# Bir kargo deposunda çalışan kadınların mobbinge uğradığı iddiasına ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/24573
- **Veren:** Çiçek Otlu (DEM Parti, İstanbul)
- **Muhatap:** Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Vedat Işıkhan)
- **Veriliş tarihi:** 26 Şubat 2025
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 240 gün sonra, 24 Ekim 2025)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/57bddf5d-dfe4-4453-a907-0195439054b1
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-24573-bir-kargo-deposunda-calisan-kadinlarin-mobbinge-ugradigi-iddiasina-iliskin

> Çiçek Otlu (DEM Parti), 26 Şubat 2025 tarihinde 7/24573 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 240 gün sonra, 24 Ekim 2025).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat IŞIKHAN tarafından Anayasa'nın 98. ve TBMM İçtüzüğünün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. Ç pu

Çiçek OTLU İstanbul Milletvekili Esenyurt HepsiJET Deposu'nda çalışan dört kadın işçi, iş yerindeki ağır çalışma koşulları, yaşadıkları mobbing ve taciz nedeniyle 27 Ocak 2025 tarihinde haklı fesih yoluyla iş akitlerini sonlandırmışlardır. Ancak işverenin yasal hakları olan kıdem ve ihbar tazminatlarını kendilerine vermemesi nedeniyle 16 Şubat 2025 tarihinde depo önünde eyleme başlamışlardır. Şirket deposu önünde eylem başlatan Viyan Çakır, Esra Yılmaz, Meryem Arslan ve Meryem Yılmaz'a işe başlama tarihlerinde üç vardiya çalışacakları söylenmiş ancak üç buçuk yıl boyunca sabah vardiyasında hiç çalışmamışlar, sadece 16.00-00.00 ve 00.00-

08.00 arası çalışmışlardır. Zor çalışma koşullarına rağmen asgari ücretin biraz üzerinde ücret alabilmişlerdir.

İşçilerin ifadelerine göre; HepsiJET deposunda insan onuruna yakışmayan hijyenden uzak bir ortam vardır. Depoda yaklaşık 60 kadın olmak üzere 200 işçi çalışmaktadır. Sadece tek tuvalet bulunmakta, tuvalette peçete, sabun dahi bulunmamaktadır. Yemeklerin içinden kıl, ne olduğunu belirsiz yabancı maddeler çıkmaktadır. Depo sac maddesinden yapıldığı için yazın fırın gibi sıcak, kışın ise buz gibi olmaktadır. İş yerinde verdikleri kıyafetler de ısıtmamakta, herhangi bir ısıtıcı bulunmamaktadır. Hasta olan işçiler izin alamamakta, insan onuruna aykırı çalışma koşullarında görevlerine devam etmek zorunda bırakılmaktadır. İzin ya da rapor alabilen hasta işçilerin ise günlükleri ve primleri kesilmektedir. Özellikle kadınların bu şartlar altında çalışması çok zordur. Kasım 2024 ayında iş yerinde 15-20 kişi uyuz hastalığına yakalanmış, işçiler devlet hastanesine değil, özel hastaneye götürülmüşler, tedavi ücretlerinin bir bölümünü kendileri ödemek zorunda kalmışlardır. İşçilerin, devlet hastanesine götürülerek uyuz vakasının üstünün kapatıldığı iddia edilmektedir.

Basında çıkan haberlere göre kadın işçilerin eylemleri sürerken, bir kadın çalışanın Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi'ne (CİMER) şikayette bulunduğu ortaya çıkmıştır. Başvuruda, bir kadın işçi, K.K. isimli erkek çalışanın kendisine uzun süredir hakaretlerde ve cinsel tacizde bulunduğunu, yönetime durum bildirilmesine karşın bir geri dönüş alamadığını, yönetimin tacizciden yana tutum aldığını, bunun üzerine müdürle de tartışıldığını, müdürün ise şikayetçi olan kadını yalancılıkla suçladığını ve "Çık, bizi nereye şikayet edersen et" dediğini iddia etmektedir.

Bu bilgilere göre; HepsiJET Deposu'nda işverenin yasalar ve uluslararası sözleşmelerde tanımlanan iş sağlığı ve güvenliği kriterlerine uygun, insan onuruna yakışır bir iş ortamını sağlamadığı görülmektedir. 4857 sayılı İş Kanunu, işçinin diğer bir işçi veya üçüncü kişiler tarafından işyerinde cinsel tacize uğraması ve bu durumu işverene bildirmesine rağmen gerekli önlemler alınmazsa işçi açısından, işçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması işveren açısından haklı ve derhal fesih hakkı olarak tanımlamıştır. Anayasa'nın çalışma şartları ve dinlenme hakkını düzenleyen 50. maddesine göre devletin küçükler ve kadınlar ile bedeni ve ruhi yetersizliği olanları çalışma şartları bakımından özel olarak koruması gerekmektedir. Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) Çalışma Yaşamında Şiddet ve Taciz Sözleşmesi (190 sayılı sözleşme) Haziran 2021 yılında yürürlüğe girmiş ve taraf ülkelerde çalışma yaşamında kadınların ve iş yerinde şiddet ve tacizden orantısız şekilde etkilenen ve özellikle de cinsel taciz karşısında savunmasız olan diğer kişilerin istihdam ve meslekte eşitlik ve ayrımcılığa uğramama hakkını güvence altına alan yasaları, yönetmelikleri ve politikaları etkin uygulamaya davet etmektedir.

Bu bağlamda;

I- Esenyurt ilçesindeki HepsiJET deposunda çalışan 4 kadın işçinin ihbar ve kıdem tazminatlarını alamadıkları için eyleme başladıkları Bakanlığınızın bilgisi dahilinde midir? 2- Kadın işçilerin taciz, hakaret, tehdit ve mobbing iddiaları için soruşturma yapılacak mıdır?

3- HepsiJET Deposu önünde eylem başlatan Viyan Çakır, Esra Yılmaz, Meryem Arslan ve

Meryem Yılmaz'ın haklarını almaları için girişiminiz olacak mıdır?

4- Taciz iddiaları için 4857 sayılı İş Kanunu'nun ilgili hükümleri uygulanacak mıdır? 5- HepsiJET Deposu'nda işçilerin çalışma koşulları Bakanlığınızın bilgisi dahilinde midir?

6- HepsiJET Deposu iş sağlığı ve güvenliği yönünden ne zaman ve ne şekilde denetlenmiştir?

Denetim bulguları kamuoyu ile paylaşılacak mıdır?

7- HepsiJET Depo işçilerinin insan onuruna yakışır fiziki ortamda çalışmalarının sağlanması ve temiz gıdaya erişimleri için girişiminiz olacak mıdır?

8- HepsiJET Depo işçilerinin yasalar ve uluslararası sözleşmelerden doğan haklarını kullanmaları sağlanacak mıdır? Özellikle kadın işçiler açısından tehdit ve tacizin önlenmesi için ne gibi önlemler alınacaktır?

9- HepsiJET Depo işçilerinin sendikal örgütlenmeleri için girişiminiz olacak mıdır?

## Bakanlığın cevabı

İlgi (o : 05.03.2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1592895 sayılı yazınız.

İlgi yazınız ile İstanbul Milletvekili Sayın Çiçek OTLU tarafından yöneltilen 7/24573 Esas Numaralı yazılı soru önergesine ilişkin cevap aşağıda sunulmuştur,

"Bakanlığımız çalışma hayatında insana yakışır iş anlayışının yaygınlaştırılması ve işyerlerinde şiddete sıfır tolerans gösterilmesi hususlarına önem vermekte ve bu konuda politikalar üretmektedir. Bu kapsamda kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör işyerlerinde gerçekleşen psikolojik taciz (mobbing) olaylarının önlenmesi amacıyla hazırlanan "İşyerlerinde Psikolojik Tacizin Önlenmesi? konulu 2011/2 sayılı Genelgenin 5 inci maddesi uyarınca Bakanlığımız bünyesinde 'Psikolojik Tacizle Mücadele Kurulu' oluşturulmuştur. 2025/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile Kurul yeniden teşekkül ettirilmiştir.

Söz konusu Kurul psikolojik tacizin önlenmesine yönelik olarak ülke çapında politikaların belirlenmesine katkı sağlama, eğitim ve bilgilendirme faaliyetlerini koordine etme, rapor, rehber ve bilgilendirme dokümanları hazırlama çalışmalarını yürütmekte ve Bakanlığımız koordinasyonunda toplanmaktadır.

6 Mart 2025 tarihli ve 2025/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile çalışanların motivasyonunun artırılması, hizmetlerin etkin bir şekilde yürütülmesi, sağlıklı, güvenli ve barışçıl bir çalışma ortamının oluşturulması, kapsayıcı ve sürdürülebilir istihdamın sağlanması ile toplumsal refahın artırılması amacıyla; çalışanların iş yerlerinde kasıtlı ve sistematik olarak belirli bir süre aşağılanması, küçümsenmesi, dışlanması, kişiliğinin ve saygınlığının zedelenmesi, kötü muameleye tabi tutulması, yıldırılması ve benzeri şekillerde ortaya çıkan psikolojik tacizin önlenmesinin önemli olduğuna vurgu yapılarak çalışanların psikolojik tacizden korunması ve psikolojik tacizle mücadele edilmesi amacıyla alınması gereken önlemler sıralanmıştır.

Ek olarak, anılan Genelge kapsamında işyerlerinde psikolojik tacizle mücadele amacıyla Bakanlığımızca eğitim, araştırma, bilinçlendirme ve farkındalık artırma faaliyetleri yürütülmekte olup ALO 170, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) ya da bireysel dilekçe ile Bakanlığımıza ulaşan şikayetler değerlendirilmekte ve ilgili kurum/kuruluşlara yönlendirilmektedir.

Bununla birlikte, Bakanlığımızca yıl içinde yürütülen iş teftişi faaliyetleri, geçmiş yıllara ait istatistiki veriler, ulusal politikalar ve ihtiyaçlar göz önünde bulundurularak, çalışma hayatının riskleri ve öncelikleri ile Bakanlığımızın kaynakları dikkate alınarak programlı teftişler ve program dışı teftişler şeklinde yürütülmektedir. Programlı tefiişler, çalışma hayatındaki sorunların değerlendirilmesi ve önceliklendirilmesi sonucu belirlenen alanlarda veya sektörlerde yahut özel bir risk grubu hedeflenerek belirlenen işyerlerinde çalışma hayatı ile ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanmasının denetlenmesi amacıyla gerçekleştirilen teftişlerdir. İncelemelerden oluşan program dışı tefiişler ise programlı teftişler dışında kalan ihbar, şikâyet vb. talepler üzerine veya Bakanlığa intikal eden evraklardan teftiş hizmetiyle bağdaşır nitelikte olanların teftiş programına alınması sonucu gerçekleştirilmektedir.

Diğer taraftan, soru önergesinde bahsi geçen işçilerin iş sözleşmelerinin sona erdiği bildirildiğinden 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununa göre, işçilerle işverenler arasında hizmet akdinden, toplu iş sözleşmesinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının kesin olarak çözüme bağlanması görev ve yetkisi iş mahkemelerine ait bulunmaktadır. "

Dr. Vedat IŞIKHAN

Bakan Çankaya / ANKARA Tel:(312) 296 — 71 68

---

**Kaynak gösterme:** Çiçek Otlu (DEM Parti, İstanbul). “Bir kargo deposunda çalışan kadınların mobbinge uğradığı iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/24573, 26 Şubat 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-24573-bir-kargo-deposunda-calisan-kadinlarin-mobbinge-ugradigi-iddiasina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/57bddf5d-dfe4-4453-a907-0195439054b1

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
