİ'ye ait 7/23900 esas numaralı soru önergesi incelenmiştir.

Bahse konu soru önergesinde belirtilen hususlarla ilgili olarak yapılan incelemede,

Kadına yönelik şiddetle mücadele etmek ve bu kapsamda diğer Bakanlıklar ile eş güdümü sağlamak üzere Bakanlığımız bünyesinde Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele birimleri kurulduğu; şiddet mağduru hakkında mahkemelerce verilen gizlilik kararlarının elektronik ortamda anlık olarak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve diğer paydaşlara iletildiği cezaevinden çıkışların kolluğa anlık olarak bildirilmesi ile kolluk tedbir ve soruşturma ekranlarının oluşturulması amacıyla Adalet Bakanlığı ile entegrasyonun sağlandığı,

2025 yılı itibarıyla kadına yönelik şiddet konusu ile ilgili Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde 1.005, Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde ise toplam 1.175 birimin hizmet verdiği; illerde valilerin, ilçelerde kaymakamların başkanlığında Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl/ İlçe Koordinasyon, İzleme ve Değerlendirme Komisyonlarının oluşturulduğu; 81 ilde Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bağlı Şiddet Önleme ve İzleme Merkezlerinde (ŞÖNİM) kolluk birimleri ile irtibat sağlamak üzere Polis İrtibat Görevlisi görevlendirildiği,

Bakanlığımız tarafından hazırlanan Kadın Acil Destek (KADES) Uygulaması ile aile içi ve kadına yönelik şiddet olaylarının mağduru olan kadınların, acil durumlarda tek tuşla 112 Acil Çağrı Merkezine ulaşmalarının sağlandığı ayrıca ülkemizde ikamet eden yabancı uyruklu kadınların da KADES uygulamasını etkin kullanabilmesi ve uygulamaya erişimin kolaylaştırılması amacıyla ara yüzleri Arapça, Farsça, Fransızca, İngilizce, Rusça, Kürtçe, Almanca, Özbekçe, Kırgızca ve İspanyolca dillerine de çevrildiği aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayan yabancı uyruklu kadınların pasaport veya ülkemize giriş yaptığı belgenin seri numarası ile kayıt olarak uygulamayı kullanabilmelerinin sağlandığı,

KADES uygulamasının 17.08.2026 tarihi itibarıyla 9.969.199 kişi tarafından indirildiği Telefon No: Faks No: İçişleri Uzman Yardımcısı (ğ ve 2.220.494 kadının ise ihbarda bulunduğu; 2026 yılı Mayıs ayında kamuoyu ile paylaşılan "Hayat 112 Acil Mobil Uygulaması" ile acil durumlarda anlık ihbar oluşturulmasının sağlandığı, KADES uygulaması ile entegrasyon sağlanarak bu uygulama üzerinden de KADES ihbar seçeneğinin oluşturulduğu,

2021 yılında 81 ilde Elektronik Kelepçe Uygulaması başlatıldığı, 2026 yılı itibarıyla Güvenlik ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezi Başkanlığı (GAMER) bünyesinde yer alan Elektronik İzleme Merkezi'nin 2.000 aktif vaka izleme ve 64 izleme ünitesi ile hizmet verdiği, 17.08.2026 tarihi itibarıyla Merkez'de polis ve jandarma sorumluluk bölgesinde toplam 14.916 vakanın takip edildiği, 1.491 vakanın ise aktif olarak takip edildiği,

24.11.2024 tarihli "6284 Sayılı Kanunun Uygulanması Hk." konulu yazı ile Valilik ve Kaymakamlıklar koordinasyonunda ilgili kolluk birimleri ve paydaş kurumlar arasında elektronik kelepçe uygulamasına ilişkin eşgüdümün sağlanması ve uygulamada herhangi bir aksaklığa meydan verilmemesi amacıyla gerekli tedbirlerin alınması hususunda talimat verildiği,

Bakanlığımız tarafından kaymakam ve vali yardımcılarına, kolluk personeline, Polis Akademisi ile Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi öğrencilerine aile içi ve kadına yönelik şiddetle mücadele alanında hizmet içi eğitim verilmekte olup aynı zamanda uluslararası kuruluşlar ile iş birliği kapsamında mülki idare amiri, kolluk personeli ve 112 Acil Çağrı Merkezi çalışanlarına eğitimler verildiği; Valilik ve Kaymakamlıklar bünyesinde yer alan Açık Kapı birimlerine şiddet mağduru kadınların da başvuru yapmasının sağlandığı; "KADINA EL KAL-KA-MAZ" projesiyle 35 milyondan fazla bilgilendirme ve farkındalık oluşturma eğitiminin verildiği, 1.091.243 pankart/afiş asıldığı ve 16.078.283 broşür dağıtıldığı,

Ayrıca, Pınar GÜLTEKİN'in kasten öldürülmesi olayına ilişkin Muğla İl Jandarma Komutanlığı tarafından yürütülen soruşturma işlemlerinin tamamlanarak tahkikat dosyasının Muğla Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, söz konusu olaya ilişkin kovuşturma ve infaz süreci hakkında bilgi vermeye yetkili makamın Adalet Bakanlığı olması nedeniyle gerekli bilgilerin Adalet Bakanlığından temin edilmesinin uygun olacağı anlaşılmıştır.

Mustafa ÇİFTÇİ Bakan Telefon No: Faks No: İçişleri Uzman Yardımcısı

---

**Kaynak gösterme:** Gülderen Varli (DEM Parti, Van). “Kadın cinayetlerinin önlenmesi için yapılan çalışmalara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/23900, 5 Şubat 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-23900-kadin-cinayetlerinin-onlenmesi-icin-yapilan-calismalara-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/a02eb8c6-a2e5-4565-b0b9-0194db81aa7c

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
